Vicdan Sahibi Olmak

Ağustos 27 20103 Yorum Kategori: Güncel

Adalet duygusu gelişmemiş bireyde vicdan da olmaz. Vicdan yoksunu insanın neler yapabileceği konusunda kimsenin hayalgücü yeterli değildir sanırım.

Vicdanı olmayan insanların meslekleri dahil her şeyi suistimal ettiği ortada. Atılan iftiralar kişinin yanına kar kalıyor.

Çünkü çetelere bölünmüş, politize gruplara sığınmış insanlar  birbirlerini tutmaları gerektiğine inanıyor. Haklı haksız kavramıyla, adaletle, meslekte etikle ilgilenmiyor. Ben de 28 Şubat’ta ağır iftiralara uğramış, medyanın bu gün şikayetçi kalemlerinin hiç birir tarafından meslek ahalkı dahilinde korunmamış biriyim. Meslek örgütü olan Basın Konseyi ve de başkanı gazetecilere özgürlük istemiş!! Demek adalet her eve lazım…. Ancak çuvaldız size dönünce bağırmanın bir yaraı yok. O günlerde iftira atan, yalan yazan gazetecieri durdurmayan, yayınlara set çekmeyen ve meslekten birini rahatça harcayanlar bu gün yangır yas!!!

O gün haksız saldırıların odağında olanların yanında olan kalemim ve vicdanım şimdi adaletsiz ve tahakkümcü tavrın karşısında elbette.

Ülkemizde herkes haksızlığa uğradığına inanıyor, ben dahil adalet duygumuz zedelenmiş durumda.

Bu yüzden bireyler arası güven olmadığı gibi, bireyle kurumlar arası güven de yok. Güven duygusunu yitiren insanda sağlık sorunları dahil bir çok alanda kaygı gelişir.

Toplum paranoyalar ve kaygı arasında bölünmüş bir ruh halinde.

Adalete ve hakka olan ahlaki kaygılarla yaptığınız her davranışta karşınıza çıkan sorular şunlar:

“senin ne işine yarayacak ki?”

“sen ne kazanacaksın bundan?”

Suça karşı çıkmak için illa bir çıkar gerekir gibi algılayan insanlar suça iştirak ederler.

1950’lerde bu konuda bir çok film yapıldı Amerikan kaynaklı. Medya ve medya çalışanları tehdit altındaydı. Çeteler ve zenginleşmiş güçler baskı  kuruyordu. Medya yargısız infazlar için satın alınıyordu. Bizim son 10-15  yılımıza çok benziyordu. Buradan adil yargılama, kurumlaşma ve hukukun üstünlüğünü sağlayarak çıktılar.

Ufak organize suç olmaz.

Küçük gayri ahlaki yazı,tavır ve duruş olmaz.

Bizim çocuk yapmış bir hata suçunu örtelim olmaz.

Suç suçtur.

Ahlaksızlık ahlaksızlık.

Suçu görmezden gelmek ahlaksız bir tutumdur.

Bir emekçi olarak benim hakkımı çalan adam istediği kadar namaz kılsın dinsiz ve imansızdır. Emekliliğimizi çalan yöneticiler, haberiniz olmadan her ay sizi işe yeniden sokan ve çıkaranlar, tazminat vermeden atmayı marifet sananların ahlakla en ufak bir ilişkileri yok.

Bu da suçtur.İnsanların özel hayatına girip manipüle etmek de suçtur.

Gazetecilik,aydın olma, insan olma ve iyi Müslüman olmanın gereği  suça suç demek, ahlaksızlığa

Ahlaksız demektir.

Yoksa bizden olanlarla,olmayanları ayırıp çifte standart uygulamak vicdan sahibi olmayan varlığa özgüdür. Vicdansız insan ne gazeteci olur, ne hakim, ne polis, ne başbakan…..

Ruh sağlığı hızla bozulan ülkemizde adalete,hukuka ve vicdana acilen ihtiyacımız var.

Yarın çok geç…

Bugün…

  1. Ahmet Bektaş diyor ki:

    Bölünme “Evet” / “hayır” ikilemiyle başladı. Geri dönüş yok zaten.
    Ortada vekiller yokken, ihtilalden çıkılmışken halka gitmek gayet doğal. Peki parlemento var ve meşru ise vekiller meşru ise asile gitmek nasıl açıklanır? Avukata vekalet veren kişinin avukatını azledip kendisini savunmasını istemek gibi. Aldatmak maksadıyla değilse ne için?
    Selamlar.

  2. Erdal Bozkurt diyor ki:

    Vicdan daima doğruyu söyler.Adalet ise herkese lazım.

  3. Ahmet Bektaş diyor ki:

    ?Zulüm, başına adalet külahını geçirmiş; hıyanet, hamiyet libasını giymiş; cihada, bağy (isyan, anarşi) ismi takılmış; esarete, hürriyet namı verilmiş! Ezdad (zıtlar), suretlerini mübadele etmişler.? Hakikat Çekirdekleri / 35

Yorumunuzu Paylaşın