Türk İslamı

Kasım 15 2004Yorum Yok Kategori: Kültür-Antropoloji

Türk İslamı

İslam dünyadaki büyük dinlerin en gencidir. Peygamberi Hazreti Muhammed’dir. (620-…) Musevilik 2000, Hıristiyanlık 2000, Budizm 5000 yıllık bir geçmişe sahiptir. İslam ise henüz …yaşındadır. Tek tanrılı dinlerin sonuncusu olan İslam Hıristiyanlıktan sonra ortaya çıkmıştır, ancak Hıristiyanlığı tanır, Hz. İsa’yı peygamber olarak kabul eder.

Kısaca İslam’ın çıkışı ve yayılışı tarihi.
Diğer büyük dinler gibi Ortadoğu merkezli olan İslam geniş bir coğrafyada çeşitli ülkeler, kültürler ve milletler üzerinde etkili olmuştur. Araplar dışında İslamiyet’i benimseyen başlıca milliyetler Türkler, Farslar, Hindular vs..

Türklerin İslam benimsemesi Türklerin Batı’ya yönelik göç ve fetih hareketi ile örtüştüğü için Türkler Avrupa ve Batı’ya İslami tanıtan getiren millet olmuştur. Aynı nedenle Hıristiyan-Müslüman çatışmasının tarihi ve Haçlı seferlerinin tarihi de Batı ve Türk unsurlarının savaş tarihi ile iç içe geçmiştir. Bizans ve Doğu Roma’nın başkenti İstanbul’un Fatih tarafından fethi (1453) ve Türklerin Viyana zaptedip alamadan geri dönüşü, Türklerin 600 yıllık büyük Osmanlı tarihinin dönüm noktalarıdır.

Değişik dinleri benimseyen çeşitli milletler bu dinlere kendi temel kültürlerinden bir dizi unsur katmışlardır. Böylece dinler yayılma alanlarına göre çok renkli ve çeşitli gelenekler kazanmıştır. İslam da böyle olmuştur.

Türklerin Orta Asya’da iken İslamı benimsemesi bir dizi savaş ve çatışmadan geçmiştir. Ancak özellikle Anadolu’ya geliş tarihleri olan 10. yüzyılın başından beri İslam, Türklerin Hıristiyan dünyasına dönük akın ve fetih amaçlarıyla örtüştüğü için bir Türk-İslam sentezi etrafında güçlenmiştir.

Ancak Türk İslam’ının temel taşları ve Türklere özgü bir kavrayış ve inanç farkının ortaya çıkması Yesevi-Hacı Bektaş-Mevlana-Yunus felsefesinde simgelenen tasavvuf kuşağıdır.

Türk İslam’ının temel farklarını yaratan bu çizgi Türklerin İslam öncesi doğa dinleri olan Şamanizm ve doğa ile Tanrı sevgisinde özdeşleşen coşkulu bir panteizmi de yansıtır.

Burada Ortadoğu kökenli diğer büyük dinlerden (Musevilik, Hıristiyanlık, İslam) farklı olarak Türklerin İslamı kavrayışı, Tanrı korkusu ve ceza disiplini üzerine değil, Tanrı sevgisi ve tüm yaşamı doğayı kucaklayan coşkulu bir temele oturur.

İnsanda Tanrıyı gören bu anlayış özünde, İslamın katı kavrayışından oldukça farklı bir yaklaşımdır. Tasavvuf geleneği içinde “Enelhak” (Ben Tanrıyım) çizgisi yüzünden kovuşturulan, dışlanan ve öldürülen (Hallacı Mansur) gibi isimler bu farklı tasavvufi kavrayışı yüzyıllar boyunca yaşayacak bir geleneğe dönüştürmüştür.

Türk İslam felsefesinin önde gelen isimlerininin hemen tümü şair ve bilge kişilerdir. Bunlara kısaca göz atmakta yarar var: Yesevi, Hacı Bektaş, Mevlana, Yunus.

Osmanlı tarihi boyunca din iki ana eksende gelişmiştir: Devletin içinde padişahın mutlak egemenliği altında yalnızca eylemleri onaylayan bir fetva kurumu halinde yaşamıştır. Bu özünde kilisenin devlet kontrolü altında olduğu Bizans modelidir.
Bunun dışında halk arasında tarikatlar aracılığı ile bir tür toplumsal örgütlenme ve sosyal dayanışma modeli ile varlığını sürdürmüştür. İslamı Türk versiyonunda, İran’daki Şiilik gibi dini hiyerarşik otorite sistemi (Mollalar) olmadığı için Türk İslamı daha halkçı ve daha gönüllü bir karakter taşımıştır. Bu dönem içinde çeşitli sosyal sınıfların eğilimlerine göre çeşitli tarikat ve cemaatler kurulmuş ve dağılmıştır. Ancak Türk İslam kavrayışının özünü yansıtan tasavvuf anlayışı çok çeşitli tarikatlar içinden süzülüp günümüze kadar gelmiştir.
Güçlü tarikatlar. Horasan ekolü. Nakşilik.Bektaşilik. Osmanlı’nın son çöküş dönemi ve modern Türkiye’nin kuruluş sürecinde Nakşilik bünyesinden çıkıp şekillenen Nurculuk bir tür sosyal ve siyasi uyanış hareketi ve toplumsal örgütlenme modeli olarak varolmuştur.
Saidi Nursi. Oradan günümüze Nurculuktan doğan Fethullah Gülen hareketi. Sosyal örgütlenme ve eğitim seferberliği.
Siyasal İslam-Kültürel İslam farkı.
Şii İslam-Sünni İslam farkı.
Arap kültüründe İslamın aldığı biçimler: Vahhabizm, Taliban, El-Kaide vs.
Hindu-müslüman çatışması.
Afrikada İslam.
Aşiret kültüründe kalan İslam modelleri. Kaddafi ve Cezayir.
İslamın modernleşme tarihi ile örtüşen dünyadaki en güçlü örnek Türkiye.
Çünkü Batı modernleşmesini kendi sosyal gelişimi içinde zaten Müslüman bir ülke olarak yaşadı. Osmanlı’nın çöküşü ve Türkiye Cumhuriyeti’nin doğuşunu içeren son 200 yıllık tarih Türkiye’nin bir İslam ülkesi olarak her alanda modernleşmesinin tarihidir. Bugün ortaya çıkan sentez bu açıdan 600 yıllık Batı’ya göçün ve Doğu Batı kültürlerinin çatışma ve kaynaşmasının ürünüdür.

Yorumunuzu Paylaşın