Sonsuz bahar da, hazan da, kış da biliriz

Ekim 27 200910 Yorum Kategori: Güncel

Sizlerle 2010′da yeni bir biçimde, yeni bir web sayfasında buluşmak istedim. Siteyle ilgili fikirlerinizi gönderin lütfen. Sitemin açılış yazısı hemen şimdi başlıyor!
“Yaşamım süresince tarihi günlere tanıklık ettim. Bugünlerde tarihi, terör örgütünün bitmesine tanıklık ediyorum. Türkiye sığ suların sert kayalara çarparak akmasına benziyor. Derinliğin dinginliği, kararlılığı yok. Derinliğin netliği, bilgeliği yerine sığlığın paldır küldürlüğü insanın canını acıtıp duruyor. Suyun kenarında biten otlara bakmaya bile zaman olmuyor. ”

Herkes küçük çakıl taşları halinde yuvarlanıp gidiyor. Ne sevdiğine, ne sevmediğine sahip çıkacak hali var. Cahit Sıtkı Tarancı’nın şiiri takılıyor diline insanın:
“Ah, yeniden başlamak hayata

Çocukluğa, aşka ve sanata.”

Onun gibi bir mutsuz olup haykırıyorsun:

“Öldük ölümden bir şeyler umarak.”

Kah onun gibi yaşama sevinciyle doluyorsun:

“Aşk ile koskoca dağları düz ettim

Avladım sonunda o civan kekliği”

Neden diye başladığımız soruların sonu gelmiyor da, düşüncelerin sabitliğine şaşmadan akıp gidiyor zaman. Babamın ve dedemin sarındığı uzun kuşak gibi, sarın sarın bitmiyor zaman, derdi şair de zaten.

Sonbaharın sakin sarılığına karışan deli dolu kırmızılık yeşillere göz dikmiş bir açlıkla sarıyor yaprakları.Kara bulutlar ışığımızı kesiyor. Gözlerimizden akamayan yaşlar yağmur olup sel oluyor. Ağlayamıyor ki şehirlerde insancıklar! Gönlümüzü temizleyemeden gidiyoruz dolu dizgin bilinmeyen sona doğru. Falcılara bu kadar merak, bu kadar merak bilinmeyene , insan şaşıyor doğrusu neden bu kadar meraksız kendi gönlüne insanoğlu? Kendin kimsin,nesin?

Ben ne istiyorum? “Çok iyi yürekli olduğumdan ve hep verici çok kazıklandım bugüne kadar artık dikkatliyim yani” kalıbı dönüp duruyor havada kocaman bir balon olarak. Sonra ipin ucu kaçıyor ve gökyüzüne yükselen balon gümbürtüyle patlıyor. Kıs kıs gülüyorum bakıp bakıp dünya işlerine. Sonra acıyla donup kalıyorum gündüz gece.

Dostluğun olmadığı, kardeşliğin telefon kan kardeşliğine dönüştüğü bir ortamda manevi rüzgarlar eser mi boğazdan insana doğru?

“Ne saadet uzanmak

Evden mektebe kadar,

Yollarda bırakarak

Bir sürü hatıralar…” *

Ama ardından yadına düşer yeniden bir dize:

“Bir gün gelir bu yollardan

Şahit ister geçtiğimize.”**

Ülkesi için can verenlerin olduğunu ve onları asla unutmayan milletin sesidir insana can veren. Geri getiren bütün rüzgarları,bulutları.

“Sen en güzel çiçekleri açacaksın tomurcuk!”***

Ülkemin açacağı çiçekler hazan mevsiminin geldiği bahçeme renk,koku verir yeniden. Yeniden başlar soluk almaya yapraklar, çiçekler. Bilirim bana daha yakın toprağın bellenen kokusu sıcacık!

Umutla umutsuzluğun dans ettiği salonlarda kurulur tuzaklar çabuk çabuk. Unutmadan tuzakları ilerlemek zorundayız elbette. Her merhale bir imandır. Her merhale bir dünya. Her merhale bir yaşamdır. Sonsuzluğun yaşattığı abideler.her merhalede yeni bir dünya kurulur. Korkmadan kurmak ve yıkıp kötüyü yeniden var etmek kendini. İçindekine korkmadan bakan bakabilir her şeye özgür ve memnun. Korkmaktan kork küçük insan! Cesaret inanılmaz bir rüzgar verir yelkenlere açıl istediğin kadar açıl.Yeter ki,korkma!

Türkiye ve sen ayrı düşer mi? Sen ve anan ayrı düşer mi? Sen ve kardeşin veya ablan ayrı düşer mi? Sen ve içindeki sen ayrı düşer mi? Düşerse ne olur bilirsin değil mi?

Sen ayrı özün ayrı çok ağrı verir beden ruhuna. Ruhun bedene. Ayrılık acısı kendinden ayrı düşmektir. En acısı. Aşk da budur. Kendin gibi sevdiğinden ayrılmak zaten.

“Deli eder insanı bu dünya;

Bu gece,bu yıldızlar,bu koku,

Bu tepeden tırnağa çiçek açmış ağaç…”****

Merhamet dolu o ev, kalbimiz bizi bekler sesiz sedasız. Ta ki, kızgın bir teklemeyle susuncaya kadar. Bu evde sonsuz bahar da, hazan da, kış da biliriz, biliriz de anlamayız.

NEVVAL SEVİNDİ

* Behçet Necatigil
** Behçet Necatigil
*** Oktay Rıfat
**** Orhan Veli

  1. savas alper diyor ki:

    ben başta tebrik ederim,yeni vizyonla,yeni bir site güzel olmuş,yenilikleri seven birisi olarak bu yeniliği beğendim,yeni bir web sayfasını herkez yapamaz,yürek ister ama siz yaptınız tebrik ederim,bir örnek vereyim.zaman gazeteside yeni vizyon yapmıstı herkez onada iyi ve kötü oldu dediler ama simdi herkez alıştı ve sevdi.
    hersey gönlünüzce olsun……

  2. h.aktaş diyor ki:

    bencede iyi olmuş.saygılar.

  3. murat aytac diyor ki:

    sitenizi yeni gördüm,arkadasımın tavsiyesiyle ama cok begendim.tesekur ederim…

  4. hüseyin diyor ki:

    Yorum:
    bencede iyi olmuş.saygılar

  5. murat diyor ki:

    Yorum:
    sitenizi yeni gördüm,arkadasımın tavsiyesiyle ama cok begendim.tesekur ederim…

  6. Sema Derdiyok diyor ki:

    Sema sana bir mesaj gönderdi.

    (konusuz)

    “Kalemi ve vicdani arasinda engel kabul etmez olusunuz hayranlik uyandiriyor.Tesekkürler..”

    Bu mesajı yanıtlamak için, aşağıdaki bağlantıya tıkla:

  7. zeynep betül alper diyor ki:

    evet ben yeni web sayfanızı beğendim hergün bakıyorum ve okuyorum.tesekkur ederim.

  8. zeynep diyor ki:

    Yorum:
    evet ben yeni web sayfanızı beğendim hergün bakıyorum ve okuyorum.tesekkur ederim.

    Onayla: http://www.nevvalsevindi.com/yeni/wp-admin/comment.php?action=mac&c=26

  9. Çolak Nürü diyor ki:

    Önecelikle Allah acil şifalar ihsan eylesin.Uzun zamandır sitenize girmiyordum, takip etmiyordum. sitenizde hayırlı olsun.
    birde şu başlık ilgimi çekti, zira hayat bir anlamda Gestalt psikolojisi gibi kötümserlikle iyimserlik arasında gidip geliyoruz.Ana meselemiz beyaz şiirlerin beyaz şiirleri miyiz? yoksa kara şailerin karanlık şiirleri miyiz.? hayatı mız acaba cahit sıtkının karamsar şiiri mi?

    Neden sonra farkına varıyorsun
    Etrafındaki korkunç ıssızlığın.
    Yâr olsun,dost olsun,ne arıyorsun,
    adresi belli mi vefasızlığın?

    Aşk,dostluk!.. Hepsi dökülür yapraklar!
    Çıplak bir ağaç durgun suda aksin.
    Yalnızlık dediğin hayatta başlar;
    Kabir boyunca devam etmek için.

    ya da

    Ve böylece bu ömür, bu ömür her dakika
    Bir buz parçası gibi kendinden eriyecek
    Semada yıldızlardan, yerde kurtlardan başka
    Yaşayıp öldüğümü kimseler bilmeyecek…

    kara şairin karanlık mısralarıydı bunlar belki ama kara şairleride anlamak gerekir, siz yaş otuz beş yolun yarısı eder ” diye heasplarken o ölüm 70 yaşınızı beklemeden sizide 46 yaşınızdayken alıverse sizde bu mısraları yazardınız kim bilir?Ölüme güvenilmezdi. , ölümden biryeşler ummulazdı.Belkide bir karanlık gecede çoban aldatandı…
    Bir de beyaz şairlerin beyaz şiirleri vardır.ben şahsen bunları tercih ederim ;

    Ölürsem
    İstanbul’da ölmeliyim ben.
    Namazda
    martılar geçmeli üstümden.
    Mümkünse kış olmalı.
    Mümkünse
    kimse duymamalı.
    Ölümler sıkıcıdır yaşayanlara.
    Mümkünse bir mezarcı,bir hoca…
    Tahta,toprak iş bitince,
    midyeleri koyup saca,
    laflasınlar umarsızca.

    Erhan Güleryüz..

    Belki böyle beyaz şiirlerimiz olmalı , ya da

    Bir çok gidenin her biri memnun ki yerinden.
    Bir çok seneler geçti; dönen yok seferinden..

    Tercih bizim…

    sevgilerimle..

  10. Erdal Bozkurt diyor ki:

    Zaman, zaman web sayfanıza girip ,faydalandığım konular olmaktadır. Teşekkürler.

Yorumunuzu Paylaşın