Sonbahar Londra Keyfi

Şubat 11 2002Yorum Yok Kategori: Kültür-Antropoloji

British Airways ‘le Londra’ya uçarken Namık Kemal’in Londra Anıları’nı
düşünüyordum.Havagazı ışığıyla pırıl pırıl ışıldayan Londra’nın mavi hali ve
kentin büyüsünü aktarır.1867’de yaşayan Londra ile bugünün Londrası elbette çok
farklıdır.Ama farklı olmayan nüve kent yaşamını oluşturan kültürel kurumlar ve
eğlence yaşamı.
Çağ ve insanları anlatan renkli ve önemli bilgiler kentin eğlence yaşamının
cıvıltısıdır.Atmosferi kuran sanatçıların birlikte oldukları mekanlardır,bol
kahkahalı akşam yemekleridir.
Londra, Paris gibi kentlerin büyüsünde müzeler, kültür alanları, mimari çağları
yaşatan çevreleri vardır.

Londra’daki ilk gecemizde KnightsBridge’deki Harvey Nicholls’un beşinci
katındaki bar ve restoranıyla kent yaşamına giriş yaptık. Burası çok ünlü bir
yiyecek süper market’in üst katı.Diana ve kraliyet ailesi bile buradan alış
veriş ediyor.En son dillere düşen skandal ise Leydi Di’nin kredi kartının Harvey
Nicholls’da geçersiz sayılması ve alış verişinin engellenmesi.Bu dedikodu
Londra’yı epey eğlendiriyormuş! Yemeğe geçmeden barda bir içki içmek otobüste
hem tutunup hem bir şeyler içmeye benziyor.Her yer tıklım tıklım ve sürekli
gezinen insanlar nedeniyle bir yerde durmanın olanağı yok.Müzik olma
sı olumlu bir puan hiç olmazsa insan fıtık olmadan konuşabiliyor. Bu barlarda
tıklım tıkış ve gürültülü muhabbet eskiden publara özgüydü.Lüks yerler daha
nezih olurdu,şimdi herkes sokakta. Bunun bir nedeni de insanlar dışarıya sadece
önemli günleri kutlamak için çıkmıyorlar.Yaklaşık nüfusun yüzde otuzu elindeki
paranın önemli bir bölümünü dışarıda yemeğe ve eğlenceye ayırıyor Londra’da.Bir
kuşak öncesine kadar İngiltere’de çocuklar büyüklerle restorana pek gitmezdi
,şimdi ailece yemek yaygın.Çocuklara göre hazırlanmış menüler var.
Bardan İtalyan restoranına girince hangar büyüklükte bir yer önce insanı
ürkütüyor. Genelde yeni yapılan restoranlar ve barlar hep büyük alanları
kapsıyor.Bu büyüklük eski küçük ve özelin tersi bir kitleselleşme
yaratıyor.Fakat menü için bu geçerli değil.Çok ünlü olan restoranımızın deniz
ürünleri,özellikle istiridye ve ıstakozu muhteşemdi.
Zengin menüsüne çok zengin bir şarap listesi eşlik ediyordu. İtalyan ve Fransız
şarapları gözde olmakla beraber Kaliforniya,Yeni Zelanda, İsviçre şarapları da
listenin önemlileri.Aromalı,füme Fransız şarabı gerçekten iyi bir seçimdi.
Londra’nın özelliği İngiliz mutfağı sunmak yerine çok eklektik bir dünya mutfağı
sunmasında.Bu nedenle kendi iddiaları Avrupa’nın gastronomi başkenti
oldukları.Ekzotik mutfaklar çok tutuluyor ve en iyilerini bulmak
mümkün.Avrupa’nın en iyi Çin mutfağı için Soho gösterilebilir bence. Hafta sonu
kurslarında bu nedenle mutfak önemli bir yer tutuyor.”Şampanya ve yemek” gibi
başlıklar altında yemeği seven amatörlere yaratıcı dersler anlatılıyor.
Eğlence yaşamının büyük bir bölümünü kapsayan yeme içme kültürünün yanısıra gece
yaşamı ve dans hafta sonunun favorisi. Biz de epey pub ve disko gezdik bu
nedenle.Gençlik hep sokakta ve hiç eve girmiyor gibi görünüyor.Diskolar ağzına
kadar dolu ve müzik kulaklarınızdan beyninizi çıkaracak kadar yüksek.Figürsüz
bir sallanmayı içeren dans modeli gençlere terapi oluyor belli ki.Figür için yer
olmaması bir neden sayılabilirse de bence dans da kitleselleştiğinden
öğrenilecek pek bir şey kalmıyor.
Kentin 19-26 Eylül arası ilginç etkinliği İngiliz Kısa Film festivali .
Avustralyanın ünlü yönetmenleriyle açılış yapan festival diğer ülkelere de yer
veriyor.En önemli sergisi ise iki tane;birincisi British Museum’da “Antik Çin’in
gizemleri” konulu Çin sergisi.Son arkeolojik bulguları kapsayan sergi 20.yüzyıl
Çin resim sergisiyle birlikte sunuluyor.İkinci sergi ise William Morris ‘in
Victoria& Albert müzesindeki nefis sergisi. Bir sanatçının iç dünyasını ve
enerjisini sergileyen eserler ünlü tasarımcının 500’den fazla eserini
çieriyor.Duvarkağıtlarından,tekstil ürünlerine ve mobilyaya ve resme uzanan
geniş yelpazedeki eserler bir felsefenin de kucaklayıcısı.
Çin sergisi nedeniyle Londra sonbaharı Çin etkinlikleriyle kutluyor.Tsui
Galeri’de Çin sanatı,Çin seramikleri,Ay tanrıçası ve Çin otları üstüne sohbetler
yanısıra Çin sonbahar festivali gelenegi kostüm ve efsanelerle anlatılıyor.
A&V müzesinde yer alan etkinlikler bize kent müzesinin neler yapabileceği ve
nasıl bir kültürel alan yaratıcısı olduğunun açık belgeleri halinde.Promosyon
bile yapan müze işletmesi ailelere, çocuklara ve çeşitli gruplara seçenekler
sunuyor.Çocuklarınızla katılabileceğiniz hafta sonu etkinlikleri Hint
danslarından tutun da hikaye anlatma ve kağıt kostüm yapımına kadar uzanıyor.
Milli Doğa Tarihi Müzesi de bir şişe şampanya promosyonu uyguluyor. Dünyanın en
ünlü müzesi olan Doğa Tarihi 67 milyon tür kapsıyor.
Sinemanın 100.yılı kutlamalarının Londra için anlamı büyük.Lumiere kardeşlerin
1896’da Regent caddesinde The Polytechic’de yaptığı sinematografi gösterisi
kentin görsel tarihinde önemli yer tutuyor.
“Moving İmage”müzesinin yanısıra sinema sergisi Londra kent müzesinde de
var.Anıların çıkrığında dönüyor tüm imaj tarihi.

Bir haftalık eğlence günlüğü Londra’da dolu dolu yaşanacak anılara gebe.Moskova
sirkine çocuklarınızı götürebilir,yürüyüş yollarından ve alternatiflerinden
birini deneyebilir,sanatla ilgilenebilirkitapçılarda çıldırabilir,tiyatroya
gidebilir ya da dans ve film etkinliklerini deneyebilirsiniz.Müzik
seçeneklerinden başınız dönebilir ve siz evde televizyon eğlencesiyle
yetinebilirsiniz. Ne yaparsanız yapın seçeneğiniz bol ve siz bir kentte
yaşadığınızın tadını her an dudaklarınızda hissedebilirsiniz.Parkların yeşiliyle
kucaklaşırken Londra’yı bir kez daha seversiniz.

Yorumunuzu Paylaşın