Sevgi Şöleni

Mart 4 2007Yorum Yok Kategori: Kültür-Antropoloji

Güneydoğu’da 1997′de kurduğumuz ANakültür derneğiyle 5 yıl bölgede sadece kadınlar ve kız çocukları için çalıştım.
İLk 8 Mart Sevgi Şöleni konuşmamı Urfa’da yaptım. Yüzlerce kadın,genç kız geldi.

BİZ ANAKÜLTÜR OLARAK NEDEN BURADAYIZ?

NEDEN 8 MART KADINLAR GÜNÜNÜ KUTLUYORUZ?

BİZİM SLOGANIMIZ:
SEVGİYİ KÜLTÜRLE PAYLAŞALIM ÇOĞALTALIM

Sevginin sözlük anlamı:Beğenmek, çok arzu etmek, aşık olmak.
Şeyh Galip :Aşk imiş her ne var alemde der bu nedenle. Bizim kültürümüzde aşk ve sevgi iki ayrı sözcüktür, Batı dillerinden farklı olarak. Aşk cesaret ve içtenliğin aynasıdır. Sevgi ve aşkın olmadığı yerde öfke yükselir.
Dede Korkut öykülerini bilir misiniz? En eski Türk hikayeleri
Dedem Korkut’ta kadının yeri çok güçlüdür
Kadın erkeğin gücünü de deneyerek kendine eş seçer. Kadının tercih hakkı ve eşitlik duygusu çok açık seçiktir. Kadına en çok para veren alamaz.
Kadın yarışmayla eş seçer, kendi gücüne denk erkek ister.
İkili beraberlik eş olma hali de toplumsal statüde en üst düzeydir. Aile bu nedenle önem kazanır. Anadolu’nun binlerce yıllık geleneğinde de kadın güçlü ve toplumda saygın bir yere sahip.
Anadolu’nun bağrı kadının yoğurduğu bir hamur ki bereket fışkırır. Hoşgörü fışkırır. Anadolu Müslümanlık anlayışı bu toprağın kültürüyle yoğrulmuş ve yüzlerce yıllık bir imparatorluk, Osmanlı imparatorluğu, yüzlerce dil ve kültürün bir arada yaşadığı topraklar olmuştur. 22 milyon kilometre kareden 22 ülke doğdu. Bizler bir arada yaşamanın ve yaşamdan zevk almanın inceliklerini bilen bir ulusuz. İşte bu bölgedeki yeme içme kültürü, inanılmaz güzellikteki türküler, aşıklar. Bu topraklar muhabbet kültürünün soluk aldığı topraklar.
Bugüne gelirsek kadından korkan demokrasiden korkar. Kadın erkek arasındaki biyolojik farklılık egemenlik kurmak ve despotluk yapmak için neden değil, olamaz. Tıpkı devletin güçlü olmasının doğal ama diktatörlük yapmasına neden olamayacağı gibi. Devletle ilişkilerimiz kötüyse evdeki ilişkilerimize bakalım. Orası nasıl?
Karısını döven, küçümseyen , ona saygı duymayanın demokrasi hakkı olur mu? Kadınlar toplumsal hayata katılmadan, sokakta erkek kadar rahat gezen, konuşan, çalışan olmadan buraları kalkınamaz. Demokrasi de buralara gelmez.
Bir Arap köyü olan Sağlık köyünden Hülya şöyle demişti ilk sevgi şölenimizde: Cahil olmak gücüme gidiyor, koyun gibi satılmak gücüme gidiyor. Kadını koyun gibi satarak, okutmayarak ve üstüne kuma getirerek bir yere varamayız. Biz Araplardan bir şey çıkmaz demeyin çok şey çıkar. Ben hep çok okumak istedim.
Yine Sevgi şöleni kutladığımız Kısas köyünün Belediye başkanı Ali Ersöz geçmiş yıllarda şöyle dedi: Arkadaşlar hepimiz çok ikiyüzlüyüz. Bir kızın elini tutabilmek için ne yalanlar söyleriz. Gözlerinde kutbu görüyoruz, dünyayı görüyoruz diye. Evlenince o kız aynı kadın değil mi? Onu evlenince unutuyoruz.
Cizre’de bir lise öğrencisinin dediği unutulmazdı: Türkleri düşman gibi görüyordum ta ki buraya da bir dershane açılıncaya kadar. Sonra sizleri sevdim. Eğer çok önceden buralara gelseydiniz belki de buralarda hiç terör olmazdı. Öğrenci tercihleri genelde Batı illeri. Biz aynı ulusun çocukları ve Türkiye Cumhuriyetinin vatandaşlarıyız. Kadın ve erkek hepimiz vatandaşız. Türkiye sadece erkeklerin vatanı değil. Bizimle birlikte bu ülkeyi, bu bölgeyi kalkındırabilirsiniz.
Tıpkı Atatürk’ün dediği gibi: Toplumun bir yarısı zincirlerle yere bağlıyken diğer yarısı gökyüzüne yükselemez.
Uçmak için bizim kanatlarımıza ihtiyacınız var. İnsan kutsal bir varlıktır. Farklılıklarıyla birlikte yaratılmıştır. Farklılıklar zenginliğimiz. Doğu Batı farklılığı da böyle.
Doğulu potansiyel suçlu değildir, Batılı da Doğuyu sevmeyen, küçümseyen değildir. Önyargılar önümüzü tıkıyor. Bunları atalım. Elimizdeki tuğlalarla aramıza duvarlar değil, köprüler örelim.

İnsan kültür demektir, insan kültürüyle vardır. Bizim kültürümüz sevgi kültürüdür. Sevgi umut demektir. Umut ise gelecektir.
Kültürün en önemli araçlarından biri eğitim diğeri sosyal alanlar, yani sineması, tiyatrosu, çay salonu. Yatılı bölge okulları, kız meslek okulları umarım açılır. Açılan ekonomik paketlerden daha önemlisi bölgeye sosyal ve kültürel bir paket hazırlanmasıdır.
Biz buraya “Gönüller yapmaya geldik” bundan büyük fabrika da yok. Türkiye ve Doğu kalkınacak, büyüyecek. Bunun için yeter ki sonuna kadar çaba gösterelim ve hiç kuşku duymayalım. Düşündüğünüz, inandığınız ve güvenle beklediğiniz her şey mutlaka gerçekleşir.
NEVVAL SEVİNDİ

Yorumunuzu Paylaşın