Rotary ‘lere 1999
Rotary’lere 1999 ‘da verdiğim konferans,ayni konferansı Arı Grubuna da verdim 2000′de.
MEDYANIN 2000’Lİ YILLARDA TOPLUMSAL SORUMLULUĞU
Özellikle 20.yüzyıl siyasetle medyanın içiçe geçtiği bir yüzyıl olarak tarihe yazıldı. Medya 20.yüzyılın en önemli siyasal güçlerinden biri . Enformasyon ve bilgi günümüzün termonükleer silahları. Medya iktidarın birincil aracı oldu ve kitleleri yönlendiriyor.
Medya savaşları artık önümüzde. Toplumsal savaşın arenası televizyonlar ve basın. Farklı görüşlerin kıyasıya savaşı medyada.
Yüzyılın sonundaki iki olayda enformasyon teknolojisinin kullanılmasının etkinliğini gördük. Biri “Dayton Anlaşması”.
Yüzyılın en acımasız kitle katliamı olan Bosna-Hersek savaşında Avrupa’nın göbeğinde süren ve sadece seyredilen bu şavaşta ateşkesi sağlamak uluslararası güçe düşmüştü. Birleşmiş Milletler Barış Gücü’nün Bosna’da taraflar arasında ateşkesi sağlamak için enformasyon teknolojisi kullanması barış sürecini hızlandırdı. Savaş ve çatışmalara konu olan tüm coğrafya ev ev, sokak sokak, tepe hatta yeşil bitki örtüsüne varana dek bilgisayara yüklendi. Yaratılan veri bankası tamamen uçak ve helikopterlerden alınan gerçek görüntülerden oluşturuldu.
Bu görüntüler veri tabanı yazılımı sayesinde birbirine eklenerek bir bakıma fotoğraflardan oluşan bir harita hazırlandı. Bu foto- haritadaki değişimler gün be gün,hatta on dakika arayla bile güncelleştirilerek bilinen en büyük arazi veri bankası oluşturuldu.
Savaşın taraflarıenformasyon teknolojisiyle oluşturulmuş sanal gerçeklik laboratuarına alındı. Hangi tarafın ne zaman, nerede ve nasıl hareket ettiği, kimin ne zaman hangi köy ve tepeyi kaç askerle ele geçirdiği anında görülebiliyordu. Taraflar ateşkes çizgisi ve güç dengesi konusunda bilgi v talep sundukça görüntülü enformasyonları anında devreye giriyordu. Beyanı tespit ediyordu. Bir bakıma barış görüşmeleri ışık hızında bir helikopterin içinde yürütülüyor gibiydi. İtirazlar saniyeler içinde enformasyonla karşılandı. İstenildiği anda istenilen sokağa , bölgeye anında gidildi. Sonuçta aylar sürecek müzakereleri saatlere sığıdırmak mümkün oldu. Burada kullanılan teknolojinin adı sanal gerçeklik (Virtual Reality) Tarihin en yoğun enformasyon birikimi oldu.
Amerika Kosova savaşında Sırpların TV’sini ve İnternetini vurdu. Bunlar en stratejik araçlar artık. Amerika’da Bill Clinton davasının başladığı gün Kosova savaşı başlatıldı ayrıca. Medya siyaset ilişkisi tescilli.
Bir diğer ilginç enformasyon darbesi Rusya’da yaşandı. Gorbaçov sonrası yönetime gelen Yeltsin, Kızılordu içindeki komünist liderlerden çoğu tarafından benimsenmemişti. Kızılordu liderleri Yeltsin’e karşı bir darbe yapmayı planladılar. Piyasa ekonomisi ile tanışan ve transformasyon sürecinin tüm ızdırapları içinde kıvranan Rus halkı böyle bir darbeye fazla direnecek gibi görünmüyordu.
CNN’in sahibi Ted Turner’ın ABD ziyareti sırasında Yeltsin’e hediye ettiği bir uydu telefonu kızılordu generallerinin tüm planlarını alt üst etti. O zamanın fiatıyla 20.000 dolarlık bu alet çok yakında cep telefonlarının yerini alacak zaten.
Başkanlık Sarayını kuşatan ve tank ateşine tutan darbeciler dış dünyanın tepkisi gelene dek işi bitirmek niyetindeydi. Ülkedeki tüm birliklerle iletişimi kesilen Yeltsin enformasyon imkanı ortadan kaldırılan bir lider olarak sona doğru ilerliyordu. Ancak Yeltsin’in elinde hiç bir tankın engelleyemeyeceği bir enformasyon cihazı vardı. Başta ABD’yi,Pentagon’u ve tabii CNN’i devreye soktu. Batılı ülkelerin enformasyon sistemleri aracılığıyla darbeyi desteklemeyen Rus ordusunu yönetti. sonunda kazandı.
Medya ve siyaset ilişkisinde dünyanın en ilginç ülkelerinden biri de Türkiye’dir. Türkiye iletişim ve enformasyon sistemlerinde dev bir atılım yaptı 80’lerin sonunda. En yeni iletişim teknolojisine sahip oldu. En önemli diğer gelişme 85 yılı sonrasında serbest kalan radyo televizyonlar sayesinde medya patlaması yaşandı. “Radyomu isterim” kampanyasını zamanın anamuhalefet lideri Çiller sahip çıktı. İktidara gelince radyolar serbest olacak diyerek beyaz kurdelalar takıldı herkese.
Araştırmalara göre ,Türkiye’de günlük olarak, ulusal ve yerel çapta 300’ün üstünde gazete yayınlanmaktadır.Yine ulusal ve yerel çapta 1000’ne yakın radyo ve 100’e yakın televizyon yayındadır.
Türkiye’de medya ,Berlusconi,Murdoch ve Maxwell gibi uluslarrası medya imparatorlarının yatırım yapmak isteyeceği kadar cazip bir pazar kısacası. Tekellerin egemenliği genelde yerel olanı bastırmaktadır. Ama herkesin canı istediği gibi yayın yaptığı bir ortam var. Bu nedenle RTÜK (Radyo televizyon denetleme kurulu) oluşturuldu. Çeşitli cezalarve uygulamalar söz konusu oldu. Şu anda RTÜK tarafından saptanan İslami radyo ve televizyon sayısı olup hakkında irtica savaş kapsamında işlem yapılacak deniyor. Burada iki konu önemli: Birincisi bölgede hiç bir İslam ülkesinde Türkiye’de olduğu gibi bir medya özgürlüğü yaşanmıyor. İkincisi Türkiye’ye özgü olan medyanın politizasyonu. Kanal7 gibi Refah Partisinin ve yerel yönetimin işbirliğiyle finansmanı yürütülen bir televizyon kanalı. Kendi iktidarı ve ideolojisi doğrultusunda yönettiği bu televizyon Türkiye’de kamuoyunun siyasi bölünmesine de örnektir. Çünkü Refahyol hükümeti döneminde medya topyekün hükümetin karşısında yer alırken Kanal7 kendi kamuoyunu farklı yönlendirmeye ve bunu hissettirmemeye çalıştı.Kendi taraftarları bu savaştan etkilenmedi. Türkiye’de siyasi partiler bir televizyonu olması gerektiğini düşünüyor. Örneğin BTV Doğru Yol Partisi liderinin kanalı olarak biliniyor. Her siyasi güç kendinin bir medya aracıyla temsil edilmesi gerektiğine inanıyor.
Yani toplumsal renkler medyaya yansıyor ve her kesimin kendi medyası var. Savaş kültürel alanda, fikri bazda medyada yaşanıyor. Herkes toplumu kendi etkilemeye çalışıyor. Kendi fikrinin yayılmasının savaşını veriyor. Artık tek medya yok, toplumsal katmanların medyası var. Burada soru: kimin medyası toplumu daha çok etkileyecek? Dünyada soru ise: Kimin medyası dünyayı daha çok etkileyerek kültürünü ve siyasetini yayacak?
Medya toplumsal hareketliliğin başını çekerek Refahyol hükümeti sırasında ışık açma/kapama eylemini yaparak kamuoyunu Susurluk yolsuzluğu konusunda uyardı. Bir eylemi sonuna kadar götürdü. Susurluk dosyasının kapanmasını önledi. Fadime Şahin skandalıyla birlikte Refahyol’u düşüren önemli bir rol oynadı. Fadime Şahin İslami görüntü altındaki tarikatların içyüzünü medya aracılığıyla ortaya döktü.
Sosyal demokratların bulunduğu dönemde İstanbul belediyesinde meydana gelen İSKİ skandalında medya ciddi bir rol oynadı. Daha dava sürerken skandal TV dizisi haline geldi. İzlendi. Bir siyasi parti bundan dolayı yıprandı ve ağır darbe yedi.
Medya açıklık ve şeffaflık sloganlarıyla her şeyi anlatan, tartışan bir görüntü sergiledi. En son olarak darbe söylentileri de o kadar açık seçik tartışıldı ki müdahale medyatik hale geldi. Askerlerin muhtıra verdiği akşam Başbakan Tv’de çıkıp soruları cevapladı. Kamuoyu karşısında tartıştı.Diyalog kanalları medya aracılığıyla açık tutuldu.Medya olmasaydı bu şeffaf görüşme yerine kapalı kapılar ardında genel kurmayda görüşülecekti. O kapalılık ise demokratik sonuçlar vermeyebilirdi. Toplumsal sorumluluk açısından medya sürekli sorumsuzlukla eleştirilir bizde. Doğru olan boyutu Türkiye’de medya yargı görevi de görüyor. Halka açık mahkeme gibi çalışıyor zaman zaman. Kamuoyu vicdanını rahatlatan bir denge çabuk işlemeyen mahkemelerin yerini tutuyor. Deşifre olan kötüler, haksızlar ,soyguncular kamuoyu nezdinde damgalanıyor. Toplumsal rahatlama sağlıyor.Bu özellik yargının reform geçirememesi nedeniyle bir zorunluluktan doğmakta. Ama Yargısız infaz gibi sonuçlar da kaçınılmazdır.
Türkiye’de bir partinin kapatılmasında televizyon haberciliğinden
yararlanıldı. Siyaset tarihinde ilk kez bir partinin kapatılmasında belgeleme televizyon ve basın haberciliğiyle sağlandı. Politikacılar arasında yaygın olan “dedin/demedim “ tartışması da arşivlerden kasetler çıkartılarak çözümlendi. Toplumsal belleğin tazelenmesine yarayan arşivler partinin kapatılmasında önemli bir rol oynadı. Medya ise toplumsal bellek görevi olduğunu ortaya koydu.
Medyanın politik olarak büyük önemi vardır. Toplumun,olayları ve politikacıları izlemek için en fazla kullandığı araçlar gazete,radyo ve televizyonlar. Tek adamla yönetilen Ortadoğu ülkelerinde ve İran’da bu konuda bir çok yasak vardır.İran’da çanak anten,video ve benzeri bir çok enformasyon aracı yasaklanmıştır. Diğerlerinde de muhalefet yasaktır. Medya biricik araç despotizm için. Aynı medya ve internet gücü aynı zamanda muhalefetin aracı. Dünya ile yasak iletişimi kurmanın yolu.
Medya ile temel ekonomik,siyasal ve sosyal aktörler arasındaki ilişki, bir yandan anayasalar, yasalar ve yönetmelikler gibi resmi anlamada belirtilirken , öte yandan da gayri resmi yapıdaki ,ama tarihsel süreç içersinde resmi olanlar kadar kurumlaşmış,biçimlenmiş değer yargılarıyla da şekillendirilmektedir. Medya ile politik kurumların arasındaki ilişkilerin temelinde,medya kuruluşlarının ne kadar bağımsız olduğu ve bu bağımsızlığın ,ne tür yöntemlerle ve ne ölçüde kısıtlandığı soruları yatmaktadır . Toplumsal sorumluluk politik olanla içiçe.Diyalog ve etkileşim entellektüel olanın doğumudur.
Medyanın toplumsal sorumluluğu demokratik her türlü talebi iletmede toplumu teşvik etmesi. Bireye kadar inebilen haksızlığı ve muhalefeti topluma ses olarak ulaştırabilmesidir.Bilgi ve haberin dolaşımını hiç bir tekelleşmenin önleyememesi gerekir.21.yüzyıl enformasyonun ve iletişimin daha yaygın ve hızlı olacağı bir çağ olacak. Yüzyılın sorunu, 19.yüzyıln kurumlarıyla uyum sağlayamayan medya arasında. Yargı,adalet,yasama gibi mekanizmalar çok yavaş işlemekte ve karar mekanizmalarındaki bu yavaşlık medyanın hızıyla uyuşmamakta. anında bilgi ve görüntü aktaran medya olayın yönünü saptamakta. Abraham Lincoln’un tiyatroda öldürülmesi haberi Londra’ya beş günde ulaşmıştı! “20.yüzyılda tüm diğer yüzyıllardan farklı olarak hız kavramı değişti. Bir ışık hızıyla gerçekleşmeye başladı her şey önceki zaman birimlerine kıyasla. 21.yüzyılda ise hız her şeyi belirleyen olacak. Medyanın sahip olduğu hıza ayak uydurmak zorunda olan kurumlar, insanlar ve toplumsal aktörler yeniden yapılanmak zorunda. Bu zihinsel bir değişimi de zorunlu kılmaktadır. Zihinsel değişim bölünmüş siyasal mekanizmalar ve heterojen kültürlerin görünürlüğü üstüne yeniden düşünmeyi gerektirir. İnsan odaklı bu yeni çağ medyanın zihinsel dünyasını yeniden kurgulamamız gerektiğini gösteriyor. Medya dördüncü kuvvet yasama/yargı/yürütme yanında, ama tek kuvvet olması totaliter bir yapıdır. Medyanın enformasyon dağıtımı, belgeciliği,hızı ve tarafsızlığı ise demokrasinin güvencesidir. Medyanın 2000’li yıllardaki sorumluluğu kültürel sorumluluktur.
Kendi kültürünü kendin yay ,kendi medyan aracılığıyla.
NEVVAL SEVİNDİ
Gazeteci/Yazar
medya kimliklere göre çeşitleniyor tarikatçı gibi,,,topluma göre bir medya yelpazesi
tek mdya yerine toplumsal katmanların medyası
medya savaşları geleceğin savaşı
kimin medyası toplumu daha çok etkileyecek
sınır tanımadan kendini tüm dünyaya kabul ettirme savaşı
uydu savaşları
21.y.y. savaşı medya aracılığıyla olacak : Sırpların Tvsi interneti bombalandı
politik güçler kendi etki alanını genişletmeye çalışıyor
CNN amerikan bakışını veriyor dünyaya