Ortadoğu,Mısır ve İran odaklı çok yazı yazdım köşemde.Bugünkü olaylar ışığında yeniden okuduğumda ilginç buldum.O dönemde Türkiye’nin bölgede “rol model” olduğunu söyleyip yazdığımda şiddetle karşı çıkanlar şimdi Mısır direnişi karşısında Türkiye’nin model ülke olarak öneminden söz ediyor.Geç ve güç kabul ediliyor gerçekler burada….
Üstelik Mısır’da konuştuğum bir çok aydın Türkiye’nin kendileri için model ülke olduğunu söylediği halde.
Çünkü denetim yokluğu, ucuz tüp merakı ve kullanıcı cehaleti elele katliam yaratıyor bu ülkede.Biz ise sadace ölenlere rahmet okumak kalıyor. Her suç cezasız.
Sanatçı Kutluğ Ataman sergisi “İçimizdeki Düşman” İstanbul Modern’de izlerseniz beni de görürsünüz.
Aile bağları nerede koptu?
Tekrar eden hastalığıyla bizi üzen Nevval Sevindi hocamız yaşama tutunma konusunda öyle güzel inatlar buluyor ki, her seferinde saygımız büyüyor kendisine… Bugün TV’de yaptığı Aile Bağları isimli programda, hani dizilerde dudaklarımızı kanatırcasına ısırarak izlediğimiz gençliğin tuhaf hallerini yatırıyor masaya…
Pazartesi günü annem hakka yürüdü.Benim köklerimden kopan bu parça anılarımın yarısını rüzğara verdi.
İzmir annem demek,annem İzmir demekti. Bu başlıklı yazımı çok önce yazdığımdan şimdi yeniden okuyorum.
Ağlıyorum.
“Her şeyin başlangıcı belirsiz ve sislidir…ama sonu öyle değildir.”der Halil Cibran “Ermiş”de. Bugün bir yıl daha bitiyor ve geçen yılda neler olduğunu ,ne yaptığımızı ve neleri yapmadığımızı biliyoruz. Farkında değilsek sisli başlangıca dönersiniz. Yeniyi karşılayamazsınız.
Devlet korumuyor,hükümet korumuyor,polis korumuyor,yasalar korumuyor, sistem korumuyor ve kadınlar öldürülüyor.
Ya taciz ve şiddetle yaşayacak ,ya da öldürülecek. Biri doktor kılığında bir psikopat olarak karşınıza çıkabilir,biri işçi ,biri emekli polis veya onları koruyan kollayan zengin akrabaları,babaları veya iktidar da oturan yakınları vardır.
Kadınlar bu ülkede rüşvet yiyenlerin tuttuğu tetikçilerle de öldürülüyor, sarhoş kocaların bıçak darbeleriyle de. Korunmasız ve sahipsiz Türk kadınları demokrasi çığlıkları atan suç ve terör örgütlerinin de hedefinde, sabit fikirli sosyapatların da.Devlet vergi alıyor,azarlıyor,cezalandırıyor ama en temel vatandaşlık hakkımız olan “yaşama hakkı”mızı koruyamıyor. En temel insan haklarımıza sahip çıkmıyor. başımızı vuracağımız hiç bir merciii yok. Adalet yok. Tanık yok. Belge yok. Hepsini yakın ve kurtulun. Vicdandan kurtulmuş bir yönetimden beklenecek bir şey yok.Tavsiyesi;sigara içmeyin ve ölmeyin!!
Kadınlar öldürülüyor,seyirciler hepiniz suçlusunuz! Hem bu dünyada hem öte dünyada yeriniz yok.
Başbakan TBMM’de konuştu:”Bu topraklar üzerinde ameliyat yaptırtmayız. Bu ülkede tek resmi dil vardır;o da Türkçedir.”
Erdoğan tek bayrak, tek devlet konusunun tartışılmayacağını, resmi dilin Türkçe olduğunu söyledi.Medyanın ve köşe yazarlarının kabul edilemez bir şekilde her an bunu topluma taşıdıklarını ve çirkin bir tezgah olduğunu vurguladı.