Nevruz :Yeni Gün

Mart 16 2010Yorum Yok Kategori: Güncel

 

21 Mart bütün Türk dünyasında ve İran’da büyük bayramlarla kutlanır.

Ne yazık ki, biz yıllardır Nevruz’u “olaylı mı geçecek, olaysız  mı?” bekleyişine indirgemiş durumdayız. Militan anlayışın Nevruz’u “o sadece bizim,Türkler kutlamasın” gibi binlerce yılı red eden bir cehalet maalesef.

Sadece Türk kültürü binlerce yıldır kutlamıyor,İranlılar Zerdüşt gelenekten beri kutluyor Nevruz’u.

Hem de en büyük milli bayram olarak.

Bazı mitolojik görüşlere göre İran’da nevruzun hem bahar bayramı, hem de ölmüş olan ataları anma bayramı olarakta kutlandığı söylenir. Çünkü İran geleneğinde mitolojik İran Kralı “CEMŞİD” cinler tarafından inşa edilen bir arabayla göklere doğru çıkışı nevruzla aynı günde kutlanmaktadır. İslamî dönemlerde Nevruz varlığını İran’ın millî bayramı olarak devam ettirmiştir. Şiî gelenekte ise Hz. Adem nevruz günü yaratılmış, Hz.İbrahim bu günde putları kırmış. Hz. Muhammed Mekke’de ki putları kırmak için bu günde Hz. Ali’yi yanına almış ve bu günde Hz. Ali’yi halife olarak tayin etmiş.

İranlıların 13 günlük tatille, Batılıların “Christmast”ı anlayışıyla kutladıkları Nevruz “yeni gün” demektir. Eski Zerdüşt bayramı olan Nevruz günlerin uzamasıyla aydınlığın karanlığı yenmesinin öyküsüdür. Gündüzle gecenin eşit olduğu bu gece ateşten atlanır, dilekler tutulur.

7 tane “S” harfiyle başlayan yiyeceğin yer aldığı Nevruz masasında filizlenmiş buğday, ayna, altın, kırmızı balık ve Kuran-ı kerim de yer alır.

Her yıl değişen yeni yıla giriş saatinde kırmızı balığı dönerken görürseniz o yıl uğurlu gelecek demektir. Filizlendirdiğiniz buğdayı kırlara,derelere atmak için Nevruz bayramının 13.günü kırlara çıkarlar İran’da. Böylece bereket getirecek ve 13 uğursuzluğunu evden uzaklaştıran bu törenle bayram biter.

Orta Asya’da, Ortadoğu’da ve Ege’de Yörükler arasındaki kutlamaları günümüze kadar süren bu ateş kültü Hıdrellez Bayramında da yankılarını bulur. Ege’de ve Teke yarımadasında Yörükler “Sultan Nevruz” diye bayram yapar. Bu bayram bizde baharın müjdecisidir. İlk çiğle yoğurdu mayalayan Yörükler,Türkmenler inanılmaz bir tat elde ederler.

Türk kültüründe kutsal olan beş öğeden biri ateştir. Altay Şamanlarının “sıcak ateşi yakarak veren “Atam Ülgen” sözleri  Tanrı Ülgen’in ateşin yaratıcısı olduğunu anlatır.Ateş yakan Türkler ateşin rengine göre yorumlarda bulunurlardı. Bu yorumlara göre alev yeşil olursa kıtlığa, kırmızı ise savaşa, sarı renkte ise salgın hastalığa, siyah olursa Hakan’ın öleceğine inanırlardı. Kırgızlarda da sönen ateş yakılmaz.

Ergenekon efsanesinde de demirle ateş birleşir ve Türkler kurtulur.

Kürt söylencesinde ,Demirci Kawa dağda kocaman bir ateş yakarak zaferini kutlar. Baharı karşılama kültürünün devamı olarak Kürt kültüründe yer alır.

Kısacası söylenceler, inanışlar ve dinsel inançlarla beslenen Nevruz bayramı, barış, dostluk ,sevgi gösterilerinin yapıldığı törenlerdir çağlar boyunca.Yenilir içilir. Kırlara çıkılır.Dans edilir ve kurbanlar kesilir.

Gelen bahar, “yeni yaşam” kutlanır.

Böyle kültürel bir barış motifinin ülkemizde  siyasal bir yere çekilmek istenmesine izin verilmemeli. Çok eski bir ateş kültü olan Nevruz Bayramı, Orta Asya’dan buraya bir çok kültürün kutladığı bir bayram.

Sultan Nevruz ve doğanın yeniden topraktan fışkırması sevinçli bir kutlamadır. Hayatın nefes almasına izin verelim ve doğuşu kutlayalım. Onlar bizden binlerce yıl önce vardı ve binlerce yıl sonra da olacaklar.Onlar bir gün bizsiz kalacak ama bugün biz onları doya doya yaşayalım.

Kültürel zenginliğimizin ve onun getirdiği sevginin, dostluğun kıymetini bilelim.

Kültürün temel kaynağı insandır. İnsanı ayırmadan sevmek ve saymaktır. İstediğimizi yapma hakkı sadece bize ait değildir, aynı zamanda ölmüş ve doğmamış olanlara da aittir.

Sultan Nevruz hoş geldi sefa geldi. Hadi bir dilek tutun. Nevruz evinize bereket getirsin.

Nevval Sevindi

 

 Referans Gazetesi

16.03.2010 | Özgül Öztürk | Haber
  •  

İstanbul ve Antalya’daki otelleri, Nevruz heyecanı sardı. Hicri Takvim’e göre 20 Mart’ta denk gelen yılbaşını kutlamak için her yıl ortalama 500 bin İranlının Türkiye’ye geldiği Nevruz Bayramı’nda İstanbul ve Antalya’daki otellere yoğun ilgi bekleniyor. Oteller ise organize ettikleri renkli yılbaşı eğlenceleriyle İranlı turistleri ağırlamaya hazırlanıyor. Acentelerin İranlı turist için hazırladığı programlar arasında ada turları, Türk geceleri, akvaryum turları, Sultanahmet gezisi ve Türkler eşliğinde geçirilecek Farsça yılbaşı geceleri yer alıyor.

Turistik Otelciler İşletmeciler ve Yatırımcılar Birliği (TUROB) Başkanı Timur Bayındır da şu sıralar İran’dan gelen turist sayısında ciddi artış yaşandığını belirtti. Her yıl İran’dan Türkiye’ye 1 milyon turist geldiğini hatırlatan Bayındır, bu rakamın önemli bir oranının Nevruz döneminde gerçekleştiğini sözlerine ekledi.

Taksim’deki Sürmeli Otel Satış Pazarlama Direktörü Orhun İnkaya da odalarının yüzde 50-60′ının İranlı turistlerle dolu olduğunu ifade etti. İnkaya, “Nevruz’da İranlı turistler için bizdeki gibi dansözlü müzikli bir yılbaşı gecesi hazırlıyoruz. Bu yıl İranlı turist Türkiye’ye genelde 1 haftalık tatil için geliyor. Bunun 3 gününü İstanbul, 3 gününü de Antalya’da geçiriyor” dedi.

Özellikle Antalya’nın Lara ve Kundu bölgelerindeki oteller, hazırladıkları eğlenceli programlarla İranlı turiste güzel bir yılbaşı gecesi getirmenin tatlı heyecanını yaşıyor. İranlı turist için özel yılbaşı programı ve eğlenceleri hazırlayan Antalya’daki Calista Luxury Resort’ün Satış ve Pazarlama Müdürü Mustafa Gencay, geçen yıl Nevruz dönemindeki iki haftalık süreçte otel kapasitelerinin yüzde 25′inin İranlı ve Azeri misafirlerden oluştuğunu söyledi. Gelen rezervasyonlara göre bu yıl da aynı rakamları yakalayacaklarını belirten Gencay, “Biz İranlı turist için maskeli balo, blues geceleri, caz gecesi, İran asıllı DJ ile konser ve karaoke gibi özel eğlenceler hazırladık. Misafirlerimiz buradan son derece memnun ayrılıyorlar” dedi.

Charter olsa turist sayısını katlarız

Nevruz döneminin Antalya turizmi için çok ciddi öneme sahip olduğunu ifade eden Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Sururi Çorabatır, bu yıl da geçen yıla benzer bir yıl geçirmeyi hedeflediklerini söyledi. Çorabatır, İran’dan Türkiye’ye direkt uçak seferlerinin olması halinde bugünki rakamların çok üzerinde İranlı turistin Türkiye’ye tatil için gelebileceğini söyledi.

Baharın ilk gününün yeni yılın ilk günü olarak kutlandığı İran’dan; Nevruz Tatili’nin yaşandığı 20 Mart-3 Nisan tarihleri arasında yaklaşık 500 bin İranlı turistin Türkiye’ye geldiğini ifade eden Calista Luxury Resort Satış ve Pazarlama Müdürü Mustafa Gencay şunları kaydetti: “İranlılar Türkiye’yi dinlenme, eğlenme ve alışveriş vesilesiyle ziyaret ediyor. Türkiye’nin hem havayolu hem de karayolu ile ülkeye olan yakınlığından ve İranlıların Türkiye’ye kendilerini daha yakın hissetmelerinden dolayı İstanbul ve Antalya’daki oteller ciddi sayıda İranlı turiste evsahipliği yapıyor. Otellerin kış döneminden yaz dönemine geçiş zamanına denk gelen bu tarihlerde İran’dan gelen turistler, düşük doluluklarla geçilen kış dönemi sonunda turizmcileri bir nebze de olsa rahatlatıyor.”

ALIŞVERİŞ MERKEZLERİ DOLUP TAŞTI

Alışverişe olan düşkünlükleriyle bilinen İranlı turistler, yılbaşı için geldikleri Türkiye’de alışverişi de ihmal etmiyor. Şu ana kadar bin 200 İranlının Airport’u ziyaret ettiğini dile getiren Airport AVM İletişim Müdürü Kadir Cebeci, şunları söyledi: “Biz turizm şirketleriyle özel bir anlaşma yaptık. Ayak bastı parası vermek yerine merkezimize gelen turistlerin yemek parasını biz ödüyoruz. Merkezimizdeki 8 restoranla anlaştık. İranlı turist, kişi başına 80-110 dolar arası ciro bırakıyor bize. Geçen yıl Nevruz döneminde 7 bin 200 İranlı turist geldi. Bu yıl bu rakamı 9 bine çıkaracağız.” İranlıların talep gösterdiği bir diğer alışveriş merkezi ise Cevahir. İstanbul Cevahir AVM Basın ve Halkla İlişkiler Direktörü Ufuk İşman, “İranlı turist sayısında geçen yılın bu dönemine göre yüzde 100 artış yaşadık. İranlılar özellikle hazırgiyim, kozmetik ve yiyecek alıyorlar.”

Yorumunuzu Paylaşın