Kadın Eserleri
Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi yıldönümü konuşmam:
1990 yılında kurulan,Türkiye’nin tek Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi Vakfı’nın 8.kuruluş yıldönümünü kutlamak için buradayız.Siz değerli konuklarımıza hoşgeldiniz diyor ve dostlar arasındaki bu gecede sizleri sevgiyle selamlıyorum.
Kadınlar tarafından ya da kadınlar üzerine yazılmış eserleri bir merkezde toplama,yazılı,görsel bir arşiv oluşturma çalışmaları yanısıra Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi Vakfı yayınladığı kadın tarihine ışık tutan kitaplarla toplumun önünü açmış ve bir çok projeye imza atmıştır.Ama esas önemlisi kütüphanemiz marjinal bir kütüphane olduğu söylentisine en iyi cevabı bugüne gelmekle ve ürettikleriyle vermiştir.Toplumun yarısından fazlasını oluşturan kadınların tarihinin geçmişini aydınlatırken varlığının önemini vurgulayan günümüz koşulları yaşamla bağlarımızı sağlamlaştırıyor.Şimdi kadının geçmişine ve bugününe farklı bakıyorsak bunu biraz da kütüphanede yapılan yazılı ve sözlü araştırma çalışmalarına borçluyuz.
Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi Vakfı, iki önemli odak noktasını yanyana getirdi:Bilgi ve kadın. 21.y.y. için belirleyici olacak iki güç bilgi ve kadın.Kütüphane bilgiye ulaşmanın ve saklamanın bir yolu olarak kadınların belleği oldu.Kadınlar akıllarının yok varsayıldığı,bilgiye ulaşmaları zor olan,eğitimden uzak tutulan ve evden çıkması istenmeyen bir “grup” muamelesi gördüler.Oysa kadınlar erkeklerle birlikte toplumu oluşturan siyasi,sosyal ve kültürel bir güç. Bunu dünya fark etmek zorunda kaldı.Türkiye’de artık kadınlar erkekleşerek değil ,cinsel kimliklerine sahip ve karar mekanizmalarına talip bireyler/ vatandaşlar olduklarının bilincine varıyorlar.Kadınlar güç koşullar altında çalışıyor,yaşıyor ,okuyor ve erkeklerden fazla çalışarak kariyer yapıyorlar.KEK de bu güç koşullarda çalışan kadınların dayanıklılığını ölçen bir mihenk taşı gibi.Tüm çalışanlar maddi ve manevi özveride bulunarak bu yapıyı ayakta tutmanın onurlu mücadelesini veriyor. 8. yıla girerken KEK’i kuran,yaşatan ve emeği geçen kadın erkek herkese şükranlarımızı sunuyoruz.Gerçek bir sivil toplum örgütü olarak çalışan KEK sıradan bir kütüphaneden fazla bir anlam taşımaktadır.Üretime ,araştırmaya dönük bilimsel çalışmalar ciddi bir bilgi birikimi oluşturdu.Kültürel kimliğimizin tanımlanmasına yardımcı olan belgeler arşivimizde sizleri beklemektedir.
“En iyi kadın kendinden sözedilmeyendir”diyen tarihçi Thukidides’e ve onun temsilcilerine bizler kadın tarihinin yazılması ve belgelenmesiyle karşı çıkıyoruz.Aydın olmak zaten karşı çıkmaktır.Ortega der ki:”İnsan,olacaksa,kendisi için,kendine rağmen kendisine karşın aydın olur,kaçınılmaz biçimde.Aydın,halka karşı, kamuoyuna karşı,yerleşik sanılara karşı fikir yürütür.”Yaşamla göbek bağı olmayan bilginin değeri çok tartışılır.Yaşam kültürlü olmalı ama kültür de yaşamsal olmalıdır.Bunun en iyi örneğini KEK’de 8 yıldır çalışan kadınlar veriyor.Kadın dayanışmasının sevincini duyuyoruz biz.
Yaşamda kalıcı olan da çekilen acılar değil sevinçlerdir.Yaşamın sırrı sevinçtir.Çünkü yaşamın hazinesi sadece bizdedir.Her kadın bir kaynaktır ve içinden ırmak doğar. Bu da gücümüzü günlük olanın ötesine taşır. Toplumsal projemiz nasıl içinde insan modelini taşırsa insan modelimiz de içinde yaşayacağı toplumu taşır.
Biz çeşitlilik içinde yaşanan kültür,sanat ve bilginin çiçek açtığı bir toplumun özlemiyle bünyemizde resim sergileri, konferanslar ve çeşitli
sosyal etkinlikleri de yapıyoruz.
Kültürel çeşitliliği formel hakikat nosyonuyla halledip bir kenara koymak mümkün değildir, çünkü bu çeşitlilikte bahsedilen türden bir çok hakikat nosyonu vardır.Belirli,tek bir formel nosyon üzerinde ısrar edenler muhtemeldir ki belirli,tek bir dünya kavrayışını savunanlar kadar çeşitli sorunlarla karşılaşacaklardır (kendi tarif ettikleri anlamda)Sözünü ettiğim inancı şöyle tarif edebiliriz:Doğru bir yaşam tarzı vardır ve tüm dünyanın onu kabul etmesi sağlanmalıdır.Müslüman fatihlerin şevkle ileri atılmalarını sağlayan,haçlı seferlerine katılanlara kanlı savaşlarınad eşlik ve yeni kıtalar arayan kaşiflere rehberlik eden;giyotini yağlayan ve Marksist ve liberter tartışmalara yakıtlık eden bu inançtır.Her hareket bu inanca bir içerik giydirmiş,sorun çıkınca içeriği değiştirmiş hatta saptırmaktan çekinmemiştir.Fakat böyle bir içeriğin varolduğu ve evrensel olarak fgeçerli olduğu ve bu yüzden müdahalenin normal bir şey olduğu düşüncesi hiç bir zaman gücünden bir şey yitirmeden bugün de saltanatını sürdürmekte.Tek bir dünya görüşüne destek veren sistemler çeşitliliği öldürürken insani olan her şeyi ve bilgiyi yok ederler.
Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi Vakfı , bilginin dolaşımında önemli gördüğü çeşitliliği koruyan bir sivil toplum kuruluşu.Biz kadının ve bilginin gücüne inanıyoruz.
Teşekkür ederim.
NEVVAL SEVİNDİ