İRAN’DA TOPLUM MÜHENDİSLİĞİ
İran onsekiz yıl önce gerçekleştirdiği “İslam” devrimiyle bir toplumsal model dayatan yüzyılın son devrimi oldu.
İran İslam anlayışı Türk İslam anlayışıyla o denli farklıdır ki, iki ülke arasındaki en önemli ayrım dindedir diyebiliriz.
Sünni inanışta imamet yoktur.İman konusu değildir. Şiilik ise imamlığı iman konusu yaparak bir ruhban sınıfı yaratır.İmamlar geçmiş gelecek her şeyi bilen, Kuran-ı Kerim’in gizli anlamlarını çözebilen tek yetkili ağızlardır.Onlara karşı gelmek Kuran’a karşı gelmektir.Böylece ilahi bir sıfat kazanan İmam halka karşı sorumlu değildir,azledilemez. Yetkisinin kaynağı , 12 İmam silsilesi yoluyla Allah’tır. İmam’a karşı gelen Allah’a karşı gelmiş olur.Yarı Tanrı-kral kültünün Şiilikte yatak bulması sonucu ruhban sınıfı doğar.
Oysa ,Sünni siyaset doktrinine göre,”İslam’da devlet başkanı hiçbir selahiyetini Allah’tan devralmamıştır,hiçbir ilahi sıfat ve yetkiye sahip değildir.O, ümmetin diğer fertlerinden biridir.Onu başkanlık makamına getiren ümmettir yahut temsilcileridir.”
Şiilikte ise imama itiraz afaroz gerekçesidir.Çünkü “ İmamın emirleri Allah’ın emirleridir, yasakları da Allah’ın yasaklarıdır.İmamlara itaat Allah’a itaattir,isyan Allah’a isyandır.” Çünkü İmamlar Allah’tan vahiy alırlar, sadece Cebrail’i görmezler.
İran’da ruhban sınıfı siyasi mücadelede hep ön safta oldu.Mali özerklikleri ve geniş toprakları bu savaşımda çok yararlı oldu.Devletin gücü de hep dinden yana olmuştur,ta ki; din devlete ve yönetime talip olana kadar.Bu tutkuyu bilen Şahlar ruhban sınıf olan İmamları zaman zaman tehdit etmişlerdir.Ama gücünü kırmakta başarılı olamamalarının nedeni dini iktidarlarına alet etmekti.
Şiiler üç kez namaz kılarlar ve namaz vakitleri radyodan her zaman verilirdi. 12 İmam’ın ölüm günlerinde siyah bayraklar asarak ve siyahlar giyerek yas tutarlar, doğum günlerinde kutlama yaparlar. Aşure Tasua’da büyük ve günlerce süren yas tutulur. Siyah giymeyen sokağa çıkamaz. Eskiden İmamlar insanlara küçük anahtarlar satarlardı, bunlar cennetin anahtarlarıydı. Irak savaşında da askerlere dağıtılan bu cennet mekanları bugün pek talip bulmuyor.
İran’da hep gam,tasa ve kasavet halinde sunulan dini günler ve anlayış karşılığında Türk İslam anlayışı dini neşeyle birleştirir. Ramazan Bayramını “Şeker” bayramına çevirir, Ramazan gecelerini eğlenerek geçirir. Dini günler ve olaylar sevinç nedenidir Türklerde.
Türk İslam anlayışı Hocaefendi’nin dediği gibi Sevgi’ye dayanır, İran İslam anlayışı Ömer nefreti üstüne kurulmuştur.Hz.Ali sevgisi üstüne değil.Oysa Alevilik bizde Hz. Ali sevgisiyle yoğrulmuştur.İnsan sevgisine yaslanır, insanın “gül cemali”nde Allah’ı bulur.
İran hiç bir döneminde laiklikle tanışmamıştır, demokrasi kültürü yoktur. Türkiye ‘de devletle din arasındaki ilişki Osmanlı’dan beri bir geleneğe sahiptir.Bu kendine özgü gelenek devletin egemenliğidir, dinin değil.Devletin işlerine meruiyet kazandıran din adamları devlete bağlıdır Osmanlı’da.Ortadoğu’nun biricik laik İslam ülkesi Türkiye’dir.
Nevval Sevindi