İRAN DİZİSİ 1

Haziran 15 2003Yorum Yok Kategori: Kültür-Antropoloji

Sıcak bir yaz gecesinin kokusu var Tahran havaalanında.Uzak geçmişin insanı elinden tutup götürdüğü bir dünya İran.Çok uygar bir mekana girebilmek için tüm kadınlar başımızı örtüyoruz.İranlı kadınlar ise daha dikkatli örtünüyorlar.Uçakta yanımda oturan İranlı kadın uzun tırnaklarımı gösterip “bu İran’da yasak” dedi.”belki siz yabancı olduğunuz için bir şey demezler “diye ekledi.Ojesiz olan uzun tırnaklarıma devletin karışmasının keyfiyetini düşündüm. İran denediği toplumsal modelle bambaşka bir dünya.
Bu ülkede en büyük tehlike olarak görülen kadınlar siyah uzun mantolar,pardesüler ya da çadıralarını giymek zorundalar.Benim Tahran’a indiğim gün “Toplumu doğruya davet etme,doğru yola getirme” haftasının başlangıcıydı.O gün büyük bir gösteri yapılmış ve kadınların nasıl giyinmesi gerektiği,tesettüre uygunluk,süslenme konusu ve eğlenme isteklerinin İslami icaplara uyması uzun uzun söylevlerle anlatılmış.Ama tüm çabalara karşı 18 yıldır boğulmuş olan İran’da son üç yıldır ciddi bir gevşeme olduğu söyleniyor.İran’da özel yaşama müdaheleden insanlar bıkmış. Eski pastarların zihniyeti ; kadınlar zararlı yaratıklardır ve potansiyel suçlulardır.Eski pastarların yerine yeni bir gençlik örgütü kurulmuş, bunlar motorsikletli yoksul gençler. İstediklerine yol kesip hesap sorma yetkisine sahipler.Örneğin bir kız erkek yanyana yürürken evlilik cüzdanı ya da siga belgesi sorabilirler. Bunlara karşı olduğunu dört Cumhurbaşkanı adayı da açık oturumda söylediler.Bu gençlere üniversiteden kontenjan sağlandığı için bu örgüte tüm liseliler rağbet ediyor.Bunlar İslami yaşam tarzı uygulamalarında asayiş kuvveti olarak kullanılıyor.Kadınların vucüdunun şekli belli olmamalı,mutlaka siyah çorap giymeliler, büyük siyah eşarplar takmalılar.Aslında bunun için yeni icat edilmiş modeller var.Megna denilen bu örtülerin bir çenenizi bile saklayan modeli var, bir de sadece yüzünüzü çerçeveleyen bir diğer modeli.Kadının her davranışı devlet tarafından belirleniyor.Eskiden kot pantolon giymek de yasakken şimdi herkes kot pantolon giyiyor.Yanları beyazlatılmış siyah ya da mavi jean.Şimdi açık renk giymek muhalefet göstergesi İran’da.Kahverengi nin tonları veya kemik rengi anlamlar içeriyor! Televizyonda çocuk programları muhalefetin ana merkezi durumunda.Yavaş yavaş 9-10 yaşındak kız çocuklarına kadar tırmanan bir yaş silsilesi içinde örtünmemeye , başı açık çıkmaya başlamışlar.Yine müzik yasağının ilk delindiği yerde televizyondaki çocuk programları . Önce kadınlar çıkıp koro halinde şarkı söylemeye başlamışlar, sonra masal aralarında küçük şarkılar seslendirmişler.Çünkü kadın solist yasaktı, sonra küçük kızlar tek başlarına şarkı söylemeye başlamışlar.Açık renk giyinip,açık renk örtü örtmeye başlamışlar.İran’da yasada 9 yaşındaki kız yetişkin sayılır.Hem evlilik için hem ceza kanunu gereğince.Bu nedenle o yaştaki kızların çocuk programında tek başlarına şarkı söylemeleri herkesi sevindiren bir devrim olmuş .
Son bir yıldır evlilik,aşk, kadın erkek ilişkisini ailede anlatan programlar yapılmaya başlanmış.Geleneksel çadıra giyilmiyor artık. Siyah çadıra ise siyasi İslamin simgesi olarak algılanıyor ve Tahran’ın kuzeyinde oturanlar asla çadıra giymiyorlar ve başlarını megna ile örtmüyorlar.Onlar büyük şallar örtüyor başlarına,saçları görünüyor. Uzun siyah ya da koyu renk çok şık mantolar giyiyorlar.Kolları sırmalarla işli, önden düğmeli zarif tokalı modellerin yanısıra en son kullanılan kolları pelerin gibi dikilmiş bol mantolar. Tahran’ın pahalı ve şık kısmı olan kuzey Tahran’da vitrinler şıklık ve pahalılık yarışında.Eskiden yasak olan makyaj ürünleri her yanda satılıyor.Tüm vitrinler en ünlü Avrupa mallarıyla dolu.En şık İtalyan ayakkabıları hiç de İslami olmayan modelleri size sunuyor. Son bir yıldır moda kavramı çok yayılmış ve radikal İslamcılar bundan çok rahatsız.Çünkü modayı Batılı buluyorlar ve tüm sınırlamalara karşın bunun önüne geçemedikleri için canları sıkılıyor.Tahran’da en çok gözünüze çarpan kadın sürücüler.Kadınlar çok yaygın bir şekilde araba kullanıyor. Kadınlar giysileriyle , davranışlarıyla bir muhalefet yolu bulmuş ve bunu ifade ediyor.Aydın kadınlar,gençler ben çadıra giyince “utanırız seninle gezmeye” dediler bana.Toplumda bir kamplaşma hissediliyor. Kentli zenginlerle yoksullar arasında. Her alış veriş merkezi kapısında, restoran kapısında ya da girişlerde nasıl örtünmüş ve İslam’a uygun tesettürle girilebilir posterları asılı.Şekille size uyarı yapılıyor.
18 milyonluk İran devrim sonrası doğum kontrolunun yasaklanmasıyla 60 milyona çıktı.Sekiz savaşa rağmen nufüs artışı başına dert oldu. Son üç yıldır doğum kontrol hapları ve kanal bağlatma serbest bırakılmış. Buna önem vermeye başlamışlar devlet olarak.Cinsellik büyük bir tabu.
Okullarda asla konuşulmuyor .”İslam ve Cinsellik” yazılı bir kitap poşette yayınlanmış geçenlerde.Bu tür yayınlar satış rekoru kırıyormuş. Son rekor kıran kitap ise “Simyacı”.Burada aşk, sevgi konusu sinema diliyle,resim ya da başka bir araçla aktarılınca kıyamet kopuyor. Bir liseli genç “ cinselliği nereden öğreneceğiz hiç bilmiyoruz.Ama burada kızlar azmışlar artık. Kızlar saldırıyor adama. Ama erkeklerin tek konusu da kız.Ben de genç evliliğe inanıyorum. Kız erkek ilişkisi evlerde gizli sürüyor,gizli olduğu için de istenmeyen bir çok facia yaşanıyor” diyor.
Erkekler evlenirken kesinlikle bakire istiyorlar hatta bir kısmı adli tabipten kağıt istiyor şart olarak.Çünkü kızlar rahatlıkla cinselliklerini yaşama isteği gösteriyorlarmış.Evde yakalanan kızın o erkek tarafından kızlığının bozuluduğu ispatlanırsa bunun mehriyesi (bedeli) yasada sağ el ve sol bacağın kesilmesidir.Böyle evlenen erkek asla o kadından boşanamaz.Çünkü siga 25 yaşın altındaki kadınlara yasal olarak uygulanamaz.
Mefasili içtemai denen özel güvenlik güçleri özel yaşamın her anına karışabilir ve sizi cezalandırabilir.Polisle aynı giysileri giymekle birlikte onların karakolları ve mahkemeleri ayrıdır.Düğün evini,yaşgünü partisini basmak bunların işidir.Düğün kadın erkek ayrı olmalı ve eğlence olmamalı.Buna uymazsanız ya komşunuz ihbar eder gelirler yada onlar geçerken ses duyup evi basarlar.Alıp götürürler tüm konuklar dağıtılır ve düğün geceniz rezil olur.Şellak (kırbaç) cezası yerine artık para cezası var genellikle.O nedenle düğünler büyük otellerde kadın erkek ayrı yapılıyor.Partiler ise her zaman risk taşıyor. Dışarıya ses gitmesin diye cam çerçeveyi battaniyelerle örtseniz bile çağrılmadığına sinirlenen biri sizi ihbar edebilir.Ben oradayken üniversiteli bir gencin yaş günü partisi basıldı.
Bir çok mağazada tezgahtar,kasiyer çok kız çalışıyor.Süperlerde kadın iç çamaşırı bölümüne erkeklerin girmesi yasak.Erkek kuaför yasak. Genelde Ermeni olan erkek kuaförler kaçak çalışıyorlar.Kadın kuaför salonları çok lüks ve kadınlar çok dekolte giyiniyor içeride.Hepsi makyajlı ve gösterişli.Gelin başı yapanlara sordum burada gelinlerde türban takma yok.Yani tesettür işlemiyor.Normal duvak takıyorlar. Sadece sokağa çıkarken büyük bir kapuşonla örtüyorlar duvağı ve yüzlerini.
Üniversiteli kızlar iş kadınları gibi giyiniyor,ellerinde bond çantalar taşıyorlar.Danışkai Zehra gibi sadece kızların okuduğu üniversiteler var ama genelde üniversite karışık.Liseler ise kesinlikle ayrı. Son yıllarda üniversitelerde gevşeme olmuş, gençleri biraz rahatlatmışlar.
Kadınlar sigara içebiliyorlar,otel lobileri ve cafeler gençlerle dolu. Birlikte sohbet edip, elini falan tutup çene çalıyorlar.Yalnız ya da iki kadın gelip oturuyor ve çayını içiyor lobide. Yine de Tahran’ın en güzel sineması olan Azadi’nin yakılmasını önlemiyor bunlar. Tüm gençlerin sevdiği bu sinemanın yakıldığı söyleniyor.
En büyük sorunlardan biri de uydu yayınlar.Uydu ve çanak anten yasak hem para cezası hem hapis var.Ama komşularından emin olan her evde uydu yayın izleniyor.Herkes Türk kanallarını izliyor.Azeriler İstanbul lehçesi konuşuyor, Farslarda Türkçe öğrenmeye başlamışlar. Her yerde Türkçe kursları açılmış.İran tÜrkiye’nin sosyal ve siyasal etki alanı içinde bu nedenle hükümet Türkiye aleyhine hiç bir yayını atlamadan icra ediyor.
İran’da siyaset insanların özel yaşamını düzenlemek demek ne müzik dinledikleri ,ne giydikleri,nasıl eğlendikleri , evlendikleri , sevişmeleri, doğumları her anıyla yaşamları devlet tarafından planlanıyor ve kontrol edilmek isteniyor.Elbette imkansızı isteyen u bu sistem başarılı değil.Çünkü Tanran’da parası olan herkes canının istediğini bir şekilde yapıyor.Rüşvet çok yaygın ya rüşvet vererek ya da gizlilik içinde işler yürüyor.Her yerde içki bulabilirsiniz, lüks tüketim malına ulaşabilirsiniz.Dini Aşura Tasua günleri bile kız erkek görüşme anlaşma partisine dönüyor.Sokaklarda yakılan mangallardan yayılan üzerlik kokusu her yanı gençliğin büyüsüyle tutuşturuyor.
Restoran Elbruz’a gittim.Masada “Sayın misafirler lütfen İslami yiyecek kurallarına uyun” yazıyor.Uyarılardan kurtulma şansı yok.
Şah dönemi yaşanan korku ve uyarı dolu dünyanın tıpkısı. Temel prensip totaliter zihniyeti kamu alanında yaygınlaştırmak.
Bir taksi şoförünün bana söyledikleri yaşama bakıştaki karamsarlığı aktarıyor: “biz artık nasıl yaşarız diye düşünmüyoruz nasıl rahat ölebiliriz diye düşünüyoruz.”Sadece 30 yaş civarında olan bir insanın ülkesindeki yaşam sevincini yitirmesinin özetiydi bu. Bu nedenle dört adayda seçim konuşmalarında halka daha rahat ve modern taleplere cevap vereceklerini söylediler,buna Natık Nuri dahil. Türkiye nelere sahip olduğunun farkında bile değil.Gücünü görmüyor ve kullanamıyor.İran ise demokrasi kültürü olmayan ama siyaset geleneğine sahip bir ülke ve politika yapanların düzeyi yanısıra ülkelerinin geleceğine olan duyguları nedeniyle toplumda bir gerginlik olmasın diye oylarını Natık Nuri’ye verebilirler.İran’ın toplum olarak siyasi olgunluğu ülkelerinin geleceğiyle ilgili günlük siyasetlerle değil.

HAYATIN İÇİNDEN
Planlı ve yemyeşil bir kent Tahran.Çınar ağacı kentin sembolü ve tüm caddeler, sokaklar çift sıra ağaçlıklı.Büyük parklarda fiskiyeli havuzlar ve her yer gül , çiçek içinde.Tahran gül ve hanımeli kokuyor. Yasalara uymayanın şansı yok pek, Tahran belediye Başkanı çok çalışkan biri. Amerika’da kent planlaması okumuş olan başkanı insanlar seviyor. Geniş bulvarları,üst geçitleri ve yeni otobanları, meydanları, heykelleriyle Tahran modern bir kent sunuyor.Hatta bir bankamatik bile bulabilirsiniz , dört yıldır kullanılıyor ve kentte 30 tane var.Ama kredi kartı kullanılmıyor, cep telefonu 3000 dolar.Banka %15 faiz veriyor, döviz ise sürekli müdahalelerden dolayı bir aşağı bir yukarı.Bankaya döviz bozmaya gittim adam bana “deli misin dışarıda iki katı, git dışarıda boz” dedi.
Eski büyük alana oturmuş,yüksek duvarlı villaların yerini çok katlı binalar almış.Bu yüksek binalar site olursa şehrin dışındalar.Büyük suiteler var ama yemyeşil çevreleri, çiçekler içinde. Apartmanların estetik görünümü ise bizden daha yüksek bir kalitede. Burada zengin olanlar için modern bir yaşam var. Evinde piyanosunu çalabilir, tenis oynayabilir, bir saat uzaklıktaki kayak merkezinde kayağa gider, snowboard yapabilir. ikiyüzelli bin dolara arabaya binilen Tahran’da tirek çok yaygın.Oysa kimyevi uyuşturucunun cezası çok ağır, yasalarda karşılığı idam.
Yasalarda kadının durumu bu denli modern bir görünümle taban tabana zıt.Kadınlar yasada erkekten daha aşağı bir konumda hep. Evlilik şahidi bile kadın olamaz,bir erkeğin karşılığı iki kadın ediyor çünkü. Zina halinde karısını basan bir erkek her ikisini de öldürme hakkına sahip. Zina yapan kadın ya da erkek taşlanır.
Kız çocukları 9 yaşından sonra kadın ve yetişkin sayılıyor,tesettür mecburiyeti var.Ama üç dört yaşından sonra çadıralı çocuk görebilirsiniz.Erkekler ise 15 yaşından sonra yetişkin sayılıyor. Bir gazete haberinde Gali denen bir yerde 11 yaşında bir kız 17 yaşında bir erkekle ilişkiye girdiği anlatılıyor.Sonra miras nedeniyle ikisi birlik olup kızın üç kardeşini öldürüyorlar.Birini boğarak,birini keserek falan.İkisi de idama mahkum olmuşlar. Burada birini öldürmek en ağır suç.O nedenle cezası idam.Kanı ancak kan temizlere inanıyorlar.
İran yasal açıdan tam bir erkek demokrasisi.Erkeksen ne istersen yapabilirsin.Erkek karısının haberi bile olmadan onu boşayabilir ama kadının boşanma hakkı yok.Yurt dışına çıkmak,pasaport çıkarmak, çalışmak erkeğin iznine bağlı.Aydın ailelerde erkek karısına genel vekaletname vererek bu sorunu aşıyor. “Medeni bir toplum hem kadın hem erkek için önemlidir” diyen Khatemi’yi anımsadım.
Hemen ardından İran’da Mefaset denen ekibi öğreniyorum.Fesat yapanlar anlamına gelen Mefasetçiler eğlenerek, özel yaşamında İslami olmayan tarzda yaşayan fesatları tutuklamakla görevli.
Lise ders kitablarında kadın hakkında şöyle yazıyor: Kadın hukukta erkekle eşittir.Kadın duygusal ve ruhsal olarak üstündür.Kadının en büyük üstünlüğü annelik gücüdür. Annelik sevgisi olmayan insan bile değildir. Kadın çocuğu ve kocası için her türlü fedakarlığı yapmalıdır.Kadına iyi davranmalı onu mutlu etmeli ki o iyi çocuklar yetiştirsin.Kocası karısına sevgisini göstermelidir.Mehriye (evlilikte kadına ödenen para) ise erkeğin sevgisini ve centilmenliğini gösterir.Kadına kendisini sevdirir.Mehri kadınlara vermenin anlamı onlara hediye edilmesidir.Kuranda bunun karşılığında “sadaka” sözcüğü kullanılmıştır, bazı kızlar bunu para kaynağı olarak görüyor.Ağır mehriyeler isteyen kızlar iyi aile kuramazlar.”
Bu arada gençler porno seyretmek için internet’e giriyorlar.Genelde gece ikiden sonra boş telefon hatlarından Türkiye’ye bağlanıyorlar Türkiye’den internet’e geçiyorlar.
İslam ceza kanununda bir müslüman erkeği öldürene kan diyeti (297.madde) – 100 deve sağlam ve şişman
-veya 200 tane öküz
-veya 100 tane koyun
-veya 200 takım elbiselik iyi cins kumaş
-veya 1000 dinar (her dinar 4.5 gr) yani 4.5 kg altın vermek zorunda.
Yasanın 300.maddesi ise çok kısa ; “Eğer bir müslüman kadın öldürülürse kan diyeti erkeğin yarısıdır.”
Yasanın 435.maddesi ise çok ilginç: “Eğer bir nedenle erkeğe zarar verip onun hayalarının ikisi de kesilirse sanki adam öldürmüş gibi tam diyet alınır taraftan.Yok sadece sol haya zarar görmüşse 2/3’ü,sağ haya ise 1/3’ü alınır. Hayalar sadece şişerse 400 dinar,bu şişme yürümeyi engelleyecek kadarsa 800 dinar diyet gerekir.”
638.madde:İslama uygun olmayan giysiyle kamuya çıkan kadın 10 günle 2 ay arasında hapis cezasına çarptırılır.
Gayri İslami kadın erkek ilişkisi zina haricinde 200 şellak (kırbaç)
İçkiyle ilgili her şey 3 ayla bir yıl arası hapis ve ilaveten 24 şellak.
Kamu alanında kadına veya çocuğa sarkıntılık 2-6 ay hapis ve 74 şellak.
Kanunda siga akti(sözleşmesi) iki türlü ;geçici ve devamlı.Geçici olanda süre belirtilir.Burada en az süre üç ay on gündür.Yeniden evlenmesi için en az üç regl dönemi geçmesi gerekir. Siga sözcük anlamı “nikah”.
Evlenirken her halükarda siga olunuyor buna dini nikah deniyor eğer olmazsa çocuklar gayri meşru sayılır.Noterde hazırlanan belge olmadan birlikte olamazsınız.Siganın yasal hakları da var.Şah zamanı siga ayıptı ve sadece fahişeler yapardı .Devrimden sonra kadın erkek birlikte olabilmenin tek yolu olmuş siga. Çünkü boşanma formalitesi olmadan üç dört ay birlikte olup ayrılmak mümkün.Eskiden metres olan kadına bazı haklar sağlayan siga şimdi modern gençlerin birlikte olma aracı. Kadınlar siga istiyor zaten.Kanunda sigalı kadının çocuğunu isterse erkek tanımaz diyor.Yani kanun yaptırım uygulamıyor doğan çoçuğun babasına.Bu nedenle siga normal evlilik değil sadece bir ilişki kurma biçimi.
Hazar kıyıları yeşillikleriyle bizim Karadeniz’e benzer, zaten Kuzeyliler Lazca konuşurlar.Yazın denize girmek için kadınlar ve erkekler yüksek ve denizde devam eden bir paravanla ayrılmıştır birbirinden. Kadın erkek ayrı denize girmekle birlikte kadınlar bikini falan giyemezler. Mayo bile azdır,genelde elbiselerle, paçalı donlarla girerler. Artık deniz eğlencesi halkın olmuş, zenginler özel havuzlarına ya da spor kompleklerindeki özel havuzlara gidiyorlar.Özel alanlarda bisiklete biniyorlar. Kız çocuklarına paten yapma izni varmış parklarda ben hiç görmedim.Zaten İran’da kadın dedikleri şey 17 ile 30 yaş arasında var. Sonra ailesi için parçalanan biri,beğenilmesi çok zor. Gençler bile bu düşüncenin etkisi altındalar.Genç erkekler kadının gençken ancak sevilebilir olduğunu sanıyor.Çok erken yaşlarda evleniyorlar.
İran minyatürlerinde kadına bakıyorum açık saçları beline kadar,başını bir taç ya da başlık süslüyor.Erkeğiyle birlikte çalıp söylüyor, şarap içiyor.Çok samimi kucak kucağa minyatürler var.Hz.Yusuf gibi güzel erkek görünce bayılan kadınları tasvir eden minyatür İran’daki kadın kültürünü anlatır gibi.İranlı kadınlar evin içinde tek egemen ve söz sahibidir.Güzel siyah gözleri sürmeli ve çok aktif kadındır. Bugün her şeye rağmen kamuda çalışan kadın çok fazla.Kadınlar eve kapatılamamış durumda.Kadınlar cesur ve yürekli.
Lise din kitabında kadının gerçek rolü bölümünde atife yani analık sevgisi anlatılıyor.Avrupa’da Amerika’da annelik duygusu az olduğu için aile sıcaklığı yoktur ,bu yüzden bir çok sorunları vardır deniyor. Nasıl eş seçmelisiniz bölümünde ilk şart olarak iman ve takva (inanç) sahibi olmalıdır yazıyor.Karı kocanın birbirini eğitmesi ve ailede kadın erkek ilişkisini anlatan bölümler kitabta geniş bir yer tutuyor.Erkeğin kadını sevmesi ve yardımcı olması öğütleniyor ama yapmazsa da bu kadının yapması gerekendir deniyor.Evişinin ağır olduğu kabul ediliyor.Erkeğin üstün olduğu duygusunu veriyor yazılanlar.

Khatemi’nin kızı Leyla Khatemi ile yapılan bir röportaj ilginç soru ve cevaplar içeriyor.Sanati-i Şerif üniversitesinde matematik öğrencisi olan Leyla ‘ya neden matematik bölümünü seçtiğini soruyorlar:
_Bir ülkede temel bilimlerin önemli olduğunu düşünüyorum
_Baban bu seçimde seni serbest bıraktı mı?
_Ben özel hayatımda ve seçimlerimde tamamen serbestim sadece onun irşadından ve deneyimlerinden yararlanırım.Sosyal bilimlere, edebiyata ve güzel sanatlara da çok meraklıyım.Babama ne zaman bir şey anlatmak istesem beni dinler.Bizim ailede karşılıklı görüş alış verişi çok önemlidir.
_Acaba babanın kararlarında ne kadar etkili olabilirsin?
_Bunu babama sorun.
_Babanız için kızla erkek fark eder mi?
_Babam için eşittir.
_Babanı tanıtmak için ne dersin?
_Düşünen hür bir insan
_Babanın kazanmasını ister misin?
_Biz babamla birlikte olabilmek için işinin daha az olmasını isteriz.Ama o bir Cumhurbaşkanı özelliklerine sahip.
_Araba kullanır mısın?
_Evet.
_Evde uydu ya da video var mı?
_Video var uydu yok.
Son gördüğü İran filmini ve okuduğu kitabı anlatıyor Leyla, Simyacı ‘yı okumuş.İran’da kadınların çok zor günler geçirdiğini söyleyen Leyla son yıllarda kadınların haklarnıa sahip olabilmek için çok uğraştıklarını anlatıyor.Babasının sanata çok önem verdiğini ve tüm sanat kollarını canlandırmak istediğini belirterek tüm aydınlara mesaj veriyor.
Khatemi ve ekibi daha özgür ve dünyayla ilişkili bir İran özlemine cevap verirken halk onu istiyor ama toplumsal gerilimden de ürküyorlar.

Yorumunuzu Paylaşın