Halk kahramanları

Nisan 13 2005Yorum Yok Kategori: Zaman

Güngör Uras, köşesinde 30 yaşındaki Jamie Oliver’ın öyküsünü anlattı. “Çocuklarımızın sağlığına ve geleceğine daha fazla para ayırmalıyız” diyerek İngiltere’de okul çocuklarının beslenme şeklini değiştirmeyi “tek başına” başaran bu genç, İngilizlerin “halk kahramanı” olmuş.

Yaklaşan seçim öncesi Başbakan Blair ve de partisi, halkın büyük desteğini gören Jamie Oliver’ı ve yaptıklarını sahiplenmiş. İngiltere’de yakında yapılacak seçimler nedeniyle partiler şimdi Jamie Oliver’in peşinde. Ama o “halk kahramanlığı”ndan mutlu. ‘Ben aşçılığa devam edeceğim,’ diyor. Bunları neden yazıyorum?.. Acaba ülkemizde de, bizim insanlarımız da Jamie Oliver gibi bir sorunu kendilerine dert edinerek çözümü için savaş veremez mi? “Halk kahramanı” olamaz mı? “Halk kahramanı” olmak için illa da mafya lideri mi olmak lazım?”* diye yazısını bitirmiş.

Ben bu soruyu önemsedim. Medyanın birçok konudaki duyarsızlığının “halk kahramanları”nın ortaya çıkmasında en az siyasiler kadar etkili olduğuna en yakın şahidim. Oradaki siyasi iradenin doğru olanı kabullenme ve gereğini yapma konusunda gayretiyle Türkiye boy ölçüşebilir mi? Var mı gerçekleri yazan ve halkın derdiyle uğraşanları Meclis’e taşıyan istekli bir parti başkanı?

Medyanın tavrı ise yürekler acısı… Ne yaparsanız yapın bir çeteye ait olmadıkça sizden söz edilmesi imkansızdır. İtalyan ayakkabıları üstünde yükselenlerin yerinden kalkmadan kestikleri ahkamlarla gazetecilik yapılır. Ekmeğin poşete girmesi yasalaştığı halde yere on kez düşen, burnunu karıştıranların ellediği ekmekleri halka yedirmeyi marifet sananların ülkesinde halk kahramanı çıkar mı? Akademik hırsızlık, yayın ve yaratıcı konularda hırsızlık en vakai adiyeden sayılan ülkemizde eleştiri kurumunun pas tutmuş dişlilerinden halk kahramanı doğar mı acaba? Batı’da haklı davası olanı destekleyen zengin sınıftan, teori üretimi yapan dürüst insanlardan yoksun Türkiye doğru söyleyeni kovalarken mi yakalayacak “halk kahramanı”nı?

Gücü olmayanların tekzibini yayınlamayıp sonra da yalan söylemeyi iş edinmişlerle mi vicdanımız koşacak halka?

Bakın, Bafra’da bir “halk kahramanı” var; Hamid Genç. Bu yerel halk lideri, tütünden sanata birçok konuda toplumsal önderlik yaptı. Birkaç aydır da doğal ekmek yapıp satmaya başladı. Kabartıcıların kontrolsüz kullanımının kansere neden olduğunu herkes biliyor. Ekmeğini de çok kolaylıkla poşete soktu ve öyle satışa sundu. Çünkü salgın hastalık olunca poşete girmeyi bekleyen alışkanlığı teşvik eden halkın sağlığıyla giysisinin ya da purosunun markası kadar ilgili gazeteciler var bu ülkede.

Halkımız aptal değil ve de gıda teröründen bıkmış durumda. Normal ekmekten pahalı olan doğal ekmeği memuru, köylüsü almaya geliyor. Halkımız duyarlı. Ancak ne oldu Bafra’da? Kaba güç devreye girdi. 

Ben de medya linci yaşamış biriyim ve hiçbir aydın, akademisyen ve de gazeteci sesini çıkarmadı. Acaba Güngör Uras Bey, bu ülkede neden “halk kahramanları” olamıyor da mafya lideri oluyor meselesini anlar mı bunları okusa?

MEKTUP1:yazınızı okudum,cok cok onemlı bır konuya degındıgınzı,keske her gazetecı

yazarın bu konular uzerıne gıtse,bırılerını pohpohlamasa,

gercekten halk kahramanlarına ıhtıyacımız var,

tsk
MEKTUP2:Nevval hanım merhaba

“Halk kahramanları nasıl dövülür” başlıklı yazınızdan dolayı sizi kutlarım. Basına maalesef yansımayan yurt gereçeklerini açık biçimde yetkili ve ilgililerin gözüne sokmanız takdire şayan. Son zamanlarda ülkemizde iyi işler yapanları bulup çıkarmanız ve güzel örnekler olarak sunmanızdan dolayı sizi tebrik ediyorum. Benzeri çalışmalarınızda başarılar diliyorum.

Prof. Dr. Zafer AYVAZ

Ekoloji Dergisi Editörü
mektup:
nevval hanım merhaba

yazılarınızı devamlı takip ediyorum..üslubunuzdaki

coşkunluğa ve sosyal hadiseleri tahlilinize

bayılıyorum…

bilhassa toplumsal yaralarımızı,eksikliklerimizi

büyük bir cesaretle dile getirdiğiniz için sizi tebrik

ediyorum..bunun son misali ekmeğimizle alakalı

olanıydı…

bunun yanında sevinçlerinizi ve tatlı

hatıralarınızı anlatış tarzınız gerçekten

sımsıcak..yazı bitmesin istiyor insan..sanki tepeden

aşagı dogru hafif rüzgarda süzülüyormuş gibi

hissediyor insan..

merak ettiğim bir konu var..kırımdan çok

sözediyorsunuz..kırım göçmeni misiniz?

en içten temennilerimi diliyorum..kaleminize kuvvet..
mektup:Merhaba Nevval Hanım, Ben Bafra dan bir okuyucunuz.Gazetedeki yazılarınızı

özenle takip ediyorum.Bir okuyucu olarak gazetenizle sizi bütünleşmiş olarak

görüyorum.Fakat Salı günü çıkan yazınız beni çok şaşırttı.Bi defa halk

kahramanı olarak ilan ettiğiniz kişi hiç de öyle biri değil.Tamamen

provakötör.Devamlı yerel kanallara çıkan kendini göz önünde bulundurmak

isteyen biri.Bu kişiyi döven kişilerin ismi lazım değil zaten sizce de böyle

olması gerekir.Okuduğum gazete aslında bugibi şeylere prim vermeyen gazete

ama nasıl oldu da isimler direkt olarak verildi buna şaşırdım doğrusu ben

burada olayın doğru olup olmadığını söylemiyorum orası ayrı mesele ama

okuduğum gazete bunları nasıl konu olarak ele aldı yoksa okuduğum gazete

gerçekten değişime mi gidiyor kültürellikten uzaklaşıp magazinel tarzda mı

yazacak bunu merak ediyorum.Belediye başkanının sözlerine gelince gerçekten

‘beni bu işe sokmayın karışmam mı’ dedi.Bu konuşmalar kimden alındı bilgiler

sağlam mı?Referans gazetesi dediğim bir gazete çok sağlam temeller üzerine

oturmalı.Unutmamalı ki bir kişi hata yapar,iki kişinin hataya girme riski

azalır üç kişi hata yapmaz.Çalışmalarınızda başarılar diliyorum.

Yorumunuzu Paylaşın