Gladio
NİLGÜN CERRAHOĞLU ‘İtalya’da Gladio Mahkemeleri Kurulmadı!’
“İlk kez bir darbenin ortaya çıkarılması, toplumun tüm kesimlerine nüfuz etmiş, en tepelere tırmanmış bir örgütün yakalanması herkesi sarsıyor. Yakalanan isimler toplumun ‘tanınmış’ insanları” diyor bir yazar 12. dalganın ardından ve konuyu şöyle bağlıyor: “Ergenekon’a çok benzeyen bir örgüt İtalya’da yakalanmıştı. Şu ünlü P-2 Locası. Yedi bin beş yüz kişi tutuklanmıştı. Çoğu toplumun yakından tanıdığı isimlerdi…” “Ergenekon dalgalarına” sıklıkla referans gösterilen İtalya örneği; Türk kamuoyuna sürekli böyle kulaktan dolma bilgilerle takdim ediliyor. Efsaneyle gerçek ayıklanamaz biçimde hemhal edilince; türlü çeşit araçsallaştırma ve dezenformasyona kapı aralanıyor, bilerek/bilmeyerek katkı sağlanıyor. P-2 macerasını kısaca hatırlayalım… Masonluk kisvesi altında toplanan ve Çizme’nin “paralel devleti”/ “gizli hükümeti” adıyla bilinen P-2 (“Propaganda İki”); İtalya’da istihbarat örgütlerinin üst düzey yöneticilerini, 30’a yakın general, beş bakan, 40 parlamenter, 14 yargıç, bir dizi bankacı, işadamı, gazeteciyi kapsayan bir “derin örgütlenmeydi”. “Ergenekon”la yan yana getirilen yapılanmayı çağrıştırıyor mu? Çağrıştırıyor Buraya kadar tamam. Tamam da “P-2”den hiç yedi bin beş yüz -rakamla 7500- kişi tutuklandı mı? Hayır. İp işte burada kopuyor. Böyle bir olay yok çünkü. Olması da mümkün değil… P-2’nin ’80’li yıllar başında ele geçirilen “isim listesinin tamamı” her şeyden önce hepi topu dokuz yüz elli kişi. Bini bulmuyor… ‘Çizme’de on kişi dahi tutuklanmadı!’ En başta alıntıladığım yazıyı okuduğum gün tesadüf… İstanbul’da üst düzey bir Türk-İtalyan forumu vardı… Çizme’nin tanınmış düşünce kuruluşu “Uluslararası İlişkiler Enstitüsü” (IAI) Başkanı Prof. Stefano Silvestri de oradaydı. Geçmişte savunma bakanı yardımcılığı ve altı başbakana danışmanlık yapan Prof. Silvestri’ye sordum: “P-2’den geçmişte 7500 kişi tutuklandı da, ben mi hatırlamıyorum? P-2 bağlamında Çizme’de böyle zincirleme tutuklamalar yaşanmış mıydı?” “Değil yedi bin beş yüz” yanıtını veren Prof. Silvestri: “P-2’den tutuklanan on kişi dahi yok İtalya’da!” ‘Meşrusu sır, gayri meşrusu sis altında kaldı’ Prof. Silvestri’yi bulunca, Türk medyasında “gladio”ya ilişkin sıklıkla ortaya atılan diğer iddiaları da sormak istedim: “İtalya’nın ‘gladio’ ile birlikte geçmişteki tüm esrarlarını (faili meçhuller, siyasi cinayetler, terör eylemleri vs.) çözdüğü ve yargı eliyle ‘gladio’yu çökerttiği düşünülüyor Türkiye’de. Bu doğru mu?” “İtalya’da ‘gladio’ hiçbir zaman böyle sizdeki gibi mahkemelik olmadı. Meşru ‘gladio’ operasyonları -yani ‘gladio’nun meşru kısmı-; hükümet tarafından ‘devlet sırrı’ kapsamına alındı. Gayri meşru gladio faaliyetleri ise; sisler altında kaldı. Hayatta kalan gladyatörler de artık 90’larına merdiven dayadı Gladyatörlüğe mecalleri kalmadı…” “Berlin Duvarı yıkıldığında; ‘gladio’nun varlığını Andreotti ve Cossiga itiraf etmiş, komünist tehdide karşı kurulan organizasyona gerek kalmadığını dolayısıyla örgütü lağvedeceklerini duyurmuşlardı. Gladio bahsi böyle kapanmamış mıydı İtalya’da?” “Evet doğru, dediğiniz gibi oldu…” “Çok insan oysa bizdeki gibi ‘Ergenekon tarzı’ davalar açıldığını, İtalya’da da bir nevi gladio mahkemeleri kurulduğunu düşünüyor…” “Alakası yok.” ‘Tutuklama dalgaları kuşku yaratır’ “Açtığı soruşturmayla ‘gladio’nun varlığını keşfeden yargıç Felice Casson’un ‘gladio’yu çökerttiği varsayılıyor…” “Bazı soruşturmalar açıldı. Ama mahkeme faslı fazla ileri gidemedi. Keşke dediğiniz gibi İtalya’nın esrarları çözülmüş olsaydı. Doğrusu bunu çok arzu ederdim!” “Ergenekon tutuklamaları için ne düşünüyorsunuz?” “Ergenekon’u izlemedim. Ancak şu kadarını söyleyeyim: Büyük tutuklama ve gözaltı dalgaları bende daima çok kuşku yaratır. Ben İtalya’da (’90’ların yolsuzluk skandallarına karışan politikacılara karşı yürütülen) ‘Temiz Eller’ sürecinin toplu gözaltılarına dahi karşıydım, ki o çok farklı bir şeydi. Böylesi olaylar (tutuklamalar), benim anlayışıma göre, spesifik suçların kesinleşmesi durumunda gündeme gelmeli.” nilgun@cumhuriyet.com.tr Cumhuriyet 21.04.2009