<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>NevvalSevindi.com</title>
	<atom:link href="http://www.nevvalsevindi.com/yeni/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.nevvalsevindi.com/yeni</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 17 May 2012 08:18:40 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Berlin&#8217;de over kanser hastaları toplantısı</title>
		<link>http://www.nevvalsevindi.com/yeni/berlinde-over-kanser-hastalari-toplantisi/</link>
		<comments>http://www.nevvalsevindi.com/yeni/berlinde-over-kanser-hastalari-toplantisi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 May 2012 09:56:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nevval Sevindi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin]]></category>
		<category><![CDATA[pembe hanım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nevvalsevindi.com/yeni/?p=4446</guid>
		<description><![CDATA[14-15 Mayıs’da Berlin’de Over kanserli hastalar toplantısı Roche sponsorluğunda yapıldı. Belçika,Brezilye,Rusya,İsveç,İsviçre,Danimarka,İngiltere,Almanya,Lüksemburg,İspanya ve Türkiye’den katılım oldu. Toplantıda bilgi alış verişi yapıldı ve dünya yumurtalık kanseri günü koyma kararı alındı. Hepimiz aslında bireysel tedavi konusunda seçeneklerin gelişmesini istiyoruz. Yumurtalık kanserine bütün ülkelerde daha az ilgi duyulduğu ve bilginin olmadığı anlaşılıyor. Pembe Hanım derneği olarak biz 2012 yılını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-4455" href="http://www.nevvalsevindi.com/yeni/berlinde-over-kanser-hastalari-toplantisi/554265_10150836253893432_648873431_9695739_946913791_n-2/"><img class="alignleft size-medium wp-image-4455" title="554265_10150836253893432_648873431_9695739_946913791_n" src="http://www.nevvalsevindi.com/yeni/wp-content/uploads/2012/05/554265_10150836253893432_648873431_9695739_946913791_n1-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a>14-15 Mayıs’da Berlin’de Over kanserli hastalar toplantısı Roche sponsorluğunda yapıldı. Belçika,Brezilye,Rusya,İsveç,İsviçre,Danimarka,İngiltere,Almanya,Lüksemburg,İspanya ve Türkiye’den katılım oldu.</p>
<p>Toplantıda bilgi alış verişi yapıldı ve dünya yumurtalık kanseri günü koyma kararı alındı.</p>
<p>Hepimiz aslında bireysel tedavi konusunda seçeneklerin gelişmesini istiyoruz.</p>
<p>Yumurtalık kanserine bütün ülkelerde daha az ilgi duyulduğu ve bilginin olmadığı anlaşılıyor.</p>
<p>Pembe Hanım derneği olarak biz 2012 yılını kadın kanserleri yılı</p>
<p>İlan ettik . Bu ay ŞanlıUrfa,GaziAntep ve Muş daki etkinliklerde yumurtalık<br />
Kanseri broşürlerimizi dağıttık</p>
<img src="http://www.nevvalsevindi.com/yeni/?ak_action=api_record_view&id=4446&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nevvalsevindi.com/yeni/berlinde-over-kanser-hastalari-toplantisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>VE DERGİSİ</title>
		<link>http://www.nevvalsevindi.com/yeni/ve-dergisi/</link>
		<comments>http://www.nevvalsevindi.com/yeni/ve-dergisi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Apr 2012 18:35:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nevval Sevindi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basında]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nevvalsevindi.com/yeni/?p=4417</guid>
		<description><![CDATA[VE RÖPORTAJ &#8211; NEVVAL SEVİNDİ Korkuya ve Sevgisizliğe Savaş Açan Kadın: Nevval Sevindi… Antalya’da meme hastalıkları ile ilgili doktorların kurduğu “Meme Hastalıkları Derneği” nin tanıtım toplantısında karşılaştık. Aslında bu sarışın, güzel kadını yakından ilk kez görüyordum. Rodoslu baba, Rumelili bir anneden oluşu, tenine, saçlarına ve gözlerine yansımıştı. Kitapları vardı çokça… Daha konuşmaya başladığınızda gülüşü gözlerine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>VE RÖPORTAJ &#8211; NEVVAL SEVİNDİ<br />
Korkuya ve Sevgisizliğe Savaş<br />
Açan Kadın: Nevval Sevindi…<br />
Antalya’da meme hastalıkları ile ilgili doktorların<br />
kurduğu “Meme Hastalıkları Derneği” nin tanıtım<br />
toplantısında karşılaştık. Aslında bu sarışın, güzel<br />
kadını yakından ilk kez görüyordum. Rodoslu baba,<br />
Rumelili bir anneden oluşu, tenine, saçlarına ve<br />
gözlerine yansımıştı. Kitapları vardı çokça… Daha<br />
konuşmaya başladığınızda gülüşü gözlerine de<br />
yansıyordu.</p>
<p><span id="more-4417"></span><br />
Konuşma sürdükçe, belki de gazetecilik mesleğinin<br />
verdiği alışkanlık olsa gerek sıcak ve samimi tavırları<br />
hemen ön plana çıktı. “Nevval Sevindi kimdir?”<br />
sorusunun cevabını bulmuştum sanki…<br />
Çok yönlü renkli bir kişilik. Türkiye’nin düşünce<br />
yelpazesinde özgün duruşa sahip bir kadın yazar.<br />
Gazeteci, araştırmacı, gezi yazarı, televizyoncu,<br />
konferansçı ve senarist. Antropoloji kökenli. Günümüz<br />
dünyası ve Türkiye’nin kültürel, sosyal ve bireysel<br />
sorunlarıyla yakından ilgili. Türk kültürü ve kültürel<br />
örgütlenme modeli üzerine çalışan bir kadın…<br />
65MART 2012</p>
<p>VE RÖPORTAJ &#8211; NEVVAL SEVİNDİ<br />
Konuları: Kadın, kültür, aşk, din ve<br />
gelenek, kentleşme, modernleşme,<br />
globalleşme sorunları, kanserle mücadele,<br />
doğal beslenme, hasta hakları,<br />
çocuk eğitimi ve aile.<br />
4 yıl İran’da yaşayan ve yüzyılın son<br />
devrimi olan İslam Devrimine tanıklık<br />
yaptığı için Ortadoğu’da İslam,<br />
kadın ve modernleşme konusunda<br />
derin bir deneye ve fikirlere sahip.<br />
Kadına yapılan her türlü baskıya<br />
karşı Türkiye’nin güçlü kadın kalemlerinden.<br />
Bilinen bir sivil toplum<br />
aktivisti olan Sevindi, KA-DER (Kadınları<br />
siyasete teşvik eden bir sivil<br />
toplum örgütü) kurucularından. Kadın<br />
girişimciliği konusunda ilk özel<br />
TV belgeselini yapan Sevindi’nin çalışmaları<br />
var. Türkiye’deki tek Kadın<br />
Eserleri Kütüphanesi’nin yöneticileri<br />
arasında ve Yönetim Kurulu Başkanı.<br />
Kadın tarihinin oluşturulması için<br />
uğraşıyor. Kadınlar, sevgi ve kadın<br />
erkek ilişkileri üzerine kitapları yanı<br />
sıra Anadolu’yu gezerek verdiği sayısız<br />
konferanslar dizisi var. 1997’de<br />
Yeni Yüzyıl Gazetesi’nde yayımlanan<br />
ve daha sonra kitaplaşan “Fethullah<br />
Gülen ile New York sohbeti” İslamcı<br />
kesim ile sol aydınlar arasında günümüze<br />
kadar süren önemli bir diyalog<br />
kanalı ve köprü oluşturdu. Bütün<br />
Anadolu’da heyecan dalgası yarattı.<br />
Bu süreçte STV’de ilk kadın yorumcu<br />
olarak ekrana çıktı, kadınlar ve toplum<br />
için “devrim” niteliğinde yorumlarıyla<br />
tanındı. 1998’de yakalandığı<br />
meme kanseri bu konuda uzmanlaşmasına<br />
ve yeni kitaplar yazmasına<br />
neden oldu. Toplumsal bir hastalık<br />
dediği kanserle savaştı.<br />
Dernekler kurdu. Renkli ve hareketli<br />
yaşamında yaptığı işlerden bir de-<br />
met şöyle sıralanabilir: Bayındırlık<br />
Bakanlığı’nda araştırmacı ve bakan<br />
danışmanı, GAP 2010 master Plan<br />
Projesi’nde sosyal bilimci olarak<br />
çalışma ve sahada ÇATOM projesi<br />
yanı sıra Ana kültür adıyla kurucusu<br />
olduğu Güneydoğu kadınları için<br />
çalışan derneğin beş yıllık çabası, ilk<br />
kültür merkezlerinden Pimapen Kültürevi<br />
kuruculuğu ve yöneticiliği, TV<br />
programcısı ve belgeselci, senaryo<br />
ödülleri olan bir sinema aşığı, bir çok<br />
kitabın editörü ve Rusça-Türkçe Dergi<br />
genel Yayın yönetmenliği. Bir çok<br />
konuda danışmanlık yapan Nevval<br />
Sevindi,..<br />
Sizi tanıyabilir miyiz?</p>
<p>Her halde İzmirli olmam önemli bir özellik.<br />
İzmir Batılı hayat tarzında birbirinden<br />
farklı kültürlerin olduğu, dillerin yaşadığı<br />
bir yer benim zamanımda. Okulda Yahudi,<br />
İtalyan gibi farklı gruplardan arkadaşlarım<br />
vardı. Hem de bizim kendi ailemiz<br />
göçmen olduğu için. Osmanlı’nın çekildiği<br />
Girit’ten I.Dünya Savaşı’nda geldikleri<br />
için. Ailenin damatları Giritli idi. Onlar<br />
Rumca konuşuyorlardı.Dedem Giritli idi.<br />
Babam Rodos doğumlu, babaannem İtalyanca,<br />
Rumca, İngilizce biliyordu. Annemler<br />
de Rumelili idi. Onlar da Romanya’dan<br />
Tuna kıyısından göçmen. Böyle bir birinden<br />
çok farklı mutfak kültürleri, gelenekleri,<br />
dilleri olan bir atmosferde büyüdüm.<br />
Ve mekanlar.. Evimiz Rum eviydi. Büyük<br />
Rum evleri vardı, o zamanlar İzmir eski<br />
güzelliğini kaybetmemişti. Onların hepsinin<br />
benim kim olmamda çok büyük<br />
katkısı olduğunu düşünüyorum. Beni çok<br />
şekillendirdi ve bir de annemin babamın<br />
okumaya çok önem vermesi ve benim<br />
de düşkün olmam benim kimliğimi biçimlendirdi.<br />
17 yaşında üniversiteyi kazandım.<br />
Ne istediğimi bilerek, istediğim<br />
bölüm antropolojiydi ve kazandım. Pek<br />
çok insan bunun ne demek olduğunu<br />
bilmiyordu o zamanlar. Ne yapmak istediğimi<br />
biliyordum. Hep okuyup yazmakla<br />
hayatım geçti. 1988 sonrası gazetecilik,<br />
yazarlık ve sinemayla ilgilenmeye başladım.<br />
Yunus Nadi uzun metrajlı senaryo<br />
ödülünü aldım ve sinemayla çok yakın<br />
ilgilendim, çalıştım ama sinema yoktu,</p>
<p>Sektör çökmüştü. Çok büyük yönetmenlerle<br />
çalışma fırsatını buldum. Sonra bir<br />
çocuk senaryosu yazdım AB için, AB’de<br />
birinci seçildi ve onun çekimini TRT adına<br />
yaptık. Böyle bir sinema macerası oldu<br />
ama sektör olmadığı için daha ağırlıklı<br />
olarak gazeteciliğe kaydım.<br />
Arizona State University, North Carolina<br />
University ve Duke University de Cemalnur<br />
Sargut ile Mevlana Konferansları verdi.<br />
Bir ortak kitap yayınladılar.<br />
2007 yılında DYP’de siyasi çalışmalara<br />
başlayan Sevindi Genel Seçimlerde İstanbul<br />
1.Bölge 1.sıra milletvekili adayı oldu.<br />
2008 yılında DP Genel Başkan yardımcısı<br />
görevi Basın ve propaganda ve Dış ilişkiler<br />
den sorumlu başkanlık yaptı.2009 da<br />
ayrıldı.<br />
TGRT’de “Hassas Terazi” adında güncel<br />
politik konularda haftalık program yapmaktadır.<br />
Nevval Sevindi, İngilizce ve Farsça bilmektedir.<br />
Web:www.nevvalsevindi.com/yeni</p>
<p>Meslek hayatınız boyunca kadın hakları<br />
savunucusu oldunuz, kadınlarımızın<br />
Atatürk sonrası neler elde etti? Çalışmalarınızın<br />
semersini görebildiniz mi?</p>
<p>Kadınlar konusunda uzun yıllardır birçok<br />
sivil toplum kurucusu olarak da, aktivist<br />
ve gazeteci olarak da çalıştım. Kadın<br />
Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi merkezinde<br />
20 yıldır çalışıyorum. Osmanlı kadınları<br />
konusunda ilk çalışmalara imza atmış bir<br />
kurum. Hem de Cumhuriyet dönemi bel-</p>
<p>MART 2012<br />
gelerine ve arşivlere, kitaplar sahip. Atatürk<br />
cumhuriyeti kadınlarla kurdu. Dünya<br />
kamuoyu önüne de kadınlarla çıktı. Mesleklerinde<br />
ilk kadınları devlet olarak okuttu,<br />
dışarıda eğitime gönderdi. İlk kimyacı,<br />
ilk avukat, ilk hakim, ilk astronom ve daha<br />
bir çok ilk kadınlar ülkemizden çıktı. Cumhuriyetin<br />
bu idealist kadınları yetiştirildiği<br />
zaman dünyada kadınlara geçit vermiyorlardı.<br />
Örneğin:1950 yıllarında ABD’deki<br />
kimya kongresi fotoğrafında yüz kişilik<br />
erkek grubunda tek kadın Türkiye’den giden<br />
prof. Dr. Remziye Hisar‘dır. Sorbonne<br />
mezunu da ilk kadındır. Aslında Türk kültürü<br />
çok ilginç bir kültür. Hele kadın-erkek<br />
eşitliği açısından dünyada ender rastlanan<br />
kültürlerden biri. 1000 yıllık geçmiş<br />
ve belgeler bize bunu anlatıyor. Ancak<br />
eğitimde ve sosyal yaşamdaki eşitlik yıllar<br />
ilerledikçe bozulmuş ve kadınlar aleyhine<br />
değişim ders kitaplarından izlenebilir<br />
hale gelmiştir. 1920-2000 yılları arasında<br />
okuma kitaplarında yapılan bir araştırma<br />
kadın kimliğinin nasıl eve hapsedildiğini,<br />
erkekten ikincil duruma düşürüldüğünü,<br />
kimliksizleştirildiğini çok iyi anlatmaktadır.<br />
Medeni Yasa 7 yıl çıkarılmadan<br />
bekletildi ve 2002’den sonra budanarak<br />
çıkabildi. Cinsiyet ayrımcılığı günlük hayatta<br />
ve kurumlarda çok yaygın bir durumdadır.<br />
Kadın cinayetleri de bunun sonucudur.<br />
Güneydoğu‘da kadın intiharları<br />
da kadının miras dahil yasal hiçbir hakkının<br />
verilmemesi ve vatandaş haklarından<br />
mahrum edilmesidir. Kadınlar yasal<br />
haklarını kağıttan hayata geçiremediler<br />
çünkü erkekler geçit vermedi. KA-DER<br />
dahil bir çok kadın kuruluşunda çalışırken<br />
kadının siyasette de bir çok alanda da<br />
önünün nasıl tıkandığını gördüm. Yaşadım.<br />
Çalışmalarımızın semeresini elbette<br />
gördüm örneğin GAP projesinde yıllarca<br />
çalıştım 13-14 yıl öncesiyle bugün farklı<br />
artık. Ancak alınacak yol uzun ve kadınlar<br />
kalkınmaya entegre edilmedikçe Türkiye<br />
kalkınamayacak, hakları hayata geçirilmedikçe<br />
de Türkiye medeni bir ülke olamayacak.<br />
Fettullah Gülen’le ABD’de yaptığınız<br />
röportajlarla da ünlendiniz? Gülen</p>
<p>o günlerde gündemdeydi, size kitap<br />
yazdırdı ve hala gündemde. Bize Fettullah<br />
Gülen’i anlatır mısınız?<br />
Ne Fettullah Gülen ne de başkası hayatımda<br />
bana kitap yazdırmadı. Ben ne istediysem<br />
onu yazdım ve arkasında dur</p>
<p>dum. Çünkü sosyal bilimler pek sevilen<br />
bir bilim dalı değildir, sonuçları itibariyle<br />
siyasidir. Bu da ideolojik ve politize grupların<br />
hoşuna gitmez ama bu gerçeği değiştirmez.<br />
Ben 6 yaşımdan beri irademi<br />
kullanan bir İzmirliyim.<br />
Fetullah Gülen’i merak etmemin nedeni;<br />
Orta Asya’da bir belgesel projesi üzerine<br />
çalışırken okullarını görmem oldu. İnanılmaz<br />
etkileyici buldum. Benim de tezlerim<br />
vardı Orta Asya ile ilgili. Çok etkileyiciydi,<br />
Türkçe konuşulması beni çok etkilemişti.<br />
Merak ettim Fettullah Gülen kimdir diye.<br />
Tamamen benim kültürel merakımla başladı.<br />
Hem düşünür olmak, liderliğini yapıyor,<br />
filozof bir yanı var,hem de aktivist. Bu<br />
ikisi bir araya gelmez kolay kolay,yani ya<br />
aktivist yada düşünce üreten olur insan<br />
lar genellikle,bu ikisinin bir arada olması<br />
da benim çok ilgimi çekti.Ben de Türk<br />
kültür sentezine kafa yorduğum için ya-<br />
kın geldi .Benim bir antropolog, bir gazeteci,<br />
bir aydın olarak yani her kimliğimle<br />
ilgimi çeken bir kişilikti. Görüşmeden<br />
önce onun bütün yayınlanmış eserlerini<br />
okudum, yani son derece dolu gittim<br />
röportaja. Kendi tezlerimle birlikte bir<br />
sohbet gerçekleştirdik, röportajı hem bir<br />
tartışma gibi yaptım, hem de her bölüme<br />
kendi imzamla bir yorum koydum. Çok<br />
ilgi gördü. Türkiye için çok olumlu bir şeydi.<br />
Orada zihni bir değişiklik yaratıldı ve<br />
cemaat toplumla buluştu ve açılım yakalandı,<br />
fakat buna gerek cemaatin içinden<br />
olsun gerekse toplumun diğer kademelerinden,<br />
aydınlarından olsun çok olumsuz</p>
<p>MART 2012<br />
VE R ÖPORT A J &#8211; NE V V AL SE VİNDİ VE R ÖPORT A J &#8211; NE V V AL SE VİNDİ<br />
bakan ve benden rahatsız olanlar çıktı.<br />
Ama tabii ki ben, yaptığım her şeyi bilerek,<br />
hissederek yaptım. Ben de doğru bildiğimi<br />
söylemekten çok memnunum.<br />
FG bir sosyal fenomendir ve özgün bir<br />
model üretmiştir. İncelenmesi, konuşulması<br />
ve üzerinde kafa yorulması gerektiği<br />
aşikardır. Bu konuda iki Türkçe bir İngilizce<br />
yayınım var.</p>
<p>Fettullah Gülen’in Erdoğan hükümeti<br />
ile bağı nedir?</p>
<p>Bunu bilemem ama benim röportajımda<br />
Refah Partisi ile ilgili söylemi olumsuzdu.<br />
Başkanı Erbakan ile de hiçbir diyalogu<br />
veya görüşmesi yoktu.</p>
<p>Türkiye’de başta polis ve yargı olmak<br />
üzere bir Fettullah örgütlenmesi söz<br />
konusu mu? Bu konuda daha neler yaşayacağız.<br />
Gazetede okuduklarımız kadarıyla biliyorum<br />
belgelere dayalı bir çalışmam yok<br />
böyle bir çalışma da okumadım.</p>
<p>Gazeteci ve yazar kimliğiniz dışında<br />
kamuoyu sizi kanser savaşçısı olarak<br />
tanıdı. Bu konuda yaşadıklarınızı ve<br />
hala yaşamaya devam ettiklerinizi anlatır<br />
mısınız?</p>
<p>11 yıl önce kanser olmuştum ve düzenli<br />
kontrollerden sonra istatistikî anlamda<br />
riskim tamamen düşmüştü.<br />
Ben de her fani gibi rahatladım. Geçen yıl<br />
kontrollerimi 6 ay aksattım. Fakat batın<br />
kontrolünde safra kesemde 4-5 taş tespit<br />
edildi ve “hemen almalıyız” dedi doktorlar.<br />
Tam ameliyatı organize ederken<br />
tümör bulundu. İlk kanser sol memede<br />
1998 ve ikinci kanser sağ memede çıktı<br />
2009 Ekim. Hiç kolay geçmedi…. İkinci<br />
kez kanser duygusunu yaşamak, ikinci<br />
kez tedavilerden ve zor ameliyatlardan<br />
geçmek, beş kez narkoz almak kolay değil.<br />
Hatta travmatik! Ancak önemli olan<br />
bütün bu zorlukları bir imtihan diye düşünüp<br />
bundan da geçeceğinize iman<br />
etmeniz ve gerekenleri yapmaya odaklanmanız.<br />
İlk bir kaç ay depresif olmanız,</p>
<p>dalgalanmanız insana olduğunuz için çok<br />
normal. Sonra toparlanmak ve kabullenmek<br />
gerekiyor. Daha sonra da eylem planını<br />
devreye sokmak ve sonuç aldıktan<br />
sonar yeniden hastaların karşısına geçip<br />
“umutsuz olmayın! her zaman başarabilirsiniz”<br />
demeye devam etmek insana<br />
güç veriyor. Şevk veriyor. Şimdi çok şükür<br />
iyiyim. ilk karşılaşmamda “bu yenebileceğim<br />
bir sorun ve projelendirir başarırım”<br />
dedim ve hızla her şeyi planladım. Sonra<br />
kimsesiz olan kanser hastalarına dönüp<br />
onlara yardım ve örgütlenmeyle tecrübemi<br />
paylaştım. İkinci karşılaşma daha travmatik<br />
elbette. Yeniden her şeyi baştan<br />
yaşamak ve bu enerjiyi bulacağınıza dair<br />
kuşkular duymanız söz konusu. benim<br />
sorunum tek kendim değildim maalesef<br />
annem ve babam da kanser olmuştu ve<br />
onlara hissettirmeden yaşamaya çalışırken<br />
onları bir yıl göremedim ve hep yalan<br />
söylemek zorunda kaldım. Dramatik<br />
günler geçirdim. Depresif olduğum üç<br />
dört ayı atlatmak hiç kolay değildi. Ayrı<br />
MART 2012<br />
ca organ kaybım vardı. Memelerim alındı<br />
tehlikedeyim diye. Buna hep karşı çıkmıştım<br />
ama doktoruma güvendim onayladım.<br />
Duygusal olarak çok zorlandım. Ama<br />
Allah’a imanım ve ona teslimiyetim ile akıl<br />
ve bilgi hepsini çözdü sonunda. Zorlayan<br />
şey annemin de nükseden kanseri yüzünden<br />
ondan gizlemek zorunda kalmak ve<br />
onu bir yıl görmemek…<br />
Damdan düşmeden anlamıyorsunuz.<br />
Teyzemi, anemi, halamı meme kanserinden<br />
kaybettim. Annem kanser olduktan<br />
1,5 yıl sonra meme kanseri oldum. Kimseyi<br />
anlamadığımı anladım. Doktor “Kansersin.<br />
48 saat sonra acil ameliyat olman<br />
gerekiyor. Göğüslerini alacağız” diye sıralıyor,<br />
ama hayatınızda nelerin değişeceğini,<br />
ruh halinizi anlatmıyor. Mesele sadece<br />
meme alma işi değil. Arkasında bir anne,<br />
eş, işkadını, bir gazeteci var. Bunlar göz<br />
ardı ediliyor. Aniden bir boşluğa düşüyorsunuz.<br />
Sadece hastasın. Hasta diye koydukları<br />
yerde kendinizi yapayalnız hissediyorsunuz.<br />
Türkiye’yi hasta hakları konusunda dünyada<br />
temsil ettim. Fransa, Almanya, İsviçre<br />
gibi pek çok Avrupa ülkesinde çalıştık.<br />
Bunun içinde Filistin, mısır gibi Ortadoğu<br />
ülkeleri de var. En son Almanya’da Avrupa<br />
Birliği Kanser Günü vardı. Bu arada 2000’li<br />
yıllarda “Hasta Hakları Yasası” çıktı. Kanserin<br />
hastayı söylenmesi için çok mücadele<br />
ettim. Hastanın içindeki enerji ve bilgi harekete<br />
geçirilmeli. Kanser sevgiyi ve bilgiyi<br />
bir araya getirerek yenebileceğiniz bir<br />
hastalık. İrademize ihtiyacımız var.</p>
<p>Pembe Hanım Derneği çalışmaları<br />
hakkında bilgi verebilir misiniz?</p>
<p>Pembe Hanım kanserli hastalar ve ya-<br />
kınlarıyla dayanışma derneğini kurarken<br />
ikinci kez kanser olmuş ve bir çok ameliyat<br />
geçirmiştim.<br />
Annem metastaz yapmıştı, babamın gırtlağına<br />
radyoterapi uygulanıyordu. Onları<br />
üzmemek için gizlice kanseri yaşarken<br />
böyle bir kucaklaşma istedim.<br />
İki ameliyat arası Boşnak büyükannem<br />
adına bir dernek kurmak aklıma geldi.<br />
Tuna kıyısındaki Zivoşki’de yaşayan büyükannem<br />
Pembe Hanım güzel bir kadın ve<br />
eski Rumelili kadınlar gibi çiçek düşkünü.<br />
Saçlarına her akşam bir çiçek takıyor. Tıpkı<br />
anneannem gibi…<br />
Böylece derneğimizi kurunca logomuzu<br />
Sardunya yaptık.<br />
Ben ameliyatlar olmaya devam ettim.<br />
Acı beni pişirirken yine konferanslar verdim.<br />
Urfa’dan dostum da Pembe Hanım’a<br />
katıldı, İstanbul’dan, Bosna’dan arkadaşlar<br />
da. Kızım, damadım ve kardeşlerim de<br />
ilk kez benim kurduğum çatı altında yer<br />
aldı. Herkes el ele versin, bu toplumsal<br />
felakete karşı bireysel bir tutam tuzlarını<br />
atsınlar istedim. Hastalar da var, doktorlar<br />
da.<br />
Haliç ‘te kürek çektik ilk etkinliğimizde.<br />
Kürek çekmenin meme kanserinde alıştırma<br />
olarak verildiğini biliyor muydunuz?<br />
Neler yaptığımızdan önemlisi neler hissettiğimiz<br />
bence. Birlikte olmanın, ortak<br />
bir amaç için çalışmanın dayanılmaz hafifliği<br />
sarıyor ruhunuzu. Bir başkasına “yalnız<br />
değilsin” derken kendinin de yalnız<br />
olmadığının bilincine varıyorsun. Cömert<br />
olmayan, bencil dünyanın karşısına geçip<br />
tüm içtenliğimizle cömertlik yapıyoruz.<br />
Cömertliğe çağırdık herkesi.<br />
Dünyayı yeşertmek kalbimizdeki iyiliği<br />
yeşertmekle başlar. Çünkü onun ferahlığı<br />
bizi mutlu kılar.<br />
İyilik bir başkası için gibi görünür, ancak<br />
iyiliği kendimiz için yaparız. O vazgeçilemez<br />
tatlı iç kayması, sarılma ve gözyaşı<br />
için…<br />
Projeler yapıyoruz. AB kanser haftasında<br />
Balkanlı, Avrupalı kardeşlerimizle buluştuk.<br />
Kısa zamanda ayaklarımız üstünde<br />
durmayı başararak iyi şeyler yaptığımızı<br />
gördük.<br />
Sivil toplum dayanışmasının her zaman<br />
yanında oldum. Herkesi teşvik ettim. Binlerce<br />
kilometre yol gittim, yüzlerce konferans<br />
verdim. Kanseri ve yaşadıklarımı</p>
<p>anlattım. Kitap yazdım. Ödüller aldım.<br />
Bilgiye ulaşılmasını sağlamaya çabaladım.<br />
En zor şey bilgiye ulaşmak ülkemizde.<br />
Türkiye’nin ve dünyanın toplumsal felaketi<br />
olan kanseri bilgi ve sevgiyle yenelim.<br />
Biz sevginize talibiz. “Kalbin nerede?<br />
Kalbin nerede?” diye sorar Mevlana. Kalbine<br />
bak ve sevgiyi farket. Demek için<br />
yola çıktık.</p>
<p>Siyasetle aranız nasıl? Türkiye’de 3 dönemdir<br />
iktidar olan AKP’nin geleceği<br />
konusunda neler düşünüyorsunuz?</p>
<p>DP’den 2007’de 1.sıra İstanbul milletvekili<br />
adayı oldum. Sonra Genel Başkan yardımcısı<br />
oldum ve 2009 da bıraktım. AKP<br />
nin muhalefetsiz bir ortamda rahat siyaset<br />
yaptığını düşünüyorum.</p>
<p>Sizce görev süresi dolduğunda kim<br />
Cumhurbaşkanı olacak?</p>
<p>Fal açınca söylerim!</p>
<p>Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olması<br />
halinde AKP Genel başkanı kim olur?<br />
AKP’nin durumu ne olur?</p>
<p> Bu konuda rivayet muhtelif ama Erdoğansız<br />
AKP ayni güçte bir parti olamaz,<br />
elektik bir yapıda.</p>
<p>Türkiye’de medya adeta ikiye bölündü.<br />
İktidarda yana olanlar, olmayanlar? Bir<br />
araştırmaya göre medya’nın %67’si iktidardan<br />
yana. Siz Taraflı bir gazeteci<br />
misiniz? Varsa tarafınız nedir?</p>
<p>Gazeteci neden ahlaklı olmalıdır diye bir<br />
yazı yazmıştım 28 Şubat’ta. O zaman da<br />
iftira atan ve karalayan ideolojik gazeteciler<br />
için. Benim tarafım milletin, kamunun<br />
tarafıdır. Benim görevim kamuya doğru<br />
bilgi ve haberi iletmek, kendi görüşümü<br />
korkusuzca yazmaktır. Ortega YGasset<br />
der ki: Aydın bir çölde tek başına sadece<br />
ve sadece gerçeği haykırandır.<br />
Bunu anlamak ve anlatmak zor olsa da<br />
ben bu bağımsız aydın konumunda direndim<br />
direniyorum.</p>
<p>Bugünlerde neler yapıyorsunuz? Yeni<br />
bir kitap var mı ufukta?</p>
<p>Her zaman projeler var. Televizyon programım<br />
var, dergilere yazıyorum ve pembe<br />
hanım derneğinin işleri çok yoğun.<br />
Önümde Avrupa’da Türklerle ilgili, Mevlana<br />
ile ilgili projeler var.</p>
<p>Çok teşekkür ederiz.</p>
<p>MART 2012</p>
<img src="http://www.nevvalsevindi.com/yeni/?ak_action=api_record_view&id=4417&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nevvalsevindi.com/yeni/ve-dergisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Almanya’da Toplum gazetesi</title>
		<link>http://www.nevvalsevindi.com/yeni/almanyada-toplum-gazetesi/</link>
		<comments>http://www.nevvalsevindi.com/yeni/almanyada-toplum-gazetesi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Apr 2012 18:09:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nevval Sevindi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basında]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nevvalsevindi.com/yeni/?p=4410</guid>
		<description><![CDATA[Sakın ola, “Sırası mı şimdi?” demeyin ve düşünmeye çalışın. Karşınızda oturan hekim, size bir gerçeği nasıl ifade edeceği konusunda biraz zorlanıyor ve ancak bir kelimenin gidesi hiç yok! Çakılıp kalmış olduğu yere. Gözünüze bıçak gibi batıyor. k&#8230; falan filan. “KANSERSİNİZ”   Gözünüzü kapatıp, bu kelimenin her bir harfinden, çoğu anlamsız ve belki de hayatınızda hiçbir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><span style="font-family: Palatino-Roman; font-size: small;"><span style="font-family: Palatino-Roman; font-size: small;">Sakın ola, “Sırası mı şimdi?”</span></span></div>
<div><span style="font-family: Palatino-Roman; font-size: small;"><span style="font-family: Palatino-Roman; font-size: small;">demeyin ve düşünmeye çalışın.</span></span></div>
<div><span style="font-family: Palatino-Roman; font-size: small;"><span style="font-family: Palatino-Roman; font-size: small;">Karşınızda oturan hekim, size bir</span></span></div>
<p><span style="font-family: Palatino-Roman; font-size: small;"><span style="font-family: Palatino-Roman; font-size: small;">gerçeği nasıl ifade edeceği</p>
<p>konusunda biraz zorlanıyor ve</p>
<p></span></span><span style="font-family: Palatino-Italic; font-size: small;"><span style="font-family: Palatino-Italic; font-size: small;"><em>ancak bir kelimenin gidesi hiç yok!</em></p>
<p><em>Çakılıp kalmış olduğu yere.</em></p>
<p><em>Gözünüze bıçak gibi batıyor.</em></p>
<p><span style="font-family: Palatino-Roman; font-size: small;"><span style="font-family: Palatino-Roman; font-size: small;"><em>k&#8230; falan filan.</em></span></span></p>
<div><span style="font-family: Palatino-Bold; font-size: small;"><span style="font-family: Palatino-Bold; font-size: small;"><em><strong>“KANSERSİNİZ”</strong></em></span></span></div>
<div><span style="font-family: Palatino-Bold; font-size: small;"><span style="font-family: Palatino-Bold; font-size: small;"> </span></span></div>
<div><span style="font-family: Palatino-Bold; font-size: small;"><span style="font-family: Palatino-Bold; font-size: small;"></span></span></div>
<p></span></span><span style="font-family: Palatino-Bold; font-size: small;"><span style="font-family: Palatino-Bold; font-size: small;"></p>
<div><span style="font-family: Palatino-Roman; font-size: small;"><span style="font-family: Palatino-Roman; font-size: small;"><em><strong>Gözünüzü kapatıp, bu kelimenin her</strong></em></span></span></div>
<div><span style="font-family: Palatino-Roman; font-size: small;"><span style="font-family: Palatino-Roman; font-size: small;"><em><strong>bir harfinden, çoğu anlamsız ve belki</strong></em></span></span></div>
<div><span style="font-family: Palatino-Roman; font-size: small;"><span style="font-family: Palatino-Roman; font-size: small;"><em><strong>de hayatınızda hiçbir önemi</strong></em></span></span></div>
<p></span></span><span style="font-family: Palatino-Roman; font-size: small;"><span style="font-family: Palatino-Roman; font-size: small;"><em><strong>olmayan garip türevler</strong></em></p>
<p><em><strong>üretiyorsunuz.</strong></em></p>
<p><em><strong>Nevval Sevindi, hayatının büyük bir</strong></em></p>
<p><em><strong>bölümünü bu sözcükle tanış geçiren</strong></em></p>
<p><em><strong>bir isim. Türkiye’nin bilinen gazeteci,</strong></em></p>
<p><em><strong>yazar ve antropologlarından birisi.</strong></em></p>
<div><span style="font-family: Palatino-Italic; font-size: small;"><span style="font-family: Palatino-Italic; font-size: small;"><em><strong>“Hayatının büyük bir bölümünü”</strong></em></span></span></div>
<div><span style="font-family: Palatino-Italic; font-size: small;"><span style="font-family: Palatino-Italic; font-size: small;"> </span></span></div>
<div><span style="font-family: Palatino-Italic; font-size: small;"><span style="font-family: Palatino-Italic; font-size: small;"></span></span></div>
<p></span></span><span style="font-family: Palatino-Italic; font-size: small;"><span style="font-family: Palatino-Italic; font-size: small;"></p>
<div><span style="font-family: Palatino-Roman; font-size: small;"><span style="font-family: Palatino-Roman; font-size: small;"><em><strong>diyoruz, çünkü ailesinde meme</strong></em></span></span></div>
<div><span style="font-family: Palatino-Roman; font-size: small;"><span style="font-family: Palatino-Roman; font-size: small;"><em><strong>kanseri ırsi bir olay. Büyükannesi,</strong></em></span></span></div>
<p>%</p>
<img src="http://www.nevvalsevindi.com/yeni/?ak_action=api_record_view&id=4410&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nevvalsevindi.com/yeni/almanyada-toplum-gazetesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hürriyet Avrupa</title>
		<link>http://www.nevvalsevindi.com/yeni/frankfurtta-hasta-dernekleri/</link>
		<comments>http://www.nevvalsevindi.com/yeni/frankfurtta-hasta-dernekleri/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Apr 2012 19:02:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nevval Sevindi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basında]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nevvalsevindi.com/yeni/?p=4403</guid>
		<description><![CDATA[8 Mart 2012 &#8211; / isa DEVEÇEKEN/FRANKFURT Kadına yatırım topluma hizmet ALMANYA’nın Frankfurt kentinde düzenlenen ‘Uluslararası Kanser Hastalıkları Organizasyonları Bilgi Alışverişi Toplantısı’na katılan gazeteci-yazar Nevval Sevindi, kamuoyunun hastalıklar konusunda doğru aydınlatılmasının gerektiğini söyledi. Sevindi, “Örgütlenmek kadının toplumsallaşması açısından çok önemli. Kadın gözardı edilerek toplumun kalkınması düşünülemez. Kadınların eğitimine yapılacak her yatırım topluma 10 misliyle topluma [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>8 Mart 2012 &#8211; / isa DEVEÇEKEN/FRANKFURT</div>
<div>Kadına yatırım topluma hizmet</div>
<p><a href="http://www.nevvalsevindi.com/yeni/wp-content/uploads/2012/04/NevvalSevindik-3.jpg"><img title="NevvalSevindik (3)" class="alignleft size-medium wp-image-4404" src="http://www.nevvalsevindi.com/yeni/wp-content/uploads/2012/04/NevvalSevindik-3-200x300.jpg" alt="" width="200" height="300" /></a>ALMANYA’nın Frankfurt kentinde düzenlenen ‘Uluslararası Kanser Hastalıkları Organizasyonları Bilgi Alışverişi Toplantısı’na katılan gazeteci-yazar Nevval Sevindi, kamuoyunun hastalıklar konusunda doğru aydınlatılmasının gerektiğini söyledi.</p>
<p><span id="more-4403"></span>Sevindi, “Örgütlenmek kadının toplumsallaşması açısından çok önemli. Kadın gözardı edilerek toplumun kalkınması düşünülemez. Kadınların eğitimine yapılacak her yatırım topluma 10 misliyle topluma geri dönecektir. Kadınlarımızda utangaçlıklarını atıp özellikle hastalıklarında açıkça rahatsızlıklarını söylemelidirler” dedi.</p>
<p>Kanserle mücadelede erken tanının çok önemli olduğunun altını çizen Sevindi Avrupa’daki Türk kadınlarına seslenerek şöyle konuştu:</p>
<p>“Tüm kadınlar 20 yaşından sonra yılda en az bir kere mutlaka kontrolden geçmeli. Ailesinde kanser vakası olanlar bu konuda özellikle hassas davranmalı. Ayrıca çocuksuz kadınlar, diyabet ve tansiyon hastaları, aşırı kilolular, fazla sigara ve alkol tüketenler, sağlıksız beslenenler de risk grubunda olduğu için kontrollerini yaptırmalı. Özellikle kadınlarımız cinsel uzuv hastalıklarını utanıp sıkılmadan doktora gidip erken tedavi yaptırmalıdırlar.”<!--ce--></p>
<p>Roche ilaç firmasının dünyanın her yerinden hasta dernekleriyle yaptığı</p>
<p>toplantı çok başarılı geçti.</p>
<div id="copyrightwarning"><strong> </strong></div>
<p>Hürriyet Avrupa baskısı</p>
<div>
<div id="jqb_object">
<div>
<div>
<p>2012 yılını kadın kanserleri ilan eden Pembe Hanım Kanserli Hastalar ve Yakınları Derneği  bu konuda kadınlara  daha fazla bilgi ve eğitim imkanı sunmak istiyor.</p>
<p>Meme,rahim,rahim ağzı  ve over(yumurtalık) kanserinin belirtileri,özellikleri,önlenebilme imkanları ve tedavileri aşamalarında bilginin hayat kurtardığı bir gerçek. Yumurtalık  kanserlerinin çok konuşulmuyor olması da bizi bu konuda daha fazla bilgi iletmeye sevk etti. Uzun yıllardır değişmez ilaç ve tedavi seçeneklerinin yeni teknolojiler ve bireysel tedaviler ışığında yeniden gözden geçirilmesi gerekiyor.</p>
<p>Ülke çapında Nisan ayı ilk haftası kanser haftasında biz  kadınlar  tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de bu konuda duyarlılık yaratmak, bilgi sahibi olmak için çaba harcıyoruz. Herkesi bu konuda duyarlılığa çağırıyoruz.Kadın üreme sağlığının bir parçası olarak da kadın kanserleri sağlık politikalarında önemli bir yer tutmalıdır.Bu konuda sağlık politikaları oluşturulmalıdır.</p>
<p>Kadınlar; cinsel kimliğimizin parçası olarak meme, rahim, rahim ağzı ve yumurtalık kanserleri konusunda herkesi bilgilenmeye ve dayanışmaya çağırıyoruz.</p>
<p>Farkındayız,YAnınınızdayız</p>
<p>NEVVAL   SEVİNDİ</p>
<p><a href="http://www.hurriyet.de/haberler/gundem/1147096/kadina-yatirim-topluma-hizmet#"></a></p>
</div>
</div>
</div>
</div>
<img src="http://www.nevvalsevindi.com/yeni/?ak_action=api_record_view&id=4403&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nevvalsevindi.com/yeni/frankfurtta-hasta-dernekleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nevruz kutlu olsun</title>
		<link>http://www.nevvalsevindi.com/yeni/nevruz-kutlu-olsun/</link>
		<comments>http://www.nevvalsevindi.com/yeni/nevruz-kutlu-olsun/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Mar 2012 19:28:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nevval Sevindi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[gelenek]]></category>
		<category><![CDATA[nevruz]]></category>
		<category><![CDATA[Türk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nevvalsevindi.com/yeni/?p=4385</guid>
		<description><![CDATA[        21 Mart, bütün Türk dünyasında ve İran&#8217;da büyük bayramlarla kutlanır. İranlıların 13 gün kutladıkları Nevruz &#8220;yeni gün&#8221; demektir. Eski Zerdüşt bayramı olan Nevruz günlerin uzamasıyla aydınlığın karanlığı yenmesinin öyküsüdür.  Gündüzle gecenin eşit olduğu bu gece ateşten atlanır, dilekler tutulur. Toprağın uyanışıyla takvim değişir. Orta Asya&#8217;da, Ortadoğu&#8217;da ve Ege&#8217;de Yörükler arasındaki kutlamaları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<table style="height: 140px;" cellspacing="0" cellpadding="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td width="35%" valign="bottom"><a href="mailto:n.sevindi@zaman.com.tr"></a></td>
<td width="2%" valign="bottom"> </td>
<td width="40%" align="left" valign="bottom"> </td>
<td width="23%" align="right" valign="bottom"> </td>
</tr>
<tr>
<td colspan="4"> </td>
</tr>
</tbody>
</table>
</div>
<div>
<table cellspacing="0" cellpadding="0" width="100%">
<tbody>
<tr>21 Mart, bütün Türk dünyasında ve İran&#8217;da büyük bayramlarla kutlanır. İranlıların 13 gün kutladıkları Nevruz &#8220;yeni gün&#8221; demektir. Eski Zerdüşt bayramı olan Nevruz günlerin uzamasıyla aydınlığın karanlığı yenmesinin öyküsüdür. <span id="more-4385"></span></p>
<div id="haberMetinDiv">
<p>Gündüzle gecenin eşit olduğu bu gece ateşten atlanır, dilekler tutulur. Toprağın uyanışıyla takvim değişir.</p>
<p>Orta Asya&#8217;da, Ortadoğu&#8217;da ve Ege&#8217;de Yörükler arasındaki kutlamaları günümüze kadar süren bu ateş kültü Hıdrellez Bayramı&#8217;nda da yankılarını bulur. Ege&#8217;de ve Teke yarımadasında Yörükler &#8220;sultan nevruz&#8221; diye bayram yapar. Bu bayram bizde baharın müjdecisidir. Türk kültüründe kutsal olan beş öğeden biri ateştir. Altay Şamanlarının &#8220;sıcak ateşi yakarak veren Atam Ülgen&#8221; sözleri Ülgen&#8217;in ateşin yaratıcısı olduğunu anlatır. Ateş yakan Türkler ateşin rengine göre yorumlarda bulunurlardı. Bu yorumlara göre alev yeşil olursa kıtlığa, kırmızı ise savaşa, sarı renkte ise salgın hastalığa, siyah olursa Hakan&#8217;ın öleceğine inanırlardı. Kırgızlarda da sönen ateş yakılmaz. Bu coşkuyu Türk kamları dualarında, niyazlarında şöyle ifade ediyorlar: &#8220;Yağız yer, altmış türlü çiçeklerle ilk defa bezendiği, altmış türlü hayvan sürülerinin ilk defa kişnediği ve melediği zaman sen (Türk&#8217;ün Atası) yaradıldın!&#8221;</p>
<p>Ergenekon efsanesinde de demirle ateş birleşir ve Türkler kurtulur. Kürt söylencesinde, Demirci Kawa dağda kocaman bir ateş yakarak zaferini kutlar. İslamiyet öncesi, su kültünün Hızır&#8217;a, toprak kültünün İlyas&#8217;a yüklenmesi tesadüf değildir. Bir kültürün devamıdır hayat.</p>
<p>Kısacası söylenceler, inanışlar ve dinsel inançlarla beslenen Nevruz Bayramı, barış, dostluk, sevgi gösterilerinin yapıldığı törenlerdir çağlar boyunca. Yenilir içilir. Kırlara çıkılır. Dans edilir ve kurbanlar kesilir. Gelen bahar, &#8220;yeni yaşam&#8221; kutlanır. Çok eski bir ateş kültü olan Nevruz Bayramı, Orta Asya&#8217;dan Anadolu&#8217;ya ve Asya&#8217;da birçok kültürün kutladığı bir bayram. Sultan Nevruz ve doğanın yeniden topraktan fışkırması sevinç nedeni. Hayatın nefes almasına izin verelim ve doğuşu kutlayalım. Gelenekler bizden binlerce yıl önce vardı ve binlerce yıl sonra da olacaklar.</p>
<p>20 Mart gecesi Türkiye&#8217;de yaşayan İranlı Sanayiciler ve İşadamları Derneği, Türkiye İranlılar Hayır Derneği, İranlı Doktorlar Birliği ve Türk-İran Sanayiciler ve İşadamları Derneği, Nevruz gecesi düzenledi. Tebriz&#8217;den gelen hanende ve sazendelerle 1386 yılına girdiler. Çiçeklerle donanmış masaların yanı sıra Nevruz masası vardı. &#8220;Heft Sin&#8221; denen barış, sağlık ve mutluluk getireceğine inanılan yeni yıl masasında yedi tane &#8220;S&#8221; harfiyle başlayan yiyecek yer alır. Sümbül kokuları içinde İranlı sanatçıların yaptığı resim sergisini gezdim. Görülmesi gereken eserlerdi.</p>
<p>Onursal Başkan Ali Polat, Azeri lehçesiyle dostluk ve barış diledi herkese. Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül de komşusu olan Ali Bey&#8217;in davetlisiydi. Geniş katılımlı bir Azeri gecesi yapmaya söz verdi. Gece 12&#8242;yi vurduğunda daha önce toprağa gömülmüş paralardan büyükler küçüklere verir. Bolluk için yapılan bu hediye alışverişini saz söz izleyecekti. Çünkü yıl dönümü gece yarısından sonraydı. Kırmızı balığın hareketlerini izleyerek şans yakalayabileceğiniz yıl dönümü anını herkes bekler. 21 Mart gece ile gündüzün eşit olduğu ve bundan sonra gündüzün uzayacağı gün dönümüdür. Bu anda bahar başlar ve 92 gün 20 saat, 4 dakika, 27 saniye sürer ve yaza ulaşır.</p>
<p>İranlı şair Furuğ&#8217;un dediği gibi: &#8220;Bir diyardan diğer diyara/ ne zamana değin gitmeli/ yapamam, arayamam/ hep başka bir aşk, başka sevgili/ keşke biz o iki kırlangıç olsaydık/ ömür boyu yolculuk etseydik/ bir bahardan diğer bahara.&#8221;*</p>
<p>Kültürel zenginliğimizin ve onun getirdiği sevginin, dostluğun kıymetini bilelim. Sultan Nevruz hoş geldi sefa geldi. Hadi bir dilek tutalım. Bir bahar daha gördük diye sevinelim. Eski Türklerin sorduğu gibi &#8220;daha görecek kaç baharın kaldı?&#8221; diye düşünelim. *Furuğ Ferruhzad, Ve Yaralarım Aşktandır.</p>
</div>
<p> </tr>
</tbody>
</table>
</div>
<img src="http://www.nevvalsevindi.com/yeni/?ak_action=api_record_view&id=4385&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nevvalsevindi.com/yeni/nevruz-kutlu-olsun/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Frankfurt Hasta Dernekleri Toplantısı</title>
		<link>http://www.nevvalsevindi.com/yeni/frankfurt-hasta-dernekleri-toplantisi/</link>
		<comments>http://www.nevvalsevindi.com/yeni/frankfurt-hasta-dernekleri-toplantisi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Mar 2012 12:49:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nevval Sevindi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nevvalsevindi.com/yeni/?p=4381</guid>
		<description><![CDATA[Frankfurt&#8217;ta  5-7 Mart tarihleri arasında gerçekleşen hasta deneyimi paylaşma toplantısı verimli geçti. Japonya ,Rusya,Lübnan gibi birbirinden farklı ülkelerin yanısıra bütün A AB ülkelerinin katılımıyla gerçekleşen toplantıda Roche firmasının üst düzey yetkililerinden yeni ilaçlarla ilgili bilgileri edindik. Hasta hikayeleri yanısıra bilimsel bir çok konuda oturum yapıldı. Kanser dernekleri yanısıra Hepatit,Artirit,mental sorunlarla uğraşan farklı hasta dernekleri sorunlarını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-medium wp-image-4382" title="422778_318934108163798_100001416348378_941662_340092632_n" src="http://www.nevvalsevindi.com/yeni/wp-content/uploads/2012/03/422778_318934108163798_100001416348378_941662_340092632_n-225x300.jpg" alt="" width="225" height="300" />Frankfurt&#8217;ta  5-7 Mart</p>
<p>tarihleri arasında gerçekleşen</p>
<p>hasta deneyimi paylaşma toplantısı</p>
<p>verimli geçti.</p>
<p><span id="more-4381"></span></p>
<p>Japonya ,Rusya,Lübnan gibi birbirinden farklı ülkelerin yanısıra bütün A</p>
<p>AB ülkelerinin katılımıyla gerçekleşen toplantıda Roche firmasının</p>
<p>üst düzey yetkililerinden yeni ilaçlarla ilgili bilgileri edindik.</p>
<p>Hasta hikayeleri yanısıra bilimsel bir çok konuda oturum yapıldı.</p>
<p>Kanser dernekleri yanısıra Hepatit,Artirit,mental sorunlarla uğraşan farklı hasta dernekleri sorunlarını paylaştı.</p>
<p>EuroD televizyonunda kanserle ilgili geniş bir program yaptım.</p>
<img src="http://www.nevvalsevindi.com/yeni/?ak_action=api_record_view&id=4381&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nevvalsevindi.com/yeni/frankfurt-hasta-dernekleri-toplantisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mavi Meleklerle Pembe Hanımlar buluştu!</title>
		<link>http://www.nevvalsevindi.com/yeni/mavi-meleklerle-pembe-hanimlar-bulustu/</link>
		<comments>http://www.nevvalsevindi.com/yeni/mavi-meleklerle-pembe-hanimlar-bulustu/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 23 Feb 2012 14:38:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nevval Sevindi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nevvalsevindi.com/yeni/?p=4376</guid>
		<description><![CDATA[Pembe Hanım derneği olar Okmeydanı Hastanesi kemoterapi hastalarını ziyaret ettik. Su içmeleri gerektiğini anlatarak su dağıttık ve sohbet ettik. Mavi Meleklerle birlikte yaptığımız etkinlik hastaları sevindirdi.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-medium wp-image-4377" title="396459_10150634280462446_647072445_9031912_1344427719_n" src="http://www.nevvalsevindi.com/yeni/wp-content/uploads/2012/02/396459_10150634280462446_647072445_9031912_1344427719_n-300x180.jpg" alt="" width="300" height="180" />Pembe Hanım derneği olar</p>
<p>Okmeydanı Hastanesi kemoterapi hastalarını</p>
<p>ziyaret ettik.</p>
<p>Su içmeleri gerektiğini anlatarak su dağıttık ve sohbet ettik.</p>
<p><span id="more-4376"></span></p>
<p>Mavi Meleklerle birlikte yaptığımız etkinlik hastaları sevindirdi.</p>
<img src="http://www.nevvalsevindi.com/yeni/?ak_action=api_record_view&id=4376&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nevvalsevindi.com/yeni/mavi-meleklerle-pembe-hanimlar-bulustu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Antalya&#8217;da meme derneği</title>
		<link>http://www.nevvalsevindi.com/yeni/antalyada-meme-dernegi/</link>
		<comments>http://www.nevvalsevindi.com/yeni/antalyada-meme-dernegi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 16 Feb 2012 14:50:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nevval Sevindi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nevvalsevindi.com/yeni/?p=4372</guid>
		<description><![CDATA[Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi başta olmak üzere Antalya’daki kamu ve özel hastanelerde görev yapan meme hastalıkları ile ilgili uzman hekimler tarafından kurulan “Meme Hastalıkları Derneği” nin tanıtımı için toplantı düzenlendi. Derneğin kurucu başkanı Prof. Dr. Mustafa Özdoğan, “Kanser korunabilir bir hastalık. Bu konuda hekimlere önemli görevler düşüyor” dedi. Prof. Özdoğan, meme kanseri kadınlarda en sık [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi başta olmak üzere Antalya’daki kamu ve özel hastanelerde görev yapan meme hastalıkları ile ilgili uzman hekimler tarafından kurulan “Meme Hastalıkları Derneği” nin tanıtımı için toplantı düzenlendi. Derneğin kurucu başkanı Prof. Dr. Mustafa Özdoğan, “Kanser korunabilir bir hastalık. Bu konuda hekimlere önemli görevler düşüyor” dedi.</p>
<p><span id="more-4372"></span></p>
<p>Prof. Özdoğan, meme kanseri kadınlarda en sık görülen bir kanser türü olduğuna dikkat çekerek, son yıllarda meme kanserinin görülme sıklığının hem Türkiye’de hem de dünyada artış gösterdiğini dile getirdi.</p>
<p>Gelişmiş ülkelerde meme kanserinin erken tanısının önem kazandığını da belirterek, gelişmekte olan ülkelerde ise geç tanı nedeniyle yaşam sürelerinin kısa olduğunu söyledi. Özdoğan şöyle devam etti: “Meme kanserinin görüntülenmesi, patolojik değerlendirilmesi, cerrahi ve tıbbi tedavileri son yıllarda hızla değişmektedir.</p>
<p>Antalya’da çalışan ve meme kanseri ile ilgili hekimlerden oluşan grubumuz bilimsel bir platformda bir araya gelerek bu alandaki gelişmeleri paylaşıp hastalarımıza daha faydalı olmayı hedefleyerek bu derneği kurduk.</p>
<p>Aylık yapacağımız bilimsel toplantılar ile Antalya’da meme kanseri tanı ve tedavisinde çıtayıen yüksek düzeylere taşımayı amaçlıyoruz. Bunun yanı sıra hasta ve hasta yakınlarına yönelik projelerimizle bireylerin hastalıktan korunması, erken tanı konulması ve hastaların daha iyi yaşam kalitesine sahip olmasını amaçlıyoruz”</p>
<p>İLK KONUK NEVVAL SEVİNDİ<br />
Kanser Savaşçısı, Gazeteci- Yazar Nevval Sevindi, ayın konuğu olarak geldiği toplantıda meme kanseri hikayesini anlattı.</p>
<p>Eskiden hastaların kimliksiz olduğunu, hekimler açısından birey kabul edilmek yerine adeta bir nesneye dönüştürüldüğünü belirterek, şimdi hastaların da bir kimliğinin olduğunu dile getirdi. “Yaşam kalitesine ulaşmadan kanser hastası iyileşmez. İnsan ruhuna hitabetmeden bu hastalığı iyileştiremeyiz” diyen Nevval Sevindi, şöyle devam etti: “Bana 1998’de meme kanseri teşhisi kondu. Daha önce annem, halam ve teyzem de meme kanseri olmuşlardı.</p>
<p>Onlar hastalandığında empati yapamadığımı fark etti. Sizin anlayacağınız damdan düşenin acısını damdan düşen bilmeli… Bir de korkmamalı hastalar. Ben hep korkusuzluğa ve sevgisizliğe savaş açarak başardım”</p>
<p>YENİ YÖNETİM<br />
Antalya Meme Hastalıkları Derneği Geçici Yönetim Kurulu Prof. Dr. Mustafa Özdoğan Başkanlığında Prof. Dr. Elif Peştereli, Prof. Dr. Akın Yıldız, Prof. Dr. Cumhur Arıcı, Doç Dr. Nurullah Bülbüller, Uzman Dr. Sema Başman ve Doç Dr. Cem Sezer’den oluştu.</p>
<p> </p>
<table>
<tbody></tbody>
</table>
<p> </p>
<p><a href="http://www.antalyaburada.com/haber.php?haberid=20564">http://www.antalyaburada.com/haber.php?haberid=20564</a></p>
<img src="http://www.nevvalsevindi.com/yeni/?ak_action=api_record_view&id=4372&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nevvalsevindi.com/yeni/antalyada-meme-dernegi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Balkanlarda Türk kıyımı sistematik</title>
		<link>http://www.nevvalsevindi.com/yeni/balkanlarda-turk-kiyimi-sistematik/</link>
		<comments>http://www.nevvalsevindi.com/yeni/balkanlarda-turk-kiyimi-sistematik/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Feb 2012 17:57:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nevval Sevindi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nevvalsevindi.com/yeni/?p=4369</guid>
		<description><![CDATA[Balkanlar Savaşında, Türk Dünyasının Katliamı, Soykırımı ve Acı Çileleri Yazan: Sadun Köprülü Acı baskılarla, Asimilasyon politikasıyla yaşamakta olan Türk Dünyasında Kardeşlerimiz, Soydaşlarımız bugün olduğu gibi eskiden yüzlerce katliam, soykırım acısıyla yüz binlerce Türkler öldürülerek, şehit olmuşlardır, Yerlerinden, topraklarından uzaklaşarak, sürgün olarak, göçe zorlanmışlardır. Düşmanlar binlerce kadın, çocuk, yaşlıları her türlü işkenceyle, baskıyla öldürerek, yaşamlarını kayıp [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-4370" title="11" src="http://www.nevvalsevindi.com/yeni/wp-content/uploads/2012/02/11.bmp" alt="" />Balkanlar Savaşında, Türk Dünyasının Katliamı, Soykırımı ve Acı Çileleri<br />
Yazan: Sadun Köprülü</p>
<p>Acı baskılarla, Asimilasyon politikasıyla yaşamakta olan Türk<br />
Dünyasında Kardeşlerimiz, Soydaşlarımız bugün olduğu gibi eskiden<br />
yüzlerce katliam, soykırım acısıyla yüz binlerce Türkler öldürülerek,<br />
şehit olmuşlardır,</p>
<p><span id="more-4369"></span><br />
Yerlerinden, topraklarından uzaklaşarak, sürgün olarak, göçe zorlanmışlardır.<br />
Düşmanlar binlerce kadın, çocuk, yaşlıları her türlü işkenceyle,<br />
baskıyla öldürerek, yaşamlarını kayıp etmişlerdir,<br />
Açlıktan, hastalıktan dolayı öldürülmüştür.</p>
<p>Türkler dünyada ilk millet olarak her bir dönemde dünyanın her yerinde<br />
Rusların, Çinlerin, Sırpların, Amerika, İngilizlerin, Bulgarların,<br />
Rumların, Ermenilerin, Yunanların, Farsların, Arapların katliamına,<br />
soykırımına maruz kalarak,<br />
Önde gelen yüz binlerce insanlarını Türk olduklarından dolayı<br />
katliamda şehit vermişler.</p>
<p>Dünya yüzünde kıyıcı diktatörler Türk dünyasının her karış toprağında,<br />
yerinde, bölgesinde gözü olarak baskı zoruyla Türkleri göçe,<br />
uzaklaştırmaya her türlü sindirme politikasını uygulamıştır.</p>
<p>Amerika 100 Milyon Kızılderili Türkünü, Çinler yüz binlerce, Uygur,<br />
Doğu Türkistan Türkünü, Ruslar milyonlarca Azerbaycan, Kırım,<br />
Türkmenistan, Kırım, Tatar,  Özbek Kafkas, Gagavuz, Ahıska Türküne<br />
soykırım, katliamla Sürgün ederek öldürmüştür.,<br />
Sırplar<br />
Kosova, Bosna Türkünü, Emriler<br />
yüz binlerce Türkiye, Azerbaycan, Karabağ, Hocalı, Bakü, Irak Türkünü,<br />
İngilizler 1920 Telafer Kaçakaç katliamını,<br />
1944, 1924 Kerkük Katliamı düzenlemişlerdir.<br />
İran Farslar yüz binlerce Tebriz, Erdebil, Urumya, Türkmen Sahra,<br />
Tahran Horasan, Kaşgar, Zincan, Hazar Türkünü,<br />
Romlar Yunanılar Kıbrıs, Lefkoşa, Yeşil Ada Türkünü<br />
Araplar ve Kürtler, komünistler, Irak Kerkük Katliamı 14 Temmuz 1959,<br />
Telafer Katiamı 2004- 2007,<br />
Erbil Katliamı 31 Ağustos 1996<br />
Altunköprü Katliamı 28 Mart şehit etmişlerdir.<br />
Suriye yüz binlerce Lazikiya, Helab, Colan, Hama, Hamıs Türkünü,<br />
 Filistin, Lübnan, Cezayir, Mısır Türkünü her türlü baskı, işkenceyle<br />
şehit ederek topraklarına el koyarak Türkleri kendi ana yurtlarında<br />
sürgüne göndererek yok etmeye her yolu deneyerek, her yönüyle acı,<br />
çile, ölüm dolu soykırım politikasını uygulatarak sürdürmüşlerdir.</p>
<p>Balkan Ülkeleri  yaşanan en çok bu acıların kaynağı olarak güzel bir<br />
ülkeden veremeye dönmüştür.<br />
Balkan Ülkeleri<br />
Dağlık yer bilinerek, Karadeniz ile Adriyatik denizi<br />
Arasında dağlık ve engebeli alanlar kapsamaktadır.<br />
Eski Yugoslavya&#8217;nın parçalanması ile kurulan Slovenya, Bosna-Hersek,<br />
Sırbistan, Karadağ, Hırvatistan, Arnavutluk, Makedonya, Kosova, Romanya,<br />
Türkiye,<br />
Makedonya<br />
Yunanistan ve<br />
Bulgaristan&#8217;ı içermektedir.<br />
Balkanlarda ülkelerinizde Alp dağları ile<br />
Dinar, Pindus, Balkan, Rodop ve Karpat dağlarının çoğunlu bölgeyi almaktadır.</p>
<p>Balkan Devletlerinin Dağlarını ormanlar kaplamakla ormanlarında<br />
ovalar ve geniş akarsu vadileri bulunmasıyla buralarda önemli tarım<br />
alanları yapılmakla<br />
Ülkelerde tarım önde gelen insanların geçim kaynakları tarım ürünleri; tahıl<br />
Buğday, mısır, tütün,<br />
Ayçiçeği, üzüm ile çeşitli sebze ve meyvelerdir. Hayvancılık<br />
Gelişmiş durumdadır<br />
Öte yandan sanayi ilerlemiştir.<br />
Balkan ülkelerinin çoğu, 14. yüzyıldan 20. yüzyıl başlarına kadar<br />
Osmanlı Devleti&#8217;nin yönetiminde uzun yıllar kalarak, Osmanlılar, bu<br />
Ülkelere her türlü yatırımda bulunarak cami, yol, çeşme, köprü ve<br />
okullar gibi birçok eser inşa<br />
Ederek izleri kalmaktadır.<br />
Balkanlarda, çok sayıda etnik grubunun olduğu bir bölgedir.</p>
<p>Buralarda<br />
Türkler, Slavlar, Bulgarlar, Sırplar, Hırvatlar, Boşnaklar,<br />
Arnavutlar, Yunanlılar yaşarlar.<br />
Dinleri Müslüman Hıristiyan olanlar yaşamaktadırlar.</p>
<p>Türk Osmanlı İmparatorluğun çoğunluk Türklerin yaşadıkları Balkan<br />
topraklarından çekilişiyle arkada bırakmış olduğu milyonlarca Müslüman<br />
Türkler sahipsiz, kimsesiz, çaresiz Türk düşmanı olan aşırı komünist<br />
kıyıcı dikta rejimlerin<br />
Baskı, işkencesi katliamı, soykırımı altında kalmıştır.</p>
<p>14. yüzyılın yarısında Anadolu&#8217;ya baskı, soykırım, işkence nedeniyle<br />
çok sayıda Türkler Balkanlar&#8217;dan<br />
Göçler gerçekleştirerek 19. yüzyılda Osmanlı Devleti&#8217;nin birçok dünya,<br />
Arap devletlerini, bölgeyi adalet, hoşgörü, kardeşlik eşitlik,<br />
felsefesi ile yöneltmiş olduğu için Osmanlı devletine birçok milletler<br />
İmparatorluğuna sıkınayı, barınmayı göz alarak yerleşmiştir.</p>
<p>Balkanlarda yalnız başına kalan Türkler etnik kimliklerden dolayı<br />
düşmanlar tarafından yok etme, sinsi, temizleme politikasına uğrayarak<br />
devletler arasına çıkan savaşların ve trajedim olayların, dikta<br />
rejimlerinin kurbanı olmuşlardır ve çok sayıda Türkler vatanlarından,<br />
topraklarında uzak ülkelere trenler Türklerle taşarak Sibirya gibi<br />
ölüm yolcuğuna bırakılarak, boz karlar,<br />
Soğuktan<br />
Canlarını kayıp etmişlerdir.</p>
<p>Türklerin kendi toprakları olan Balkanlarda uzun tarihlerden beri<br />
yaşayan Türk soydaşlarımıza yönelik katliamlar, soykırımlar, acı<br />
işkence baskılar her yönüyle sürerek, ölüme bırakılan Türkler artık<br />
yok olmaya doğru acı hayatlarını, göz göre, göre vahşi Avrupa&#8217;nın<br />
karşısında sessiz kalarak yok olmaya gidiyorlar.</p>
<p>Evet, Türk kardeşlerimiz, soydaşlarımız Balkan Savaşları 93 savaşında<br />
Türkler öldürülüyorlar, şehit oluyorlar ve daha acısı 1992-1995<br />
yıllarında Bosna&#8217;da yaşanan katliam, soykırım başta olarak binlerce<br />
insanlar Müslüman Türk olduklarından dolayı öldürmüştür.</p>
<p>Soğuk Savaşlar dönemi ve sonrasında acılar artarak her Türk kendisini<br />
güvenceye alınmadan gecenin son saatlerinde ve gündüzün başlangıcıyla<br />
ölüm karşılamaktaydı düşman her an Türkleri yok etmeye, ortadan<br />
kaldırmaya soykırıma doğru planlarını çizmekteydi, yönetmekteydi kendi<br />
toprakları olan Bulgaristan ve Yunanistan Türkleri acı, baskılı,<br />
çileli günleri bitmeden her Türk&#8217;e yönelik sistematik asimilasyon<br />
politikalar sürmekteydi.</p>
<p>1999 yılında<br />
Yugoslavya&#8217;daki Sırplar, Kosova&#8217;da yaşayan Türklere karşı katliam<br />
düzenlemekle Türkleri, öldürerek<br />
Kosova&#8217;da yönetim ele almak isteyerek<br />
NATO devreye girmesiyle<br />
Sırpların Kosova&#8217;dan<br />
Çekilmeye başladılar Kosova Türkleri bir bölüm haklarına kavuşmalarına<br />
rağmen yene acıları vermiş oldukları şehit kardeşlerini unutmadılar.</p>
<p>Ahıska Türkleri uzun yıllar Ruslarının acı baskı, soykırım, katliamına<br />
maruz kalarak dikta rejini tarafından binlerce Ahıskalı Türklerinin<br />
çocukları, kadınları, gençler, yaşlıları öldürülerek, Vatansız yaşayan<br />
Ahıska Türkleri sürgün olarak kimsesiz, sahipsiz 9 devlette acı<br />
durumları sürdürerek yaşamaktadırlar,</p>
<p>Bu acı asimilasyon baskılar 1877-78 Osmanlılar, Ruslar arasındaki<br />
Savaşlarla, Balkan Savaşları doğrultusunda çok tehlikeli acılı günler,<br />
ölüm korkusunu Bosna Hersek Türkleri Müslümanları Yaşayarak, yüz<br />
binlerce suçsuz yere dünyanın BM, İnsan Hakları Örgütünün, Af Örgütü,<br />
Avrupa devletlerinin gözü önünde öldürülmekteydi.</p>
<p>1877-78 Osmanlı ile Ruslar Savaşı söylenen, 93 savaşı tam olarak etnik<br />
Irklara karşı sinsi, yok Etme politikası korkunç, dünyanın sonu geldi<br />
diye yok olma Savaşta söylenmekteydi.</p>
<p>1877- 1878 Osmanlı-Rus Savaşında<br />
1.253.500 Türk Müslüman insani göçmen olarak yurdundan, toprağından<br />
ayrı kalma durumunda yaşamaktaydı.</p>
<p>İnsanların canları yok olarak, bu savaşlarda göç edenlerinin sayıları<br />
birçok kaynaklara göre 1 milyonun üstünde olmaktaydı,</p>
<p>93 savaşında bizler için en acı taraf ise bu korkunç savaşta 260.000<br />
Türk kardeşlerimizin şehit olması, öldürülmesidir, ayrıca çok üzücü,<br />
acılı olarak çok sayıda uzaklaştırma, sürgün olan kardeşlerimiz<br />
soğuktan ve açlıktan, hastalıktan ölmesidir.</p>
<p>Ayrıca 93 savaşında Türk Balkanlar topraklarında önemli birçok Türk,<br />
İslam kültür yapıtları, anıtları, eserleri bina, camiler sanat<br />
eserleri kalıntıları tahribata uğrayarak, yıkılarak yok olmuştur.</p>
<p>Türklerinin Balkan Devletlerinde çoğunluk olmalarına rağmen düşmanının<br />
acımasız sinsi politikasıyla<br />
93 savaşında ne yazık ki  azınlık konumuna düşmüşlerdir yerlerine,<br />
topraklarına, yurtlarına el koyunmuş duruma gelmiştir.</p>
<p>1912-1913 yıllarında<br />
Balkan Savaşlarının başlamasıyla tüm düşmanlar bir araya gelerek<br />
Osmanlı Türk devletine karşı Bağımsız 5 Balkan devletlerinden olan<br />
Bulgaristan, Karadağ, Sırbistan, Romanya ve Yunanistan aralarında<br />
birleşerek Osmanlı Devleti&#8217;ne savaş açmışlardır.</p>
<p>Bu Balkan Savaşında Osmanlı Devleti 93 savaşı ile birlikte çok sayıda<br />
soydaşlarımızı şehit vererek, milli topraklarımız ağır saldırılar<br />
sonucu Ruslar, Bulgaristan, Yunanistan düşmanların toprağına<br />
katılmıştır.</p>
<p>Bu korkunç savaşta düşmanlar Türklere karşı saldırılarını<br />
yoğunlaştırarak Bulgar ordusu kıyıcı Çeteleri Balkanlarda<br />
topraklarında yaşayan Türklere ve Müslümanlara saldırarak, birçok<br />
yerde soykırımlar, katliamlar uygulamışlardır.</p>
<p>Bu acı durumdan, katliamdan çok Türkler Müslümanlar göç ederek, kendi<br />
yerlerini, yurtlarını, evlerini bırakmışlardır.</p>
<p>Balkan Savaşları tüm hızıyla sürerek bu dönemlerde soykırım katliamlar<br />
gerçekleşerek, 500.000 Müslüman Türkler Bulgarlar, Sırplar, Yunanlılar<br />
tarafından öldürülerek, şehit edilmiştir.</p>
<p>Aynı durum Balkan Savaşlarından sonrası 1912-1920 yıllarında 413.000<br />
Türk Türkiye&#8217;ye göç ederek yaşamış oldukları işkence, acıları,<br />
Türklerinin vahşice öldürülmesi yaşamış oldukları üzüncü, çileleri<br />
önemli trajedinin anları gönül yakıcı, kadınlarının, çocukların,<br />
yaşlıların iniltisini, ağlayışını gözler önünde ibret verici anları<br />
sergilemektedir.</p>
<p>1992-1995 yıllarında daha acı durum, soykırım, katliam, üzüntüler,<br />
çileler Bulgaristan, Yunanistan, Doğu Türkistan&#8217;da olduğu kadar<br />
Balkanlarda Türk ve Müslümanlar Bosna&#8217;da kendi topraklarında<br />
Yaşamaktaydılar.<br />
Türklere, Müslümanlara karşı toplu katliamlar<br />
başlatılmıştır.</p>
<p>Sevinç, mutluluk içinde bağımsızlığını dünyaya bildiren Bosna Hersek,<br />
düşman Sırplar tarafından kanlı bir iç savaşı başlatılmıştır.</p>
<p>Bosnalı Sırpların Türklere Müslümanlara ve Hırvatlara karşı saldırlar<br />
katliamlar düzenleyerek 200.000 insan suçsuz, günahsız yere<br />
öldürülmüştür, her türlü işkence yapılarak, Ayrıca yüz binlerce<br />
Müslüman Türkler Bosnalılar göçmen durumuna geçmiştir ve ülkelerini<br />
bırakmışlardır.<br />
 İşkenceler katliamlar sonucu<br />
Srebrenitsa&#8217;da 8.000 Bosnalı Türk Müslümanlar Sırpların ordusu<br />
tarafından topluca öldürülmüştür.</p>
<p>Bosna Hersek&#8217;te yaşanan bu iç savaş, Dünya Savaşının hatırlatarak<br />
Avrupa&#8217;da en büyük soykırım yaşanarak Türkler Müslümanlar zorla<br />
Sırplar eliyle öldürülmüştür.</p>
<p>Artık buna savaş söylemeden yanı başında düşmanlar tarafından uzun<br />
yıllardan planlanan ve gerçekleşen büyük bir soykırımdır bu acı<br />
duruma, ölüm kokusunu seyir eden Batı Avrupa Bosna&#8217;da olan soykırım<br />
gündem olmalıdır cezalar buna neden olanlara doğrudan verilmelidir.</p>
<p>Balkanlar&#8217;da uzun yıllar yaşanan acı olaylar, soykırım katliamlar Türk<br />
ve Müslümanlar çok sayıda insanları kayıp ederek Türk nüfusuna daha<br />
fazla etkisi olmuştur. Çünkü bu büyük kıyımları çoğunluk ölenler hep<br />
Türkler olmuştur</p>
<p>Ve bu nedenle Türklere yönelik değişik yönlerde  şiddet ve baskı,<br />
saldırılar, korkutma, soykırım süreci uygulanmıştır ve yeniden<br />
uygulama birçok Türk düşmanları Ermeniler gibi soykırımını Karabağ ,<br />
Hocalı, Bakü Nahçivan Azerbaycan topraklarını işgal ederek baskısını<br />
sürdürmektedir.<br />
Türklere karşı her Türk topraklarında baskılar, soykırım politikası,<br />
işkence acılar her yönüyle<br />
Sürmek üzere<br />
Bulgaristan, Batı Trakya&#8217;daki Türklerin durumu başka ülkelerden hiçte<br />
farklı değildir her Türk dünyasında olduğu gibi buralarda da her türlü<br />
baskılara Maruz kalarak Türkler her türlü ana yasal, kültürel,<br />
insanlık haklarından yoksun olarak<br />
Katliamlar, acı, işkenceler Bulgaristan ve Batı Trakya&#8217;da Türklere<br />
yönelik sistematik açıda baskı, asimilasyon, sindirme politikaları<br />
kapsamlı olarak yürütülmektedir.</p>
<p>Bu yönden acıların, baskıların devam etmesiyle Türklerin göçleri bu<br />
ülkelerden anavatan Türkiye&#8217;ye kurtuluş, yaşam mücadelesi sonucu<br />
zorluklarla artmaktadır.</p>
<p>Ayni durum Türklere karşı Yugoslavya&#8217;dan Türklerin göçleri imzalanan<br />
Yugoslavya ile Serbest Göç Antlaşması gereği ile 1953-1967<br />
tarihlerinde 175.392 Türk milli siyasi, ırk, Dil, dini sosyal,<br />
ekonomik nedenlerden dolayı Türkiye&#8217;ye yerleşmişlerdir.</p>
<p>Bulgaristan devletinin kendi Türk topraklarında yaşayan Türklere karşı<br />
Bulgar Devleti her dönemde, acı baskısı sonsuz asimilasyon<br />
politikaları artarak Türkler Dillerinden, Dinlerinden dolayı<br />
öldürülmektedirler çoğunluk olarak Bulgaristan Türkleri azınlık duruma<br />
konularak göç ettirmeye kendi yerlerinden, topraklarından değişik<br />
bölgelere gönderilmektedirler.</p>
<p>1951 yılından başlayan Türk göçleri<br />
Moskova Sofya&#8217;nın izlemiş olduğu baskılı politikasıyla 154.000 Türk<br />
Bulgaristan Türkiye&#8217;ye zorla, baskı nedeniyle göç ettirilmiştir.</p>
<p>Bulgaristan yönetiminin Türklere karşı asimilasyon politikasının<br />
artması en önemli nedenler biri Türklerinin diğer Balkan Türklerinin<br />
nüfus daha fazla görünmesi Bulgaristan&#8217;ın demografik dengelerinin<br />
bozmakla tehdit etmesi nedeniyle Türklerinin nüfusunun az göstermesi<br />
için her bir yolu denemektedirler.</p>
<p>En çok Bulgaristan&#8217;ın komünist dönemlerinde Türkleri Türkiye&#8217;ye göç<br />
ettirmek için Bulgaristan&#8217;ın temel politika olarak 1968 yılında<br />
imzalanan Göç Antlaşması&#8217;yla 130.000 Bulgaristan Türkü 1978 yılına<br />
kadar Türkiye&#8217;ye göç ettirilmiştir.</p>
<p>Bulgaristan rejimi bununla yetinmeyerek<br />
Kendi topraklarında yaşayan Türkleri etnik kimliklerini yok etmek,<br />
kaldırmaya yönelik her türlü acımasız baskılar politikalar uygulamaya<br />
başlamıştır.<br />
1972-1974 tarihlerinde Türk Pomakların, 1981&#8242;de ise Romanların ana<br />
dillerinde bırakmış oldukları adlarını baskıyla, zorla değiştirerek<br />
1984 yılından tam olarak bu politika Türklere karşı uygulamıştır.</p>
<p>Bulgaristan Türkleri değişik dönemlerde her zaman tehlikeli, baskılı<br />
anlar, karanlık günlerini yaşayarak Bulgaristan Dikta rejimi Türkleri<br />
azınlık göstererek sistematik olarak baskı, ölüm kalım politikasına<br />
maruz kalarak Türklerin adları zorlukla Bulgarcaya değiştirilmiş,<br />
İslam dininin görevler yasaklanarak, her türlü din ibadet<br />
engellenmiştir komünizm diye camilerin kapılarına kapatılarak, kilit<br />
vurulmuştur.</p>
<p>Ekonomik bakımından Türklerin yoğun yaşadıkları bölgelerde yerlerde<br />
yatırım, ticaret yapılması yasaklanarak,  Türkçe konuşmalar<br />
kaldırılarak konuşanlar para cezasına çarptırılmıştır okullarda Türkçe<br />
eğitim yasaklanarak kaldırılmıştır. Bu uygulamalara karşı duranlara<br />
karşı her türlü baskı işkence yapılarak Belene&#8217;de bulunan hapishane<br />
götürerek toplama, yok etme kampına gönderilerek işkence altında<br />
öldürülürlerdir.</p>
<p>Bulgaristan yönetimi Bulgaristan Türklerine karşı asimilasyon<br />
politikçi değişmeden yine Irk Ayrımı sürmektedir, birçok Medeni ve<br />
Siyasi, eğitim, Ekonomik Sosyal, Kültürel hakları bulunmamaktadır<br />
İnsan Hakların Evrensel Beyannamesi ve Helsinki&#8217;nin   birçok<br />
antlaşmasını da çiğneyerek yerine getirmemektedir..</p>
<p>Türklere İnsan Haklarını, Anayasal, eğitim, yayın, basın haklarını<br />
uygulamamanın yanında 1989 yılında 350.000 Bulgaristan Türkünü<br />
Türkiye&#8217;ye göç ettirmiştir. Buda günümüze kadar gerçekleşen en büyük<br />
göç hareketi sayıla bilinmektedir.</p>
<p>Batı Avrupa, Balkanlarda sinsi Asimilasyon politikası, tüm yönüyle<br />
hareketlenerek Avrupa&#8217;da, Türk bölge, topraklarında insanların değeri<br />
olmadan birçok haklardan yoksun kalmaktadırlar.</p>
<p>Ve Türklere karşı olayları İngilizler, Ruslar tarafından<br />
Kışkırtmalar sürerek, Ermenilerin, Teröristlerin kanlı eylemleri<br />
birçok ülkede görünmektedir.</p>
<p>Bu son dönemde Bulgaristan Türkleri kendileri nasıl olursa da<br />
toparlayarak, demokratik yollarla kısıtlı olarak Partileşme haklarını<br />
elde etmeye çalışmaktadırlar.<br />
Bulgaristan Türklerine Komünist döneminden iyi olsa bile birçok<br />
sorunlar yaşanmaktadır.</p>
<p>Bulgaristan Anayasası&#8217;nın 36/2. maddesinde Türklere haklar tadılmasına<br />
rağmen bir millet ve bir Bulgar Vatandaşı olarak Anadillerinde birçok<br />
haklardan, etnik kimlikleri yok durumuna düşmektedir.</p>
<p>Son yıllarda Bulgaristan Anayasasında Türklere ana dillerinde<br />
okumaları, Türkçe Eğitim: yapmaları 1999 yılında kabul edilen bir<br />
yasa olmasına rağmen tam olarak yerine getirilmemektedir.<br />
Türkçe ders vermek, okumak için Türkçe kitaplar basılmasında devlet<br />
çok sıkıntılar yaratmaktadır.</p>
<p>Eğitim yanında Türkçe Yayın basın, Türkçe TV ve radyo programlar yok<br />
sayılmaktadır,<br />
Bulgar Devleti günlük olarak yayın<br />
Organlarını yasaklayarak Yalnız birkaç dakika yayınlanan Türkçe TV&#8217;nin<br />
devlet kaldırmaya uğraşıyorlar.</p>
<p>Bulgaristan Türklerinin başka bir önemli sorunlar ise Ekonomik<br />
alanında Türk nüfusun yoğun olduğu kentlerde, bölgelerde yatırımların<br />
yasaklanması,  nedeniyle Türklerinin arasında işsizlik oranının<br />
artmaktadır.</p>
<p>Bulgaristan Türkleri Ekonomikten sonra devlet kademelerinde dairelerde<br />
görev almak genel olarak siyasette yeterince temsil etmek,  kamu<br />
personeli olmak birçok engeller ile karşılaşıl anarak,<br />
Ayrıca orduya katılmak subay ve önemli görevlerde bulunmak Türklere<br />
karşı hiçbir fırsat tanınmamaktadır.</p>
<p>Bulgaristan yönetimi Türklerin Müslüman omlarına karşı birçok Dini<br />
ayinlerini, camilerde Din derslerini, Türkçe konuşmalara sert çıkarak<br />
Dini Sorunlar yaratmaktadır. Türkçe Müslüman din adamı, öğretmen<br />
atanmak  konusunda da kendisini göstermektedir.baskılar yaranmaktadır.<br />
Ayrıca Türk-İslam kültür miraslarına, camilere, Türk Osmanlı<br />
yapıtlarına, izlerine eserlerine provakatif saldırılar düzenleyerek,<br />
camilere çeşmelere tahribe etmektedirler</p>
<p>Bulgaristan olduğu gibi bu saldırılar, asimilasyon, planlı sindirme<br />
politikalar Yunanistan, Batı Trakya&#8217;da Türklere karşı artarak büyük<br />
ırk, milliyet sorunları yaşamaktadır.</p>
<p>Batı Trakya&#8217;da Türkler de her yönüyle baskı, işkence asimilasyon<br />
politika eskiden olduğu gibi bu günlerde artmak üzeredir.</p>
<p>Türkiye&#8217;ni Kıbrıs adasında Türkleri kurtarma nedeniyle günümüze kadar<br />
Türk Yunan ilişkileri bozulmuş durumdadır.<br />
Ortaya çıkan her olumsuz sorunlar Batı Trakya Türklerini ilgilendirmektedir.<br />
Batı Trakya&#8217;daki Türklerin anayasal hakları Lozan Antlaşmasının<br />
güvencesi altına alınması rağmen birçok insan hakları sorunları<br />
yaşanmaktadır.</p>
<p>Yunanistan devletinin 1967 yılında Batı Trakya Türkler Vatandaş olarak<br />
tüm haklara sahip olarak bu dönemlerde ise Yunanistan Türklerinin<br />
olduğunu yok saymaktadırlar ve tüm haklardan yoksun bırakmaktadırlar.<br />
Etnik kimliğin inkârı ederek tabelasında Türkçe yazılan, dernek, vakıf<br />
kuruluşları kapatmaktadırlar.<br />
Bu kapatılan kuruluşlardan<br />
Türk Gençler Birliği, Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği dernekleri<br />
baskıyla Türkleri tutuklayarak 1987 yılında Ve İskeçe Türk Birliği<br />
2005 yılında kapatılmıştır. Yunanistan devleti Türkleri birbirinden<br />
ayırmak,  bölmeye yönelik girişimlerde bulunarak Türk Pomak, başka<br />
Türkleri birbirinden ayırmak politikasını ne kadar uygularsa bile<br />
sonuç getirmeden tüm Türkleri birbirlerine karşı sevgi birlik<br />
göstermektedirler.<br />
Bu politikayı birçok dikta rejimler Türk, Türkmen, Özbek, Kırgız,<br />
Türkmen, Gagavuz, Uygur, Ahıska, Tebriz, Azeri, Kızılderili Türklerine karşı<br />
bu siyaseti uyguladılar.</p>
<p>Yunanistan yönetimi son yıllarda Türklere yönelik önemli kararlarından<br />
vatandaşlıktan çıkarmayı tüm hızıyla uygulamaktadır.<br />
Yunanistan Vatandaşlık yasasına göre 19. maddeye dayanarak Haziran<br />
1998 yılına kadar 46.638 Türk Yunan Vatandaşlığından çıkarılmıştır.<br />
Bir bölüm kaynaklara göre 60.000 olarak bilinmektedir.</p>
<p>Yunanistan&#8217;ın Bu asimilasyon politikası binlerce Batı Trakya<br />
Türklerini yurtsuz, yersiz bırakmaktadır.<br />
Ve imzalanmış olduğu tüm İnsan Haklarının<br />
Birleşmiş Milletlerin Vatandaşlık ve öteki Sözleşme kararını İhlal<br />
etmiş olmaktadır, ama buna ilişkin hiçbir devlet, hiçbir kuruluş sesiz<br />
çıkarmamaktadır.</p>
<p>Yunanistan İslam Dinine karşı durarak Türk müftülerini kendisi seçerek<br />
göreve atamaktadır. Ayrıca görkemli camilerin yapılmasına karşı<br />
durarak İslam Diniyle ilgili çok engelleri çıkarmaktadır.</p>
<p>Önde gelen önemli konulardan sayılan Anadilde eğitim yapmak Batı<br />
Trakya Türklerinin bölgesinde büyük bir sorun olarak yasaklama yönüne<br />
gedmektedir.</p>
<p>Ekonomik alanında yatırım yapma, çalışma iş görme, Hükümet<br />
dairelerinde, Siyasette Orduda görev alma büyük bir sorun olarak her<br />
bir bakımdan Türklere karşı her türlü engeller büyümektedir.</p>
<p>Balkan devletlerinde tarihimiz boyunca Türklere yönelik soykırım,<br />
katliam ve acı, çile, işkenceler yapılmasıyla asimilasyon ve baskı,<br />
saldırı kin düşmanlık politikaları sürekli olarak her Türk Dünyasına,<br />
bölgesine, yurduna yayılmaktadır.<br />
Ve kendi yurdundan, yerinden göçe zorlanarak soykırım, katliam<br />
uygulanmasıyla yok olarak, asimilasyon ve zorunlu göç politikaları<br />
Balkanlar&#8217;da olduğu gibi birçok Türk dünyasında günümüzde İran, Irak<br />
Kerkük, Suriye, Uygur Türkistan Türklerine uygulanmaktadır.<br />
Ve tüm<br />
Avrupa, dünya devletleri, insan Hakları, BM, Af Örgütleri uluslar<br />
arası hukuk hukuksal bir işlem alınmadan ceza verilmeden bu acı<br />
durumları görerek, ser ederek ses çıkamamaktadır.</p>
<p>Buda bunu gösteriyor<br />
Sorun Türkler olduğu için çifte standartlı ve art niyetli<br />
politikaların göz önüne serilmektedir.<br />
Uzun yıllardan, günümüze kadar<br />
yapılmamış ve yapılmakta olan acı soykırımları bizlere uygulayanlardan<br />
karşı kayıtsız şartsız kalmaları ile sesiz durarak kımıldamadan birde<br />
gelip İnsan Hakları, sevgiden, kardeşlikten, haktan eşitlikten söz<br />
ederek konuşmaktadırlar.</p>
<p>Artık biz Türkler olarak kendi yaramızı kendimiz sarmalıyız, kendi,<br />
acımıza, halımıza, yanmalıyız kaynaşmalıyız, bir olalım, birleşelim, Türk<br />
olduğumuzu tüm düşmanlara, dikta rejimlere, dünya devletlerine<br />
gösterelim.<br />
Biz, Bize dost oluruz, Kardeş oluruz ama yabancılardan, Türk<br />
olmayandan bizlere hiçte, dost, kardeş olamaz.</p>
<p>Kaynak:<br />
1-Balkanlar Tarihi 1912&#8242;den Günümüze<br />
2-Balkanlar Tarihi, 1912 Yılına Kadar<br />
3-Osmanlı Tarihi (1402-1451) Kuruluşu .<br />
4-Yıldırım Ağan oğlu, Osmanlı&#8217;dan Cumhuriyet&#8217;e Balkanlar&#8217;ın Makûs Talihi<br />
Göç, Kum Saati Yayınları, İstanbul, 2001<br />
5- Balkan Savaşları<br />
Ord.Prof. Dr. Bayur, Yusuf Hikmet<br />
Yeni Gün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık A.Ş.<br />
İstanbul</p>
<img src="http://www.nevvalsevindi.com/yeni/?ak_action=api_record_view&id=4369&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nevvalsevindi.com/yeni/balkanlarda-turk-kiyimi-sistematik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>500 YIL BALKANLARDA YAŞADIK</title>
		<link>http://www.nevvalsevindi.com/yeni/500-yil-balkanlarda-yasadik/</link>
		<comments>http://www.nevvalsevindi.com/yeni/500-yil-balkanlarda-yasadik/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Feb 2012 16:30:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nevval Sevindi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nevvalsevindi.com/yeni/?p=4365</guid>
		<description><![CDATA[Rumeli memleketim Balkanlar’a 1346’da adım atan Osmanlı’dan 1689’da çoğunluğu Türk ve Müslüman Üsküp yakıp yıkılıncaya kadar  ki zaman diliminde büyüdük genişledik. Rumeli’yi vatan bildik. 1912 Balkan harbinde kaybettiğimiz Rumeli göçümüz  ve soykırım hiç durmadı. Akla hayale gelmeyecek mezalimler, dini baskı ve zulümler ve bölge Hıristiyanlarının Türklerin malına mülküne el koyma isteği,çeteciliği sistematik bir soykırımı da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Rumeli memleketim</p>
<p>Balkanlar’a 1346’da adım atan Osmanlı’dan 1689’da çoğunluğu Türk ve Müslüman Üsküp yakıp yıkılıncaya kadar  ki zaman diliminde büyüdük genişledik. Rumeli’yi vatan bildik. 1912 Balkan harbinde kaybettiğimiz Rumeli göçümüz  ve soykırım hiç durmadı. Akla hayale gelmeyecek mezalimler, dini baskı ve zulümler ve bölge Hıristiyanlarının Türklerin malına mülküne el koyma isteği,çeteciliği sistematik bir soykırımı da içeriri. Mora’da Yunan Ayaklanması’nda (1821) 25.000 Türk’ün soykırımı sonraki mezalimler için metot teşkil etmiştir.</p>
<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-4366" title="imagesCAD5TF4R" src="http://www.nevvalsevindi.com/yeni/wp-content/uploads/2012/02/imagesCAD5TF4R-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /><span id="more-4365"></span></p>
<p>1877-78’de Osmanlı  Rus harbi sonucunda da Rus ve Bulgarlar tarafından yarım milyondan fazla Türk katledildi.1.250.000 insan da göç etmek zorunda kaldı.</p>
<p>1911’de Rumeli’de Müslüman  nüfusumuz 2.315.000 savaş sonunda 600.000 kişi soykırıma uğradı. Katledildi veya göç yollarında  can verdi. 400.000 kişi de topraklarımıza ulaştı. Cumhuriyet tarihi boyunca da ne göçler durdu ne soykırım. Boşnak soykırımı,Kosova’da Sırpların yaptığı soykırım,Makedonya ve Bulgaristan,Yugoslavya uygar Avrupa’da görmezden gelindi.</p>
<p>1913’de Rumeli Muhacirleri Derneği ‘nin yayınladığı şiirden:</p>
<p>“Rumeli’nin dağı ,taşı ağlıyor!</p>
<p>Kan içinde her subaşı Ağlıyor!</p>
<p>Parçalanmış gövdelerin yanında!</p>
<p>Can çekişen arkadaşı ağlıyor!”</p>
<p>Hele hele tutsak sivillere reva görülen insanlık dışı işkence ve mezalim türkülere yansımıştır. Tutsak kızların dramı motifi çoktur.Kadına,kıza yapılan saldırılar acımasızdır.</p>
<p>Türk kimliğine ve kültürüne saldırılar hiç bitmemiştir. Avrupa kültürünün temelini yapılandıran bir çok maddi ve manevi  eserinde yaygın şekilde işlenmiştir. Günümüze dek bu nefret canlı tutulmuştur.</p>
<p>1912-2012 Rumeli’yi kaybedişimizin ve uğradığımız soykırımın 100.yılıdır.</p>
<p>Bu sadece arşivlerin tozlu raf süsü değildir. Atalarımızın,anneanne dedelerimizin, amcalarımızın dramları ve acılarıdır. Buna sahip çıkmak  kimliğimizin bir parçasıdır. Bize  Bosna’da yaşanan soykırımı ve kültürel yok etme hırsını bile unutturmaya çalışan  Avrupa medeniyetine karşı hafızamızı taze tutmalıyız. Bizi biz yapan köklerimizi kesmeden  ve ne olduğunu bilerek bize dayatılanlara karşı durabiliriz. Bu nedenle Balkanlarda Türk soykırımı önemli.</p>
<p>Öğrenmen gerekeni öğren, yazacağını yaz, ağlaya ağlaya geç yolları ama bugüne ancak o yollardan gelebilirsin.</p>
<p>Unutma!</p>
<p>Rumeli muhacirleri ve Ermeni tehciri</p>
<p> 1912-2012 Balkan Savaşı ile birlikte Rumeli’de Türk soykırımının 100. yılını gündeme getiren kampanya kamuoyunda büyük ilgi görüyor.</p>
<p>Zaman gazetesinin bugünkü manşetinde yeralan Fransız Büyükelçi’nin “Kayıp 2.5 milyon Türk’ü de Fransız kamuoyuna anlatmalıyız” sözleri bu kampanyanın ne kadar önemli ve etkili olduğunu bir kez daha gündeme taşıdı.</p>
<p>Bu kampanyaya karşı Ermeni propagandasına endeksli bazı çevreler ise şimdi panik içinde “Rumeli zaten Türklere ait değildi”şeklinde bir karşı-kampanya örgütleme çabasındalar.</p>
<p>Bu çabaları boşuna!</p>
<p>Türkler 500 yıl Rumeli ve Balkanlar’da kaldılar ve orada kök saldılar. Osmanlı döneminde camisiyle, kimliğiyle, türküsüyle ve mutfaktan hamama her türlü kültürüyle Rumeli’ye kök salan Türk izleri, günümüzde de tüm görkemiyle kendini ‘gören gözlere’ göstermektedir.İzleri silmek için her  şey yapıldı ama kültür varlıkları yaşıyor. Sarı Saltuk selam ediyor oradan.</p>
<p>Ama ‘Gözleri vardır, görmezler’ denebilecek propaganda elemanları için küçük bir hatırlatma yapalım.</p>
<p>Soru şu: Rumeli muhacirleri ile Ermeni tehciri arasındaki bağlantı nedir?</p>
<p>Yanıtı net: 1912’de Balkan Savaşı ve o bölgelerde yaşanan ‘Türk soykırımı’ nedeniyle yaklaşık 500 bine yakın Türk ve Müslüman İstanbul ve Anadolu’ya geliyor. Bunların perişanlığı ve çaresizliği kamuoyunu adeta kalbinden vuruyor. Herkes yardıma koşuyor. Bu durum aylarca, yıllarca dönemin basınında yer alıyor.</p>
<p>Daha ‘Balkan muhacirleri’nin acısı dinmeden ve tam da Osmanlı 1. Dünya Savaşı’na girdiği sırada, yani 1915’in başında özellikle Sarıkamış faciasından sonra Ermeni tugayları, Rus ordusu ile birlikte Erzurum ve Van üzerinden Anadolu’nun içlerine doğru ilerlemeye başlıyorlar.</p>
<p>Bu bölgeleri terk etmek zorunda kalan onbinlerce Türk ve Müslüman Ermenilerin önünden Anadolu’ya kaçıp sığınıyorlar. Bunların bir bölümü “Balkan muhacirleri” gibi görüntüler vermeye başlıyorlar.</p>
<p>O dönem Osmanlı ordusu’nu yöneten Alman Genelkurmay’ı Anadolu’nun tümüyle elden çıkıp Rus ve Ermeni kontrolüne girmesinden endişe ediyor.</p>
<p>Bunu dönemin yöneticileri olan Enver Paşa-Talat Paşa ikilisine aktarıyorlar. Bu ikili “Balkan Savaşı sonrası yaşanan Balkan göçü faciasının” çok yakın tanıkları oldukları için “İkinci bir Balkan göçü”nün Rus-Ermeni saldırısı sonrası Anadolu’da yaşanmasından aynı şekilde endişe ediyorlar.</p>
<p>Ünlü “Ermeni tehciri”, yani Ermenilerin Anadolu’dan boşaltılıp, Suriye- Filistin bölgesine yollanması kararı işte bu endişeler sonucu alınıyor.</p>
<p>Yani 1912 Balkan Savaşı’nda yaşanan Türk soykırımı ve bunun 1915’te bu kez Anadolu’da yaşanması ihtimali “Ermeni tehciri”, yani Ermenilerin Anadolu’dan gönderilmesi kararının ana nedenleri arasında yer alıyor.</p>
<p>Balkan faciası olmasa, dönemin yönetimi Ermeniler konusunda belki böyle bir karar almayabilirdi.</p>
<p>Bugün Ermeni tehciri konusunda Rumeli ve Balkanlar’da Türk soykırımının hatırlatılmasından tedirgin olanlar, gerçeklerin bilinmesinden rahatsız oluyorlar.</p>
<p>Tarihi olayların birbiriyle bağlantısının anlatılmasından da rahatsız oluyorlar.</p>
<p>Onlar “kendi propagandaları dışındaki” her türlü gerçeğin dile getirilmesinden rahatsız oluyor.</p>
<p>Olabilirler…</p>
<p>Birileri rahatsız olacak ve kirli propagandaları ortaya çıkacak diye, tarihi olayların gerçeği yıllar sonra kimsenin keyfine göre değiştirilemez…</p>
<p>Rumeli ve Balkanlar’da Türk soykırımı yaşanmış bir gerçektir.</p>
<p>Ve 100. yılında çeşitli etkinliklere anılacak olan bu soykırım, Ermeni tehcirinin ana nedenlerinden biri olmuştur…</p>
<p>Gerçek acıtsa da gerçektir….</p>
<img src="http://www.nevvalsevindi.com/yeni/?ak_action=api_record_view&id=4365&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nevvalsevindi.com/yeni/500-yil-balkanlarda-yasadik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

