Kadınların güvercin elleri
Denizli sıcağı taş horozun bile sesini kesmiş belli. Taş, beton ve asfaltın harareti insanın yüzüne vuruyor erken yaz işvesiyle. Ege’de olmanın sıcaklığına kadınların sevgisi karışıyor. Kadınlarla iki toplantı yaptık. Yüzlerce kadınla birlikte olmak darphaneye girip de insanın üstüne altın tozu bulaşması gibi bir şey. Yüreklerinden geçeni hissetmek, sevgilerine dokunmak ve içten sorulara cevap yetiştirmek altın tozunda yuvarlıyor insanı.
Armoni Hanımlar Derneği bir yıl önce kurulmuş. Başkanı Seher Yavaşlar ve eşi beni havaalanından aldılar ve Denizli’nin ticari başarılarını konuştuk yolda. Hele son kriz olmasaydı kimse bileğimizi bükemezdi diyorlar. Artık havlu yetmiyor ve başka sektörlerde de başarılara imza atıyorlarmış. Örneğin kalorifer peteği teklifi yapan Romanya’ya hayır demek zorunda kalmışlar. İki senelik üretimlerini başka bir ülkeye kapatmışlar.
Denizli ekonomik başarıyı yakalamış bir kent. Şimdi kadınları da kalkınmak, hayata karışmak ve toplumsal barışa katkıda bulunmak istiyorlar. Seher hanım başarılı bir diş hekimi, hem de iki çocuk sahibi.
Derneğin yedi kurucu üyesi de, Seher hanım dışında, ev hanımı. Fakat onlar ev kadınlığına yeni bir tarif getiriyorlar. Dört duvar arasına sıkışmış, sığ bir dünyanın ev işlerine koşturan kadınları olmak istemiyorlar. Kendilerini geliştiren, topluma katkıda bulunan ve bakımlı çağdaş kadınlar olmak istiyorlar. Hepsi de çok şık, çok güzel hanımefendilerdi. Üstelik çok gençler. Misyon edinmeleri ve topluma açılarak yararlı olmak istemeleri birey olma arzularıyla eşdeğerde.
Seher hanımın eşi de tam bir Yörük erkeği. Yani kadını toplumda kendinle eşit gören, kusuru olunca özür dileyebilen ve kadın sözü dinliyor denmesinden korkmayan. Yörük kültürü bizim has kültürümüz olup kadın ve erkeği gündüzle gece gibi birbirini tamamlayan olarak tarif eden çok eski geleneğe sahiptir.
Armoni Hanımlar Derneği 100 üyeye ulaşmış. Her kesimden kadın ortaklaşa iş yapıyor. Seminer programları aile içi iletişim, anne çocuk ilişkisi, kadın sağlığı, dengeli beslenme, acil yardım, aile ve yaşam gibi konularda gerçekleşmiş. Çok ilgi görmüşler.
Afyon’a iki günlük bir gezi ve pikniğe 100 kişilik hanım grubuyla neşeli bir etkinlik gerçekleştirmişler. Yeni piknik programını ailece hep beraber yapmaya karar vermişler. Onların neşeli gezileri beyleri de çekti sanırım.
Ailece sosyalleşmek, yeni ilişkiler geliştirmek ailenin ruh sağlığı için çok önemli bence. Kapalı bir yaşam yerine diri ve neşeli bir hava ailenin mutluluğunu olumlu etkiler.
Ayrıca “sizin eskiniz bizim yenimiz” sloganıyla bir eski eşya kampanyasını başarıyla uygulamışlar. Ev mobilyası ve her türlü aksesuarı, ilaç ve tıbbî yardımı da ihtiyacı olanlara dağıtarak birçok evin ihtiyacını karşılamışlar.
Seher hanım çok önemli bir gerçeğin altını çizdi; ben de sokağa çıkmadan önce farkında değildim dedi. Dernek başkanı olunca Seher hanım yoksul–zengin uçurumunu fark etmiş. Bu ona toplumsal barış için sorumluluk alması gerektiğini çok net olarak anlatan bir tablo olmuş. Şimdi yeni bir projeleri var. Yoksulların alım gücüne göre düzenlenmiş bir süper market ve alışveriş alanı. Yardım amaçlı eşyaları, ikinci el satışların da olacağı bir merkez. Çünkü Güneydoğu’dan göç alan birçok kentimiz gibi Denizli de bu sorunla baş etmek zorunda. O insanları görmezlikten gelemeyiz. Onları kente kazandırmak zorundayız. Bunun için kültürel ve ekonomik projeler yapmalı kadınlar. Barış, kadınların güvercin elleriyle gelecek eminim.
Zaman Gazetesi, Pamukkale eki çıkarıyor. Bir sayfası kadınların denetiminde olan bu eki umarım her kent çıkarır. Kadınlara bir sayfa ayırın, bakın neler başarıyorlar.
Biz çalışalım ve birbirimizi sevelim ola ki; “Bu meclis böyle kalmaz
mestler de mahmur olur bir gün.”*
Kadınlarla daha güzel bir gelecek bize gülümsüyor.
* Şair Veysi; mestler de bir gün uyanıp kendilerine gelirler diyor.
17.05.2003
Yazarımızın E-Postası: n.sevindi@zaman.com.tr
Önceki Yazıları
(11.05.2003) – İzmir demek annem demek
(04.05.2003) – Aşk menziline varmak
(26.04.2003) – Aşk korkuyu kovar
(19.04.2003) – Söz kalbin aynası
(13.04.2003) – Gülü gül ile tartarlar
(06.04.2003) – Kanserle yaşıyorum
(29.03.2003) – Kendinle cenge girme
(23.03.2003) – Yeni gelinimiz Türkiye
(16.03.2003) – Kayıp krallık: Adalet
(09.03.2003) – Kendi derinliğinde yüzebilmek