Karslı Efraim amca karısı ölünce İzmire gelir. Küçük kızını ardında bırakır. İzmirde bekçi olur, sokakları güvenli kılan düdüğünü öttürerek dolaşır. İnsanları seven eski geleneklerin ürünü Efraim amca bir Giritli kadına aşık olur. Onun da kocası ölmüştür, iki oğluyla ortada kalmıştır. Evlenmek ister
SÖZÜ ALMAN MÜZİĞİ TÜRK BİR MUHABBET
Almanya Dış İşleri Bakanı Dr.Frank-Walter Steinmeier’in Alman başkonsolosluğunun 150 yıllık Kaisersaal salonunda yaptığı konuşma bir sahne üzerindeydi. Müzik için hazırlanmış bu sahnede dışişleri bakanı Muhabbet adında 22 yaşındaki bir Türk gencini tanıtıyordu.
Küresel ısınmaya karşı tarıma sahip çık
Manisa’nın köyleri boşalıyor. Tarım yapamayan insanlar Antalya’ya seracılık yapmaya gidiyor. Ailece göç ettikleri yerlerde en zor koşullarda yaşıyorlar, asgari ücretle hayatlarını sadece idame ettiriyorlar.
TÜRK KÜLTÜRÜNÜN CENAZE MERASİMİ
“Yasin Hayal’in, fanatik milliyetçi tavırlarıyla oluşturduğu savunmasını kırmak isteyen Terörle Mücadele Şubesi İrtica Bürosu polisleri, Fatih Sultan Mehmet’in Bosna’yı fethettiğinde Hıristiyan unsurlara özgürlük veren fermanını okudu.
Ufkumuz insan
Yahya Kemal, “İnsanın ufku insandır.” der. Çocuğun ufku önce ana-babası, sonra öğretmenidir.
Ağlamak yerine çözüm istiyorum
Dost Hrant Dink’in Agos gazetesinin ilk sayısında “Kültürel Çeşitlilik ve Hoşgörü” başlığıyla bir yazım yayınlanmıştı:
“Ağaca bakar-görmez ağacı-kendini görür
Yola bakar-görmez yolu-kendini görür
Ve aynaya bakar-görmez kendini-
-Selam verir”
Ermeni şair Zahrad, şiirinde kendimizden başka bir şey görmemenin başkalarını görmemizi engellediğini şiire döker.”
Cambazhanelerin neşesi
Geçmişle geleceği kuran kültürel köprüler sanattan geçiyor. Çocukların servislerle gidip geldiği yalıtılmış, içe dönük dünyayı kırmak gerekir. 7 yaşındayken Manisa’ya gelen bir cambazhane Servet Yalçın’a ideal olmuş.
GAP’a tek çivi çakılmamıştır
“Hükümetin acil eylem planında “acil” bir GAP vizyonu görülmüyor” diye başlayan yazımı hükümet kurulduktan kısa bir süre sonra yayınlamıştım. “Bölge kalkınma ve kalkınma işi DPT tekelinde ya! Şimdi yeni düzenlemelerle bölge kalkınma işi yerel uç beylikleri kurularak çözülmeye çalışılıyor.
Türk Kültür Enstitüsü niye yok?
“Çocuklarımızı en önemli hazinemiz olan anadilimizden habersiz ve uzakta yetiştirdiğimizi yazmıştım. Bu tespit ne yazık ki, sadece anadilimiz olan Türkçe ile sınırlı değil. Bu acı gerçek, Türk kimliğimize damgasını vuran diğer öğeler için de geçerli.
Adınız neydi?
Bilim ödülü sahibi profesör İlhan Mehmet Başgöz, adlarımızı ve buna bağlı sosyal değişimi inceleyen kitaplara, araştırmalara sahip bir akademisyen.