Bitli Yorganlarınızı Yakın!
Yüzbaşı Frederick Burnaby 1876’nın ser kışında, İstanbul’dan başlayarak Anadolu’da at üstünde Kars’a kadar uzun bir yolculuğa çıkar. Ankara’ya doğru Nallıhan’dan Çayırhan köyüne geçerken olağanüstü güzellikteki doğadan söz eder. Bu köyde ki bir çiftlik evinde konuk olur. Osman’ın yorganı ve yatağı pire doludur ,konuğu uyutmaz. Sabah Frederick ev sahibine yorganı yakmasını tavsiye eder. Osman’ın cevabı: “Ne! Dedemin zifaf yorganını, babamın yorganını ve kendi yorganımı mı yakacağım! Asla olmaz, Efendi! Pireli olduğu doğrudur, ama onlar ölürler, yorgan ise oğlumla gelinime de yarar. Oğlum evlenirse tabii.”* Frederick gittiği yerlerde pire muhabbetini sürdürür ve Türk köylüsünden aldığı cevap, şimdiye kadar alışmış olması gerektiği olur .
Pireleri öldürmeden onların geçici olduğuna inanırken diğer yandan da onlara alışmak günümüzde de süren bir bakış açısı sanırım. 120 yıldır yeryüzü elektrikle aydınlanıyor. 1980 sonrası bir çok köy, kasaba elektriğe ve telefona kavuştu Türkiye’de. 20. yüzyılı diğerlerinden radikal biçimde ayıran elektrik yeni yüzyılda artık kültürel ve sosyal yapıları değiştirecek. Bu sancı dünyayı beşik gibi sallarken , birbirinin içine geçmiş süreçler kaosda sörf yapıyor. Elektrik sonrası yer değiştirmemize neden olan otomobil ve onun uçan modeli olan uçak artık insanları mekan bağımlılığından kurtardı. Şimdi sıra zihinsel kalıplardan ve geçmiş yüzyıllara ait yaptırımlardan kurtulma zamanı. Roma kültürü koşumlanmış atın arkasına arabayı takarak büyük bir buluş gerçekleştirmişti. Telefon ve kültürü de yepyeni bir üretim ve yaşam biçimi yaratmakta. Teknoloji tek başına uygarlık getirmediği gibi kültür de oluşturmaz. 1980’den sonra sürekli teknolojiye yatırımla övünen Türkiye bunu yönetmek ve sindirmekle ilgili sorununu da çözmeli. İlke odaklı siyaset kadar ticaret de gerekli. Türkiye geleneksel yönetim anlayışıyla yolları tıkayan kireç tutmuş kafalardan kurtulursa “birey” odaklı anlayış gürül gürül akacaktır. Bu her türlü kamplaşma içinde görülüyor. Kamuda , özelde ya da entelektüel çevrede yaşadığımız tıkanmışlık hiyerarşide gücü ellerinde tutan dar kafalıların zaafları. Türkiye’nin yeni yüzyılda bitli yorganı yakması , sağlıklı bir yatağa kavuşması zihinsel zindeliği için önemli. Herkes iyi yaşamak istiyor o zaman karşılığı olan yaratıcı gücü ortaya koymalı. Yorganı yakmak yorgandan ayrılmak değil, bitlerden kurtulmaktır. Üç kuşaktır taşınan bitli yorgan yerine yorgan kavramını geleneksel olarak sürdüren tertemiz, kuştüyü yeni bir yorganımız olabilir. Bir ihanet yok ortada. Heyecanlı bir yeni yüzyıl bizi bekliyor, siz bitli yorganları yakın. *Küçük Asya Seyahatnamesi, Sabah Kitapları