GUY SORMAN SÖYLEDİ
1998′de ünlü yazarla yaptığım konuşma bugün yine çok ilginç. Çünkü AKP modernleşmeye çalışan İslami kökenli bir parti olarak kimlik arayışında. Taa, o zaman neler demiş Guy Sorman: Guy Sorman Fransız başbakanının danışmanı ve aile dostu.ENA’da okumuş,insanlığa hizmet amacı güden “Action İnternationale”(AICF) örgütünün kurucu üyesi.Türkiye’de daha önce yayınlanmış kitaplarına ilaveten Mart ayında yeni bir kitabı çıkıyor. Guy Sorman üçüncü dünya ülkelerini Batılı gözle değerlendirmeden kendi dinamiklerini anlamaya çalışan biri.Bu nedenle Huntington’ın tezini ona sordum.Tez;demokrasi ve insan hakları gibi değerlerin Batılı değerler olduğunu savunuyor.Bunları Batı kendine saklasın ve ihraç etmesin diyor.Böylece Batının üstünlüğü kendi elinde tutacağını ve kendi değerlerine de sahip çıkacağını belirtiyor. Huntington’ın kitabını önüne koyan Guy Sorman “bir Harward profesöründen böyle bir kitap çok şaşırtıcı diye söze başladı. “Bence Huntington’ın kitabı tamamen ideolojik.Amerikan ideolojisi bu. Amerikalı kendini Batı medeniyeti olarak görüyor,bir Fransız olarak bence Amerika Batı medeniyetinin taşrasıdır.Huntington öncelikle basit bir dünya yaratmak istedi,bu basit tasarımdaki ikinci aşama olarak ise medeniyeti yaratmak istedi.Bu noktada ekstrem İslam liderlerinin rüyalarının bile ötesine gidiyor.En ekstrem liderler bile yeniden yapılanmış bir İslam kültürünün hayalini kurarlarken Huntington elinizdekiyle yetinin diyor.
Akademik bir kitap değil bu.Bence çok tehlikeli bir kitap çünkü Batı okurunu İslam medeniyeti kavramından koparıyor.İslam tarihini,İslam’daki çeşitliliği,İslam ve kültür ilişkisini, devlet ve İslam ilişkilerini dikkate almak istemeyen bir süreç öneriyor.Okura İslam kültürünün tehditkarlığından,Batı ve müslüman kültür arasındaki savaş tehlikesinden bahsediyor.Müslümanlara karşı önyargıları destekleyen bir kitap.Clinton’ın politikası da bu. Fransızlar İslamiyet ve kültürel ayrımlar konusunu birbirine karıştırmaya ısrarlı.Örneğin Türkiye’den, Kuzey Afrika’dan göçen müslümanlara nasıl tavır aldıklarını biliyorsunuz. Her olayda işte müslümanlar böyle davranıyor diye külliyen bir yargı geliştirdiler.Oysa adam ülkesinde çiftçi ise çiftçi davranışlarını gösteriyor.Yani ülkesindeki tutumunu yansıtıyor. Batılılar bunu geri kalmışlık olarak değerlendirdiler.Sürekli Batı Doğu kültürünü ayırarak bir uzlaşmaya varmak mümkün değil.Bu kitap ideolojik bir yapıt.Akademik bir meşruiyet kazanmaya çalışıyor kitapla.Birlik konsepti geçersiz bence.Tek dünya,tek kültür,tek ideoloji önyargılara zemin sağlar .Sadece Müslüman,sadece Katolik olarak kalamayız artık.Aynı anda bir kaç şey olmalıyız. Nevval S:Türkiye’de yükselen İslami hareket konusunda fikriniz nedir? Guy S:Çok kitap okudum bu konuda.İslamlaşma sürecini anlamaya çalıştım,öyle karmaşık ki cevapları bulamadım.Çoğu İslam lideri muhafazakarlıkla Batılılaşmadan modernleşme sürecini birleştirmeye çalışıyor.Bu nereye kadar mümkün bilemiyorum. Modern dünyada eğer Türkiye modern bir ülke haline gelirse insanlar hem Batılılaşacak hem müslüman kalacak.İslamdaki birlik inancının modern Avrupa yaşam tarzıyla birleştirilmesi söz konusu.Bazı İslam liderleri ise bireyselliğe karşılar.Bireysellik olmadan nasıl yaratıcı olunabilir ki!! Size çok bariz bir örnek vereyim:Bugün dünyadaki hemen herkes bilgisayar yapabilir.Donanım her yerde üretilebilir.Yazılım ise sadece Batı dünyasında yapılabiliyor.Japonlar bile yapamıyor.Çünkü yazılım belirli bir düşüncenin sonucunda,bireyselliğin sonucunda ortaya çıkıyor.Eğer sosyal konularda çok muhafazakarsanız,herkes belirli bir yerde kapalıdır ve bunu başaramazsınız.O zaman Türkiye gibi teknolojiyi Batı’dan alan ülke durumuna gelirsiniz.Batılılaşmadan modernleşebilmek İslamik diskuru,bir çelişkidir bence.Ayrıca ilginç bir şey İslami liderler için Japonyanın çekiciliği..Neden?Japonlar modernleşmeyi Batılılaşmadan halletmişlerdir.İslam ve Japon kültürlerini karşılaştırmak imkansız.Birincisi din meselesi;Japonya’da ifşa edilmiş bir din yok.Sekiz bin tanrı var.İkincisi,Japonya o kadar yaratıcı değil.Bugüne kadar Batı ürünlerini yeniden üreterek bu noktaya geldiler.Bir ürün yaratmış değiller. Nevvval S:Her şey imitasyon yani.. Guy S:Evet.Japon kültürünün yarattığı hiç bir şey yok.Üçüncü olarak da,Japonya son derece bireyci bir toplum halini almakta.Bu;modernleşmenin bir sonucudur.Japonlar geleneksel değerlerini kaybediyor.Batılılaşma ve modernleşme birarada gidebilir.Kültürün ne anlama geldiği konusunda bir yanlış anlama var.Bir ülke modernleşerek kültürünü kaybetmez ki..Kültür de o doğrultuda değişebilir.Avrupa ile İslam arasında sınır yok,aksine iki kültürün ülkeleri birarada yaşıyor.Kültür alış verişi yapıyor.İslama karşı değiliz.İslam Avrupa için faydalı olabilir ve çeşitlilik sağlayabilir. Ben Fas ve Türkiye’nin Avrupa’da olmasını çok isterim. Eğer bunlar girmeyi başarırlarsa bu diğerleri için de olumlu olacaktır. Nevval S:Cezayir’deki son referandumla ilgili ne dersiniz? Guy S:Ben sonuçlara pek güvenmiyorum.Çünkü diktatör bir devlet var.Ama şiddetle İslam’ı eşitlemiş durumda olan insanların duygusu bu yönde olabilir elbette. Hukuk devleti ve insan hakları liberalizmin ta kendisidir.Oysa liderler demokrasi ve modernizmden ,yani güç kaybetmekten korkuyorlar. Mesele bu bence.