Özgür düşünce ve ortak akıl
Özgür düşünceye “ortak akıl” ile ulaşılır.
Bilginin kaynağı akıl ve nakil. Nakil bizden öncekilerden bize intikal eden her türlü yazılı ve sözlü bilgi; genetik aktarımı da nakilden sayabiliriz. Akıl, iyiyi kötüden ayırma yeteneği, zekâ ise onun aracı. Akıl, zekâyı kullanarak değerlendirmesini yapar; kâinatı anlamaya çalışır. Nereden geldik? Nereye gidiyoruz? Ne için geldik? Dünya hayatının maksadı nedir? Fayda ve zarar deveranında olmak nasıl bir aksiyon gerektirir? Gibi sorulara cevap arar durur.
“En ölümcül hastalık ve tek fikir etrafında birleşme yolunu tıkayan neden olarak, halkların parçalanmışlığını, fikirlerin dağınıklığını ve ittifakta ihtilaf edip ihtilafta ittifak ettiklerini gördüm.Sanki ittifak etmemek üzere ittifak etmişlerdi.Böyle bir milletin ayağa kalkması mümkün değildir.” Cemaleddin Afgani
Elim Atlas jet kazasında yitirdiğimiz 57 can için rahmet diliyorum. Türkiye’nin dünya çapında yetiştirdiği bilim adamlarının ölümü ise çok acı.Prof.Engin Arık böyle bir kaza haberiyle önümüze gelmeseydi onu ekranlardan tanıyamazdık.Onu ülkemizin gençlerine “rol modle” olarak kazandırmak için neden bekledik acaba?
Bedavaya muasır medeniyet
Batı özgürleşmeye mecburdu. Batı’nın hiçbir zaman özgürleşmeme özgürlüğü olmadı. Çünkü ‘gelecek’ denen tek dişi kalmış canavar hep onların kapısındaydı. Bu canavarla baş edebilmek için özgürleşmek kaçınılmazdı. Batı bir ‘kaçınılmazın’ ürünüdür. Bu felsefi kaçınılmazı reddedebilme özgürlüğü ise bize mahsustur. Bir fukara lüksüdür. Bu lüksü Batı’nın bizimle ‘gelecek’ arasına paravan olmasına borçluyuz.
Sen milletçe kendini ‘orta sınıf’ bir felsefeye hapsetmişsin. Orta sınıfın en büyük acısı gelecek korkusudur. Olduğu yerde tutunmak ister. Daha iyisini arzulamadığı için değil. Herkesten çok arzular. ” Felsefesini hatırlamayan kültür taşıyıcısı aydınlar için önemli bir tartışma alanı:
DP kongresinin iptali kime yaradı?
DP kongresi ertelendi.
Sürpriz değildi ama olmaması, devam eden çöküşe bir katkı daha sundu.
Son 15 yıllık düşüşün son noktası bu. Bundan sonrası yok.
Ya bu parti tarih olacak, misyon bitecek.
Ya da bizim hesaplayamadığımız olağanüstü bir şey olacak parti yeniden ayağa kalkacak.
Kongrenin ertelenmesine ikinci olasılık açısından bakanların sayısı bir hayli fazla…
Anlaşılan o cephede hala “umut” var.
Görünün o ki, bu umut için olağan kongreye kadar kavga devam edecek.
Peki, bugünden kavgayı bitirmek daha doğru değil miydi?
Kulislerde konuşulan şey şu; Mehmet Ağar’ın genel başkanlığa ihtiyacı var.
Bu nedenle kongrenin ertelenmesi gerekiyordu.
Bu ertelemeyi isteyenler de bu işin farkında.
Gördüğünüz gibi hiçbir şey göründüğü gibi değil.
Kulislerde Ağar için bunlar söyleniyor.
İkinci taksitte İsrail ile ilişkiyi keseriz
Suudi Kral ile Erbakan arasında yaşanan çirkin pazarlığı Can Dündar yazdı..
Cumhurbaşkanı ve Başbakan 10 Kasım’da Atatürk’ü ziyaret etmeyen Suudi Kralının neden ayağına gitti anlamak istiyorsanız bu yazıyı okuyun. 30 yıl Erbakan’ın öğrencisi olanlar Türk devletini nasıl temsil ediyorlar bakın.
TÜRKİYE YERLİ MALI ,ÖZGÜN BİR AYDININI KAYBETTİ.
Prof.Mübeccel Kıray hakkın rahmetine yürüdü. Sosyolojinin önemini topluma benimseten Kıray memlektimizin okullarında okuyup bilim kadını oldu ve daima üretti.Ben de onu tanıma şansına sahip oldum,ben de Dil-Tarih ve Coğrafya fakültesinden mezun oldum. Onun anısı önünde saygıyla eğiliyorum.
Bu ev kimin
YAŞLIbir marangozun emeklilik yaşı gelmişti. Patronu, ondan “son görev olarak” kendine bir ev yapmasını istedi.
Marangoz kabul etti ve işe girişti ama gönülsüzdü, bıkkındı. Baştan savma bir işçilik ve kalitesiz malzemelerle evi tamamladı. Bütün hayatını adadığı mesleğine böylesine nokta koymak ne büyük talihsizlikti!..
Patron, evin bittiğini haber alınca geldi ve marangozun yanaklarından öperek; “Emeklilik hayatın huzur ve mutluluk içinde geçsin” dedi ve devam etti;
“Bana çok hizmet ettin, bu ev senin!..”
Bu öykünün DP’nin bugününe ne çok uyduğunu fark ettiniz mi?
Fırtına öncesinin sessiz partisi DP
DEMOKRAT Parti 18 Kasım’da Olağanüstü Kongre’ye giderken, sosyolog-gazeteci Nevval Sevindi dışında henüz ortaya bir aday çıkmadı.
Demokrat Parti’de neler oluyor?
Son seçim hezimetinden sonra, Mehmet Ağar’dan ses çıkmıyor. Ağar’ı iyi tanırım. “Sound of silence” yani “sessizliğin sesi”ni iyi kullanır. Bu kadar “sessiz” olması hayra alamet değil.