Birsen Ayvaz yazdı
OKUL YAPALIM AMA NASIL? MEM Çorum merkez ilçe ve ilçeleri de kapsayacak şekliyle 3 yılda 26 milyonluk okul yapacakmış.
Açılan her yeni okul beraberinde yeni ihtiyaçlarla geliyor. Devlet okullarında ilk göze çarpan eksiklik okul binalarının malzeme ve işçilik kalitesindeki düşüklük oluyor. Bu mesele daha eğitim ve öğretime başlanılan ilk yılda kendini gösteriyor. Okul binalarının dış cephe ve iç cephe sıvaları dökülüyor. Yarıklar, çatlaklar, bina zeminindeki çökme ve yatmalar daha ilk yıllarda başlayan sorunlardan olabiliyor. Binaların zemin etütleri yapılıyor mu? Binaların depreme karşı dayanıklılığı ne kadardır insan merak ediyor. Kapanmayan sınıf kapıları, dışarının sıcak, soğuk ve rüzgârını olduğu gibi dersliklere taşıyan yalıtımı olmayan duvar ve pencerelerle karşı karşıya kalınıyor. Üstelik bina yeni olduğu için yeterli bakım, onarım ve tadilat ödeneği de alınamıyor, okullar kendi sorunlarıyla baş başa kalıyorlar. Özellikle kış geldiğinde bu tip binalarda ısınma ve yalıtımsızlık büyük sıkıntı oluşturuyor. Sınıflarda öğretmenler ve öğrenciler soğuk ortamlarda ders yapıyorlar, çocuklar ve öğretmenler hastalanıyorlar, eğitim öğretim aksıyor, sağlık giderleri artıyor, ülke ekonomisi zarar görüyor. Okullarımızın temizliği ayrı sorun, ısıtılması ayrı bir sorun. Ödeneksizlik yüzünden okullar yeterli eleman çalıştıramıyor, yüzlerce öğrencisi olan okullarda bir elemanla okulun tüm temizlik ve hizmet ihtiyaçları giderilmeye çalışılıyor. Veli toplantılarında idareciler velilere tuvaletlerin temizliğinde yaşadıkları sıkıntıları anlatıyorlar, temizlik maddesi alamadıklarından yakınıyorlar. Fotokopi makinelerinin öğrencinin kullanımına ücretsiz açılması, kullanılacak kâğıt ve mürekkep, bu makinelerin, okul bilgisayarlarının tamirat giderlerinin karşılanamayışı sorun olarak konuşulanlar arasında. İş para meselesine gelince veliler “burası devlet okulu değil mi, bunları da o karşılamalı diye yakınıyorlar!” İdareciyi dinliyorsun o haklı, veliyi dinliyorsun o da haklı. Ortada sorunlar var. “Sen ağa ben ağa bu ineği kim sağa” pozisyonunda eğitimden başarı bekleniyor. Çorum ülke genelindeki başarı ortalamasında yine aşağılarda kalıyor. Açılan her okulun kadrolu öğretmen ihtiyacı giderilmiş değil. Öğretmen ihtiyacı il içersindeki başka okullardan temin edilerek karşılanıyor. Kadrosu başka okulda olan öğretmen öğrenciyi, veliyi ve okulu yeterince tanıyıp benimseyemiyor. Dışardan öğretmen temini üniversitelerde dahi sorun oluştururken, karşılıklı güven ve tanımanın ön planda olduğu lise ve ilköğretimlerde bu durum eğitim ve öğretim kalitesini daha da aşağılara çekiyor. Merkez ilçede ve ilçelerde özellikle sınavla öğrenci almış tüm okulların kendi pansiyonlarının olmayışları başka bir husus. Henüz çocukluktan çıkmamış bir yaşta ailesinden uzaklaşarak gelen gençlerin barınma ihtiyaçlarını okul dışında gidermeleri ekonomik, sosyal ve kültürel sorunları da beraberinde getiriyor. Okul idaresi ve öğretmenlerin ve okul aile birliklerinin bu çocuklara anında yardımları, sorunlara anında müdahaleleri mümkün olamıyor. Sorunlarıyla baş başa kalan gençler sosyal ve psikolojik uyum bozuklukları yaşıyorlar. Sınavla öğrenci alan bu okullara çevre illerden, ilçelerden, köy ve beldelerden çok sayıda öğrenci geliyor. Bu okullar açılırken yanına mutlaka yurtları da yapılmalıdır. Yurt binası olmayan ve yatılı öğrencisi olan okullar ödenek ve öncelik bakımından ön sıraya alınmalıdır. Bu ödenek sıralaması ve ön sıraya almak falanca vekilin Ankara’daki bağlantılarının iyi olmasına bağlı olmaktan çıkartılmalıdır. Öncelik daima merkez ilçede ve halen eğitim-öğretime açık olan okullarda olmalı, yeni okullar açmazdan evvel bu okulların eksikleri, ihtiyaçları giderilmelidir. ‘Kervan yolda düzülür’ mantığıyla, yeterli donanım ve alt yapısı hazırlanmadan ‘al sana okul ve öğrenci’ mantığıyla hedeflenen eğitim ve öğretim kalitesi yakalanamaz. Okula kayıt yaptırmakla sorunlar çözülmüyor bilakis beraberinde pek çok yeni sorunu da getiriyor. Çorum ilinin merkez ve ilçeleriyle toplamda yüksek öğrenim kurumları sınavlarındaki ve lise giriş sınavlarındaki başarı oranları masaya yatırılıp seviyenin neden düşük olduğu sorgulanırken, henüz ilköğretim sıralarında olup da çeşitli yüz kızartıcı olaylarla, soyo- psikolojik sorunlarla karşımıza çıkan öğrenci haberleri ulusal basında ilimizi temsil ederken yukarda anlatılanlar dikkate alınmalıdır. Yok, amaç; “ey ahali size yol- su- elektrik-okul getirdik” diyebilmekse veliler soruyorlar; “ eee getirdin de ne oldu, hani bizim bebek elinde diploma bekliyor, kazık kadar oldu hala bir baltaya sap olamadı, vara bir ustanın yanına çırak vereydik, hiç değilse elinde bi zanaatı olurdu.” Nüfusumuz hızla artıyor, elbette ki okul sayımız da artmalı. Bu artış kâğıt üzerinde dayanıksız, sağlıksız, çürük binalarla, yetersiz öğretmen, sınıf, laboratuar, salon, malzeme ve ödenekle olursa ne kadar anlamlı oluyor ya da bir anlamı var mıdır takdirlerinize sunuyoruz. Hürriyet’te yayınlanan okullarda şiddet araştırması: Okulda şiddetin ilacı şefkatli öğretmen 20 Ocak 2008 Nuran ÇAKMAKÇI İstanbul’da yapılan bir araştırma, okuldaki şiddetle öğretmenin tutumu arasında çok yakın ilişki bulunduğunu gösterdi. İstanbul Valiliği Araştırma Geliştirme Koordinatörü Münevver Mertoğlu ve Koç Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Zeynep Cemalcılar tarafından yapılan araştırmanın sonuçlarına göre olumsuz öğretmenlerin görev aldığı okulda, öğrencilerin şiddet algısı artıyor. Okul yöneticisinin davranışı, okulun imkanları, öğrencinin okula aidiyet duygusu, şiddeti etkileyen diğer faktörler. Ama araştırmanın sonuçlarına göre en önemlisi öğretmenin tavrı. “Okulun fiziki şartları, araç gereçleri, müfredat programı ne kadar iyi olursa olsun, eğer öğretmen yeteri kadar donanımlı değilse, iletişim becerileri bulunmuyorsa, sınıf yönetimini bilmiyorsa, çocuğu tanımıyorsa şiddet önlenemiyor.” ARAŞTIRMANIN ÇARPICI SONUÇLARI En fazla şiddet algısı, ilköğretim 7. sınıfta. Bu, 13 yaşında, ergenlik dönemine giren çocukların sınıfı. Öğretmen bu değişimle baş edemiyor. Bir sonraki yıl (8. sınıf) dikkat liseye yöneldiğinden şiddet algısında bir gerileme oluyor. Sabırlı, şefkatli ve destekleyici öğretmenlerin bulunduğu okulda şiddet algısı azalıyor. Ama öğretmen destekleyici olsa bile öğrenci tarafından olumsuz algılanıyorsa şiddet yükseliyor. Okul yöneticilerinin tutumu da önemli bir faktör. Ama müdür ve yardımcıları olumlu tavır gösterse de, öğretmen öyle yapmazsa, şiddet algısı yine yükseliyor. Yönetici olumlu olmasa bile, öğretmen şefkatliyse şiddet düşük oluyor. Şiddetle bağlantılı üçüncü faktör, okul ortamı. Aktiviteleri çok, sınıf mevcudu az, geniş bahçeli okulda şiddet daha az var. Öğrencilerin okula duyduğu aidiyet hissi dördüncü faktör. Müfredat programı beşinci sırada. Kurum kültürü oluşmuş, akademik başarısı yüksek okullarda şiddet az görülüyor. Sosyoekonomik düzeyi yüksek okullarda şiddet algısının düşük oluşu, ailelerin duyarlılığıyla ilgili. Bu okullarda yönetici ve öğretmenin olumsuz davranışını veli affetmiyor. Öğretmen de daha dikkatli davranmak zorunda kalıyor. ÖĞRETMENLER ÖĞRENCİLERE NASIL ŞİDDET UYGULUYOR? (1997-2005 arasında Münevver Mertoğlu tarafından İstanbul’da yapılan araştırmaya göre) En fazla sözel şiddet (yok sayma, ilgi göstermeme, alay etme) uyguluyor. Fiziki şiddette en çok uygulanan yöntem, cetvelle dövme. Ardından hakaret, darp, baskı, tehdit, taciz geliyor. En fazla 45-49 yaş arasındaki öğretmenler şiddet uyguluyor. En az 35 yaş altındaki öğretmenler şiddete başvuruyor. En çok 6-7-8′nci sınıflardaki erkek öğrencilere şiddet uygulanıyor. ARKADAŞIMIZI DÖVELİM ÖĞRETMENİM! Münevver Mertoğlu şu uyarıda bulunuyor: “Bu araştırma şiddetin sadece okula bağlı nedenleriyle sınırlı. Biz eğitimciler ailevi ya da genetik problemleri çözmekte, sosyoekonomik şartları kontrol altına almakta zorlanabiliriz. Şiddetle ilgili okul dışı başka sorunlar da var. Örneğin öğretmen, problem çıkaran öğrenciye ne ceza verileceğini sınıfta sorduğunda “arkadaşımızı dövelim” cevabını alıyor. Hatta ‘Çubuğu ben getireyim’ diye atılan çocuklar var. Bu, ailede şiddet görerek büyüyen çocuk için dövmenin garip karşılanmadığını gösteriyor.” HEM ABD’DE HEM İSTANBUL’DA YAPILDI İstanbul Valiliği, Milli Eğitim Bakanlığı, İstanbul Çocukları Vakfı ve Aydın Doğan Vakfı tarafından desteklenen “Okula Aidiyet, Okuldan Memnuniyet ve Şiddet Algısında Okula Bağlı Nedenler ve Alınabilecek Önlemler” başlıklı araştırma önceki yıl İstanbul’da, 13 okuldan 799 öğrenciyle yapıldı. Araştırmanın bir ayağı da geçen yıl ABD’nin Ohio eyaletinde 11 okuldan 884 öğrenciyle yüz yüze yapıldı. Çalışmaya emniyet görevlisi Cemil Doğutaş da katkıda bulundu. Öğrenciler, ilköğretim 7. ve ortaöğretim 11. sınıflardan seçildi. Araştırmanın analizinde Koç Üniversitesi’nden Nazlı Baydar da çalıştı. ABD-TÜRKİYE KARŞILAŞTIRMASI İstanbul’daki öğretmenler Ohio’dakilere göre daha şefkatli, ama destekleyici yöneticiler Ohio’da daha fazla. Akademik programdan memnuniyet İstanbul’da daha fazla, ama Ohio’daki okulların kaynakları daha iyi. İstanbul’da ekonomik düzeyi düşük bir semtte olanaklar artırılır ve öğretmen şefkatli davranırsa şiddet önleniyor. Ancak Ohio’da ekonomik düzeyi düşük bir okula ne şekilde destek verilirse verilsin şiddet önlenemiyor. Araştırmaya göre Ohio’da okullardaki şiddet olaylarının sayısı İstanbul’dakilerin 16 katı. İstanbul’daki öğrenciler her durumda Ohio’dakilere göre kendilerini okula daha ait hissediyor. Öğrencilere göre olumsuz öğretmen kim? Bize karşı sabırsız Sınıfta herkese eşit davranmıyor Bizimle sık sık alay ediyor Sınıfta sebepsiz yere azarlıyor Öğrencilere göre olumlu öğretmen kim? Okulla ilgili sorunum olduğunda danışabiliyorum Anlayamadığım konuyu çekinmeden sorabiliyorum Okul dışı sorunum olduğunda danışabiliyorum Başarmam için beni cesaretlendiriyor Fikirlerimize saygı duyuyor Derste beni seviyor Öğrencilere göre olumlu okul müdürü kim? Bizimle yeterince ilgileniyor İhtiyaçlarımızı dikkate alıyor Müdür yardımcılarımız da bizimle ilgileniyor Öğrencilere göre iyi bir okul nasıl bir yer? Teknolojiden (bilgisayar, DVD gibi) yeterince faydalanıyoruz Yeterince sosyal aktivite (spor, tiyatro) düzenleniyor Fen laboratuvarımız yeterli Teneffüslerde vakit geçirebileceğimiz yerler var Öğrenciler okuldaki şiddeti nasıl tanımlıyor? Öğrenciler okul kurallarına uymuyor Eşyaya zarar veren öğrenciler var Öğrenciler birbiriyle kavga ediyor Çetelere katılan öğrenciler var Bu okulda kendimi güvende hissetmiyorum