Çorum Haber
“PROFESYONEL POLİTİKACILAR CESUR DEĞİL” 07 08 2008 Demokrat Parti Genel Başkan Yardımcısı, Basın Propaganda ve Yurtdışı İlişkiler Başkanı,
gazeteci-yazar Nevval Sevindi, profesyonel politikacıların “koltuğu kaybetme korkusu” ile radikal kararlar alıp uygulayamadıklarını belirterek, “Politikacılar cesur değil” dedi. Önceki gün Çorum’a gelen Nevval Sevindi, Otel Anitta’daki sohbetimiz sırasında siyasete bakış açısından, Türkiye gündeminde yer alan gelişmelere kadar çok çeşitli konulardaki görüşlerini ÇORUM HABER’e anlattı. CHP’Lİ BİR AİLENİN KIZI Göçmen bir ailenin kızı olduğunu ve dedelerinin Kurtuluş Savaşı’nda aktif rol oynamalarından dolayı Atatürk ilkelerine ve O’nun kurduğu CHP’ye sıkı sıkıya bağlı olduklarını anlatan Nevval Sevindi, yıllarca siyasetten uzak durduğunu, ancak son yıllarda daha demokrat bulduğu Demokrat Parti saflarında çalışmaya karar verdiğini söyledi. Nevval Sevindi, “Dedem yaşasaydı bu kararımı nasıl karşılardı, düşünmek bile istemiyorum” şeklinde konuştu. “SİYASİ İÇERİKLİ HABERDEN BİLE KAÇARDIM” 20 yıllık gazetecilik yaşamında siyasetle uğraşmak şöyle dursun, siyasi haber ve röportajlardan olabildiğince kaçındığını dile getiren Sevindi, “Zaman zaman siyasilerle görüşmelerim oldu elbette. Geleceğe yönelik projelerini anlatırlar, çok pembe mesajlar verirler. (Keşke bunlar gerçekten uygulanabilse) Görüşme sırasında politikacının anlattığına ben inanmıyordum ki, nasıl okurlarıma gerçekmiş gibi aktarayım?” dedi. Gazetecilik mesleğinin yanısıra uzun yıllar sosyal sorumluluğu olan sivil oluşumlarda yer aldığını, kadının bilinçlendirilmesi, çevre bilincinin geliştirilmesi konusunda aktif çalışmalar yaptığını ifade eden Sevindi, aralarında Çorum’un da bulunduğu çok sayıda ilde kanserle savaş derneklerinin kuruluşuna öncelük ettiğini vurguladı. ÇAĞDAŞLAŞMA KADININ YÖNETİM KADEMELERİNDE AKTİF OLMASI İLE MÜMKÜN Kadına yönelik yaptığı araştırma ve çalışmalarda toplumda bilindiğinin aksine bulgular elde ettiğini dile getiren Nevval Sevindi, “İnsanlarımızın gözünde Osmanlı kadını her zaman, peçesinin ardına gizlenen ekonomik, sosyal ve kültürel alanda varolmayan bir çerçevede görülür. Aksine Osmanlı döneminde yapılan 18 grevin 5’i kadınların öncülüğünde gerçekleştirilmiş. Yani ilk işçi hareketlerine kadınlar önderlik etmiş. Kurtuluş Savaşı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda da kadınların büyük katkıları olduğu yadsınamaz. Büyük Önder Atatürk, çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin kadınlar ve gençlerle kurulacağını ve hedefe ulaştırılacağını görüp, bu yönde hareket etmiş” dedi. Türkiye’de kadınların 1920’li yıllardan 1950’lere kadar her alanda aktif rol aldığını ve önemli kazanımlar elde ettiğini belirten Nevval Sevindi, kadın haklarının 1950’li yıllardan itibaren gerilemeye başladığını, kadının yeniden ikinci plana itildiği görüşünü savundu. Türkiye’de demokratikleşmenin, çağdaşlaşmanın yolunun, siyasette, ekonomide ve yönetim kademelerinde kadınlara ve gençlere daha fazla olanak sağlanması ile mümkün olabileceğini vurgulayan Sevindi, “Kadın ve gençlik ile ilgili ifade ettiğim bu düşünceleri tüm siyasi partiler de kabulleniyor. Kadın ve gençlerin ülkenin çağdaşlaşmasında önemli bir yere sahip olduklarını her fırsatta dile getiriyorlar. Ama siyasi partilerin yönetim kademelerindeki, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki kadın ve genç sayısına baktığımızda, bu açıklamaların boş laftan ileri gitmediğini görüyoruz” ifadelerini kullandı. HUKUKA YÜKLENDİLER, TOPLUMU GERDİLER HİÇ DE ŞIK OLMADI AKP’nin seçmenden umduğunun üzerinde destek bulması üzerine ilginç tavırlar sergilediğini dile getiren Nevval Sevindi, bir takım temel değerleri hiçe sayan bu partinin “kapatma davası” ile karşı karşıya kaldığını dile getirdi. Yasama, yürütme ve yargının Türkiye’nin temel kuruluşları olduğunu ve bu kuruluşların yasalar çerçevesinde hareket etmesinin zorunluluğunu anımsatan Sevindi, “İktidar partisi AKP’ye kapatma davası açıldı. Siyasi partilerin kapatılması demokratik bir yaklaşım değil elbette. Ülke demokrasisi açısından kötü bir durum. Ama, partinin kapatılmasına ilişkin bir davanın açılmasını gerektirecek eylemleri de kimse hoş göremez. Diğer üzücü bir konu da, kapatma davası sürecinde yaşananlar. Türkiye Cumhuriyeti’ni yönetmek, yasaları uygulamak için işbaşına gelenler, devletin en asli kurumlarından biri olan yargıyı hedef alan açıklamalar yaptılar, hukuka yüklendiler. Bu yaklaşım hiç de şık olmadı. Bu millet iki dönemdir sorumluluğu AKP’ye verdi. Yani iki dönemdir büyük bir güç ellerinde. Neden siyasi partiler yasasını değiştirmediler. Bu kapatma davasının suçlusu da bence yine AKP. Ellerindeki güçle yapısal reformları yapabilirlerdi. Böylelikle ne ekonomik alanda sorunlar yaşanır, ne de millet gerilirdi” dedi. AKP GEÇMİŞTEN DERS ALMALI Türkiye’ni uzun süre koalisyon hükümetleri tarafından yönetildiğini ve Türk insanının bu dönemlerde ekonomik ve sosyal anlamda ciddi sıkıntılar yaşadığını söyleyen Sevindi, AKP’nin böyle bir dönemde ciddi bir halk desteği ile işbaşına geldiğini anlattı. “Başbakan, bakanlar, parti yöneticileri, milletin desteğini bulunca padişah pozlarına girdi” diyen Nevval Sevindi, Türkiye’de seçmenin tarihte de örnekleri bulunduğu gibi bazı siyasi partilere olağanüstü destekler vererek hükümete taşıdığını, beklentilere yanıt verememesi durumunda da alaşağı ettiğini anlattı. Nevval Sevindi, “AKP bu makamı kalıcı olarak görmemeli. Bir siyasi partiyi sandıkta göklere çıkaran bu millet yeri ve zamanı geldiğinde bedel ödetmeyi de bulur. Bunun örnekleri yakın tarihimizde de mevcut. AKP’lilere geçmişten ders almalarını salık veririm” diye konuştu. ÇİFTÇİ PERİŞAN, İNSANLARDA ARTIK AÇ KALMA KORKUSU VAR Hükümetin ekonomiyi güllük gülistanlık gösterme çabalarına rağmen son açıklanan enflasyon rakamlarının, enflasyon hedeflerinin tutmayacağının en açık göstergesi olduğunu ifade eden Nevval Sevindi, elektrik zamlarının yansımaları ile beklentilerin üzerinde çıkan enflasyonun, doğalgaz zammı ile daha yükseklere tırmanacağı görüşünü savundu. AKP hükümetinin uyguladığı tarım politikasının kelimenin tam anlamıyla çiftçiyi perişan ettiğini vurgulayan Sevindi, şunları söyledi: “Türkiye’nin dört bir yanını geziyorum. Kadınlarla, esnafla, işçiyle, çalışan diğer kesimlerin mensupları ile sohbetler yapıyorum. Ekonoik koşullarından, halinden memnun olanların sayısı yok denecek kadar az. Trakya ve Ege çiftçinin, Türkiye’nin diğer bölgelerine oranla daha fazla verim alır ve doğal olarak da daha zengindir. Bu bölgelerdeki çiftçinin de sızlandığını, geleceğe umutla bakamaz hale geldiğini gördüm. Enflasyonu, ekonomik koşulları algılamak için ekonomi profesörü olmak gerekmiyor. Çiftçi bir yıl önce aldığı mazot ve gübre fiyatı ile sattığı üründen elde ettiği geliri ortaya koyuyor. Bir de bu yılı değerlendiriyor. İşte size enflasyon hesabı. TARIMI TARUMAR ETTİLER Dünyada açlık tehlikesinin alarm verdiği bir dönemde Türkiye’de verimli tarım arazileri ektirilmiyor. Kotalarla, ilginç uygulamalarla çiftçi tarımdan uzaklaştırılmaya çalışılıyor. Türk tütününü Yunanistan ekiyor. Şeker pancarın kota var. Pamuk üreticisine kısıtlamalar getiriliyor. Türk çiftçisi günden güne yoksullaştırılıyor, tarlasından uzaklaştırılıyor, üretim kültüründen uzaklaştırılıyor ve kentlerin varoşlarına vasıfsız işçi olarak yönlendiriliyorlar. Şehirlerin nüfusu artıyor, varoşlar ve varoş kültürü büyüyor, şiddet artıyor, suç odakları oluşuyor. Hırsızlık, kapkaç, yaralama, öldürme vs. Türkiye’de dengeleri altüst edersek, geriye dönüş mümkün olmayabilir. Örneğin Türk tarımını yok ederseniz bir daha tersine çeviremeyebilirsiniz.” DAHA DEMOKRAT OLDUĞU İÇİN Uzun yıllar siyasetten uzak durduktan sonra siyasi tercihini Demokrat Parti’den yana kullandığını ifade eden Nevval Sevindi, “DP’de demokrat bir gelenek var. Anadolu kültürünü özümsemiş, Anadolu insanının değerlerini bağrında taşıyan bir yapıya sahip Demokrat Parti” dedi. 22 Temmuz 2007 seçimlerinde Meclis dışında kalan DP’nin o dönemki Genel Başkanı Mehmet Ağar’ın da ısrarı ile bu parti saflarına katıldığını, Ocak ayında yapılan DP Büyük Kongresi’nde Genel Başkan Adayı olduğunu belirten Sevindi, Kongre sırasında mevcut Genel Başkan Süleyman Soylu lehine adaylıktan çekildiğini anlattı. Çok fedakar bir tabanı olan Demokrat Parti’nin ileriye dönük ciddi çalışmalar başlattığını, Genel Merkez Yönetimi’nin yurdu karış karış gezip toplumun partilerinden beklentilerini değerlendirdiğini söyleyen Nevval Sevindi, tüzük ve program çalışmalarının da ciddi bir şekilde yürütüldüğünü sözlerine ekledi. CHP KRONİK VAK’A Cumhuriyet Halk Partisi’nin parti içi demokrasi konusunda ciddi sıkıntılar yaşadığı görüşünü de savunan Sevindi, “Bazı siyasi partilerin yönetimlerinde erkek egemenliği sözkonusudur. Kadınlara yönetim kademelerinde fazlaca yer verilmez. Ama CHP’de durum farklı. Mevcut yönetim, erkeklere bile geçit vermiyor ki, kadınlar nasıl yer bulabilsin yönetim kademelerinde? CHP kronik vak’a.”