<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>NevvalSevindi.com &#187; Basında</title>
	<atom:link href="http://www.nevvalsevindi.com/yeni/category/basinda/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.nevvalsevindi.com/yeni</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 29 Jul 2010 05:53:21 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Türkiye&#8217;nin Nabzı</title>
		<link>http://www.nevvalsevindi.com/yeni/2008/12/23/turkiyenin-nabzi/</link>
		<comments>http://www.nevvalsevindi.com/yeni/2008/12/23/turkiyenin-nabzi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Dec 2008 00:00:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nevval Sevindi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basında]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[haberler]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Salı 20:00Türk halkının sosyal, siyasal ve ekonomik eğilimlerinin araştırıldığı, her hafta önemli bir araştırmanın sonuçlarının ekrana getirildiği &#8220;Türkiye&#8217;nin Nabzı&#8221; isimli program; Habertürk TV Genel Yayın Yönetmeni Erdoğan Aktaş ve Gazeteci Ece Temelkuran&#8217;ın sunumuyla Salı akşamları Habertürk&#8217;te&#8230;</p>
<p>Prof.Binnaz Toprak araştırmasını tartışacağız</p>
<img src="http://www.nevvalsevindi.com/yeni/?ak_action=api_record_view&id=3292&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nevvalsevindi.com/yeni/2008/12/23/turkiyenin-nabzi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kanal1</title>
		<link>http://www.nevvalsevindi.com/yeni/2008/12/17/</link>
		<comments>http://www.nevvalsevindi.com/yeni/2008/12/17/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Jan 1970 00:00:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator></dc:creator>
				<category><![CDATA[Basında]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[haberler]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Özlem Gürses&#8217;le 1Bakış İlk programda CHP&#8217;NİN çarşaf açılımı</p>
<p>Toplumunu tanımayan yönetemz diye 20 yıldır yazı yazıyor ve konuşuyorum</p>
<img src="http://www.nevvalsevindi.com/yeni/?ak_action=api_record_view&id=3291&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nevvalsevindi.com/yeni/2008/12/17/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>12.kasım.08</title>
		<link>http://www.nevvalsevindi.com/yeni/2008/11/28/</link>
		<comments>http://www.nevvalsevindi.com/yeni/2008/11/28/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Jan 1970 00:00:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator></dc:creator>
				<category><![CDATA[Basında]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[haberler]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Habertürk&#8217;te saat 18.00&#8242;de Söz Sende Programında</p>
<p>Balçiçek soruyor siz cevap veriyorsunuz. neden DP başkanlığı? Bu konuda en güzel programlardan birini yaptık. ben kadını siyasette destekliyorum diyen bir çok medya elemanı destek vermezken Balçiçek Pamir gerçek bir gazeteci desteği vererek örnek oldu. teşekkürler Balçiçek&#8230;..Darısı dediği ile yaptığı birbirini tutmayanların başına!&#8230;</p>
<img src="http://www.nevvalsevindi.com/yeni/?ak_action=api_record_view&id=3290&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nevvalsevindi.com/yeni/2008/11/28/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>YENİ YÜZYILDA AYDIN KİMLİĞİNİN SORGULANMASI</title>
		<link>http://www.nevvalsevindi.com/yeni/2008/11/17/</link>
		<comments>http://www.nevvalsevindi.com/yeni/2008/11/17/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Jan 1970 00:00:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator></dc:creator>
				<category><![CDATA[Basında]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[haberler]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Nevval Sevindi&#8217; nin kitaplarına dikkatli bir okur gözüyle odaklandığımızda, tümleşik bir entelektüel doygunlukla karşı karşıya kalıyoruz. Hani nerdeyse anlamın olduğu, iletişimin ya da iletişimsizliğin olduğu her süreç sanki onun inceleme alanı içinde.</p>
<p>Kırsaldan kentsele, yerelden evrensele uzanan süreçte her açmaz ya da sorun teşkil eden konu insana ilişkin yanıyla Nevval Sevindi&#8217; nin kalemine takılıyor. Bu boyutuyla Nevval Sevindi bir entelektüel. Düşünen, eleştiren üreten boyutuyla entelektüel insan profili nedir? Özellikle doğu-batı kıskacı arasında kimlik sorunu var mı aydınımızın? Bu soruların cevabını Sevindi&#8217;nin&#8221; Daha Fazla Özgürlük&#8221; isimli kitabında detaylıca bulmak olası. &#8220;Entelektüelimizin ciddi bir kimlik sorunu var. Bu siyasete ve toplumsal her alana uzanan ağaç kökleri gibi, her yeri kırıp dökerek fışkırıyor aniden.&#8221; diyen Nevval Sevindi kendisinin sık sık kullandığı &#8220;Jakoben aydın&#8221; tanımlamasına aynı kitap da açıklık getirmektedir.(1) Nevval Sevindi; 1996&#8242;da yazdığı bir yazıda Jakoben aydınlarla yeni yüzyılda ilerleme olamayacağını, Türkiye&#8217;nin yeni aydınlara ihtiyacı olduğunu vurgulamıştı.(2) Bu yazısında Fransız ihtilalinin aktif liderlerinden birisi olan Robespierre&#8217;in yaklaşımlarından yola çıkılarak &#8220;jakoben aydın&#8221; tanımlamasını açmıştır. Erdemliliği ihtirasla sevmesine karşın, bir kez bile kendisinden farklı düşünmüş birini hoş görmeyen ve bağışlamayan bir kimliktir jakoben aydın.(2) Karşısındakilerin anlaşma başvurularını geri çevirir, hatta politikanın anlaşmaya zorladığı durumlarda bile sert kinciliği ve katı gururu uzlaşmaya engel olur. Fransız ihtilalinin ateşli ruhunun ardına saklanmış, asla kendinden başkasına hayat hakkı tanımayan buzdan bir giyotindir bu anlayış. Toplumun tüm kutsal değerlerini, ortak çıkarlarını kendi bildiğiyle çizilen bir harita sanan insanlar topluluğudur Jakoben aydın topluluğu.(2) Hepsi birbirinin katili olan insanlardı jakoben aydınlar. &#8220;Bunlar eski yüzyıllara ait insanlardı &#8220;diye bağlamış Sevindi yazısını (3) Sevindi&#8217;ye göre &#8221; Türkiye Rönesans&#8217;ı hayal ediyorsa, yaşadıkları dünyanın tezlerini üretmelidir. Teori üretirken de yapısal değişimleri cesaretle gerçekleştirmelidir.&#8221;(4) &#8220;Katı milliyetçiliğe düşmeden, kendi kültürel değerlerini koruyarak neo-milliyetçilik yaratmak gerekiyor.&#8221; diye devam etmekte: &#8220;AB içinde Türkiye kendi insani değerleri, kültürü ile onurlu bir yer alabilir. Hem de batı kültürünün kaybettiği ve aradığı manevi bir iklimi onlarla paylaşabilir.&#8221; (4) cümlesiyle de &#8216;kültürel fetih&#8217;e işaret etmektedir. Yeni yüzyılın aydınları demokrasiye, çok kültürlü bir dünyaya inanan, yükselen değerleri sevgi ve bilgi olan insanlar olmalıdırlar. Tek doğrunun kendi doğrusu olduğunda ısrar eden zihniyet ölü diller gibidir.(5) diyerek yeni yüzyılın Türkiye&#8217;sinin özlem duyduğu aydınlara olan ihtiyacı tespit etmektedir. Nevval Sevindi aydın kimliği konusundaki düşüncelerini şu şekilde anlatmaya devam etmiştir: &#8220;İnsan olacaksa, kendisi için, kendisine rağmen, kendisine karşın aydın olur, kaçınılmaz biçimde,&#8221; diyen Ortega için,&#8221;Gerçek aydının özgül etkinliği gerçeği zahmetle araştırmak, bulur bulmaz da, ne pahasına olursa olsun, kendisini bin parça edeceklerini bilse, açıklamaktır; aslında &#8220;çölde feryat eden&#8221; biridir o, çünkü gerçek ancak yalnızlıkta bulunur. Aydın, halka karşı, kamuoyuna karşı, yerleşik sanılara karşı fikir yürütür. Bu nedenle yazgısı anlayışsızlıkla karşılanmak ve halk tarafından sevilmemektir. Misyonu karşı çıkmak ve kandırmaktır. Elbette, entelektüellerin kendi etnik ya da ulusal toplulukları adına yapılan kötülüklere kör kalmalarına yol açan kendini üstün görme ve haklı çıkarma tarzı tuzaklara düşüp daha fazla popüler olmaları da kolaydır. Bu Batı da çok yapılmıştır ve sömürgecilik hep haklı çıkmıştır. Toplumla entelektüel arasında olan bu ilişkinin durduğu ayaklar; dil, kültür ve özerkliktir. Bu tanımlamalarla yeniden, aydın denilenleri düşünmek lazım.(6) Kaynakça: (1) Nevval SEVİNDİ, Daha Fazla Özgürlük, Alfa Yayınları (2) Nevval SEVİNDİ, &#8220;Totaliter Akıl&#8221; 1996, Yeni yüzyıl (3) N. SEVİNDİ Daha Fazla Özgürlük, &#8220;Totaliter Akıl&#8221;, 1996 sh 6. (4) N.SEVİNDİ 2.11.2004 Neo-Milliyetçilik Daha Fazla Özgürlük Sh. 89 (5) N.SEVİNDİ 1998 Ortaçağ&#8217;ın Medyatik Dili Daha Fazla Özgürlük sh. 41 (6) Aşkın E-Hali, 12. sayı, s.40-41 Birsen Ayvaz Çorum Hakimiye</p>
<img src="http://www.nevvalsevindi.com/yeni/?ak_action=api_record_view&id=3289&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nevvalsevindi.com/yeni/2008/11/17/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Birsen Ayvaz yazdı</title>
		<link>http://www.nevvalsevindi.com/yeni/2008/11/03/</link>
		<comments>http://www.nevvalsevindi.com/yeni/2008/11/03/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Jan 1970 00:00:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator></dc:creator>
				<category><![CDATA[Basında]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[haberler]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Aşkın e- Hali Dergisi’nin 12. sayısında, kimlik sorununu halletmiş, kendi olmayı başarmış, markalaşmış bir isimle yaptığımız söyleşi yayınlandı. Nevval Sevindi sosyolog, yazar, edebiyatçı ve aktivist bir aydın gözüyle sorularımızı içtenlikli yanıtlar verdi.</p>
<p>KÜLTÜREL FETİH VE EKONOMİK KRİZ Dünya ekonomik krizle çalkalanırken, ülkemizdeki gerginlik hem ekonomide hem de siyasi konjonktürde giderek tırmanıyor. Güncel yaşamın içinde vatandaş doğal gaza, elektriğe yapılan zamları düşünüyor. Siyasilerimiz ve ekonominin kimi yazarları “bize bir şey olmaz” iyimserliğiyle ortalığı yumuşatmaya çalışıyorlar. Geçtiğimiz günlerde Türkiye&#8217;de olan Newsweek dergisi yorumcusu Daniel Grosss; &#8220;Bir ülkede ne kadar çok Starbucks varsa, o ülkenin o kadar mali sorunu var. İnanmıyorsanız, İstanbul`daki Starbucks`lara bir bakın&#8230; Sayısı 67 olmuş&#8221; diye yazdı&#8230; Peki, bu neyi mi gösterir? Bu teoriye göre, önemli sayıda Starbucks dükkânına sahip olmak, &#8220;yüksek kafeinli, serbest kapitalizmin göstergesidir” diyor. Bunun anlamı; ABD yaşam tarzının pazarlama halkalarından biri olan kahve mağazalar inciri olan Starbucks’ların çokluğu kendimize uygun ekonomik çizgiden uzaklaştığımızın göstergesidir. Bunun anlamı; her kültür ve ülke her alanda kendi modellerini kendilerine göre oluşturmalıdır. Aksi durumda domino taşı gibi yıkılmaya ve dünyanın öbür ucundaki krizlerden etkilenmeye mahkûmdur. Sana iyi gelen ilaç bana da iyi gelir anlayışından vaz geçilmesi konusunda bizi başkaları uyarıyor. Birileri kendi yaşam tarzını dünyaya pazarlıyor, markalaşıyor, düşüyor ya da kalkıyor. Türkiye kendi sentezini yaparak, kendi farklılıklarıyla barışıp markalaşma yoluna gitmelidir. Moda, sanat ve kültürel fetih bize uzak değildir.* İyimser olmak devekuşu misali başını kuma gömmek olabilir mi? Aşkın e- Hali Dergisi’nin 12. sayısında, kimlik sorununu halletmiş, kendi olmayı başarmış, markalaşmış bir isimle yaptığımız söyleşi yayınlandı. Nevval Sevindi sosyolog, yazar, edebiyatçı ve aktivist bir aydın gözüyle sorularımızı içtenlikli yanıtlar verdi. ***** Sn. Nevval Sevindi ile Türk kadınının kendilik sorunundan tutun da, “jakoben aydın” kimliğine dek pek çok konuyu etraflıca konuştuk. Sonraki yazımızda bu söyleşinin detaylarına ineceğiz. * Daha Fazla Özgürlük (Nevval Sevindi- Alfa ) Çorum Hakimiyet gazetesi</p>
<img src="http://www.nevvalsevindi.com/yeni/?ak_action=api_record_view&id=3288&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nevvalsevindi.com/yeni/2008/11/03/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Vatan Gazetesi&#8217;nde</title>
		<link>http://www.nevvalsevindi.com/yeni/2008/11/01/</link>
		<comments>http://www.nevvalsevindi.com/yeni/2008/11/01/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Jan 1970 00:00:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator></dc:creator>
				<category><![CDATA[Basında]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[haberler]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Erdoğan’ın alternatifi ben olacağım DP Genel Başkanlığı için adaylığını açıklayan gazeteci-yazar Nevval Sevindi Vatan&#8217;a konuştu Hilal ÖZTÜRK / VATAN</p>
<p>Gazeteci-yazar Nevval Sevindi, Demokrat Parti’nin 15-16 Kasım tarihlerinde yapılacak kongresinde genel başkanlığa aday olduğunu açıkladı. 6 Ocak 2008’de yapılan kongrede de başkanlığa aday olan Sevindi, ittifak sağlamak için adaylıktan çekilmişti. Sevindi ikinci kez genel başkan adayı ve bu kez çekilme niyetinde değil. DP’ye önce itibar sonra oy kazandıracağını söyleyen Sevindi “Türküm, Müslümanım, modernim. Varolan kimliğim Türkiye sentezi ve bu beni ideal bir lider yapıyor” diyor. Sevindi VATAN’ın sorularını şöyle yanıtladı: * İkinci kez neden aday olmaya karar verdiniz? DP’de anti demokratik uygulamalar var. İl kongrelerine müdahale ediliyor. Manisa kongresi iptal oldu, İzmir kongresi de mahkemelik, iptali isteniyor. Genel Başkan Süleyman Soylu, parti içindeki anti demokratik uygulamaları değiştireceğini söylediği için ittifak yapmıştım ama hiçbir şey değişmedi. İkincisi ise Türkiye’deki konjonktür değişti. Türkiye tek parti tarafından yönetiliyor oysa alternatif olacak bir partiye ihtiyaç var. * Alternatif olmayı nasıl başaracaksınız? Türkiye’de tek bir lider var o da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan. Ancak o da otoriter lider tipi. Ben yeni bir lider tipi, rol model olmak istiyorum. Kendimi “Türküm, Müslümanım, modernim” olarak tanımlıyorum. Var olan kimliğim tam bir Türkiye sentezi. Ayrıca siyasete nezaketi, insana değer veren bir anlayış getirmek istiyorum. Sivil toplumculuktan, entellektüel camiadan geliyorum, siyaseti kıyasıya eleştirdim ve eleştirmeye devam edeceğim. Kararsızların, kararsızlar içinde de kadınlar ve gençlerin oylarını hedefleyeceğim. Kadınlar ve gençlerle ilgili politikalar üreteceğim. Türkiye’de politika üreten tek parti AKP. AKP’nin politikasına karşı çıkmayı politika üretmek zannediyorlar. Konjonktür değişirse AKP biter * Genel Başkan olursanız AKP’den oy çalabileceğinize inanıyor musunuz? Konjonktür çok önemli ve belirleyici olacak. Bir ekonomik kriz olur ve AKP falan kalmaz ortada. AKP’nin ekonomik istikrar sağladığı yok. Sadece insanların korkmamasını sağlıyor, böylece ani infial yaşanmıyor. Oysa ekonomik istikrar falan yok. İnsanların psikolojisini iyi yönetiyorlar. Bize bir şey olmaz dedikçe, insanlar korkmuyor. Bu da iyi bir politika ama nereye kadar etkili olacak. Kadın olmak avantajım *DP’nin şimdiki genel başkanı kamuoyunun tanımadığı bir isim. Oysa siz tanınıyorsunuz. Ayrıca kadın olmanız da sizin için bir avantaj mı? Elbette. Marka değeri olan bir ismim var. Bunun avantaj olacağını düşünüyorum. Şu anda DP’nin itibarı yok, politika üretmiyor, kimsenin tanımadığı bir genel başkanı var. Niye insanlar sana oy versin. Ayrıca DP kadın genel başkana en yatkın parti. Tansu Çiller’in sağladığı bir kadın eğilimi de var. Sırf teşkilattan geliyor diye kimsenin tanımadığı bir genel başkanla başarı sağlanamadığı ortada. Önce itibar vaadediyorum * DP’lilere ne vaadediyorsunuz? İtibar. Ben yüzde 10 oy getiririm diyemem, inandırıcı olmaz. Ancak inandığım değerleri savunarak partinin kaybettiği itibarı kazanmasını sağlayabilirim. Zaten öncelikle itibarını geri kazanması gerekiyor, ondan sonra insanların oy vermesi mümkün olur. &#8220;Fethullah Gülen&#8217;e sempatim var&#8230;&#8221; * Fethullah Gülen’le yakınlığınız çok konuşuluyor? Fethullah Gülen’e sempatim var. Özellikle okullarında yaptıklarının çok önemli ve doğru olduğuna inanıyorum. Ancak benim durumum müritlik değil, ben birey olmakla kafayı bozmuş birisiyim. Birinin müridi olmam mümkün değil. * Genel başkanlığınız ve seçilirseniz seçimlerde cematten destek alacağınıza inanıyor musunuz? 28 Şubat sürecinde bana yapılan saldırılar karşısında, özellikle cemaatin kadınları bana çok destek oldu. Saçların sarı, tırnakların kırmızı ojeli diye beni dışlamadılar. Aksine çok destek verdiler, üzülme dediler. Elbette özellikle kadınlarından destek alabileceğimi düşünüyorum. Ben dindar bir insanım.</p>
<img src="http://www.nevvalsevindi.com/yeni/?ak_action=api_record_view&id=3286&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nevvalsevindi.com/yeni/2008/11/01/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>DP için adayım</title>
		<link>http://www.nevvalsevindi.com/yeni/2008/11/01/</link>
		<comments>http://www.nevvalsevindi.com/yeni/2008/11/01/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Jan 1970 00:00:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator></dc:creator>
				<category><![CDATA[Basında]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[haberler]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>DP Genel Başkan Yardımcısı Nevval Sevindi, 15-16 Kasım tarihlerinde yapılacak olan Olağan Kongre&#8217;de Genel Başkan adayı olduğunu açıkladı. HÜRRİYET (26 EKİM 2008)</p>
<img src="http://www.nevvalsevindi.com/yeni/?ak_action=api_record_view&id=3287&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nevvalsevindi.com/yeni/2008/11/01/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çorum Hakimiyet Pazar gazetesi</title>
		<link>http://www.nevvalsevindi.com/yeni/2008/08/10/</link>
		<comments>http://www.nevvalsevindi.com/yeni/2008/08/10/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Jan 1970 00:00:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator></dc:creator>
				<category><![CDATA[Basında]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[haberler]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Nevval Sevindi ile ropörtaj</p>
<p>Ortak değerler üzerinden kavga etmemeliyiz</p>
<img src="http://www.nevvalsevindi.com/yeni/?ak_action=api_record_view&id=3285&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nevvalsevindi.com/yeni/2008/08/10/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mamis im internet / anneyizbiz.de linkini tıklayın!</title>
		<link>http://www.nevvalsevindi.com/yeni/2008/07/22/</link>
		<comments>http://www.nevvalsevindi.com/yeni/2008/07/22/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Jan 1970 00:00:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator></dc:creator>
				<category><![CDATA[Basında]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[haberler]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gazeteci &#8211; Yazar Nevval Sevindi Çalışkan ile konuştuk İzmir&#8217;de doğan Nevval Sevindi, İzmir Türk Koleji mezunu. Ankara Üniversitesi Antropoloji bölümünü bitirdi ve Klasik Arkeoloji ve Antik Yunan alanında Master yaptı. 1987/89 yıllarında Dünya Bankası&#8217;nın Çukurova Bölgesi Gelişim Projesi&#8217;nde görev aldı. Serbest yazılarına bu yıllarda başlayan Sevindi, 1990 yılında Cumhuriyet Gazetesi Yunus Nadi Uzun Metrajlı Sinema Senaryosu Ödülü kazandı. Yeniyüzyıl Gazetesi&#8217;nde kadın-erkek ilişkileri, kadın hakları, sosyal ve kültürel politikalar üzerine yazılar yazdı. Fettullah Gülen ile New York Sohbeti röportajını yapan Sevindi, bu röportajlarını kitap olarak yayınladı.</p>
<p>Sevindi ayrıca Kanal E, Expo-Channel, Samanyolu TV&#8217;de aile, çocuk ve aile kültürüne dönük, &#8220;Hayatın Aynası&#8221; programlarını yaptı. Uzun süre de Zaman Gazetesi&#8217;nde köşe yazarlığı yaptı. Nevval Sevindi, 1998 yılında kanserle mücadelesinden başarıyla çıktı. Kanser ve kanser hasta hakları üzerine de çalışan ve Kanser hasta dernekleri oluşturan Sevindi bu çalışmasıyla Sağlık Bakanlığı&#8217;ndan ödül aldı. Şu anda Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi yönetim kurulu üyesidir. Nevval Sevindi Çalışkan ile Almanya ziyareti sırasında görüştük. Bize Güneydoğu Anadolu projesinden bahseder misiniz? Beş yıl Güneydoğu Anadolu´da bütün şehirlerde çalıştım. GAP projesine 1997 – 20001 yılları arasında sosyal bilimci olarak katıldım. GAP projesi çerçevesinde kız çocuklarını okutma kampanyasını yaptığımız sivil toplum örgütünün kurucularındanım. Aileleri, kızlarını okutmak için nasıl ikna ettiniz? Önce maddi sebepleri ortadan kaldırmaya çalıştım. İstanbul’da çalışan kadınlar bulduk. Onlar aylıklarının küçük bir kısmını bir kız çocuğunun adına yatırdılar. Buna biz eğitim evlatlığı diyoruz. Güneydoğu Anadolu’nun bazı bölgelerinde kadınlar tek başına alışverişe bile gidemezler. Bu ayıptır kadın için. Bizim yaptığımız okuma yazma kursunun ilk günü kadın ve kızların sokağa çıkması olay olmuştu. İkinci gün değişti ve sonra normalleşti. Evleri tek tek dolaştık. Aile reisleri babalarla konuştum. Örneğin bir baba çok karşıydı. Onu ziyaret ettiğimizde kısmi borçlarını ödeyemediği için hapse girdiğini öğrendik. Kızlarının okuyup avukat olup babalarını savunabilmeleri hayalini kurduk ve bu ikna edici oldu. Kadınlara ve annelere desteğiniz nasıl oldu? Kadınlara 8 Mart Kadınlar Gününün varlığını ve dünyadaki tüm kadınların haklarını anlattık. Çünkü daha önce o bölgede bilinmiyordu. Kadın haklarını anlatan konuşmaları sınır köyleri dahil bütün bölgede yaptım, bazılarında tercüman kullandım. Kültürel faaliyetlerimiz oldu. Anakültür Derneği kurduk. Halk dansları gösterisi, saksofon konser, Amerikalı dansçıdan gösteriler tertipledik. Resim sergileri açtık. Okuma yazma kursları düzenledik. Kurslar büyük ilgi gördü. O güne kadar yakınlarına, askerdeki oğluna kendisi mektup yazamayan kadınlar hemen kursa katıldılar. Aralarında 65 yaşında bir kadın öğrenmenin yaşı olmaz deyip kursu heyecanla bitirdi. Kadın girişimciliğini geliştirmek en önemli amaçlarımdan biriydi. Kadınlar için internet sitesi kurdum. Bu site aracılığıyla kadınlar arasında haberleşme başladı. Bu proje 2002’nin sonuna kadar devam etti. Kadın girişimcilerin ilk kez belgeselini çektim Anadolu’da ve kitap haline getirdim. Benden sonra kadın girişimciliği de ödül almaya başladı. Erkeklere yönelik verdiğiniz konferanslar oldu mu? Erkekleri aile içi şiddete karşı bilinçlendirmeye çalıştık. Bununla ilgili çok güzel bir olay yaşadım. Bir konferansımdan sonra 15 yaşında bir erkek çocuğu yanıma geldi ve “Abla ben büyüdüğümde babam ve amcam gibi olmayacağım, karımı dövmeyeceğim” dedi. Güneydoğu Anadolu’nun en büyük yapısal sorunları nedir? Terör olaylarından dolayı yaşanan göç nedeni ile kentlerin karakteristik yapılarının bozulmasıdır. Kültürel yapının deforme olması. İşsizlik. Daha sonra politikaya atıldınız. Bunun sebebi neydi? Sivil toplumun sorunlarını siyasete taşımak istiyordum. Bu yüzden politikaya atıldım. Son genel seçimde Demokrat Partinin Birinci sıra İstanbul Milletvekili adayıydım. Şu anda Demokrat Parti Genel Başkan yardımcısıyım. Kadınların politikada aktif rol oynamasının gerekliliği sizce nedir? Anne şefkati bulunan yerde harp olur mu? Olmaz! Bilakis şiddet azalır! Bunun için kadınların mutlaka politikada yeri olması gerekli. Kadın şefkatini ve kararlılığını politikaya taşımalıyız. Karar mekanizmalarında olmalıyız ki kendi lehimize kararlar alalım ve aleyhimize çıkan kanunları engelleyelim. Sizinde yetişkin kızınız var, bu kadar çalışma arasında bir de kızınızı yetiştirdiniz, bunu nasıl başardınız? Anne olmak sadece evin içinde çocuğu yetiştirmek ve çocuğun ihtiyaçlarını yerine getirmek değildir. Bu benim içinde hiç bir zaman öyle olmadı. Anne olarak kendime hep şu soruyu sordum: Çocuk yetiştiriyorum. Çocuğum nasıl bir toplumda yaşayacak? Çocuğumun yaşayacağı toplumu ben de biçimlendirdim. Bu da sosyal aktivitelerle oldu. Bireysel rahatlık toplumdan soyutlanma getirir. Vatan sevgisini kaybedersiniz. Bunun için buradan tüm annelere sesleniyorum. Annelerin bir görevi daha çocuklarının yaşayacağı toplumu biçimlendirmek. Beğenmediğiniz şeyleri değiştirmek için toplumun ve siyasetin içinde olmalısınız. Çok sayıda kitabınız var. Kitap yazmak için nasıl vakit ayırabiliyorsunuz? Nerde olursam olayım aklıma takılan şeyleri hemen not ederim. Daha sonra eve gidince not ederim derseniz unutulur, kitap uzun süre yazılmaz. Sabah beşte kalkarım. Kitap yazarken bir diğerinin notlarını ve malzemesini hazırlarım.13 tane kitabım var. Yazmayı planladığım da 3 tane. Okumak yazmaktır. Her gün düzenli okurum. Röportaj: Nalan Çelikbudak Dikkat: Bu röportajın tüm hakları AnneyizBiz.De&#8217;ye aittir. İzinsiz ya da kaynak gösterilmeden kullanılamaz. 16.07.2008</p>
<img src="http://www.nevvalsevindi.com/yeni/?ak_action=api_record_view&id=3284&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nevvalsevindi.com/yeni/2008/07/22/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>www.imedya.tv</title>
		<link>http://www.nevvalsevindi.com/yeni/2008/03/17/</link>
		<comments>http://www.nevvalsevindi.com/yeni/2008/03/17/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Jan 1970 00:00:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator></dc:creator>
				<category><![CDATA[Basında]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[haberler]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>bu kanalı açın ve son Nevval Sevindi röportajını izleyin! gündem&#8230;</p>
<img src="http://www.nevvalsevindi.com/yeni/?ak_action=api_record_view&id=3283&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nevvalsevindi.com/yeni/2008/03/17/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
