KADINLAR GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN

Mart 7 2010Yorum Yok Kategori: Güncel

8 Mart’ın 100.yılını kutluyoruz. Yakılan,öldürülen tekstil işçisi kadınlardan  bugünlere geldik.  100 yıl içinde kadınlar vahşi kapitalizm tarafından sömürülen, çocuklarıyla birlikte en düşük ücretlerle  uzun saatler çalışanlardı. O günden bugüne gelen talep:”eşit işe eşit ücret” !

Bugün bile  Batı’da  eşitlik sağlanamadığı gibi  dünyanın bir çok yerinde de gerçekleşmedi. 

 

UNESCO verilerine göre; Dünya kadınları hak mücadelelerinin 100. yılını kutlarken, toplumsal statü, gelir, eğitim ve sağlık imkanları, karar alma mekanizmalarında temsil gibi konulardaki yetersizlikler devam ediyor.

Araştırmalar, ekonomik faaliyet alanında eşitsizliklerle karşı karşıya kalan kadınların, benzer sebeplerle aile reisliği, mülk sahipliği, iş kurma ve yürütme gibi konularda erkeklerle eşit olmadığını ortaya koyuyor. Kadınlar dünya nüfusunun yüzde 50’sinden fazlasını temsil ettikleri, iş saatlerinin yüzde 66’sını doldurdukları halde, dünya gelirlerinin sadece yüzde 10′una, mülkiyetlerin de yüzde 1′ine sahipler.

Hala ilköğretim çağında olduğu halde eğitim görmeyen 130 milyon çocuğun, 3′te 2’sini kızlar oluştururken, okuma yazma bilmeyenler arasında bir erkeğe karşın iki kadın bulunuyor. UNESCO’nun saptamalarına göre, dünyadaki okur yazar olmayan 876 milyon kişinin 3′te 2’sini kadınlar oluşturuyor.

Kadının siyasete katılımı incelendiğinde, ulusal parlamentolarda da kadın sayısında artış olmasına rağmen bu konudaki gelişmenin oldukça yavaş ilerlediği görülüyor. 1945 yılında dünyada yalnızca 26 parlamentoda kadın varken ve parlamenterlerin sadece yüzde 3′ü kadınken, 1999 yılında 179 parlamentoda kadın parlamenterler yer alıyor ancak temsil oranları yüzde 13.2′de kalıyor. Parlamentolarda halen 36 bin 294 erkeğe karşılık 7 bin 793 kadın yer alıyor.

Yeryüzünde mutlak yoksulluk sınırındaki 1.5 milyar kişinin yüzde 70′ini kadınlar oluştururken, 700 milyon kadın yeterli yiyecek ve içme suyu ile sağlık ve eğitim hizmetlerinden mahrum bulunuyor.

TÜRKİYE’DE DE DURUM FARKLI DEĞİL

TÜİK’in aile yapısı araştırmasına göre, kadınların yüzde 80′nin, erkeklerin ise yüzde 39.6’sının üzerinde kayıtlı ev veya araç bulunmuyor.

Kız çocuklarının ilköğretimdeki okullaşma oranı 2006 yılı verilerine göre yüzde 93.37 ortaöğretimdeki okullaşma oranı ise yüzde 76.66. ÖSYM verilerine göre, 1933 yılında yüzde 14 olan kadın öğrencilerin oranı 2006-2007 öğretim yılında yüzde 43′e yükseldi.

TÜİK verilerine göre, kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 24.9. Ancak işgücüne katılım oranı, eğitim seviyesi ile doğru orantı gösteriyor. İlkokul mezunu kadınlarda işgücüne katılım yüzde 11.30 iken, bu oran meslek lisesi mezunlarında yüzde 28.30′a, üniversite mezunlarında ise yüzde 60.9′a yükseliyor.

Türkiye’de kadınların yüzde 41′i ücretli veya maaşlı, yüzde 6’sı yevmiyeli, yüzde 1′i işveren, yüzde 41′i ise ücretsiz aile işçisi olarak çalışıyor. Ücretli çalışan kadınların en fazla istihdam edildiği sektörlerin başında yüzde 37.79 ile büro ve müşteri hizmetleri gelirken, kanun yapıcılar, üst düzey yöneticiler ve müdürler arasında kadın istihdamının oldukça düşük olduğu görülüyor.

Buna karşın kadınlar uzmanlık gerektiren mesleklerde önemli oranda yer alıyor. Kadın öğretim elemanı oranı yüzde 42.6, toplam profesörler içinde kadınların oranı yüzde 27.8 olarak gerçekleşirken, 13 üniversitede kadın rektör, Dışişleri Bakanlığında ise 16 kadın büyükelçi görev yapıyor. Mimarların yüzde 38′i, avukatların yüzde 37’si ve bankacıların yüzde 50.2’si kadın.

Türkiye genelinde doğum öncesi yeterli bakım alanlar yüzde 46, hiç bakım almayanlar ise yüzde 19 olup bölgeler arası farklılıklar görülüyor. Diğer bir ifadeyle Türkiye’de her 5 gebeden biri doğum öncesi bakım almıyor. Doğumların yüzde 77.4′ü sağlık kuruluşunda, yüzde 4.8′i evde sağlık personeli yardımıyla gerçekleştiriliyor. Diğer taraftan yaklaşık olarak her 5 gebeden biri sağlık personeli yardımı olmadan doğum yapıyor.

Kadınların siyasi hayatta yer almaları incelendiğinde, 2007 seçimlerinde TBMM’deki kadın temsil oranının bir önceki döneme göre yüzde 100 artarak, 9.1′e yükseldiği görülüyor. Hala her 100 milletvekilinden sadece 9′u kadın.

Yerel yönetimlerdeki kadın temsil oranı da TBMM’dekinden çok farklı değil. 19 Siyasi partinin katıldığı 2009 yerel seçimlerinde, 44 kadın il belediye başkanlıklarına, 321 kadın da ilçe ve belde belediye başkanlıklarına aday gösterilirken bunlardan sadece 27’si seçildi, 2’si il belediye başkanı olabildi. Türkiye genelindeki 31 bin 790 Belediye Meclis üyesinin bin 340′ı (yüzde 0.42), 3 bin 379 il genel meclisi üyesinin ise 110′u (yüzde 3.25) kadın.

 

AKP Kadın Kolları da  ataerkil cinsiyetçilik anlayışından şikayetçi

AKP Kadın Kolları’nın düzenlediği Kadın-Erkek Eşitliği Çalıştayı’ndan çarpıcı sonuçlar çıktı. Türkiye Cumhuriyeti devletinin ataerkil cinsiyetçiliği benimsediği tespiti yapılan çalıştayda günde 5 kadının öldürüldüğü belirtildi. AKP Kadın Kolları Başkanı Fatma Şahin başkanlığında gerçekleştirilen  çalıştayın raporunda kadın-erkek eşitliği önündeki engeller şöyle sıralandı:

l Anayasanın 10. maddesi, eşitlik tanımı yapıyor. Ancak bu maddeye ekleme yapılarak, kadınlara pozitif ayrımcılık getirilmeli.
l TC devleti ne yazık ki ataerkil cinsiyetçiliği bir devlet politikası olarak benimsemiş durumda. Devlet kendi zihniyetini değiştirmek istemediği için yasaları değiştirirken çok direniyor.
l Namus konusu hala erkek mülkiyeti demek.
Çalıştay raporunda, başörtülü kadınlara yönelik de ilginç şu tespit yapıldı: ‘Başörtüsü konusunu görmek gerekiyor. Başörtüsü meselesinde de çok büyük öğrenilmiş çaresizlik var. Bu çaresizliği yaşayanlar eğitimli kadınlar.’

Yorumunuzu Paylaşın