Nisan, 2009

KADIN ESERLERİ KÜTÜPHANESİ VE BİLGİ MERKEZİ VAKFI

Nisan 9 2009Yorum Yok Kategori: Haberler

ULUSLARARASI SEMPOZYUM “KADIN BELLEĞİNİ OLUŞTURMADA KAYNAK SORUNU”

ULUSLARARASI SEMPOZYUM “KADIN BELLEĞİNİ OLUŞTURMADA KAYNAK SORUNU” Türkiye’nin dört bir tarafından, Avrupa’dan Ortadoğu’dan, ABD’den, Avustralya’ dan araştırmacılar “Osmanlı’dan Günümüze Kadın Belleğini Oluşturmada Kaynak Sorunu” konulu uluslararası bir sempozyumda bir araya geliyor Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi Vakfı 20. Kuruluş Yıldönümü Sempozyumu Kadir Has Üniversitesi Cibali Kampusu İstanbul 17 – 19 Nisan 2009 1989 yılında İstanbul’da kadınlar tarafından kurulmuş olan Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi Vakfı, 20. kuruluş yıldönümü kutlamaları çerçevesinde, 17-19 Nisan 2009 tarihleri arasında Türkiye’nin dört bir tarafından, Avrupa’dan Ortadoğu’dan, ABD’den, Avustralya’ dan araştırmacılar “Osmanlı’dan Günümüze Kadın Belleğini Oluşturmada Kaynak Sorunu” konulu uluslararası bir sempozyumda bir araya geliyor. Sempozyumun, şimdiye kadar “kadın araştırmaları ve kadın tarihinin kaynakları” konusunda yapılmış en kapsamlı çalışma olacağına inanıyoruz. Yurtdışından gelecek olan kadın araştırmacıları ve kadın tarihçilerinin de katılımıyla, geniş bir çevrenin araştırma sonuçlarını birbirleriyle paylaşabilecekleri bir ortam yaratmayı umuyoruz. Kaynak ile ilgili sorunları önemsiyoruz, çünkü dünyanın pek çok bölgesinde olduğu gibi, ülkemizde de kadın araştırmacılarının ve kadın tarihçilerinin kullanabilecekleri kaynakların çoğunda, kadın odaklı tasniflere ne yazık ki pek rastlanmamaktadır. Bu sempozyum ile kaynak kullanımında karşılaşılan güçlüklerin ve bunların aşılması (ya da aşılamaması) yolundaki çok farklı deneyimlerin paylaşılmasını amaçlıyoruz. Bu bağlamda, sempozyum vesilesiyle, resmi devlet kurumlarının kadın belgeleri konusunda olması gereken politikalarını, kadın belgelerinin kadın bakış açısıyla değerlendirilmesini, pek çok ülkede örnekleri görülmüş olan kadın konulu ulusal arşiv katalogları hazırlama süreçlerini, kaynak korumada bilinç sorununu, kaynakların siyasi ya da özel nedenlerle tahrip veya yok edilmesi, v.b. gibi pek çok konuyu, kapsamlı bir şekilde ele alabileceğimizi ve tartışmaya açabileceğimizi düşünüyoruz. Ufuk açıcı yeni yaklaşımların dile getirileceğini umduğumuz sempozyum süresince yapılacak olan tartışmaların ve sempozyum sonunda alınacak olan kararların, resmi ve özel tüm kurumlara, kadın araştırmaları ve kadın tarihi konularıyla ilgili belgeler ve arşivler konusunda yol açıcı olmasını diliyoruz. Sempozyum Kadir Has Üniversitesi Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecektir. 17 Nisan 2009 Cuma açılış oturumu ile başlayacak olan sempozyum 19 Nisan 2009 Pazar günü sona erecektir. “SEMPOZYUM BİLDİRİLERİ” kitabı 17 Nisan 2009 da okuyucuları ile buluşacaktır. KADIN ESERLERİ KÜTÜPHANESİ VE BİLGİ MERKEZİ VAKFI kadıneserleri@gmail.com 0212 621 81 34 / 0212 523 74 08

1928 ‘DE ERGENEKON

Nisan 8 2009Yorum Yok Kategori: Okuduklarım

1920-23 yılları arasında sansüre uğramış kayıp sözcükleri, cümleleriyle tüm yazılarını Yakup Kadri “Ergenekon” adıyla toplar. Girişine de: “Ergenekon yurdun adı/Börtüçene kurdun adı” Ziya Gökalp’in sözlerini yazar.  

Ahmet Türk

Nisan 6 2009Yorum Yok Kategori: Güncel

Barack Obama’nın görüşme yaptığı A.Türk: “17.000 faili meçhul var “demiş.Silahla hiç bir sorun çözülemez cümlesini sayıyla karşılayan DTP bu sayıya nasıl ulaşmış acaba?PKK ‘lıların tamamı mı bu?Bebekler,kadınlar ve çocuklarla birlikte 35.000 kişiyi öldüren PKK’yı böyle mi savundu?Yoksa 35.000 sayısı daha mı küçük görünüyor gözüne?Teröristler değerlidir mi diyor dünyaya?Ama artık kimseyi inandıramıyorlar.

Masallar artık bitiyor.Açık gerçek,terörizmin savunucuları açıkta kalıyor. Türkiye terörle hem insan kaynaklarını,hem doğal kaynaklarını kaybetti.Tek derdi zarar vermek olan,çalmak olan teröre Türkiye yıllarca inandıracak ülke bulamadı.11Eylül terör konusunda kimsenin “özel” olmadığını anlattı dünyaya.Terörden kurtulmak için işbirliği gerekiyorud.Oysa yıllarca Batı ülkeleri PKK’ya yataklık yaptı,destekledi.PKK konusu açılınca hemen ardından bir ezber geliyor:biz de G.Doğu’yu çok ihmal etmişiz,hiç gitmemişiz oralara.” bu klişe!Siyaset ve siyaset erbabı Batı’yı ihya etti de doğu’ya mı gitmedi. Yooo….. Doğu’nun mütegallibileri devletten teşvikleri alıp keyfine kullanması, kalkınmada öncelkli tüm teşvik alanların bölgeden olduğu gözden kaçıyor.Devletin karşılıksız devamlı “bağış” şeklind eyardımlarının sorunları büyütüp AKP iane düzenine geçişi kolaylaştırması da unutuldu.Bölgeye ilk 1996′de gittiğimizde GAP İdaresi dışında kims eyoktu. Sivil insiyatifler ortada yoktu. BAtı’dan götürdüğümüz insanların yaş ortalaması 50 idi ve herkes ilk kez Urfa’yı görüyordu.Doğu ve batı arasında iletişim yoktu. Doğu Batı’nın kendisini küçümsediğini,BAtı Doğu’nun kendisine düşman olduğunu sanarak iletişimsizliğe boğuldu.Bu konuda herkes geç kaldı. Devlet GAP İdaresi gibi iyi bir açılım yapmıştı ama AKP gelince başındaki adamı attı ve atıl hale getirdi her şeyi. GAP İdaresi bölge kalkınmasına,kültürüne,sosyal yaşamına katkı için bugün ne yapıyor? Analar ağlıyor herkes seyrediyor.

ANCAK

Nisan 5 2009Yorum Yok Kategori: Güncel

KÖPEK HAVLADIĞI ZAMAN SESİ DUYULUR.

Köpek hırsızlık yaprken yakalanırsa havlar,kemiğini saklarken havlar, kemiğini almayı engellerseniz havlar, unutturmak istediği geçmiş varsa havlar biz de sesini duyarız.Yoksa kemiğini yalarken sesi çıkmaz.

Sayfa 2 / 2«12