Mart 30, 2009

Bugün

Mart 30 2009Yorum Yok Kategori: Haberler

Cem TV’de 18.00 CNN Reha Muhtar programı saat:23.00′de

Soylu:5.4′ün altında çekilirim dedi adaylığını koydu!

Mart 30 2009Yorum Yok Kategori: Güncel

Erkek dediğin önce birinci sayfalara çıkmak için “çekileceğim” der, sonra aday olur ki erkekliği belli olsun. Tabandan yükselen ses böyle diyor. Ama esas şaşırtan AKP yandaşı medya ile,dinci denilen medyanın canhıraş bir şekilde Soylu’yu desteklemesi.her gün onların ya TVsinde ya gazete manşetlerinde çok ilginç! Alternatif çıkmasından korkanlar mı var yoksa. Bana son kongrede demokrasiye aykırı ne varsa yapan birinin demokrasi çığlıkları ne kadar inandırıcı dersiniz?CAndan Erçetin söylüyor arka planda:Yalan..yalan….

Türkiye genelinde DP %2.2(yazıyla iki nokta iki) ;onurlu bir insan 5.4 ‘ün yarısından daha az olan 2.2′yi başarı olarak kabul edemez,ettirmeye çalışan adamlarına “biraz yüzün kızarsın yahu”der. Değil mi?Aydın Ayaydın Vatan gazetesinde yazdı:”Bu seçimde Süleyman Soylu ile Salih Uzun sınıfta kaldı”. Gerçekten çekilecek olan Zeki Sezer gibi istifa eder.Sonra işi kongreye bırakır.Gerçek konuşan böyle konuşur.(14.MAYIS09 BUGÜN ZEKİ SEZER ADAYLIĞINI KOYDU.YUH!ÜLKEMİZ BE DEDİĞNİ BİLMEZ İNSANLARIN ELİNDE OYUNCAK MIDIR?) GİK toplantılarından çıkan sonuç:partinin yıldızı bizi bırakma ne olur!!diyenlerin yüzü kızarmaz,onu öven gazetecilerin kızarmaz ve bembeyaz bir yüzle delegeler bakar kalır 5.4′ün altında kalana -”GİK ve BAşkanlık Divanı’na yakın kaynaklar kasanın bomboş olduğunu, maaşların verilemediğini söylüyor. 15 ayda gelirlerle birlikte kaynakların nereye gittiğinin şeffaf hesabının verilmesi Genel Başkan’ın görevidir.”" ****** parayla yazı yazanlara ne denir? Neden hep ayni adamlar övgü düzüyor dersiniz? ********* 22 Temmuz seçimlerinin ardından partinin başına geçen Süleyman Soylu’nun Türkiye’yi adım adım dolaşması da partiyi ayağa kaldırmaya yetmedi. Kırsalda başarılı sonuçlar alınmasına karşın özellikle büyük şehirlerdeki sonuçlar, DP’de hayal kırıklığına yol açtı. Soylu, Yalova, Aydın, Bursa, Muğla, Ardahan ve Mardin’de seçimi kazanmayı bekliyordu. İlk sonuçlara göre; DP 34 ilçe ile 52 beldede seçimleri kazandı. İl bazında ise Yalova ile yetinmek zorunda kaldı. DP’nin umudu, daha önce iktidar partisinden seçilen ancak daha sonra kendilerine katılan belediye başkanlarıydı. Bu durumda olan illerden Bursa ve Aydın’da belediye başkanlığını kazanamadı. Geçen dönem Bursa belediye başkanı seçilen Hikmet Şahin, yüzde 5′te kaldı. 1946 yılında çok partili hayata geçilmesinin ardından defalarca tek başına iktidar olan “Kırat” geleneğini önümüzdeki dönemde zorlu günler bekliyor. 1954 yılında Türk siyasi tarihinde bir partinin aldığı en yüksek oy olan yüzde 57′yi bulan DP’nin erimeye başlaması, merkez sağın kan kaybetmesiyle paralellik gösteriyor. 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın vefatının ardından Süleyman Demirel’in Köşk’e çıkmasıyla birlikte partinin başına geçen Tansu Çiller, her seçimde bir öncekinden daha düşük oy aldı. 3 Kasım 2002 seçimlerinde ise parti ilk kez, 9,7 ile barajın altında kalarak Meclis’e giremedi. Seçimin ardından Çiller istifa ederken partinin başına Mehmet Ağar geldi. Ağar, merkez sağda birlik için Anavatan Partisi ile birleşme çalışmaları yaptı. Bu amaçla DYP olan partinin ismini, DP olarak değiştirdi. Ancak birleşme hüsranla sonuçlandı. Bunun ardından cumhurbaşkanlığı seçimlerinde DP’nin Meclis’i boykot etmesi, partideki büyük erimeyi başlattı. 22 Temmuz 2007 seçimlerinde 5,4 ile tarihî bir yenilgi alan Ağar, genel başkanlıktan istifa etti. Ağar’ın istifasının ardından sahneye çıkan dönemin İstanbul İl Başkanı Süleyman Soylu, ‘beyaz yürüyüş’ başlatarak Türkiye’yi karış karış dolaştı. Bunun semeresini Ağar’ın desteklediği adaya karşı kongreyi kazanarak elde etti. Seçim sürecinde ikinci beyaz yürüyüş ile 290 bin kilometre yol yaptı, 54 il ve 475′e yakın ilçeye gitti. İlçe ve beldelerde dahi miting düzenledi. Ancak Soylu’nun büyük çabası, Hazine yardımı alamadığı için ekonomik sıkıntı da yaşayan DP’deki erimeyi durduramadı. Sandıkların açılmaya başlamasının ardından DP, kırsaldan gelen oylarla umutlandı. Ancak il merkezlerinden sonuçların gelmesiyle umut, yerini hüzne bıraktı. Anavatan yüzde 1′in altına düştü Merkez sağın diğer partisi Anavatan ise seçimlerde ciddi bir varlık gösteremedi. Rize’de adı geçse de Türkiye genelinde yüzde 1′in altına indi. Yerel seçimlere Salih Uzun’un genel başkanlığında giren Anavatan’da, Mesut Yılmaz ve Erkan Mumcu döneminde olduğu gibi kan kaybı sürdü. Soylu: YSK, seçimi baltaladı Oyunu iki çocuğu ve eşiyle birlikte İstanbul Gaziosmanpaşa’daki Dobruca İlköğretim Okulu’nda kullanan Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Süleyman Soylu, seçim öncesi aldığı kararlarla gündeme gelen YSK’ya ağır eleştirilerde bulundu. Soylu, “YSK seçimi baltalamak dışında hiçbir şey yapmadı. Güvensizlik oluşturmak dışında hiçbir şey yapmadı. Seçimi kolaylaştırıcı unsurları ortaya koymadı. Böyle bir anlayış içinde Türkiye’nin çağdaş devletler seviyesine çıkması söz konusu değil. Türkiye’nin acilen bir kamu reformuna ihtiyacı var.” dedi. VATAN”ın sorularını yanıtlayan Soylu”nun sözleri şöyle: “5.4″ün altında oy alırsam giderim” dediniz. Neden böyle bir çıkış yaptınız? Türk siyaseti güvenilirliğini kaybetti. Türk siyaseti, sözüne güvenilir, itibarlı, millete verdiği sözün arkasında duran siyaset kimliği arıyor. Seçim kaybedeceksiniz, koltuğunuzu muhafaza etmeye çalışacaksınız, bunun için partinizi daraltacaksınız, sonra dönüp Türkiye”ye talip olacaksınız. Mümkün mü? Seçim sonunda ben bu partinin 15 aylık genel başkanı olacağım. Genel Başkanlık sürecimde millet bizi tanıyıp tasvip etmişse, bu millet bize oy verir. Seçimin geneli, yereli olmaz. İktidarların daha avantajlı kabul edildikleri yerel seçim için bu iddiada bulunmanız siyasi hayatınız açısından bir risk değil mi? Partinin tabanını da, teşkilatını da, Türkiye”deki durumu da görüyorum. Benim açımdan bu iddia sıfır risktir. 5.4 alınacak oy, bu oranı muhafaza etmek bile bana göre bir başarı falan değildir. Türkiye”nin bu kötü halinde, iktidarın tartışıldığı, anamuhalefetin çözüm üretemediği bir süreçte DP Türkiye”nin önüne yeni alternatif koymak zorundadır. Bunun ölçüsü 5.4 değildir. Bu alt limittir. DP”nin hedefi yeni bir alternatifin yeşertilebileceği oy oranı ile Türkiye”yi karşılaştırmaktır. Sizin ilk seçiminiz olacak. Kendinize haksızlık etmiş olmuyor musunuz? Bu benim seçimim. DP yeni bir yapı oluşturdu ve seçime gidiyor. Millet de bu yeniliği tasvip edip etmediğini ortaya koyacak. …” **** Vatan’da yayınlanan bu söyleşiden önce de Serpil Yılmaz Milliyet gazetesindeki köşesinde S.Soylu’nun 5.4 altında kalırsa gideceğini yazdı. Bu önemli bir iddia elbette. 29.Mart yerel seçimlerinde , Soylu yönetimindeki DP eğer 5.4′ün altında kalırsa Sayın Soylu’nun 30 Mart günü istifasını vermesi gerekir. Bu iddianın gereğini umarız yerine getirir.Türk kamuoyu ve DP tabanı bu işin takipçisi olacaktır. Yakın takip başladı. ******** Süleyman Soylu’nun 5.4 yemini Süleyman Soylu genel seçimler için büyük konuştu. Eğer aldıkları oy, 22 Temmuz seçimlerinden düşük olursa, Soylu görevi bırakacak… Önceki akşam Yeni Asır TV ve İzmir TV ortak canlı yayınlanan “Seçime Doğru Özel” programına katılan DP Genel Başkanı Süleyman Soylu, Yeni Asır Yayın Grubu Başkanı Şebnem Bursalı ile yazı işleri müdürleri Nevzat Dönmez, Kadir Sıvacı, Muzaffer Oktay ve gazeteci yazar Hadi Özışık’ın sorularını yanıtladı, çarpıcı açıklamalarda bulundu. DP SİTESİ Arınç-Akçalı-Soylu sandığa gömüldüler!… Seçimler yapıldı ve sandıklar açıldı. Sandıklar bazılarını sevindirdi, bazılarını da sandığa gömdü. Eski TBMM Başkanı, AKP Genel Başkan Danışmanı ve Manisa Milletvekili Bülent Arınç, AKP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Manisa Milletvekili Hüseyin Tanrıverdi, AKP’ nin diğer Manisa milletvekilleri, AKP İl Teşkilatı, AKP Alaşehir İlçe Teşkilatı ve Kırat’ ı bir gecede terk edip ak yolcu olan siyasetçiler Adnan Özdişçi ve yandaşları ile DP Genel Başkan Yardımcısı Rıza Akçalı ve DP Genel Başkanı Süleyman Soylu seçmenin verdiği dersle Manisa’ da adeta sandığa gömüldüler. Manisa’ nın yeni MHP’ li Belediye Başkanı Cengiz Ergün’ e başarılar ve tebrikler. Özellikle Alaşehirli kronik siyaset pehlivanları, sizler bu konuda şerbetlisiniz, sizlerin seçmenden yediğiniz ilk tokat bu değil.Bu güne kadar girdiğiniz bütün seçimleri kaybettiniz ama yenilmeye doymadınız.Atalarımız, “ Yenilen pehlivan güreşe doymaz!…” diye boşuna söylememiş. Şimdiden iddia edeyim bunlar yedikleri bu seçmen tokadına rağmen yapılacak ilk “Milletvekili Genel Seçimlerinde” yine hiçbir şey olamamış gibi seçmenin karşısına çıkarlar. O günü de yaşarsak göreceğiz, ne yazık ki akıbetleri yine aynı olacak. Çünkü halk, her seçimde bunlar neredeyse başka yere gitmekte kararlı. Bu karar 1991’ de verildi. *** Tanrıverdi, *Özdişçi’ yi bir gecede DP İlçe Başkanlığı’ ndan istifa ettirmeniz işe yaradı mı? *Temayül yoklamasında 17 oy alan Özdişçi’ yi 170 oy alan adayın önüne geçirdiniz de ne oldu? Bütün bunların yanlış olduğunu yazdığım zaman bıyık altından güldünüz ve şimdi tekrar açık seçik soruyorum. Dersinizi aldınız mı, canınız yandı mı, yediğiniz Alaşehirli tokadı acıttı mı? *** Daş’a başarılar!… Kadir Daş, Alaşehir’ de bir ilk gerçekleşti üç dönem üst üste belediye başkanı oldunuz. Hayırlı uğurlu olsun. Başarılar diliyorum. İlk seçimde Ertuğrul Basmacı’ ya karşı aldığın başarı senin ve partinindi ama ikinci ve üçüncü başkanlıkları AKP hediye etti dersem haksızlık yapmış olmam,alınan 245 oy farkı da size bir ders vermeli. Ayrıca başarında 1991’ de benim uyguladığım propaganda tarzını devam ettirmenin de önemli bir payı var. İkinci ve üçüncü seçimlerde desteğim senden yana olmuştur. Bunu binlerce Alaşehirli bilmektedir. Sana da yakın boyacı Kazım Demir, temizleyici Şükrü Eroğlu, Ferit Karpat bunu bilen isimlerden sadece bir kaçıdır. Bildiğiniz gibi benim belediyede çalışan bir yakınım ve imar rantı bekleyen bir metre kare arsam yok. Başkan Daş, bir saniye sesli düşünmeni isterim. Eski D(Y)P’ li, dava arkadaşlarımın yanında yer alıp; “ Ey hemşehrilerim, Alaşehir’ i iktidar nimetlerinden ayırmayın” diyerek ev, ev dolaşsam sonuç nasıl olurdu acaba? MHP’ li de değilim ama ben bir Alaşehir sevdalısı olarak Alaşehir’ in çıkarlarını öne çıkararak sizi destekledim. Çünkü tecrübenizle Özdişçi’ den daha iyi hizmet vereceğinize inandım. İnşallah benim ve oy verenlerin yüzünü kara çıkarmazsınız. *** Seçimin yükselen yıldızları: SP Genel Başkanlığına beş ay önce seçilen Prof. Dr. Numan Kurtulmuş Başkanlığında seçime giren SP; il genel de aldığı oy yüzdesiyle seçimlerin yükselen yıldızıdır. SP, AKP gibi hazineden trilyonlarca yardım almıyor. Partisine ve Milli Görüş’ e inanan insanların verdiği mütevazı desteklerle bu başarıya ulaştı. SP’ nin aldığı sonuçtan siyasi deneyimlerime göre benim çıkardığım mesaj ; “Saadet”, gümbür, gümbür geliyor şeklindedir. Ayrıca CHP İstanbul adayı Kılıçdaroğlu ile İl Başkanı Gürsel Tekin’ de bu seçimlerin yükselen yıldızlarıdır. *** Seçimlerin sönen yıldızı Merkez sağın en büyük ulu çınarı DP. Süleyman Soylu’ nun liderliğinde il genelde aldığı oyla hezimete uğradı. Manisa’ da Rıza Akçalı ile Kırat dip yaptı. Açıkçası sandığa gömüldüler. Soylu, Ağar’ ın %5.4’ ün altına düşersem giderim demişti. Bizlere bu sonuçtan sonra haydi güle, güle demekten başka söz kalmadı. DP’ ye yeni bir süvari gerek. Bu süvari, yeni yüz ve taze kan, toplumda karşılığı olan bir isim, kamuoyunda tanınan biri ayrıca uluslararası ilişkileri olan başarılı bir umut adamı olmalı. DP teşkilatları geçmişte yaptıkları gibi yanlış kapılarda ve adreslerde dolaşırlarsa doğru yolu bulamazlar. Açıkçası CHP’ den İlhan Kesici’ yi istifa ettirerek veya Abdüllatif Şener’ e giderek, Mehmet Ali Bayar’ la tekrar deneyerek, Çiller’ in yalısının önünde nöbet tutarak Kırat’ ı şahlandıramazlar. *** AKP inişte AKP’ nin il genelde yedi puan inişte oldu görüldü. AKP bütün iktidar olanaklarını sonuna kadar kullanmasına rağmen bu sonucu aldı. En önemlisi yapılan yerel seçimin iktidar değiştirmeyeceği gerekçesiyle bu sonuca ulaştı. Yedi puan ne demek biliyor musunuz? Hazine yardımı alacak kadar oy alan bir parti demektir. Tevfik Diker 19-20.Dönem Milletvekili 0 532 264 50 95 sayın nevval hanım bence süleyman soylu ve ekipi batmıştır.derhal istifa etmeli,sözünü arkasında olmalı,o da diğerleri gibi tarih oldu,ben uşak ve konya ve cevrelerinde yaptıgım analizde söyleman soylu defteri kapanmıstır.
Gönderim Zamany: 30-03-2009 11:04:44
>Konu: yazık oldu..
Mesaj: sizlere bir kAÇ ay önce sayın soylunun 29 mart akşamı elveda diyeceğini uzun uzun yazmıştım. bu bir istek yada temenni değidi bu sözler görünen köy kılavuz ,istemez misali gerçeklerin taa kendisiydi.üzüldükde ama yine bir sözümü varya kendi düşen ağlamaz sayın soyluda şu an onu yapıyor .ağlamıyor ellerini kafasının üstüne koyuyor ben nerde yanlış yaptım diyor..ve hemen aklına verdiği o sözler geliyor…yine ona sözüm ilimizin bir meşhur deyimi ile söyleyeyım geçti borun pazarı sür eşeğini niğdeye derım demesınede ortada pazarda kalmadı oda bıtı. sayın soylunun bu işi yapamayacağını söylemiştim. yine sizle çok önceleri paylaşmak istedğim bir konu olan şayet razı olursa çillerden başkası dp yanı kıratı şahlandıramaz.. inşallah onun dönüşü olur sizide ekibinde görmek nasip olur derim saygılarımla.
Gönderim Zamany: 31-03-2009 17:47:03
>Konu: inş dp nin başında sizi görürüz
Mesaj: NevaL ABLa ben güngörenden hakan soner duman aslen elazığ/baskilliyim..sizin dp NiN GeNeL Baskanı oLManızı çok istiyorum inşallah Kongrede oLursunuz saygıLarımLa…
Gönderim Zamany: 04-04-2009 02:13:53
mektup: habibyk500@mynet.com
Konu: af ola..
Mesaj: nevval hanımkaç zamadıre bır ıkı satır bıle yazamadık öncelikle af ola …… lakın mumkun olduğunca sizlerin ekrandakı proğramlarınız konuk olarakkatıldığınız bir çok proğramı izlemeye çalışıyoz çalışmasınada evdekıçocuklar sağolsun bıraz dırdırda etmıyorlar değil….off baba ne her gun buyayınları ızlemekten bıkmadınmı deselerde bazen aile içi ufak tartışmalardayerını alıyor…yınede onlar uyukuya dalınca sızın proğramlarda bazen geçsaatlere uzaytınca keyıflı yorumlarınızı pür dikkat izliyiyoruz… velhasıl bu aralar gundemımız bellı varsa yoksa 29 mart akşamı çıkacaksonuçlar ve siyasi partı lıderlerının ben bu kaDAR oy alamassam sen bukadar oy alamassın şöyle yapacanmı yok ben yapmayacam ya sen sen ne yapacangıbı birbirlerine söyledıklerı sözlerde seçim vaadlerı gıbı havada uçuyor… tabbıkı onlarda bir şeyi bilmeliler her koyun kendı bacağından asılcak 29mart akşamı kımısı ceketını alıp gıdecek kımısde geri dönme adına ceketınıpartıye koyup bir müddet sonra giitiği gibi partısıne sessızce dönecek… sizlerde iyi biliyorsunuzkı DP lideri sayın SOYLUNUNDaa BUGUNLERDE 5.4DEMECI VAR SİTElerde altında kalırsak partıyı bırakacam sözleri yanı 5 .4gıbı bir oy oranının altında kalıp kalmayacağınıa 29 mart akşiamıgöreceğizde iyi biliyozkı yerel seçimlerde özellikle küçük yerleşimyerlerınde partıye değilde adaya verıyorlar şahsen oda bıraz ona guvenmıyordeğilde yoksa normal seçim olsa bu kadar iddaalı konuşmaz 5-.4 bunu başarıgörecekse o bu koltuğu şimdiden bıraksın derim.. yine dile getirdim bir çok yazımda sayın çillerin dönüş macaresaı olmadığımüddetçe DP meclıste temsılı zor tabııkı sayın çillerde artık hiç yokmuderse o zaman DP şansı hjiç olmayacak gibi….. saygılarımla niğde habip yuksel ….
Gönderim Zamany: 14-03-200912:40:16
Sevgili Nevval hn, >Konu: serzeniş
Mesaj: Nevval hanım sygılarımı sunuyorum.ne olacak bu partinin hali varmı bir düşündügünüz.diye rahatsız ettim sizil cevabınızı bekliyorum.ben şuan ilçe teşkilatını bırakmak üzereyim bir yol gösterirseniz sevincem.tekrar saygılar. c AYDIN AYAYDIN /VATAN GAZETESİ Numan Kurtulmuş iyi bir sınav verdi 29 Mart’ta yapılan mahalli idareler seçimi, ilk kez partilerinin başında seçime giren üç lider için de bir sınav oldu. Bu sınava SP lideri Numan Kurtulmuş, DP lideri Süleyman Soylu ve Anavatan Partisi lideri Salih Uzun katıldılar. Sonuçlara bakıldığında Numan Kurtulmuş sınavı geçmiş gibi gözüküyor, Süleyman Soylu ile Salih Uzun ise sınıfta kaldılar. Recai Kutan liderliğindeki Saadet Partisi 22 Temmuz genel seçimlerinde ülke genelinde yüzde 2.34 oranında oy alarak hayal kırıklığı yaratmıştı. Kutan bunun sonucunda görevini Prof. Dr. Numan Kurtulmuş’a devretti. Kurtulmuş, Recep Tayyip Erdoğan gibi Necmettin Erbakan geleneğinden. Ancak ülke genelinde fazlaca bilinen bir isim değildi. Saadet Partisi’nin başına gelince acaba tutar mı endişesi vardı. Prof. Dr. Numan Kurtulmuş başkanlığındaki SP, 29 Mart yerel seçimlerde iyi bir performans gösterdi. Gerek miting meydanlarında ve gerekse katıldığı TV programlarında karizmatik bir lider görüntüsü verdi. Konuşmaları son derece tutarlı ve ayakları yere basan bir lider izlenimi bıraktı. Konuşmalarını gerilim üzerine kurmadı, aynı gelenekten geldiği AKP ile beklendiği gibi kavgaya girmeyerek sadece hedeflerini ve düşüncelerini ortaya koydu. Seçim boyunca medyadan da çok fazla destek görmemesine rağmen oylarını yüzde 100’ün üzerinde artırarak yüzde 5.31’e çıkarmayı başardı. Bu sonuç gösteriyor ki önümüzdeki genel seçimlerde Numan Kurtulmuş liderliğindeki Saadet Partisi’nin yüzde 10’luk baraj sorunu olmayacak. Aynı tabanda siyaset yapan AKP’den rahatsızlık duyanların adresi muhtemelen SP olacaktır. AKP, seçim sonuçlarını iyi yorumlayıp kendisine çekidüzen vermezse önümüzdeki seçimlerde tabanının bir bölümünü SP’ye kaptırabilir. DP ve Anavatan da 29 Mart seçimlerine SP gibi yeni liderleri ile girdi. Ancak SP’de görülen başarı ne DP’de, ne de Anavatan’da görüldü. DP lideri Süleyman Soylu ile Anavatan lideri Salih Uzun seçmenden gerekli desteği görmedi. Süleyman Soylu liderliğindeki DP’nin 22 Temmuzda aldığı yüzde 5.42 oranındaki oyu, yüzde 3.82’ye geriledi. Demek ki Soylu DP’de tutmadı. Kendisi de bu mesajı almış olacak ki, Genel Başkanlığı bırakıyor. Bir dönem Türk siyasetine damgasını vuran Anavatan Partisi de, yeni lideri Salih Uzun ile 29 Mart’ta girdiği seçimlerde adeta silindi. Yani Salih Uzun da Anavatan’da tutmadı. Görünen o ki, bu iki lider dışında merkez sağda birleştirici olacak bir lidere ihtiyaç var. Bu ihtiyaç giderilirse Ağar ile Mumcu’nun başaramadığı birleşmiş bir merkez partisi ile önümüzdeki seçimler için bir umut ışığı doğabilir. *** AKP bu görüntüler ile eridi İster sevelim ister sevmeyelim. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan karizmatik bir lider. 6.5 yıllık iktidarı döneminde de önemli işler yaptı. Başbakan Erdoğan’ın en önemli özelliği halka yakın olan bir lider görüntüsü vermesi. Erdoğan’ın bunu gösteriş olsun diye yapmadığına eminim. Halka yakın olma onun genlerinde var. Halkla bütünleşmeyi başarmasına rağmen son zamanlarda izlediği gerilim politikası ile halk nezdindeki kredisinin bir bölümünü tüketmişe benziyor. Ancak medya, işveren, sivil toplum kuruluşları ile kavgası ve en son kredi kartları konusundaki tüketicilere yönelik demeçleri Erdoğan’ın hanesine eksi olarak yazıldı. Buna rağmen Erdoğan hâlâ halk nezdindeki gücünü önemli ölçüde muhafaza ediyor. Başbakan Erdoğan’ın tersine, partilileri ve bakanları zaman içinde halktan tamamen koparak farklı bir görüntü çizmeye başladı. Son olarak Bakan Kürşad Tüzmen’in seçim çalışmalarında adeta halkla alay edercesine üstü açık bir arabanın direksiyonuna geçip, adayını ve partilileri de arkaya alıp Mersin sokaklarında dolaşması, ekmek parası bulamayan halkın tepkisini çekti. Bu yetmemiş gibi seçim sonuçlandıktan sonra Mersinlilere yönelik eleştiri biçimi AKP’li bir bakanın halktan nasıl koptuğunu ortaya koyuyordu. Recep Tayyip Erdoğan, ne kadar halkla bütünleşse de bakanlarının böyle bir görüntü vermesi AKP’nin kan kaybını hızlandırır. AKP bu konuda kendisini yenilemez ise önümüzdeki seçimlerde yüzde 30’un da altına düşeceğini şimdiden hesaplamalı. sayın nevval hanım hampalarıyla birlikte Soylu 1trilyon borç yaptı. Genel Kurul’a partinin mallarının satışı için izin kağıtlarını da sunacak.İl başkanları ses çıkarmıyor neden?Hadi (ışıksız) Stardan atıldı iyice mecbur buna. Partiye kilit vurmak bnların misyonu biliyruz. Utanma ise lugatlarınd ayok abla.
Gönderim Zamany: 26.04.2009 11:04:44
AYKUT ÇIRAY YAZDI Neden Olağanüstü Kongre, Neden Cindoruk? Aytun Çıray aytunciray@turktime.com DP bu ayın onaltısında olağanüstü kongresini yapacak. Olağanüstü kongre ihtiyacına kim karar vermişti? DP Genel Başkanı Süleyman Soylu’nun önerisi ile yetkili organlar. Neden? Çünkü son seçimde DP’nin aldığı oy, olağanüstü durum ilânını gerektirmekteydi de ondan. % 3,7, yani gittikçe “sıfır noktası”na yaklaşan bir süreç. Ve sıfıra en yakın oy oranının komutanı Süleyman Soylu’ydu. Sorumlusu da… Çünkü komutanlar başarılan ve başarılamayan herşeyden sorumludurlar. Nitekim o da sorumluluğunun farkında olmalı ki… Şerefli her siyasi gibi TGRT’de “Bırakıyorum” dedi. Seçim öncesinde verdiği sözü tutacağını gösteren ahlâklı davranış sergiledi. *** Tam bu süreçte demokrat ruhun asli sahipleri oturup düşündüler… Düşünüp bir karara vardılar… Ve Hüsamettin Cindoruk aday olmaya karar verdi. Neden? Neden bir fani olarak elde ettiklerinin üzerinde bir şey kalmamışken bu işe soyundu acaba? Hırsı mı? Olamaz, Başbakanlığı reddetmiş birisi için bu gerekçe olamaz. Çıkar? Var olmakla yok olmak arasına getirilmiş bir partide mi? Üstelik hayat hikâyesinde “maddiyat” paragrafı olmayan biri Cindoruk. *** “Neden aday?” sorusunun işte cevabı: “Bugün ülkemiz, demokrasi tecrübemizde daha önce hiç görülmemiş bir dönemden geçiyor. Ekonomi güvenlik sorunu haline getirildi, yatırımlardan vazgeçildi… İnsan onuruna ve hakkaniyete dayalı üretim ekonomisi yok edildi… İşsizlik ilk defa sosyal patlamalara gebe olacak kadar arttı… Kutsal İslâm dinimiz yerine, ‘Ilımlı İslâm’ adı verilen bir din anlayışı empoze edilmeye çalışılıyor… Sürekli farklılıklara yapılan vurgu nedeniyle terör azdı… Dış ilişkiler karşılıklılık ilkesinden saptırıldı. Adalet ve güvenlik sistemleri yıpranıyor… Bunun nedenlerinin başında merkez siyasetteki dağınıklıktır. Benim misyonum, Demokratik Merkez’in genç temsilcilerini bir araya getirerek “Yeni Bir Umut Siyaseti”nin önünü açmaktır. Milletimizin içine düşürüldüğü yoksulluk, gelecek kaygısı, güvensizlik ve çaresizlik yerine… Alternatif ekonomik ve sosyal politikalar ortaya koyabilecek bir büyük merkezi oluşturmak” mektup:Sevgili Nevval hn, >Konu: M.Ali derler ona
Mesaj: Nevval hanım saygılarımı sunuyorum.M.Ali BAyar niye saldırıyor acaba diye düşünenlere hatırlatalım.demirel’in danışmanıyken ,ondan ekmek yerken onun borusunu öttüren Bayar şimdi Çalık’a danışman . Bol paraya danışan/man her türlü soysuza kuyruk olur biz çok gördük. Cindoruk kazanacak. —————————————————— Hatırlayın diye gönderdim SİYASET *25 Aralık 2007* ‘TOKİ – AKP, DP’yi ele geçiriyor’ *Güneş Yazarı Talat Atilla, yazısını bir espriyle noktaladı. O espri neydi?* Basında ilk olarak *GERÇEK GÜNDEM* Genel Yayın Yönetmeni Barış Yarkadaş’ın yazdığı *AKP – TOKİ – DP* ilişkisi, *Güneş Gazetesi*’ne de taşındı. Güneş Yazarı Talat Atilla, Yarkadaş’ın geride bıraktığımız günlerde kaleme aldığı bir yazısından hareketle, şunu dile getirdi: *”Nevşehir’de teğmene yumruk atan TOKİ bürokratı Sadık Soylu, DP Genel Başkan adayı Süleyman Soylu’nun yeğeniymiş…”* İşte Talat Atilla’nın* “DP – TOKİ – AKP üçgenini oluşturan”* yazısı: *Bize Yeğenini Anlat!* * TALAT ATİLLA – GÜNEŞ* Hatırlarsınız; Nevşehir’de yapılan açılış töreninde bir teğmenimize yumruk atılmıştı. AK Parti’li bir bürokratımız, bir ordu mensubumuzu dövmüştü. Her ne hikmetse bu olayın üzerine medya hiç gitmedi. (Güneş ve bir iki gazete hariç) Bir nevi üstü örtüldü. Basındaki bu karartmayla ilgili ortalıkta çok ilginç iddialar dolaşıyor. Dayak yiyen teğmen olayının haber yapılmaması için araya girenlerin cesareti nereden geliyor olabilir? Bir düşünün isterseniz? Cevabını çabuk bulacağınıza eminim! Dayak yiyen teğmen olayında ilginç bir tevakufa dikkatinizi çekmek istiyorum; Nevşehir’deki açılışta Teğmeni yumruklayan AK Parti’li bürokrat Sadık Soylu, DP Genel Başkan adayı Süleyman Soylu’nun öz yeğeniymiş. Süleyman Soylu ile hiç tanışmadım, yaşlı siyasetçilerden bıkan bir insan olarak aslında kendisine sempatim de var ama kafamızdaki sorulara cevap bulmak da hakkımız. Merak ediyorum; DP Genel Başkan adayı Süleyman Soylu, bu olaydan sonra yeğeni Sadık Soylu’yu arayıp, *”Hangi hakla bir ordu mensubunu döversin yeğenim?”* dedi mi acaba? Ya da, yeğeninin yanlış yaptığına dair basına tek kelimelik bir demeci oldu mu? DP, tarihinin tüm süreçlerinde orduya karşı hep saygılı oldu, orduyu peygamber ocağı bildi. Unutulmamalı ki; Hiç bir bürokrat, ‘Türk Subayına’ meydan dayağı çekecek kadar kuvvetli olamaz, hiçbir lider adayı da bu olayı kınamadıkça lider olamaz! Bu böyle biline! Süleyman Soylu’nun AK Parti ile olan hukuku, akrabası Sadık Soylu ile de sınırlı değil. Sabah’ın usta kalemlerinden Mahmut Övür, 30.11.2004 tarihinde Süleyman Soylu ile ilgili bir makale kaleme almış. Övür, “AK Partide sürpriz bir isim: Süleyman Soylu” başlıklı yazısında, *”Eski DYP’li Süleyman Soylu’yu AK Parti’de görmek kimseyi şaşırtmamalı.”*ifadesini kullanıyor. Mahmut Övür siyasi kulisleri iyi takip eden bir gazetecidir. Süleyman Soylu o dönemde AK Parti ile *ciddi bir ünsiyet bağı kurmamış olsaydı*, Övür bu satırları sütununa taşımazdı. Üstelik bu yazı tekzip de edilmemiş. Elbette AK Parti ile siyaset yapmak, ya da yapmayı istemek son derece meşru bir haktır ama başka bir partinin lider adayı için en azından kazanç hanesine yazılamaz… Yazımızı bir espri ile bağlayalım; *Dikkat! AK Parti DP’yi de ele geçiriyor! * – Yazıcı Formatı – Gönder – Yorum Yaz ‘da bugün 3üncüsü çıkan yazılarıma bkz. yarınınki yazının başlığı: s soylu kimdir? Memet Arif Demirer

Sayfa 1 / 11