Şubat 12, 2009

12.Şubat. 1979

Şubat 12 2009Yorum Yok Kategori: Güncel

Bugün İran İslam Devriminin iktidara gelişinin 30.yılı. Yayınladıkları bildiri yayılmacı Humeyni devriminin amaçlarına nasıl vardıklarını anlattıkları bir risale halinde.1990′lı yıllarda yazdığım “İki Ülke İki Devrim”Türkiye-İran kitabımda siyasi öngörülerde bulunmuştum. Bu konuda ben de 30 yıldır yazıyorum.

İran rejim medyasına (*) göre İslam Devriminin en büyük kazanımı, “hakim güçlerin bütün planlarına rağmen” ayakta kalmış olması. “Ekonomik kuşatmalara ve askeri tehditlere başarıyla karşı koyan İran İslam Devleti, bu direnişiyle yakın bölgedeki ve daha uzaklardaki halk kitlelerine, baskı ve sömürüye, işgal ve gasp tehditlerine karşı dayanmada bir örnek oluşturuyor.” İran rejiminin aynada kendisini nasıl gördüğünü veya görmek istediğini yansıtan, 30. Yıl kutlama bildirisini, retorik kısmını okuyucunun ayıklamasına bırakarak, özetle vermeye devam edelm: “ABD’nin İran’ı yıkmak amacıyla Saddam vasıtasıyla yürüttüğü 8 yıllık savaş boyunca Müslüman savaşçıların gösterdiği destansı kahramanlıklar pek çok direnişe, örneğin, gaspçı İsrail devletinin yenilmezlik efsanesini yıkan Hıızbullah’a ilham kaynağı olmuştur.” “Filistin’de kök salan Hamas, İslami Cihat gibi halkçı İslami örgütler, 22 gün boyunca Gazze’deki cehennemi saldırıya karşı koyarak Batı’nın sahte demokrasi ve insan hakları maskeleri düşürmüşler ve onun ikiyüzlülüğünü ortaya çıkarmışlardır.” “İslam Devrimi’nin 30 yıl önce İngiliz kurgulu, ABD destekli Şah rejimini ve yabancı boyunduruğu kırıp atarak gerilettiği sömürgeci güçler, şimdi Irak’ta da gerilemekte ve çeyrek yüzyıllık bir gecikmeyle de olsa, halkın İslami yönetime kavuşmasının önündeki engel kalkmaktadır.” “Türkiye’de de, diğer başka olumlu gelişmelerin yanısıra, kadınlar örtünme haklarını geri kazandılar, halk ve hükümet olarak, Siyonist devletin insanlığa karşı işlediği suçlara karşı çıkma cesaretini göstererek Batı’yı dehşete düşürdüler.” “ABD beğensin, beğenmesin, Mısır, Ürdün ve diğer gerici Arap devletlerinde İslami güçlerin kendi ülkelerinin yönetimine geçmeleri yakındır.” “Orta Asya’da, Afrika’da, Güney ve Güney Doğu Asya’da ve Güney Doğu Avrupa’da halklar ABD’nin ve Batı’nın çürümüş değerlerinden uzaklaşarak İslama yönelmekteler.” “Dünyanın öbür ucunda, Latin Amerika’da bile İran halkının yarattığı devrim dalgasının etkileri hissedilmektedir.” “Ne bölgede Müslüman ümmetini bölmek amacıyla sömürgeciler tarafından çizilmiş hayali siyasi sınırlar, ne de aşılmaz görünen dağlar, çöller ve denizler, devrimin aydınlık mesajını durduramaz.” “İmam Humeyni boşuna demedi. ‘Bizim devrimimiz nurun (aydınlığın) patlamasıdır.’” Alıntı:Cahit Düzel /Gazeteport Bu konuda Antropoloji/kültür bölümünü sitemde tıklayın ve İran dizisini okuyun çok ufuk açıcı olacaktır.Kısa bir bölüm: KUTU 1—————————– Şeriat Polisi Mefasil-i içtemai güvenlik güçleri arasında bulunan bir örgütlenme olmakla birlikte karakolları ve mahkemeleri ayrı.Polisle aynı giysileri giyen bu güçler özel araçlarıyla her an sokakta görülebilir.Ya kendileri denetimdedir ya da ihbar değerlendirirler.Şah döneminden beri ihbar mekanizması sağlam işler İran’da.Komşularına güvenen, akrabalarına güvenen ancak yasaklanmış işleri yapabilir.Korku egemendir insanlara. Genellikle yoksul gençlerin girdiği bu örgüt İslami yaşama uygun yaşayıp yaşamadığınızı kontrol eder.Motorsikletli gençlerin de bulunduğu ekipler birden yolunuzu kesip neden saçlarınızın göründüğünün hesabını sorabilir,alıp karakola götürebilir.Üniversiteye kontenjandan girme gibi büyük bir rüşvet karşılığı liseli gençlerle beslenen şeriat polisi özel yaşamın her an kontrol altında tutulmasına yaramaktadır.Mefaset denen ekip ise fesat yapanları yani özel yaşamında İslami kurallara uymayanları tutuklamakla görevli. Fesat yada devrim sonrası deyimiyle “takuti”lik Şah zamanı olan haram yaşamı simgelemekte.Modernizmi isteyen herkes Batı’yı dolayısıyla Şah’ı istemiş olur bu zihniyete göre.Saf İslam kurallarına göre yaşanması, anayasada varolan şeriat hükümlerine uyulması daha da kötüsü yasada olmayan keyfi kararlarla kontrol edilen özel yaşam sürekli bireyi tehdit altında tutmakta.Özel yaşamı nedeniyle insanlar tehşir edilmekte, ceza görmekte ya da engellenmekte. Özel yaşamınız yoktur bu devletin ve güvenlik güçlerinin büyük gözaltındadır. Ama bu örgütlenmelerde büyük rüşvetler dönmekte.Bir kısmı bu güçlerin kontrol dışına çıkmış durumda ve istedikleri evlerden, zenginlerden haraç kesmekteler.İşsiz bir çok gencin katıldığı “Sepah” örgütünde de liseyi bitirmiş genç Sepah’a katılarak eline devletin verdiği bir özel kart geçiriyor. ceplerine de bir silah konuyor ve gençler bu güçten çok mutlu oluyor.Bunu kullanarak sıradan insanların yapamadığı şeyleri yapıyor ve rüşvet alıyor.Örneğin fotoğraf çekemezsiniz ama ona dolar karşılığı çektirirsiniz. Bu nedenle evlerini satanlar var.Şah döneminin zenginlerinden biri villasını satıp apartmana taşınmıştı.Evi yeni alan ise sürekli gelip kendisini güvenlik güçlerinin rahatsız etmesinden şikayetçiydi.Korkudan rüşvet veren aile zorbalardan bıkmıştı. Mafia usülü bir çetecilik İran’da bu güçler aracılığıyla yaygınlaşmış bulunmakta. KUTU2———————————– Evdeki Şeriat Yasakları Neler Evinizde İslami kurallara aykırı olarak kadın erkek birarada eğlenemezsiniz.Birinci dereceden akrabalar haricinde herkes bu kapsama girer.Yasak olan pop Batı müziği,pop İran müziği ,heavy rock, acid, rock gibi müzikleri dinleyemezsiniz ve dans edemezsiniz. İçki içemezsiniz ve dağıtamazsınız.Evde bile olsa aşırı dekolte ve makyajlı olamazsınız. Uyuşturucu kullanamazsınız.tirek çekemezsiniz. Gürültü yaparak eğlenemezsiniz.Havuzunuza mayo ya da bikini ile giremezsiniz. Evinizde uydu yayınla yabancı televizyon istasyonlarını izleyemezsiniz, yabancı radyo dinleyemezsiniz. Evinizde porno yayın ya da video kaset bulunduramazsınız.Yasak video filmleri seyredemezsiniz. Evinizde açık saçık kadın resmi bulunduramaz ya da duvara asamazsınız.Çıplak erkek fotoğrafı da kadın gibi yasak olanlar arasında.Yasak kitapları bulunduramazsınız, yabancı yasak kitapları yada yabancı dergileri, yabancı İran aleyhinde yayın yapmış yayınları bulunduramazsınız.Evinizde silah bulunduramazsınız. Evinizde kadın erkek karışık düğün yapamazsınız, eğlenemezsiniz. >>Kadın erkek karışık herhangi bir parti yada yaşgünü kutlaması yapamazsınız. Yabancı bir genç kız ve erkek zina harici bile gayri İslami konumda evde oturamaz.Evde evli olmayan çiftler sevişemez. İrannet denen izinli network dışında network sistemine giremezsiniz. Bu kadar ev içi yasağa karşın ev temizliğine gelenler hep erkek! KUTU3————————– Sokaktaki Yasaklar İslami hicaba uygun örtünmeden sokağa bir kadın çıkamaz. Kısa kollu gömlek ya da şortla bir erkek gezemez.Üstünde amerikan bayrağı amblemi ya da amerikayla ilgili bir motif olan gömleği giyemez.Erkekler kravat takamaz ama buna çok fazla son yıllarda itiraz etmiyorlar.Aşırı ve göze batıcı makyaj yapamazsınız.Tırnaklarınızı uzatamazsınız ve boyayamazsınız. Kutsal Muharrem aylarında siyah haricinde renk giyemezsiniz. Fakat Tahran’ın kuzeyinde kadınlar daha az erkekler daha çok olmak üzere bu yasağı deliyorlar. Oysa yasada uzun cetveller halinde nelerin giyilip nelerin giyilemeyeceği belirtilmiş. Kadın erkek gayri İslami pozda yürüyemezsiniz. İçki içemezsiniz. Üç yıldır devlet artık giyim modellerine karışmıyor ve vitrinlerde her model elbise var. Sokakta bir tek fotoğraf çekene raslamadım. Video ve fotograf çekimi yasak.Sadece düğünlerde videoya sokakta izin var. Gösteri yapmak,duvarlara bir şey yazmak ya da yapıştırmak, İslam ve İran aleyhinde konuşmak yasak. Kadınlar ve erkekler ayrı spor merkezlerinde spor yapabilir ya da bisiklete binebilirler.Birlikte denize girmek dahil her şey yasak. Sadece birlikte yemek yiyebilir, cafelerde oturabilirsiniz. KUTU4——————————– İçki Evde yada dışarıda içki kesinlikle yasaklanmasına karşın içkiyi her yerde bulabilirsiniz.Özellikle Ermenilerin yaptığı vodka su gibi satılıyor.Arak içen İranlılar vodkadan sonra en çok viski seviyorlar. Birayı evlerinde yapanlar var.Genelde insanlar içki yapımı konusunda belli uzmanlıklar edinmişler.Likör türü kolay içkileri yapıyorlar. Tüm partilerde içik bol.Sokağa çıkınca da Cola’nın içine dökerek ortalık yerde yine içki içilmiş oluyor.İranlılar içkiye ve yemeğe düşkündür. Bunun yasaklanması Amerika’daki içki yasağına dönmüş büyük bir yeraltı sektörü doğurmuş durumda. Türkiye’de içki yasağı koymaya meraklı belediyelere insan ruhsal durumu ve demokrasinin yararları konusunda bir eğitim olabilir İran deneyimi. KUTU5————————– Eğlence İran’da en büyük sorun eğlenmek. Eğlenmek yasak neredeyse.Bir ortaçağ Hıristiyan geleneği olan eğlence ve gülme düşmanlığı mollar tarafından en çok uygulanmak istenen şeydi.Ama insani olmayan bu yasak her tarafından delik deşik.İnsanlar ne yapıp edip bir formul buluyorlar bunun için.Daha çok eza ve ağlama kültürü içeren Şia geleneği hep matemdedir.Oniki imamın ölüm günlerinin taziyeleri, matemleri ,muharrem ayı matemleri bitmez bir eziyet ve matem halidir. Aşure Tasua’da ise bu en yüksek noktasına çıkar.Gerçi yabancılara ayıp oluyor diye mollalar sırt kanatmayı, bıçakla göğüs yaralamayı ve kafaya vurmayı yasaklamışlar.Artık ortada kan yok . şia kültürü Hıristiyanlıkta olduğu gibi geçmişi canlandırma kültürü taşır.Kerbela olaylarını birebir canlandırır kostümlü olarak, ölümleri canlandırır. Katolik din kültüründe olan bu gelenek aynen Şialıkta da geçerli. O nedenle Şialık bir nevi Katolik yaşama bakış denilebilir.Öyle bağnaz ki yaşamdan kopartılmaya çalışan insanı din sınıfı aracılığıyla sürekli eziyette tutmak başlıca amacıdır. Nevval Sevindi/YeniYüzyıl

Sayfa 1 / 11