Fethullah Gülen ile Global Hoşgörü ve New York Sohbeti

11 Eylül sonrası artık bir klasik sayılan söyleşi demeyi vizyon sahibi insanlar için anlamlı.
Gazeteci-yazar Nevval Sevindi’nin 1997 yılında Fethullah Gülen’le gerçekleştirdiği New York Sohbeti artık bir klasik değeri taşıyor. Bu söyleşi Gülen’in vizyonunu tartışmaların odak noktasına oturttu. Anadolu Müslümanlığının. Arap-İslam anlayışından farkı net biçimde ortaya çıktı. Terör ve şiddete dayalı radikal İslam’la arasına açık bir çizgi çeken Gülen. hoşgörü ve diyaloğa dayalı bir anlayışın temsilciliğini yapıyordu bu söyleşide.
New York Sohbeti yeniden yayınlanırken bu eser hoş bir sürprizle zenginleşti. Fethullah Gülen. Nevval Sevindi’nin 11 Eylül sonrası yeni döneme ilişkin sorularını yanıtlayan geniş bir değerlendirme kaleme aldı. Bu bölüm aynı zamanda Fethullah Gülen’in kurulmakta olan Yeni Dünya Düzeni. Amerika’nın yeni rolü ve Batı dünyası ile İslam ülkelerinin durumuna ilişkin çok önemli tesbitleri içeriyor.
New York Sohbeti’nde “Müslüman terörist olamaz” vurgusunu yapan Fethullah Gülen 11 Eylül sonrası bunun altını bir kez daha çiziyor. Ancak İslam ülkelerinin bugünkü durumundan Batı’nın sorumlu olduğuna da işaret ediyor.
Bütün dünyada İslam’ın tartışıldığı yeni dönemde Fethullah Gülen’in bir arada yayınlanan bu iki söyleşisi. Anadolu’nın bin yıllık geleneğinden süzülüp gelen aydınlık. hoşgörülü ve insanı merkez alan farklı bir Müslümanlık anlayışının belgesi gibi. Gülen’in bakışı terörün izini İslam’da arayanlara anlamlı bir yanıt veriyor.
Globalleşmenin getirdiği zengin-yoksul kamplaşmasının tehlikelerine dikkat çeken Gülen. yeni bir dünya için daha çok “hak ve adalet” istiyor. Nevval Sevindi’nin gerçekleştirdiği New York Sohbeti ve Yeni Dünya Kurulurken “Global Hoşgörü” söyleşileri Fethullah Gülen’in görüş ve düşüncelerini merak edenler için temel bir kaynak.
Bir anektod vardır ortalarda dolaşan;lakin sahih midir değil midir bilemem; ama benim hoşuma gitti siznle de paylaşayım.
Bir gün kudus’te filistinli ve israilli çocukların beraberce ders okudklarına şahit olmuş birisi; ama ne tuhaftır ki arka sıraları bir grub halinde toplanarak kaplayan filistinli çocukların ders ile iştigal içerisinde olmadıklarına da şahit olmuş bu kişi.Hocalarına sormuş: ”onlar ne yaparlar arkada”? hocalarıda yanıtlamış:” israilin gazzeyi işgalini filistinli çocuklar toplu halde dinliyorlar demiş. merak içerisinde eklemiş bu kiş:” peki ya bu ön taraftakiler ne yapar ve kimdir bunlar? :”onlarda israili yahudi çocuklarıdır ders dinlerler savaşla iştigal içerisinde bulunmazlar” demiş.
Dünya kendini eğitime vermiş, yaşamın her alanında eğitimli insan yetiştirirken biz müslümanların bu denli kocakarılar gibi savaş senaryolarında ömrümüzü tüketip YAHU NASIL OLURDA BU ZULMETE DUR DERİZ,NEDİR BUNUN ŞİFASI sorusunu soracağımıza zalime ve zalimliğin romanında bir ucuz kahraman olmaya devam ediyoruz.
İşte muhterem FETHULLAH GÜLEN hocaefendinin ve ona gönül vermiş kahraman kimselerin derdini temelde eğitimsizlik sıkıntısı oluşturmaktadır.
Dünya fani
Ahiret ise baki
İnanan her müslime ise soracaklar mahşerde zulme dur demek için neler yaptın diye.
Reklam kokan hareketler peşinde mi koştun
Yoksa boynun iki dirseğin arasında gecelerini göz yaşınla alemin derdi için inleyerek mi geçirdin.
Üzülmek yetmez boş kelamlar ise lakırdıyı geçmez
ömrünü hak yola adayan bu insanı kamil’e orulan her souyu ve verilen her cevabı manidar buluyor ve biricik ablam NEVVAL HANIM’a da saygılarımı iletiyorum.
Çok başarılı bir çalışma olmuş patavatsızlığına kaçmaktansa çok samimane bir teşekkürü ablama borç bilrek: Allah kendisinden bu tarafta ve kabir hayatında razı olsun diyorum