YENİ YÜZYILDA AYDIN KİMLİĞİNİN SORGULANMASI
Nevval Sevindi’ nin kitaplarına dikkatli bir okur gözüyle odaklandığımızda, tümleşik bir entelektüel doygunlukla karşı karşıya kalıyoruz. Hani nerdeyse anlamın olduğu, iletişimin ya da iletişimsizliğin olduğu her süreç sanki onun inceleme alanı içinde.
Kırsaldan kentsele, yerelden evrensele uzanan süreçte her açmaz ya da sorun teşkil eden konu insana ilişkin yanıyla Nevval Sevindi’ nin kalemine takılıyor. Bu boyutuyla Nevval Sevindi bir entelektüel. Düşünen, eleştiren üreten boyutuyla entelektüel insan profili nedir? Özellikle doğu-batı kıskacı arasında kimlik sorunu var mı aydınımızın? Bu soruların cevabını Sevindi’nin” Daha Fazla Özgürlük” isimli kitabında detaylıca bulmak olası. “Entelektüelimizin ciddi bir kimlik sorunu var. Bu siyasete ve toplumsal her alana uzanan ağaç kökleri gibi, her yeri kırıp dökerek fışkırıyor aniden.” diyen Nevval Sevindi kendisinin sık sık kullandığı “Jakoben aydın” tanımlamasına aynı kitap da açıklık getirmektedir.(1) Nevval Sevindi; 1996′da yazdığı bir yazıda Jakoben aydınlarla yeni yüzyılda ilerleme olamayacağını, Türkiye’nin yeni aydınlara ihtiyacı olduğunu vurgulamıştı.(2) Bu yazısında Fransız ihtilalinin aktif liderlerinden birisi olan Robespierre’in yaklaşımlarından yola çıkılarak “jakoben aydın” tanımlamasını açmıştır. Erdemliliği ihtirasla sevmesine karşın, bir kez bile kendisinden farklı düşünmüş birini hoş görmeyen ve bağışlamayan bir kimliktir jakoben aydın.(2) Karşısındakilerin anlaşma başvurularını geri çevirir, hatta politikanın anlaşmaya zorladığı durumlarda bile sert kinciliği ve katı gururu uzlaşmaya engel olur. Fransız ihtilalinin ateşli ruhunun ardına saklanmış, asla kendinden başkasına hayat hakkı tanımayan buzdan bir giyotindir bu anlayış. Toplumun tüm kutsal değerlerini, ortak çıkarlarını kendi bildiğiyle çizilen bir harita sanan insanlar topluluğudur Jakoben aydın topluluğu.(2) Hepsi birbirinin katili olan insanlardı jakoben aydınlar. “Bunlar eski yüzyıllara ait insanlardı “diye bağlamış Sevindi yazısını (3) Sevindi’ye göre ” Türkiye Rönesans’ı hayal ediyorsa, yaşadıkları dünyanın tezlerini üretmelidir. Teori üretirken de yapısal değişimleri cesaretle gerçekleştirmelidir.”(4) “Katı milliyetçiliğe düşmeden, kendi kültürel değerlerini koruyarak neo-milliyetçilik yaratmak gerekiyor.” diye devam etmekte: “AB içinde Türkiye kendi insani değerleri, kültürü ile onurlu bir yer alabilir. Hem de batı kültürünün kaybettiği ve aradığı manevi bir iklimi onlarla paylaşabilir.” (4) cümlesiyle de ‘kültürel fetih’e işaret etmektedir. Yeni yüzyılın aydınları demokrasiye, çok kültürlü bir dünyaya inanan, yükselen değerleri sevgi ve bilgi olan insanlar olmalıdırlar. Tek doğrunun kendi doğrusu olduğunda ısrar eden zihniyet ölü diller gibidir.(5) diyerek yeni yüzyılın Türkiye’sinin özlem duyduğu aydınlara olan ihtiyacı tespit etmektedir. Nevval Sevindi aydın kimliği konusundaki düşüncelerini şu şekilde anlatmaya devam etmiştir: “İnsan olacaksa, kendisi için, kendisine rağmen, kendisine karşın aydın olur, kaçınılmaz biçimde,” diyen Ortega için,”Gerçek aydının özgül etkinliği gerçeği zahmetle araştırmak, bulur bulmaz da, ne pahasına olursa olsun, kendisini bin parça edeceklerini bilse, açıklamaktır; aslında “çölde feryat eden” biridir o, çünkü gerçek ancak yalnızlıkta bulunur. Aydın, halka karşı, kamuoyuna karşı, yerleşik sanılara karşı fikir yürütür. Bu nedenle yazgısı anlayışsızlıkla karşılanmak ve halk tarafından sevilmemektir. Misyonu karşı çıkmak ve kandırmaktır. Elbette, entelektüellerin kendi etnik ya da ulusal toplulukları adına yapılan kötülüklere kör kalmalarına yol açan kendini üstün görme ve haklı çıkarma tarzı tuzaklara düşüp daha fazla popüler olmaları da kolaydır. Bu Batı da çok yapılmıştır ve sömürgecilik hep haklı çıkmıştır. Toplumla entelektüel arasında olan bu ilişkinin durduğu ayaklar; dil, kültür ve özerkliktir. Bu tanımlamalarla yeniden, aydın denilenleri düşünmek lazım.(6) Kaynakça: (1) Nevval SEVİNDİ, Daha Fazla Özgürlük, Alfa Yayınları (2) Nevval SEVİNDİ, “Totaliter Akıl” 1996, Yeni yüzyıl (3) N. SEVİNDİ Daha Fazla Özgürlük, “Totaliter Akıl”, 1996 sh 6. (4) N.SEVİNDİ 2.11.2004 Neo-Milliyetçilik Daha Fazla Özgürlük Sh. 89 (5) N.SEVİNDİ 1998 Ortaçağ’ın Medyatik Dili Daha Fazla Özgürlük sh. 41 (6) Aşkın E-Hali, 12. sayı, s.40-41 Birsen Ayvaz Çorum Hakimiye