Adalet beklenen bir rüya Türkiye’de. İsyan eden insanları dinlemekten 20 yıldır yoruldum. Adalet neden yok? Vergide adaletsizlik, iş ararken adaletsizlik ve her yerde adaletsizlik… devlet hukuk ve kurallara aldırmazsa vatandaş hiç aldırmaz.Ortaya çeteler ve eşkiyalar çıkar. İşte!İstanbul’un ortasında polis kılığına girenler kadın kaçırıyor.Kimse polisi aramayı bile akıl etmiyor!
kimse polis böyle bir terör estiremez demiyor.Bugün(2Aralık)Hürriyet manşeti İstanbul’un ne kadar sahipsiz olduğunu gösteriyor. Kurallara uymayı hiç öğrenmemiş,kaba kuvvat ve eşkiyalığı tek yöntem bilen sürüyle insan yaşıyor.Üçüncü sayfa haberleri artık manşette! KAçıırlan gece klübünde çalışınca vatandaş değil mi? KAçırılan genç kızlar ne peki? KAsklı operacı küçük kızlara tecavüz edip babası tarafındna korunmadı mı emniyette? Hukuk devleti ne demek? İç işleri Bakanı ne yapar?Sormaya devam edin…. DEVLET DAİRELERİ KURALSIZLIK YUVASI MI? Hükümet salma vergi için tapu dairelerini vesile yapmakta ,nasıl mı? “ben küçük kızıma dairemi bağış yaptım.Hiç dikkat etmek aklıma gelmedi ama bu bağış işlemi yapılırken tapudaki memur dairenin değerini yarıya indirerek yazmış. Bir satış olmayan bu işlemde neden memur böyle yapmış hiç bir fikrim yok. Çünkü talep yok. Ona gösterilen tapudaki değeri yazmalıydı.neden yazmadı bilmiyorum. Şimdi kapı çalınıyor ve postacı “vergi borcu var” diye dayanıyor. Kimin? Bağış yaptığım küçük kızımın. Neden? İşte sizi anca devlet buldu.ceza kesildi ve beş yıl içinde ceza faiziyle katlandı. Ödeyeceksiniz.İsyan ederek avukata gittim. Avukatın cevabı:”Devlet her zaman haklıdır.Onu mahkemeye vermenizi tavsiye etmem kazanamazsınız.”Ağzım açık onu dinledim.BAşka yetkiliye gittim:”Biz bilmeyiz,ödeyeceksiniz” dedi. Başka yetkili daha korkunç bir cevap verdi: “ne yani!Adam öldüren de ben bilmiyorudm diyor.Ceza almıyor mu?” Bu şahane mantık yürütme karşısında katil olmamak mümkün değil anladığıma göre. Şimdi hiç yok yere ben ceza ödemek zorundayım.Bu adalet mi? Ben vatandaş mıyım?Burası demokrasi mi? Hukuk diye bir devletten söz ediliyor mu etrafta?ben görmedim de….” Hükümet Ankara’da kapı kapı dolaşarak ev sizin mi değil mi soruşturuyor. Doğru dürüst değerini yazdırdınız mı araştırıyor. Yazdılı değilse ceza kesiyor. Bugüne kadar aklı neredeydi? Şimdi mi vergi kaçıırlması aklına geldi? vergi kaçıran kaçırana….. Neden hükümet kömür ithalatındaki rüşvet ve vergi kaçırma işine bakmıyor acaba? Bilen var mı? Yoksa kömür işine bakanların hepsi devlet ve hükümetle ilişkili adamlar mı? Yapma yaaaa….. Adalet hangi Cumhuriyette? Adaletsiz pari hangisi? Adaletsiz demokrasiye ne denir? BAna bunu yazan okura çok teşekkür ediyorum.Ama çok bilmek sağlığa zararlı diyorum. Öde kardeşim….. Öde ve unut Türk dmeokrasi klasiğidir. BAk, partilerin gerçeği de ayni noktada birleşiyor. Adaletisteyen insanlara sadece adı Adalet olan bir parti oyalama bir rüya sunuyor. Bakın,DP kongresinde ve öncesinde neler yaşandı. İlgili herkes seyirciydi. YAni suça iştirak seyircilik ve yataklık anlamına gelir. Ant demokratik ve yasaya aykırı uygulamalara seyirci kalmak adalet mi? Ülkeyi sahiplenmek mi? Yoooooooooooo….. nevval sevindi ************************************************* sevgili ablacığım 5 yıl önce yazmış olduğum mektup turkuaz ekinde yayımlandı ayrıca web sayfasınızda da halen yayımlanıyor..değişen hiç bir şey yok ufukta ne bir bilinçli idareci,nebirumut ışık ,istanbul halkının can ve mal güvenliği adına hiç bir şey yok.. metrobüs yapıldı ..ancak giriş ve cıkışları yapılmadığı için itfaiye o güzergahı kullanamıyor..2 yada 3 trilyona dev gibi hiçbir sokaga bırakın caddeye giremicek araclar alındı aldıkları araclar garanti süreleri bir ayı doldurmadan yüzlerce kez arızalandı.yazık hepimizin vergileriyle alındı oysaki bu araclar ve itfaiyecilikten anlamayan insanlar bile bunların beş para etmediğini söylüyor igdaşta güvenlik müdürlüğü yapan bir zatı muhtarem itfaiye avrupa yakası müdürü oldu.adamla oturup sohbet edemiyorsunuz çünkü 3 yıldır aramızda ve hayatında hiç yangın görmemiş duman solumamış bir adam..900ytl ye teşeron itfaiyeci aldılar 2 bin kadar.. bu cocuklar arslan gibi mücadele ediyor yangınlarda cocuklara 50ytl lik zammı çok gördüler hiç bir sosyal hakları yok tazminat almasınlar diye her yıl sonu işten çıkartılıyorlar..bu genc arkadaslar sendikaya üye oldular işten çıkartılmakla tehdit edildiler küfür ve azar işittiler sırf anayasal haklarını kullanmak istediklerinden dolayı..itfaiyede istanbulda 5 yıldır değişen hiç birşey yok..bir an evvel orman ve deniz itfaiyelerinin birleştirilmesi ve iç işlerine bağlı emniyet jandarma gibi itfaiye ve sivil savunma genel müdürlüğü adı altında birim kurulması gerekiyor orman yangınları 1 ay sürüyor ve uçaklarımız malesef kiralık yüzbinlerce makam arabaları var mecliste ancak bir tane bile bize ait yangın söndürme uçağı yada helikopterimiz yok. kadir topbaş beyden uygun taksitle daire istedik tüm istanbul itfaiyecilerini ortak bir sitede toplayalım olası bir depremde itfaiyecilerin çoğu çürük binalarda oturuyor dedik.kimse kusura bakmasın ben istanbulun bir yerini çeviripte alın itfaiyeciler oturun demem dedioysaki biz parasını taksitle ödemek istediğimizi söylemiştik…izmit büyükşehir bld başkanı 99 depreminde günlerce itfaiyeci aramış başa gelmeden bilinmez kadir bey şaban dişli ye arsa vermesini biliyor ama. sevgili ablacım değişen birşey yok bir idarecenin yönettiği birimin halkına gösterdiği değeri nerden anlarsınız biliyormusunuz?bölgedeki itfai arabası ve itfaiyecinin üstü ve başından ..türkiyede itfaiyeci vardır ANCAK İTFAİYE DİYE BİR TEŞKİLAT YOKTUR. değişen birşey yok sevgili nevval abla 5 yıl sonra size yazdım eğer bi 5yıl sonra birşey değişirse belki yazarım saygı ve sevgilerimle offfff offfffff aldanma cahilin kuru lafına..kültürsüz insanın külü yalandır…hükmetse dünyanın her tarafına…arzusu hedefi yolu yalandır.
Gönderim Zamanı: 07-12-2008 17:13:20
İşte, yetkili etkisizlerin durumu….. ************************************** Sahipsizlik kendi hayatımızın da dışa vurumu UMUR TALU yazdı: Biz ne isek hayat da ona döndü Memleket evlatlarını bol buldu ya… Bakmayın “terör kayıpları” için acılara boğulmaya… Onun dışında da, beşer, onar öldürüveriyor, ölümlerden ölüm beğendiriyor, bir nevi intiharlara, ihmal katliamlarına sürüklüyor. Medeniyetin tek dişi de… Hukuksuzluğun, haksızlığın, arsızlığın, yolsuzluğun, yüzsüzlüğün, ihmalin, umursamazlığın, boşvermişliğin tüm azı dişleri de her an her yerde geçip parçalamaya hazır. Burada her araç, her imkân, her çare aynı zamanda birer seri katile dönüşmeye hazırdır. Taşıt aracı, aynı zamanda toplu ölüm aracıdır. Binalar barındırmak, okutmak için olduğu kadar, yıkılmak, enkazında çocukları yutmak içindir. Atölyeler üretim içindir ama pekala zehirlemek, alev alev işçileri boğmak, yakmak, kül etmek içindir. Tersanelerde gemiler yapılır, yolcular, yükler taşınsın diyedir, gemilere filikalar takılır, kurtarmak içindir; ne var ki o gün sık sık gelir, öldürmek, sulara gömmek, çarpmak, ezmek içindir. Minicik çocuklar süt elleriyle koyunları sağsınlar diye çiftliklere taşınır, üç kuruş içindir; lakin kamyon kasasından topluca derelerde boğmak içindir. Doğalgaz bir de ne içindir çocuklar; bildiniz işte, bir evde bin bir ihmal zincirine dolanıp boğulmak içindir. Daha geçen Samsun’da toplu halde üniversitelileri toplu halde… Şimdi Ankara’da üniversiteleri toplu halde… Yarın, kendiniz, evladınız, bir yakınınız, bir yanınız, bir canınız. Galiba şu da mı oluyor ne? Birbirine çok tuzak kuran, çok fesatla dolan, sinsi, birbirine karşı hoyrat, hayata, akla, vicdana karşı saygısız bir toplumda… Doğa da… Doğalgaz da… Bina da, yol da, araç da, işyeri de, okul da… Fesatla, hinlikle, hainlikle doluyor. Sonra bir gün ya zehir zehir bir haneye sızıyor… Ya bir yolda birbirine çarpıyor. Biz ne isek, hayat da öyle bir şey oluyor. Hayattan ziyade, ölüm ölüm kokuyor. Ve kokuyu kimse duymuyor, kapıyı kimse kırmıyor, bir toplum onca duyarsızlıkta derin uykularda uyurken evlatlarını kaptırıveriyor. Yayın tarihi: 2 Ocak 2009, Cuma Web adresi: http://www.sabah.com.tr/2009/01/02//haber,FC244955C67340E3B318108668928BBF.html Tüm hakları saklıdır. Copyright © 2003-2009, TURKUVAZ GAZETE DERGİ BASIM A.Ş. Sadaka toplumu “Veren el alan elden üstündür.” Hangi toplum şuurlu olarak sadaka alacak duruma düşmekten memnun olabilir? Sadaka almaya başlamak; sonun başlangıcıdır. Yer üstü , yer altı ve insan kaynaklarını verimli kullanamayan toplumlar çökmeye mahkumdur! Üretim faktörleri; toprak, emek, sermaye. Pratikte sermaye toprak ve emeği satın alır. Sermaye birikimi olmayan toplumlar toprağını ve emeğini de kullanamıyor. Bu nedenle sermaye için borçlanmak zorunda kalıyor. Bu şekilde ürettiği değerin büyük bir bölümünü (bazen fazlasını) borç ve faiz ödemelerine harcıyor. Sermaye açığı her dönem katlanarak büyüyor. Madenlerini ve stratejik değerlerini satmak veya kiralamak mecburiyeti hasıl oluyor! Toplum, bireylerinin hayati ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kalıyor ve sadaka devreye giriyor! İşte sonun başlangıcı… Dünya üzerinde özgür olmayan toplumların tarihini araştırmalı. Bu duruma nasıl gelmişler? Bazı Afrika toplumları sadaka ile hayatını gayet güzel sürdürüyor diyebilir misiniz? “Sözün değeri kısalığında” diyor ve kesiyorum. Saygılar. Ahmet Bektaş Hürriyette Yılmaz Özdil yazdı ne kadar sahipsiz bu ülke!!!okuyun ltf Uçak filan… Ben henüz radyonun bile nasıl çalıştığını anlamış değilim, o nedenle, nasıl uçtuğunu kavrayamadığım uçağın neden düştüğünü de anlatamam… Ama şunu görüyoruz. 27Şubat09 *