Ekim, 2008

Cumhuriyetimizin 85.yılı kutlu olsun

Ekim 30 2008Yorum Yok Kategori: Haberler

Cumhuriyet onurlu milli duruşumuzun kutlandığı gündür.  

DP BAŞKANLIĞINA ADAYIM

Ekim 26 2008Yorum Yok Kategori: Haberler

DP başkan adaylığımı Afyon’da resmen açıkladım. Bir fikir insanı olarak sade bir açıklama ile sizlere ulaşmasını istedim.
DP kongresi 15-16 Kasım’da yapılacak. 6 Ocak 2008‘de yapılan kongrede başkan adayıydım. Ancak orada yaşanan siyasi kamplaşma nedeniyle başkanlıktan çekilerek ittifak politikasını benimsedim. Birinci sıradan listeye girerek, genel başkan yardımcısı oldum.
Bugün neden yeniden adayım?  

Fethullah Gülen’den devrimci öneri

Ekim 26 2008Yorum Yok Kategori: Güncel

Fethullah Gülen’den devrimci çıkış.Dayak yiyen kadınlara ayni şiddette erkeklere cevap vermesini öneriyor. Bu öneri İslam aleminde kadın erkek ilişkilerini temelden sarsacak devrimci,tabuları kıran bir yorumdur. Kendisiyle 1997′de yaptığım söyleşide bir çok devrimci fikirleri yer almıştı. Bu nedenle ben de,Fethullah Gülen de bir çok haksız hucüma uğramıştık. İftiralara uğramıştım. Cemaatte kadınlar seslerini daha fazla duyurmaktadır diye düşünüyor, önerisini önemli buluyorum. Kadını ikinci sınıf gören,susturan,eve erkek gelince mutfağa kapatan anlayışa karşı İslam’ın “kısasa kısas” anlayışını modern bir yorumla kadın yararına açması çok önemli. Kadın erkek ilişkilerinde Fethullah Gülen çıtayı yükseltti. Bu önerinin Müslüman erkek kabadayılığı yapanlarda şok yaratacağına da kuşku yoktur. Fethullah Gülen’in önerisini bütün kalbimle destekliyorum, zayıfa vurana vurmak haktır.

“Olay şu: Ahmet Kurucan, bir gün Amerika’da Gülen’in sohbetine katılmış… Dar kadrolu bir sohbetmiş bu… Konu dönmüş dolaşmış, kadına yönelik şiddete gelmiş… Gülen, “Benim bu konuda radikal fikirlerim var” diye girmiş olaya… Başlamış anlatmaya: “Koca dayağı yiyen kadınlar, eğer ortada çocukları olmasa boşansınlar derdim. Kocanın karısını dövmesinin ’Kuvvetli, zayıfı her zaman ezer’ zalim felsefesinden ne farkı var? ” Kocası tarafından dövülen kadınlar judo, karate, tekvando kurslarına gitseler… Kocası bir tokat vuruyorsa, o da iki tokatla karşılık verse… Dövme haksız yere yapılan fiili bir saldırıdır ve suçtur. Bu saldırıya karşı nefsi müdafaa meşrudur. Hatta müdafaa etmeme ayrı bir suçtur denebilir.” Bu görüşler fırtına estirir mi? Eğer klasik ya da modern tüm fıkıh kitaplarında “koca dayağı”, hiçbir zaman meşru boşanma nedeni olarak sayılmıyorsa… Eğer klasik ya da modern tüm fıkıh kitaplarında “aile huzuru” adına, kocanın karısını “hafifçe dövmesi”ne cevaz veriliyorsa… Eğer klasik ya da modern tüm fıkıhçılar, kocası tarafından dövülen kadının, kocasına karşılık vermesini akıl alır bir şey olarak değerlendirmiyorsa… Fırtına da estirir, kar da yağdırır, tufan da çıkarır… Ahmet Hakan’ın yorumu bu. Sizin yorumlarınızı da bekliyorum. ————————— Ekrem Dumanlı ile ilgili yazıyı okudum.Nasıl zarar verdiğini de biliyoruz. Cemaat oluşturmak zordur. Manevi destek ister… Bediüzzaman’ın manevi mirası üzerine oluşturulmuş bir cemaatin, manevi alemde Bediüzzaman’a hesap vermeyeceğini sananlar yanılıyor. Siyasetten şeytandan kaçar gibi kaçan bir zat , seçimlerde siyaset yapan Nurcuları ne kadar manevi alemde destekler göreceğiz. Bunu idrak edemiyorlar sanırım. Ama hal şiddetli olacak! Risaleleri 30 yıl önce tanıdım. Muazzam hakikatler var. Her sözüme rehber olur. Şu an gelinen nokta çok vahim. Özgün olmayan insan fikir oluşturamaz. Nurlar yeterince anlaşılmıyor. Yapılan kuru taraftarlık. Sonuç siyasallaşmış nur cemaatleri. Suçlu aramak veya cemaat liderini kutsamak yerine liderin de bir talebe olduğunu idrak etmeli. Bediüzzaman hem müellifi hem Risale-i nur’un talebesidir. Saygılarımla,

Frankfurt Kitap fuarı

Ekim 13 2008Yorum Yok Kategori: Okuduklarım

60.yılını kutlayan Frankfurt kitap fuarı 578.000 metrekare, “memleket kadar geniş” önünüzde uzanıyor. 14.Ekim’de , açılışta Türk Cumhurbaşkanı’nın ve Alman Dış işleri Bakanı’nın katılımı güvenlik kontrolü fırtınasına neden oldu.Fuarın önü kalabalık , insanlar sabırsız…  

Şehitlere rahmet

Ekim 4 2008Yorum Yok Kategori: Güncel

Yine 15 şehit-Sorun Kuzey Irak! Son saldırıda şehit olan bütün askerlerirmizin ailelerine ve tüm milletimize baş sağlığı diliyorum.15 eve düşen ateş içimizde!

Yine 15 şehit-Sorun Kuzey Irak! Türkiye’nin yüreği bir kez daha acıyla yanıyor.15 şehit. 15 eve düşen ateş. Acılı analar,babalar,çocuklar. Acılı bir Türkiye. Bu tabloyu son yıllarda çok sık yaşamış bir ülkenin insanları olarak bu konuya daha kesin çözümler istemek hakkımız. Türkiye’yi 6 yıldır tek başına yöneten AKP Hükümeti’nin terör konusunda ardına sığınabileceği herhangi bir bahane yoktur. Çünkü terörle mücadele sorununun askeri değil, siyasi olduğu artık açıkça ortaya çıkmıştır. AKP Hükümeti terörün kaynağını saptamakta ve gerekli önlemleri almakta pasif ve duyarsız kalmaktadır. Terörün yuvalandığı yer Kuzey Irak’tır. Bu bölgede gerçek askeri kontrol ABD’dedir. Bölgesel Kürt Yönetimi Başkanı Barzani ve Irak Cumhurbaşkanı sıfatını taşıyan Talabani, Kuzey Irak’ta PKK terörüne açıkça yataklık eden konumdadırlar. Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Erdoğan bu son saldırıdan sonra bu isimlerle ilişkilerinde bu gerçeği göz ardı ederlerse milletin vicdanı onlardan bunun hesabını bir gün, ergeç soracaktır. Kuzey Irak Kürt yönetimi, Bağdat yönetimi ve ABD yönetimi Türkiye’ye yönelik terör saldırılarının ortak sorumlularıdır. AKP Hükümeti bu gerçeğe göre adım atmak zorundadır. Bu güçler Kuzey Irak’taki bu alçakça oyunun sürmeyeceğini anlamak zorundadırlar. AKP Hükümeti bu kararlılığı gösteremezse, gösterecek bir hükümet mutlaka bulunur. Ayrıca ülkede Türk- Kürt çatışmasını körükleyen çevreler, adları açıkça ortaya konarak teşhir edilmelidir. Bu da siyasi olarak AKP’nin atması gereken bir adımdır. Politika sadece yandaşlarına rant ve çıkar sağlama uğraşı değildir. Zor ve belalı zamanlarda ülkesini, milletini, vatanını ve tüm yurttaşlarını selamete çıkarma ve felaketten koruma sanatıdır. Ülke ehil ellerdeyse bu tehlikeler azalır. Ülke ehil ellerde değilse, adım adım bölgesel ve küresel tuzaklara çekilebilir. Son saldırı Türkiye’ye yönelik çok yönlü ve aşamalı bir tuzağın tüm izlerini taşımaktadır. AKP Hükümeti ve Erdoğan, ülke içinde sergilediği öfkenin bir bölümünü ülkenin gerçek düşmanlarına yöneltirse politik çözüm yönünde adımları daha hızlı atabilir. Terör yuvası Kuzey Irak’taki bataklık tümüyle ve kesin olarak kurutulmalıdır. Türkiye bunu sağlayacak güçtedir. Yeter ki Türkiye’yi yönetenler bu gücün farkına varsın diyorum.

Sayfa 1 / 11