Anket
Loading ...Çok Okunanlar
-
- ra-shiwa bioenerji merkezi: nevval hanım aksam haberlerinde gör...
- Ahmet Bektaş: "Gücün şeni tecavüzdür" Güçlenen...
- Ali Enes Çek: Sevgili Büyüğüm Allah acil şifala...
- ahmet avur: selam nevsl hanım . ş.urfa kosgeb+...
- qwerty: Nevval Hanım biz itfaiyeciler size ...
- Nevval Sevindi: Burada önemli olan basit bir kavga ...
- Nevval Sevindi: mail adresim:nevval@nevvalsevindi.c...
- Nevval Sevindi: çok sağolun inşallah iyi dileklerin...
- Temmuz 2010
- Haziran 2010
- Mayıs 2010
- Nisan 2010
- Mart 2010
- Şubat 2010
- Ocak 2010
- Aralık 2009
- Kasım 2009
- Ekim 2009
- Eylül 2009
- Ağustos 2009
- Temmuz 2009
- Haziran 2009
- Mayıs 2009
- Nisan 2009
- Mart 2009
- Şubat 2009
- Ocak 2009
- Aralık 2008
- Kasım 2008
- Ekim 2008
- Eylül 2008
- Ağustos 2008
- Temmuz 2008
- Haziran 2008
- Mayıs 2008
- Nisan 2008
- Mart 2008
- Şubat 2008
- Ocak 2008
- Aralık 2007
- Kasım 2007
- Ekim 2007
- Eylül 2007
- Ağustos 2007
- Temmuz 2007
- Haziran 2007
- Mayıs 2007
- Nisan 2007
- Mart 2007
- Şubat 2007
- Ocak 2007
- Aralık 2006
- Kasım 2006
- Ekim 2006
- Eylül 2006
- Ağustos 2006
- Temmuz 2006
- Haziran 2006
- Mayıs 2006
- Nisan 2006
- Mart 2006
- Şubat 2006
- Ocak 2006
- Aralık 2005
- Kasım 2005
- Ekim 2005
- Eylül 2005
- Ağustos 2005
- Temmuz 2005
- Haziran 2005
- Mayıs 2005
- Nisan 2005
- Mart 2005
- Şubat 2005
- Ocak 2005
- Aralık 2004
- Kasım 2004
- Ekim 2004
- Eylül 2004
- Ağustos 2004
- Temmuz 2004
- Haziran 2004
- Mayıs 2004
- Nisan 2004
- Mart 2004
- Şubat 2004
- Ocak 2004
- Aralık 2003
- Kasım 2003
- Ekim 2003
- Eylül 2003
- Ağustos 2003
- Temmuz 2003
- Haziran 2003
- Mayıs 2003
- Nisan 2003
- Mart 2003
- Şubat 2003
- Ocak 2003
- Aralık 2002
- Kasım 2002
- Ekim 2002
- Eylül 2002
- Ağustos 2002
- Temmuz 2002
- Haziran 2002
- Nisan 2002
- Şubat 2002
Kategoriler
Amazon Arşiv Aşk Demokrasi Girişim Güncel Kadın Kanser Kent Kültür liyakat Politika Sevgi tabiat yalnızlık Zaman Zaman Turkuaz Özgürlük çevre koruma çıkar Şehir Analiz (53)
Articles (82)
Basında (101)
Güncel (228)
Haberler (86)
Kadın (35)
Kitap (9)
Kültür – Antropoloji (79)
Okuduklarım (77)
Politika (141)
Yeni Yüzyıl (31)
Zaman (2)
Zaman CumaErtesi (59)
Zaman Turkuaz (128)
WP Cumulus Flash tag cloud by Roy Tanck and Luke Morton requires Flash Player 9 or better.
Ekim, 2008
DP BAŞKANLIĞINA ADAYIM
DP başkan adaylığımı Afyon’da resmen açıkladım. Bir fikir insanı olarak sade bir açıklama ile sizlere ulaşmasını istedim.
DP kongresi 15-16 Kasım’da yapılacak. 6 Ocak 2008‘de yapılan kongrede başkan adayıydım. Ancak orada yaşanan siyasi kamplaşma nedeniyle başkanlıktan çekilerek ittifak politikasını benimsedim. Birinci sıradan listeye girerek, genel başkan yardımcısı oldum.
Bugün neden yeniden adayım?
Fethullah Gülen’den devrimci öneri
Fethullah Gülen’den devrimci çıkış.Dayak yiyen kadınlara ayni şiddette erkeklere cevap vermesini öneriyor. Bu öneri İslam aleminde kadın erkek ilişkilerini temelden sarsacak devrimci,tabuları kıran bir yorumdur. Kendisiyle 1997′de yaptığım söyleşide bir çok devrimci fikirleri yer almıştı. Bu nedenle ben de,Fethullah Gülen de bir çok haksız hucüma uğramıştık. İftiralara uğramıştım. Cemaatte kadınlar seslerini daha fazla duyurmaktadır diye düşünüyor, önerisini önemli buluyorum. Kadını ikinci sınıf gören,susturan,eve erkek gelince mutfağa kapatan anlayışa karşı İslam’ın “kısasa kısas” anlayışını modern bir yorumla kadın yararına açması çok önemli. Kadın erkek ilişkilerinde Fethullah Gülen çıtayı yükseltti. Bu önerinin Müslüman erkek kabadayılığı yapanlarda şok yaratacağına da kuşku yoktur. Fethullah Gülen’in önerisini bütün kalbimle destekliyorum, zayıfa vurana vurmak haktır.
“Olay şu: Ahmet Kurucan, bir gün Amerika’da Gülen’in sohbetine katılmış… Dar kadrolu bir sohbetmiş bu… Konu dönmüş dolaşmış, kadına yönelik şiddete gelmiş… Gülen, “Benim bu konuda radikal fikirlerim var” diye girmiş olaya… Başlamış anlatmaya: “Koca dayağı yiyen kadınlar, eğer ortada çocukları olmasa boşansınlar derdim. Kocanın karısını dövmesinin ’Kuvvetli, zayıfı her zaman ezer’ zalim felsefesinden ne farkı var? ” Kocası tarafından dövülen kadınlar judo, karate, tekvando kurslarına gitseler… Kocası bir tokat vuruyorsa, o da iki tokatla karşılık verse… Dövme haksız yere yapılan fiili bir saldırıdır ve suçtur. Bu saldırıya karşı nefsi müdafaa meşrudur. Hatta müdafaa etmeme ayrı bir suçtur denebilir.” Bu görüşler fırtına estirir mi? Eğer klasik ya da modern tüm fıkıh kitaplarında “koca dayağı”, hiçbir zaman meşru boşanma nedeni olarak sayılmıyorsa… Eğer klasik ya da modern tüm fıkıh kitaplarında “aile huzuru” adına, kocanın karısını “hafifçe dövmesi”ne cevaz veriliyorsa… Eğer klasik ya da modern tüm fıkıhçılar, kocası tarafından dövülen kadının, kocasına karşılık vermesini akıl alır bir şey olarak değerlendirmiyorsa… Fırtına da estirir, kar da yağdırır, tufan da çıkarır… Ahmet Hakan’ın yorumu bu. Sizin yorumlarınızı da bekliyorum. ————————— Ekrem Dumanlı ile ilgili yazıyı okudum.Nasıl zarar verdiğini de biliyoruz. Cemaat oluşturmak zordur. Manevi destek ister… Bediüzzaman’ın manevi mirası üzerine oluşturulmuş bir cemaatin, manevi alemde Bediüzzaman’a hesap vermeyeceğini sananlar yanılıyor. Siyasetten şeytandan kaçar gibi kaçan bir zat , seçimlerde siyaset yapan Nurcuları ne kadar manevi alemde destekler göreceğiz. Bunu idrak edemiyorlar sanırım. Ama hal şiddetli olacak! Risaleleri 30 yıl önce tanıdım. Muazzam hakikatler var. Her sözüme rehber olur. Şu an gelinen nokta çok vahim. Özgün olmayan insan fikir oluşturamaz. Nurlar yeterince anlaşılmıyor. Yapılan kuru taraftarlık. Sonuç siyasallaşmış nur cemaatleri. Suçlu aramak veya cemaat liderini kutsamak yerine liderin de bir talebe olduğunu idrak etmeli. Bediüzzaman hem müellifi hem Risale-i nur’un talebesidir. Saygılarımla,
Şehitlere rahmet
Yine 15 şehit-Sorun Kuzey Irak! Son saldırıda şehit olan bütün askerlerirmizin ailelerine ve tüm milletimize baş sağlığı diliyorum.15 eve düşen ateş içimizde!
Yine 15 şehit-Sorun Kuzey Irak! Türkiye’nin yüreği bir kez daha acıyla yanıyor.15 şehit. 15 eve düşen ateş. Acılı analar,babalar,çocuklar. Acılı bir Türkiye. Bu tabloyu son yıllarda çok sık yaşamış bir ülkenin insanları olarak bu konuya daha kesin çözümler istemek hakkımız. Türkiye’yi 6 yıldır tek başına yöneten AKP Hükümeti’nin terör konusunda ardına sığınabileceği herhangi bir bahane yoktur. Çünkü terörle mücadele sorununun askeri değil, siyasi olduğu artık açıkça ortaya çıkmıştır. AKP Hükümeti terörün kaynağını saptamakta ve gerekli önlemleri almakta pasif ve duyarsız kalmaktadır. Terörün yuvalandığı yer Kuzey Irak’tır. Bu bölgede gerçek askeri kontrol ABD’dedir. Bölgesel Kürt Yönetimi Başkanı Barzani ve Irak Cumhurbaşkanı sıfatını taşıyan Talabani, Kuzey Irak’ta PKK terörüne açıkça yataklık eden konumdadırlar. Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Erdoğan bu son saldırıdan sonra bu isimlerle ilişkilerinde bu gerçeği göz ardı ederlerse milletin vicdanı onlardan bunun hesabını bir gün, ergeç soracaktır. Kuzey Irak Kürt yönetimi, Bağdat yönetimi ve ABD yönetimi Türkiye’ye yönelik terör saldırılarının ortak sorumlularıdır. AKP Hükümeti bu gerçeğe göre adım atmak zorundadır. Bu güçler Kuzey Irak’taki bu alçakça oyunun sürmeyeceğini anlamak zorundadırlar. AKP Hükümeti bu kararlılığı gösteremezse, gösterecek bir hükümet mutlaka bulunur. Ayrıca ülkede Türk- Kürt çatışmasını körükleyen çevreler, adları açıkça ortaya konarak teşhir edilmelidir. Bu da siyasi olarak AKP’nin atması gereken bir adımdır. Politika sadece yandaşlarına rant ve çıkar sağlama uğraşı değildir. Zor ve belalı zamanlarda ülkesini, milletini, vatanını ve tüm yurttaşlarını selamete çıkarma ve felaketten koruma sanatıdır. Ülke ehil ellerdeyse bu tehlikeler azalır. Ülke ehil ellerde değilse, adım adım bölgesel ve küresel tuzaklara çekilebilir. Son saldırı Türkiye’ye yönelik çok yönlü ve aşamalı bir tuzağın tüm izlerini taşımaktadır. AKP Hükümeti ve Erdoğan, ülke içinde sergilediği öfkenin bir bölümünü ülkenin gerçek düşmanlarına yöneltirse politik çözüm yönünde adımları daha hızlı atabilir. Terör yuvası Kuzey Irak’taki bataklık tümüyle ve kesin olarak kurutulmalıdır. Türkiye bunu sağlayacak güçtedir. Yeter ki Türkiye’yi yönetenler bu gücün farkına varsın diyorum.