Ağustos 28, 2008

Orhan Günşiray

Ağustos 28 2008Yorum Yok Kategori: Güncel

1960’lı yıllarda açık hava sinemaları kentlerin en eğlenceli mekanlarıydı.Sıcak yaz gecelerinde ailece gidilen sinemada tanıdıklarla selamlaşma,hasbihal bitmezdi. Soğuk gazozun tadı kapıdan girerken ağzımızda biterdi sanki. Minderimizi alır ve asla çiğdem çitlemezdik. Bunun sinema adabına uymadığı söylenmişti bize. Film bir mabette gibi sesiz izlenmeliydi.

1960’lı yıllarda açık hava sinemaları kentlerin en eğlenceli mekanlarıydı.Sıcak yaz gecelerinde ailece gidilen sinemada tanıdıklarla selamlaşma,hasbihal bitmezdi. Soğuk gazozun tadı kapıdan girerken ağzımızda biterdi sanki. Minderimizi alır ve asla çiğdem çitlemezdik. Bunun sinema adabına uymadığı söylenmişti bize. Film bir mabette gibi sesiz izlenmeliydi. Ekranda yerli veya yabancı artistlerin yansımaları önce dedikoduya neden olsa da,sonra filmin hikayesi herkesi alır götürürdü. Çocukluğumun bu ilk yıllarında film seyrederken ağlayan insanların çokluğu bana bugün kaybettiğimiz “duygu”nun yokluğunun simgesi. Ağlamak ayıp sanki bugün. Ağlamak zayıflık. Ağlamak zaaf. O dönemde bize öğretilen bir diğer önemli davranış biçimi; nezaket idi. Bugün en okumuşundan en cahiline kaba saba konuşan,davranan insanlarla muhatap olmanın ağırlığı yaz gecelerine götürüyor beni. Küçük bir kız çocuğuna gösterilen sevgiye, ihtimama ve kibar sözcüklere. Erkekler nazik ve kibar davranırdı kadınlara. Küçüklere. BU kibarlığın sembolü ekrandaki erkek oyunculardı.1960 ‘lı yılların en ünlü erkekleri arasında hem sevimli, hem haylaz tarzıyla Orhan Günşiray kadınların gönlünü çalmıştı. Maceraperest ve yakışıklı Orhan Günşiray zarif bir erkeğin özlemini kadınlara yaşatırdı.Bazen komik ,bazen elinde silah kötüleri kovalayan Türk James Bond’u herkesi peşinden sürüklerdi. Bugün kentlerimizden,kurumlarımızdan, ilişkilerimizden ve evlerimizden nezaket kovuldu. Yasalarla ile sağlanamaz oldu hakkaniyet. O dönemde nezaket, hakkaniyet ve saygıyı da kolunda getirirdi. Nezaket ve incelik dilimizden bir kuş gibi uçtu gitti bilinmeyen diyarlara. Ne kadar ağlasak azdır,ancak gözlerimizde yaş yok.Kurumuş kalmış göz pınarları.Hırs,nefret ve kin basmış gözlerini herkesin. Bu nedenle Orhan Günşiray’ın gitme vakti gelmişti. Hakkın rahmetine kavuştuğu şu an, onu seyreden herkesin yüreğinde tatlı anılar bıraktığı için ona minnetarız. Allah rahmet eylesin. Bize de bu kaba saba dünyada yaşamak düşüyor, bize de gereken sabrı Allah ihsan etsin. Anılarımızın bir bölümünün ölümünü de kabulleniyoruz bu kayıpla.

Sayfa 1 / 11