Temmuz 22, 2008

Mamis im internet / anneyizbiz.de linkini tıklayın!

Temmuz 22 2008Yorum Yok Kategori: Basında

Gazeteci – Yazar Nevval Sevindi Çalışkan ile konuştuk İzmir’de doğan Nevval Sevindi, İzmir Türk Koleji mezunu. Ankara Üniversitesi Antropoloji bölümünü bitirdi ve Klasik Arkeoloji ve Antik Yunan alanında Master yaptı. 1987/89 yıllarında Dünya Bankası’nın Çukurova Bölgesi Gelişim Projesi’nde görev aldı. Serbest yazılarına bu yıllarda başlayan Sevindi, 1990 yılında Cumhuriyet Gazetesi Yunus Nadi Uzun Metrajlı Sinema Senaryosu Ödülü kazandı. Yeniyüzyıl Gazetesi’nde kadın-erkek ilişkileri, kadın hakları, sosyal ve kültürel politikalar üzerine yazılar yazdı. Fettullah Gülen ile New York Sohbeti röportajını yapan Sevindi, bu röportajlarını kitap olarak yayınladı.

Sevindi ayrıca Kanal E, Expo-Channel, Samanyolu TV’de aile, çocuk ve aile kültürüne dönük, “Hayatın Aynası” programlarını yaptı. Uzun süre de Zaman Gazetesi’nde köşe yazarlığı yaptı. Nevval Sevindi, 1998 yılında kanserle mücadelesinden başarıyla çıktı. Kanser ve kanser hasta hakları üzerine de çalışan ve Kanser hasta dernekleri oluşturan Sevindi bu çalışmasıyla Sağlık Bakanlığı’ndan ödül aldı. Şu anda Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi yönetim kurulu üyesidir. Nevval Sevindi Çalışkan ile Almanya ziyareti sırasında görüştük. Bize Güneydoğu Anadolu projesinden bahseder misiniz? Beş yıl Güneydoğu Anadolu´da bütün şehirlerde çalıştım. GAP projesine 1997 – 20001 yılları arasında sosyal bilimci olarak katıldım. GAP projesi çerçevesinde kız çocuklarını okutma kampanyasını yaptığımız sivil toplum örgütünün kurucularındanım. Aileleri, kızlarını okutmak için nasıl ikna ettiniz? Önce maddi sebepleri ortadan kaldırmaya çalıştım. İstanbul’da çalışan kadınlar bulduk. Onlar aylıklarının küçük bir kısmını bir kız çocuğunun adına yatırdılar. Buna biz eğitim evlatlığı diyoruz. Güneydoğu Anadolu’nun bazı bölgelerinde kadınlar tek başına alışverişe bile gidemezler. Bu ayıptır kadın için. Bizim yaptığımız okuma yazma kursunun ilk günü kadın ve kızların sokağa çıkması olay olmuştu. İkinci gün değişti ve sonra normalleşti. Evleri tek tek dolaştık. Aile reisleri babalarla konuştum. Örneğin bir baba çok karşıydı. Onu ziyaret ettiğimizde kısmi borçlarını ödeyemediği için hapse girdiğini öğrendik. Kızlarının okuyup avukat olup babalarını savunabilmeleri hayalini kurduk ve bu ikna edici oldu. Kadınlara ve annelere desteğiniz nasıl oldu? Kadınlara 8 Mart Kadınlar Gününün varlığını ve dünyadaki tüm kadınların haklarını anlattık. Çünkü daha önce o bölgede bilinmiyordu. Kadın haklarını anlatan konuşmaları sınır köyleri dahil bütün bölgede yaptım, bazılarında tercüman kullandım. Kültürel faaliyetlerimiz oldu. Anakültür Derneği kurduk. Halk dansları gösterisi, saksofon konser, Amerikalı dansçıdan gösteriler tertipledik. Resim sergileri açtık. Okuma yazma kursları düzenledik. Kurslar büyük ilgi gördü. O güne kadar yakınlarına, askerdeki oğluna kendisi mektup yazamayan kadınlar hemen kursa katıldılar. Aralarında 65 yaşında bir kadın öğrenmenin yaşı olmaz deyip kursu heyecanla bitirdi. Kadın girişimciliğini geliştirmek en önemli amaçlarımdan biriydi. Kadınlar için internet sitesi kurdum. Bu site aracılığıyla kadınlar arasında haberleşme başladı. Bu proje 2002’nin sonuna kadar devam etti. Kadın girişimcilerin ilk kez belgeselini çektim Anadolu’da ve kitap haline getirdim. Benden sonra kadın girişimciliği de ödül almaya başladı. Erkeklere yönelik verdiğiniz konferanslar oldu mu? Erkekleri aile içi şiddete karşı bilinçlendirmeye çalıştık. Bununla ilgili çok güzel bir olay yaşadım. Bir konferansımdan sonra 15 yaşında bir erkek çocuğu yanıma geldi ve “Abla ben büyüdüğümde babam ve amcam gibi olmayacağım, karımı dövmeyeceğim” dedi. Güneydoğu Anadolu’nun en büyük yapısal sorunları nedir? Terör olaylarından dolayı yaşanan göç nedeni ile kentlerin karakteristik yapılarının bozulmasıdır. Kültürel yapının deforme olması. İşsizlik. Daha sonra politikaya atıldınız. Bunun sebebi neydi? Sivil toplumun sorunlarını siyasete taşımak istiyordum. Bu yüzden politikaya atıldım. Son genel seçimde Demokrat Partinin Birinci sıra İstanbul Milletvekili adayıydım. Şu anda Demokrat Parti Genel Başkan yardımcısıyım. Kadınların politikada aktif rol oynamasının gerekliliği sizce nedir? Anne şefkati bulunan yerde harp olur mu? Olmaz! Bilakis şiddet azalır! Bunun için kadınların mutlaka politikada yeri olması gerekli. Kadın şefkatini ve kararlılığını politikaya taşımalıyız. Karar mekanizmalarında olmalıyız ki kendi lehimize kararlar alalım ve aleyhimize çıkan kanunları engelleyelim. Sizinde yetişkin kızınız var, bu kadar çalışma arasında bir de kızınızı yetiştirdiniz, bunu nasıl başardınız? Anne olmak sadece evin içinde çocuğu yetiştirmek ve çocuğun ihtiyaçlarını yerine getirmek değildir. Bu benim içinde hiç bir zaman öyle olmadı. Anne olarak kendime hep şu soruyu sordum: Çocuk yetiştiriyorum. Çocuğum nasıl bir toplumda yaşayacak? Çocuğumun yaşayacağı toplumu ben de biçimlendirdim. Bu da sosyal aktivitelerle oldu. Bireysel rahatlık toplumdan soyutlanma getirir. Vatan sevgisini kaybedersiniz. Bunun için buradan tüm annelere sesleniyorum. Annelerin bir görevi daha çocuklarının yaşayacağı toplumu biçimlendirmek. Beğenmediğiniz şeyleri değiştirmek için toplumun ve siyasetin içinde olmalısınız. Çok sayıda kitabınız var. Kitap yazmak için nasıl vakit ayırabiliyorsunuz? Nerde olursam olayım aklıma takılan şeyleri hemen not ederim. Daha sonra eve gidince not ederim derseniz unutulur, kitap uzun süre yazılmaz. Sabah beşte kalkarım. Kitap yazarken bir diğerinin notlarını ve malzemesini hazırlarım.13 tane kitabım var. Yazmayı planladığım da 3 tane. Okumak yazmaktır. Her gün düzenli okurum. Röportaj: Nalan Çelikbudak Dikkat: Bu röportajın tüm hakları AnneyizBiz.De’ye aittir. İzinsiz ya da kaynak gösterilmeden kullanılamaz. 16.07.2008

Sayfa 1 / 11