Önce kadın
Türkiye sosyalizasyonu gerçekleştirmek ve kadınların her alanda toplumda var olmasını sağlamak zorunda, çünkü kadınlar olmadan Türkiye kalkınmasını gerçekleştiremeyecek. Kadınlar olmadan bu ülkede demokrasi olmayacak. Önce evde demokrasi,sonra ülkede…..
TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ “Yaptığımız tüm araştırmalar ve hazırladığımız raporlar,ülkemizde kadın-erkek eşitliğinde alarm zillerinin çaldığını ve kadın-erkek eşitliğinde çok az ilerleme kaydettiğimizi gösteriyor” derken, “Siyasette, kamuda, özel sektörde ve eğitimde karar alma mekanizmalarında yer alan herkesi, kadın-erkek eşitliğini, öncelikli bir gündem maddesi haline getirmeye davet ediyorum” çağrısı yaptı. “Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği: Sorunlar, Öncelikler ve Çözüm Önerileri” başlıklı KAGİDER’le ortak hazırlanan raporunun kamuoyuna sunulması dolayısıyla bir konuşma yapan TÜSİAD Başkanı Yalçındağ, modern toplum anlayışında, tüm insanların, yaşadıkları toplumdaki fırsatlardan eşit yararlanmalarının esas olduğunu belirterek ” Oysa bugün hala ülkemizde ve dünyada fırsat eşitliğinden yararlanamayan kesimlerin varlığını ve bunların başında da kadınların geldiğini biliyoruz. Bu durumu düzeltmenin, yani kadınların toplumdaki fırsatlardan eşit şekilde yararlanabilmesinin yolu ise, toplumda bireylerin “güçlenme” alanları olan eğitime, çalışma yaşamına ve siyasete, kadınların katılımlarını artırmaktan geçiyor” diye konuştu. -KADIN ERKEK EŞİTLİĞİNDEN ÇOK UZAKTAYIZ- Son yıllarda, kadınların siyasi, ekonomik ve sosyal hayata katılımı konusunun ülke gündeminde giderek daha çok yer aldığını ifade eden Yalçındağ, bu süreçte sivil toplum kuruluşlarının ısrarlı çabalarının ve AB’ye üyelik sürecinde yapılan anayasal ve yasal düzenlemelerin önemli katkısı olduğunu kaydederek şunları söyledi: “Ancak kabul etmeliyiz ki olumlu hukuksal düzenlemelere rağmen hayatın içinde kadın-erkek eşitliğinden hala çok uzaktayız. Eğitim kademelerine eşit erişim hedefi, bazı ilerlemelere karşın hala tam olarak sağlanamadı. Yetişkin kadınların beşte biri okuma yazma bilmiyor. Bu konuda kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının projelerindeki artış çok önemli olmakla birlikte, eğitime erişim ve devamlılık konusunda özel önlemler, bütüncül bir politika eşliğinde gündeme getirilemedi.” -EĞİTİM SORUNU- TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Yalçındağ, Türkiye’de eğitim hizmeti ve kaynakların, eğitim talebini de, kalkınma için eğitime bağlanan umutları da karşılamak için yeterli olmadığını savunarak,”Toplumsal cinsiyet duyarlılığının öğretim programlarına ve ders kitaplarına yansıtılmasında eksiklerimiz var. Kadın öğretmen oranlarının yüksekliğine karşın tüm eğitim kademelerinin yönetici kadrolarındaki erkek ağırlığı devam ediyor” dedi. -İŞGÜCÜNE DE YANSIYOR- Eğitimdeki bu sorunların, toplumsal diğer faktörlerle de birleşerek, işgücü piyasasına yansıdığını ifade eden Yalçındağ, Türkiye’de kadınların işgücüne katılım oranının yüzde 25′i aşmadığını söyledi. Yalçındağ konuşmasına şöyle devam etti; ” Kentlerde bu oran yüze 19′a düşüyor. Türkiye genelinde yüzde 10 ve kentlerde yüzde 17 kadın işsizlik oranı ile birlikte, üyesi olmayı hedeflediğimiz AB-27 ortalamalarının çok uzağındayız. Yurt dışı temaslarımızda gurur duyarak öne çıkardığımız girişimci ve üst düzey yönetici kadınlarımızın varlığına karşın, kamu ve özel sektörde yönetim kademelerinde kadın temsili çok düşük.” -KADIN EMEĞİ KAYIT DIŞILIĞA İTİLİYOR- TÜSİAD Başkanı, gğitim eksikliği, sosyal dönüşümler ve köyden kente göç, işgücü piyasasının talep ettiği niteliklere sahip olmayan kadını ücretsiz aile işçisi statüsünden çıkarıp ya ev kadınlığına ya da kayıt dışı sektöre ittiğini belirtti. Yalçındağ, “Toplumda kadına biçilen roller ve bunun etrafında şekillenen aile ve sosyal ortam da, kadınların işgücü piyasasına katılımının önünde önemli bir engel teşkil etmekte. Toplumumuzda, çocuk ve yaşlı bakımını geleneksel olarak kadına yakıştıran, erkekleri ise ailenin geçimini sağlayan kişi olarak kabul eden bakış açısı hakimiyetini sürdürüyor” diye konuştu. Okul öncesi eğitimin zorunlu olmaması ve kreş ve bakım evlerinin yaygınlaşamamasının da, erken yaştaki çocukların bakımını annelerin sorumluluğuna bıraktığını vurgulayan Yalçındağ ” Bu nedenlerden dolayı, özellikle kentlerde, kadınlar işgücü piyasasına girse bile, bir süre sonra ailevi sorumlulukları nedeniyle geri çekilmek zorunda kalıyor” görüşünü dile getirdi. -SİYASETTE EKSİK TEMSİL- TÜSİAD olarak uzun süredir, işgücü piyasasındaki bu durumu kapsamlı şekilde ele alan bir “ulusal kadın istihdamı politikası”na ihtiyaç olduğu görüşünü savunduklarını kaydeden Yalçındağ, şunları söyledi “Yasalaşan istihdam paketinde, sigorta primi üzerinden kadın istihdamına verilen teşvik olumlu bir adım olmakla beraber, kadınların önündeki engeller çok boyutlu bir şekilde ele alınmayı gerektiriyor. Eğitimde ve işgücü piyasasında hal böyleyken, siyasi hayatta, yani bu tabloyu değiştirmek için en etkili karar mekanizmalarında da kadın varlığı çok yetersiz. Son genel seçimlerde parlamentoda kadın milletvekili oranının yüzde 9′a çıkmasına karşın, bu gelişmenin sürekliliği, ancak önümüzdeki dönemde uygulanacak politikalara bağlı olacak. Günlük yaşama en yakın siyaset alanı olan yerel yönetimlerde de, kadınların neredeyse “yokluğu”, hep ihmal edilen bir sorun alanı olarak önümüzde durmakta.” -GÜÇLÜ SİYASİ İRADE GEREKİYOR- Arzuhan Doğan Yalçındağ, konuşmasında eğitim, istihdam ve siyasette kadınların konumunun geliştirilmesi için güçlü bir siyasi iradeye ihtiyaç olduğunun altını çizerek özetle şu görüşleri ifade etti: “Bugün artık, kadın-erkek eşitliği konusunda, iktidarı ve muhalefetiyle, siyasilerce yıllardır edilen beylik söylemlerin ötesine geçen, samimi çabalara duyulan ihtiyaç had safhada. Bu çabayı göstermeye niyeti olan siyasi iradenin, bu yolda yalnız kalmayacağı çok açık. Uzun süredir hem akademik alanda hem de sahada çalışan, düşünce ve fikir üreten kişi ve kuruluşların katkısıyla, ciddi ve kapsamlı politikalar oluşturmak ve hayata geçirmek mümkündür.” (ANKA) Kadın istihdamı en düşük OECD ülkesi Türkiye Türkiye, çalışma çağındaki kadın nüfusun istihdam edilenlerine oranı yüzde 24.3 ile Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ülkeleri içinde, son sırada yer aldı. Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu’nun (TİSK), OECD verilerini kullanarak hazırladığı işgücü piyasasına ilişkin raporda, Türkiye’de, çalışma çağındaki kadın nüfusun sadece yüzde 24.3′ünün çalıştığı, bunun, yüzde 57 oranındaki AB ortalamasının çok gerisinde bulunduğu belirtildi. Raporda, Türkiye’nin, bu oranla, OECD ülkeleri içinde son sırada yer aldığına işaret edildi. Raporda, Türkiye’de, 1990′da çalışma çağındaki kadınların yüzde 33′ünün çalıştığı belirtildi. Ancak oranın yıldan yıla azaldığı ifade edilen raporda, bu sürecin tersine çevrilebilmesi için, başta kısmi çalışma olmak üzere, esnek çalışma yöntemlerinin uygulanabilir hale gelmesinin ve kadının çalışma hayatına dahil olmasının teşvik edilmesinin büyük önem taşıdığı kaydedildi. Gülay Toksöz’ün Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) için aralık ayında hazırladığı Türkiye’de Kadın İstihdamı Durum Raporu’nda, kadın istihdamı konusu kapsamlı bir şekilde ele alındı. Rapora göre Türkiye’de erkek istihdamı AB istihdam oranlarına oldukça yakın (Türkiye’de yüzde 68.2, AB’de yüzde 71.3) ancak genel istihdam oranının farklı olması dikkat çekti. A-25 ülkelerinde yüzde 63.8 olan genel istihdam oranı Türkiye’de yüzde 46′ydı. Bu düşüklüğün tümüyle kadınların yüzde 23.8 olan istihdam oranından kaynaklandığının altını çizen Toksöz, “Türkiye’nin karşı karşıya olduğu düşük istihdam sorunu esas olarak kadın istihdamının düşüklüğü sorunudur” dedi. Raporunda kadın istihdamını artırmak için ‘pozitif ayrımcılık’ ve ‘pozitif eylem’ öneren Toksöz, kadın istihdamını artırma hususunun bir anlamda devlet politikası haline getirilmesi gerektiğini vurguladı. ILO Türkiye Temsilcisi Gülay Aslantepe, raporun hükümet temsilcilerinin de yer aldığı toplantıda tartışıldığını söyledi. Aslantepe, istihdam paketinde yer alan sigorta primlerinde 5 puanlık indirim teşvikin ‘genç ve kadın’ odaklı olacağını düşünüyor. Önce geniş katılımlı strateji Toksöz’ün raporunda, kadın emeği ve istihdamı üzerine çalışan kadın örgütlerinin, akademisyenlerin, sendikaların, meslek örgütlerinin ve kamu kurum temsilcilerinin katılımıyla hazırlanan öneriler şöyle sıralandı: – Ulusal Kadın İstihdamı Stratejisi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın öncülüğünde kadın örgütlerini de içerecek şekilde sosyal tarafların katılımıyla derhal hazırlanmalı ve 2008′den başlamak üzere yıllık eylem planlarıyla yapılacak işler somut hedefler çerçevesinde tanımlanarak, izlenmeli ve değerlendirilmelidir. – Erkeklerin yoğun olarak istihdam edildikleri iş alanlarına kadınların daha kolay girmelerini sağlanmalı, ücret ve vasıf düzeyi açısından süre giden eşitsizlikler giderilmelidir. Sonra yasalara denetim – Parlamentoda 2007-2008 yasama döneminde Kadın Erkek Eşitliği Daimi Komisyonu kurularak Meclis’e intikal eden tüm yasalar bu komisyonca cinsiyet eşitliği perspektifinden değerlendirmelidir. – Kadınların üzerindeki çocuk, hasta ve yaşlı bakım sorumluluklarının erkeklerin de eşit katılımını gerektiren toplumsal sorumluluklar olduğu anlayışıyla kamusal hizmetler yaygınlaştırılmalıdır. Özellikle belediyelerin kreş ve çocuk bakım yuvaları kurup işletmede esas sorumluluğu taşıması için Belediyeler Yasası’nda ortaya çıkan hukuki boşluk bir an önce giderilmelidir. – Ebeveyn Doğum İzni Yasası 2007-2008 yasama döneminde yasalaştırılmalıdır. Vergi, prim, teşvik ve eğitim – Yeni kadın işçilerin SSK primlerinin bir kısmı devlet tarafından üstlenilmelidir. – Gelir vergisinden istisna tutulan ücretler arasına, kadın emeğine dayalı olan çeşitli ücret tipleri dahil edilebilir. – Kurumlar vergisi açısından, hesaplanan kurum kazancının tespitinde, mükelleflerin indirebileceği giderler arasına kadın istihdamının artırılmasına katkı sunan sosyal hizmetlere yapılan destekler de dahil edilebilir. -Kamuda kadın girişimcilere bir süre alım garantili uygulamalar yapılmalı, ihalelerde kadın girişimcilere öncelik verilmelidir. – Geçici ve yevmiyeli olarak ev hizmetlerinde çalışan kadınlar İş Kanunu kapsamına alınmalı veya ayrı bir kanun çıkarılmalıdır. Ev hizmetlerinde kaçak olarak çalışan göçmen kadınlar yasallaştırılmalı. -Eşdeğer işe eşit ücret ilkesi için nesnel bir iş değerlendirme sistemi geliştirilmelidir. -Kamu ve özel sektör kurum ve kuruluşlarında eşitliği sağlamak ve her türlü ayrımcılıkla mücadele etmek için ‘Kadın-Erkek Eşitliği Büroları’ kurulmalı. Büroların işleyiş kuralları bir yönetmelikle belirlenmelidir. – Milli Eğitim Bakanlığı, mesleki teknik eğitim için kapsamlı bir reform süreci başlatmalı, genç kız ve kadınların cinsiyet kalıplarının ötesine geçen ve mezunlarının istihdam edilebilirliklerini artıran bir eğitim-öğretim görmesini sağlamalıdır. “Is yasami erkeklerin, aile ve cocuk bakimi kadinlarin” zihniyetine son! Aile ve Is Yasamini Uyumlulastirma Politikalari ile kadinlar is yasamina, erkekler de aile ve cocuk bakimina daha esit katilacaklar! Turkiye’de her dort yetiskin kadindan yalnizca bir tanesi isgucune katilabiliyor. Dunya Ekonomik Forumu’nun hazirladigi Toplumsal Cinsiyet Esitsizligi Endeksi’ne gore Turkiye, 2007 itibariyle kadin istihdaminda 128 ulke arasinda, 123. sirada. Erkek isgucune katilim orani ile Turkiye, AB ve OECD ortalamalarina yakinken, kadin isgucune katilim oranimiz bu ulkeler arasindaki en dusuk oranda seyrediyor. Kadinlarin isgucune katilimindaki bu rekor duzeydeki dusuklugun, Turkiye’de fiili kadin erkek esitliginin saglanmasi ve sosyo-ekonomik kalkinma yolunda en buyuk engellerden biri oldugu asikarken, kadinlarin isgucune katilma orani gerilemeye devam ediyor. 23-24 Temmuz 2008 tarihlerinde Istanbul’da duzenlenen uluslararasi “Toplumsal Cinsiyet Esitligi icin Is ve Aile Yasamini Uyumlulastirma Politikalari” baslikli toplanti ile Kadinin Insan Haklari – Yeni Cozumler Dernegi, Kadin Emegi ve Istihdami Platformu ortakligiyla Turkiye’de kadin ve istihdam sorununa cozum uretmeye yonelik bir arastirma ve savunuculuk projesi baslatiyor. Bu uluslararasi proje; Turkiye’de kadinlarin isgucune katiliminin onundeki en onemli engellerden biri olan cocuk ve yasli bakimi yukumlugunun, kadin, erkek, aile, devlet ve isveren arasinda paylastirilmasi icin yasal ve kurumsal mekanizmalar ve politikalar gelistirmeyi hedefliyor. Turkiye, Kore, Isvec, Hollanda, Fransa, Ispanya ve Meksika’dan gelen uzman ve arastirmacilarin katilimi ile gerceklestirilen toplantida, bu ulkelerdeki en iyi ve ornek uygulamalar isiginda Turkiye icin politika onerileri gelistirmeye yonelik arastirma ve savunuculuk calismasinin ilk adimi atilacak. Resmi istatistiklere gore Turkiye’de, bir kadin gunde ortalama 5 saatten uzun bir sureyi hanehalki ve cocuk bakimina ayirirken, bu sure erkekler icin 1 saatin altindadir. Yani Turkiye’de cocuk ve yaslilarin bakim hizmeti, aile icinde kadinlarin ucretsiz emegi uzerinden cozumlenmekte, kadinlarin uzerindeki bu yuk ise ucretli calisanlar olarak isgucune katilmalarini engellemektedir. Kadinlarin istihdama katiliminin arttirilmasi ve gelistirilmesi icin oncelikle bakim hizmetlerini kadinlarin gorevi sayan ataerkil cagdisi zihniyet terk edilmeli; basta cocuk bakimi olmak uzere bakim hizmetleri konusunda gerekli yasal ve kurumsal mekanizmalari gelistirmek suretiyle gerek kamu ve ozel sektor ile aileler arasinda, gerekse aile icinde kadin-erkek arasinda sorumluluk paylasimi saglanmalidir. Avrupa Birligi de, is ve aile yasaminin uyumlulastirilmasini bir politika hedefi olarak onune koymaktadir. Lizbon Stratejisi ile belirlenen Avrupa Birligi hedefleri dogrultusunda 2010 yili itibariyle Turkiye’de kadin istihdami oraninin %60 olmasi gerekmektedir. 2008 itibariyle kadin istihdami orani %22 olan Turkiye bu hedefin 40 puan arkasindadir. Bu baglamda, Kadinin Insan Haklari – Yeni Cozumler Dernegi’nin, Kadin Emegi ve Istihdami Platformu ortakligi ile baslattigi “Toplumsal Cinsiyet Esitligi icin Aile ve Is Yasaminin Uyumlulastirilmasina Yonelik Politikalar, Yasal ve Kurumsal Mekanizmalar” projesi, Turkiye’de kadinlarin isgucune katilimini yukseltmeyi amaclayan politika ve mekanizmalarin ivedilikle gelistirilmesi acisindan buyuk onem tasimaktadir. Toplanti ile ilgili ayrintili bilgi ve arastirmacilarla mulakat icin: Y.Doc.Dr. Ipek Ilkkaracan Ajas, Arastirma Koordinatoru, ITU ve Kadinin Insan Haklari – Yeni Cozumler Dernegi, Tel. 0 212 251 00 29 Irazca Geray, Kadinin Insan Haklari – Yeni Cozumler Dernegi, Tel. 0536 813 73 36 – irazca.geray@wwhr.org