Türk-İtalyan Forumu
TÜRK RÖNESANSINA İTALYAN DESTEĞİ Birincisi 2004 yılında Roma’da gerçekleştirilen Türk-İtalya Forumu’nun dördüncüsü bu ay Stratejik Araştırmalar Merkezi, İtalya jeopolitik Düşünce Dergisi LIMES ve İtalyan UNICREDIT Bankası’nın işbirliği ile 21-22 kasım Türk-İtalyan Forum’u 4.kez yapıldı. İlk yıldan bugüne yaşanan değişiklik tek kelime ile:”müthiş”!Bu konuda ısrar eden ve devamlılığı sağlayan hem Türk ,hem İtalyan Dış İşlerini tebrik etmek gerekir. Karşılıklı anlama, anlayış ve önyargılardan kurtulma tartışmaları için uygun ortam hazırlayan Forum bence AB için bir “rol model” olabilir.
İtalya_Türkiye arasında başarılan bu tutum ve davranış diğer AB üyelerine önerilebilir. Özellikle keskin önyargıları olan Fransa ve Almanya için. Bir diğer önerim de;Akdeniz aksını güçlendirmek amacıyla İspanya ile Forum çalışması yapmak. İtalya Dışişleri Bakanı ve bütün yetkililerin Türkiye’nin AB üyeliği, rolü hakkında olumlu ve açık,net konuşmaları ciddi bir başarıdır. İnsanlar birbirlerini tanıdıkça önyargılar uçup gidiyor. Türkiye için neler dediler bir bakalım: -Artık Türkiye çok daha açık bir ülke -Başka hiçbir ülkede buradaki kadar İtalyanca öğrenilmiyor -Türkiye-İtalya arasında sempati var -İtalya size dost -AB kapalı vizyondan vazgeçmeli mutlaka Türkiye’yi içine almalı -Türk toplumu reformları istiyor -İtalya’da Türkiye’nin AB’ye girmesini destekleyenler Türkiye’de Ab taraftarlarından daha yüksek oranda -2008 AB üyeliğiniz açısından önemli bir yıl -İtalyan kamuoyu Türkiye yandaşı -AB “hayır” dememek için ikiyüzlü ifadeler kullanıyor,krizler yaratıyor -Türkiye çok büyük bir ülke -Türk modeli Ortadoğu için önemli.Büyük ulus,büyük demokrasi…. -AB, Türkiye’nin üyeliği ile Asya’ya bağlanabilir,aksi halde Asya’yı kaybeder -Hükümetlerden bağımsız devlet politikamız Türkiye’nin AB üyeliğini desteklemek -Türkiye lider ülke olmak istiyor -Türkiye Avrupa’nın parçasıdır. Bu kadar olumlu görüşü, bizde medyada veya kanaat önderlerinde bile bulmanız imkansız. Türkiye’ye hiç gelmemiş olanlarla gelmiş olanlar arasında büyük bir algı farkı olduğunu belirtti bir İtalyan parlamenter. Bu diğer AB üyeleri,yöneticileri için de geçerli. AB’de engelin hükümetler ve onların iç politikası olduğu da konuşulunca anlaşılıyor. Marina Sereni, (Demokratik Parti milletvekili) Türkiye2nin son 10 yılda Ortadoğu’da rolünü büyüttüğünü belirtti. Hakan Fidan ile ortak başkanlık yaptıkları siyasi alandaki seksiyonda çok ilginç konuşmalar oldu. İtalyanların Türkiye’deki gelişmeleri “Türk Rönesans”ı diye nitelemesi beni heyecanlandırdı. Çünkü 96’da yazdığım ve 97’den itibaren konferanslarımda ve yazılarımda belirttiğim “21.yüzyıl Türk Rönesans’ını yaşayacak” ana fikrini duymak çok güzel bir ödüldü benim için. Herkes karamsarken benim gelecek vizyonum Avrupalı nezdinde tutmuştu.Her türlü terörizme ve PKK’ya karşı olduğunu altını çizen siyasiler ve aydınlar çok önemli kazanımlardır.Avrupa ve Türkiye’nin ortak çıkarlarına vurgunun çok yapıldığı toplantıda İtalyan tarafın ısrarla vurguladığı “Türk modeli” kavramından Türk hükümeti rahatsız oldu.Onlar böyle bir siyasi görüşleri olmadığını ve vurgunun İslam üzerinde olmasını istemediklerini söylediler. Demokratik kazanımlara vurgu yapılması gerektiğinde ısrar ettiler. Bu elbette doğru bir yaklaşım. Çünkü din kültürün içindedir. Avrupa da Hıristiyan kültür üstünde yapılanmıştır.Kimse onların siyasi kimliklerinin önüne Hıristiyan eklemesi yapmazken bizim İslami eklemesi almamız anlamsız en azından. Ancak “Türk modeli” üzerinde tartışmayı hak ediyor bence.Bu başlı başına bir konu başlığı olmalıdır. Çünkü siyasi taraf dışında bu kavramın kültürel boyutu var. Kültürel açıdan Ortadoğu halkları ve Arap entelektüelleri de “Türk modeli”nden söz etmektedir. Türkiye’ye kadınları,gençleri ve siyasetçileri özenmekte,örnek göstermektedir.Buna Mısır’da,Suriye’de,İran’da ,Fas’ta ve Gürcistan gibi Kafkasya ülkelerinde de çok rastladım. Bunu görmezlikten gelmenin anlamı yok. Bunu red etmek yerine içini doldurmak daha kavram üretici bir siyaset olur. “Türk modeli” derken İtalya ne anlam yüklüyor ve biz ne anlıyoruz?tartışılmalıdır. Türkiye modernizmi sömürge yoluyla değil,özgür iradesiyle seçmiş ve 150 yılda olağanüstü bir sentez yapmıştır ve süreç devam etmektedir. Kendimiz olmaktaki ısrarı sadece İslam diye algılamak saçmadır,hepsi kültürel kimliğimizdir. Türkiye kadın,siyasi deneyim,demokrasi konusundaki kazanımlarıyla bölgede örnek teşkil etmektedir. Nasıl Kurtuluş Savaşı ile örnek olduysa bugün de örnektir.