Etkinlik
Sayın Nevval Sevindi,
01 Kasım 2007 tarihinde üniversitemizde ‘Türkiye’nin Tanıtımı ve İmaj Sorununa Yönelik Çözüm Arayışları’ konulu yuvarlak masa toplantısı düzenlenecektir.
Toplantılar serisi haline getirilmesi öngörülen bu ilk toplantıda konuya ilişkin bilgi ve deneyimlerinizi bizlerle paylaşmanız şükranla karşılanacaktır.
Gerekli hazırlıkların tamamlanabilmesi için toplantıya katılımınızla ilgili bilginin tarafıma iletilmesini saygılarımla rica ederim.
Saygılarımla,
Büyükelçi (E.) Murat Bilhan
Dış Politika Platformu Direktörü
İstanbul Kültür Üniversitesi
Ofis: 0212-4984717
Cep: 0532-2442294
E-mail: m.bilhan@iku.edu.tr
T.C. İSTANBUL KÜLTÜR ÜNİVERSİTESİ
Ataköy Kampüsü Bakırköy İstanbul
Tel: (212) 498 41 41 Faks: (212) 498 43 06
Toplantı Programı:
10:00-10:30 Açılış Konuşmaları
10:30-12:30 Türkiye’nin Tanıtım ve İmajı Hakkında Tespitler
12:30-14:00 Öğle Yemeği
14:00-16:00 Türkiye’nin Tanıtımı ve İmaj Sorununa Çözüm Arayışları
16:00-16:30 Kahve Arası
16:30-17:30 Tartışma ve Kapanış Konuşmaları
TOPLANTININ YAPILMA AMAÇLARI
Bilindiği üzere, ülkemizin en önemli sorunlarından biri, hatta birincisi, dış tanıtım sorunudur. Bu sorun çok kez masaya yatırılmış ve üzerinde yoğun tartışmalar cereyan etmiştir. Değişik uzmanların kendi uğraş alanlarındaki tanıtım konularına ilişkin değerlendirmeleri çeşitli basın ve yayın organlarında yer almış, televizyonlarda tartışılmış, birçok akademik toplantının gündemini teşkil etmiştir. Ancak bu sorun, Türkiye’nin en önemli bir sorunu olmaya devam etmektedir.
Ya önerilen çözüm yöntemleri makul olduğu halde çeşitli nedenlerle uygulanamamış, ya yanlış ve eksik teşhisler konmuş, ya da konunun gerçek uzmanlarının yaptıkları derinlemesine çalışmalar yerine sadece yüzeysel alan incelemeleri yapılarak ayrıntılar içinde kaybolunmuştur. Herhalükarda başarılı bir şekilde tanıtılamadığımız, dışarıda nasıl göründüğümüzden bellidir. Ve bu olumsuz görüntümüz, sadece belli bölgelerle, örneğin Avrupa, ya da Amerika ile sınırlı olmayıp, farklı nedenlerle ve farklı boyutlarda olmakla birlikte, Afrika gibi beklenmedik yerlerde de ortaya çıkmaktadır. Beğenilmemek ülkemiz ve insanımız için bir kader olmamalıdır. Bir savunma refleksiyle kendisini veya kurumunu başarılı görmek veya göstermek yanılgısına düşenlere her halde bir özeleştiri tavsiye etmek ve bazı şeyler söylemenin mümkün ve doğru olacağı düşünülmektedir.
Bu kadar önemli bir konunun bir stratejisinin belirlenmesinin lüzumu kuşkusuzdur. Ancak ülkemiz için tekil bir strateji tespit edilerek uygulanmasının da hem mümkün hem de doğru olmayacağı düşünülmektedir. Zira konu sadece bir devlet stratejisi olarak ele alındığı takdirde, belli ölçüde yabancılar üzerinde inandırıcılığını kaybetmekte ve bazı durumlarda faydadan çok zarar getirebilmektedir.Yabancılar üzerinde bu tür bir senkronize çabanın, konuyu propaganda, ya da reklâm boyutuna indirgemek şeklinde algılanabildiği de bir gerçektir.
Burada sivil toplum kuruluşlarına da (STK) önemli sorumluluklar düşmektedir. Ancak, bu çoğulcu ve çok sesli yaklaşım, görüş, buluş, öneri ve eylem çeşitliliği ve yeniliği getirebileceği gibi, çelişkiler, kaos ve kavram kargaşası da getirebilir ve inandırıcılığımızı yukarıdaki görüşlerimizin ters yönünden olumsuz etkileyebilir.
Doğru yaklaşım, yukarıdaki iki zıt, ya da en azından birbirinden bağımsız yaklaşımın sentezi niteliğinde “çeşitlilik içinde birlik” şeklindeki bir uyum (harmoni) çalışması olabilir. Bu toplantıyla amaçladığımız esas itibarıyla budur. Bu şekilde bulacağımız çözümler, ülkemizin çoğulcu, çok sesli bir yapıya sahib olduğu izlenimini de hedef kitleye yansıtmalıdır.
Bir beyin fırtınası şeklinde ve yuvarlak masa etrafında tertiplediğimiz bu ilk toplantıya ülkemizin önde gelen şahsiyetleri arasından sınırlı sayıda kişinin katılması ve böylece katılanların değerli deneyim ve görüşlerinden, azami ölçüde yararlanılması öngörülmüş bulunmaktadır.
Ses kayıtları da alınmak suretiyle derlenecek tutanakların, katılımcıların onayları alındıktan sonra, bir kitapçık haline getirilmesi düşünülmektedir. Bu ilk deneyimde beklediğimiz mütevazı başarı ölçüsüne ulaşabilirsek, bu toplantılar seri haline getirilecek ve hem uzmanlık alanlarına göre katılımcılar, hem de işlenen temalar çeşitlendirilecek ve toplantılar ayrıntılandırılarak, derinleştirilecektir. Bu aşamada ulusal nitelikte tutulan, zira sadece ülkemizin daha iyi tanıtılmasına yönelik bir içerikle sınırlı tutulan bu toplantılar, ileri aşamalarda, yabancı uzmanların da davetiyle zenginleştirilebilecektir.
Şimdiye kadar yapılanlara mazeret ve kılıf aramak, gerçekleri olduğu gibi görmek yerine haklılığımızın ve başarılarımızın kanıtlanmasına dönük gerekçeler yaratmaktansa, eleştirel bir yaklaşım beklediğimiz bu toplantıda, değerli katılımcıların kurumlarını temsil etmediklerinin bilincinde olarak, kendileri adına konuştukları kabul edilecek, “Chatham House” kuralları uygulanacak ve isimleri başka hiçbir yerde kendi istekleri dışında kullanılmayacak, hatta buna rağmen görüşlerinin “off-the record” tutmak istedikleri bölümleri olursa buna da saygı gösterilecektir.
Aynı gün içinde iki bölüm halinde yapılması öngörülen bu çalışmanın ilk yarım gününde, konuya ilişkin saptamalara ve tanılara (diagnosis) yoğunlaşılması ve bu alanda örtüşen ve ayrışan saptamaların ve eleştirilerin belirlenmesi düşünülmektedir. Öğle yemeğini takiben, ikinci bölümde ise, çare ve önerilerin gündeme getirilmesi öngörülmektedir. Değerli katılımcıların, varsa bu alandaki kitap, makale ve başka eserleri hakkında Dış Politika Platformumuza önceden bilgi vermeleri şükranla karşılanacaktır. Böylece hem katılımcıların birbirlerini daha iyi tanımaları sağlanmış olabilecek, hem de bir ön çalışma yapmaları mümkün kılınabilecektir.
Olabilecek telkin, görüş ve önerilerinizin değerlendirilmesini teminen Platformumuza vakitlice ulaştırılmasını saygılarımla yüksek takdirlerine sunarım.
Saygılarımla,
Büyükelçi (E.) Murat Bilhan
Dış Politika Platformu Direktörü
İstanbul Kültür Üniversitesi