Eylül 27, 2007

Akşam Gazetesi

Eylül 27 2007Yorum Yok Kategori: Politika

Volkan: Türkiye’yi milliyetçilik kurtardı diyor Nobel’e üçüncü kez aday gösterilen dünyaca ünlü Türk profesörü Vamık Volkan ,bu konuya açıklık getirerek, Atatürk’ün kadınlara bakışına yönelik önemli anekdotlar aktarıyor. Osmanlı’nın çöküşü Cumhuriyet’in kuruluşunda bizi milliyetçiliğin kurtardığını söylüyorsunuz, açıklar mısınız? Kişiler gibi toplumlar da yas tutmalıdır. Osmanlı çöküyordu. Büyük travmalar vardı. Biz bunun yasını tutmadık. Atatürk bizi milliyetçilik ile kurtardı. Atatürk şahsi olarak onarıcı olma dürtüsüyle gelişmiştir. Çocukluğundan başlayan uzun bir hikayedir. Talihimiz burada. Yas tutan annesini kederden kurtarması, keder altındaki ülkesini kurtarma ile özdeşleşti. Yas altındaki her grup gibi biz de lider arıyorduk, Atatürk’ü bulduk. Bizi kurtardı ve o zaman kimliğimiz değişti, bir Türk kimliği geliştirildi. O heyecanla yas tutamadık. Yasını tutmayınca bu, ileride karşınıza çıkıyor. Milliyetçilik nasıl bizim kurtarıcımız oluyor? Bizim kişiliğimize hürmet kazandırıyor. Hani deniliyor ya “milliyetçi olmayalım” filan. O güne baktığımız zaman Atatürk’ün yaptıklarını daha iyi anlıyoruz. Diyor ki “Biz müslümanız, dinimiz var. Laikiz. Türklüğümüzle Müslümanlığımız arasında daha başka bir yakınlık bulalım. Bu din bize ait olsun.” Yaptığı şey o. Dine aykırı değil. “Bunu modernize edelim” diyor. Avrupalıların daha önce yaptığı buydu. Hem milliyetçiliği hem dini, tarihin değişik dönemlerinde liderler çok kötü kullandılar. Bakınız şu anda dünyada neler oluyor. Her şey din meselesi oldu. Dünyada dine dönüş büyüyor. Amerika’da da böyle. Ama dinin siyasete alet edilmesi felakettir. Türk kadınını ayrı bir başlıkta incelemek gerekiyor değil mi? Türk kadınını onarmak Atatürk’ün liderliğinin önemli bir bölümüdür. “Kadınlara hak verilirse Türkiye değişecek” diye düşüyor. Daha o tarihte kadınları modernitenin taşıyıcısı olarak görmüş. “Efendiler” diyor, “Ayıp size hanımları bu şekilde eziyorsunuz, bunu yapmayın.”

Milliyetçilik ve kimlik konusunda konuşmamız gerekiyor.O zaman neresi olacağımızı değil kim olduğumuzu merak ederiz. Vatan gazetesi de “Malezya olur muyuz” tartışıyor diğerleri gibi.hepsini okumak çok ilginç doğrusu. Aşağıda prof.Nur Vergin ve Ali Bulaç’ın dedikleri sorunumuzun temeli açısından başlangıç noktası. Hocam siz ne diyorsunuz, laikliğin elden gitmesi tehlikesi var mı? Vergin: Olabilir. İhtimal dahilindedir. Olacaktır demiyorum. Neden olabilir? Çünkü bugün Türkiye’de laikliği öngören, laikliğe dayandığını ilan eden ve savunan partiler aciz durumdalar. Belirgin şekilde laikliğin savunucusu bugün Türkiye’de yok. Tamamen darmadağın bir insan kitlesi var. İşte o insanların bir kısmı malum cumhuriyet mitinglerine katıldılar. Ben cumhuriyet mitinglerini çok dikkatle seyrettim. Çünkü ayağım ameliyatlıydı, bütün gün televizyon seyrediyordum. Orada bir şey dikkatimi çekti, o kürsüden konuşan insanlarla meydanları dolduranlar arasında hiçbir alaka yoktu. Meydanları dolduran insanlar güzel insanlardı. Neşeli insanlardı, sevimli insanlardı. Hava da çok güzeldi, rengarenkti, yani müthiş bir panayır, müthiş bir neşe manzarası.. O tarafta da, kürsüde de dargın, küskün, fevkalade mahalli yani köylü diyebileceğim boyutlarda mahalli insanlar kendi kendilerine konuşuyorlardı kimse dinlemiyordu. Şimdi o insanların partisi yok. Belki isim olarak var ama faal olarak, aktif olarak, dinamik olarak o insanların partisi yok. Bulaç: Şu anda bana sorarsanız AKP başarılı bir parti değil. Hak etmemesine rağmen yüzde 47 oy aldı. Bir ara AKP’nin oy oranı yüzde 26-28 arasında seyrediyordu. Fakat 27 Nisan süreciyle buna 10 puan eklendi. Son haftada da yeni puanlar gelince yüzde 47 oldu. Ekonomide başarısız bir parti. İşsizlik duruyor, orta sınıfların hali parlak değil. Güneydoğu meselesi olduğu gibi duruyor. AKP’nin elinde iki yol haritası var: IMF ve AB. Bu ülkede yolsuzluklar var. AKP de bu işe bir miktar karışmış durumda. Ortadoğu’nun sorunları var. CHP ya da laikçi kesim bunlar üzerinden muhalefet yapacağına din konularına kapılıp kalıyor.” YANİ;AKP ülkede ne yapıyor onu zengin bir bilgiyle tartışamıyoruz. zaten tartışacak politika üreten kuurm olarak partiler ortada yok! ATV ve Habertürk programlarıma gelen mektup ve telefonlara teşekküre diyorum. tahakküm ve baskının siyasi artışı herkesin korkusu anlaşılan. sayın hanımefendiye, çalışmalarınızı yakından takip etmekteyim. başarılarınız katlanarak devam ediyor..bu çok iyi bir gelişme.. önce habertürk\’te,sonra atv\’de;üst üste iki büyük programa katılıp tüm ülkeye seslendiniz.. sizi tebrik eder,üstün başarılar diler;saygılarımı arz ederim.. Hatay

Bir okurdan

Eylül 27 2007Yorum Yok Kategori: Okuduklarım

BU GÖNÜL NE İSTER

Unutulmak ölümden beter,
Unutulmamayı ister bu gönül,
Bir güleryüz, bir selam yeter,
Umursanmayı ister bu gönül.  

Sayfa 1 / 11