Kalan
Aşağıdaki yazı DP’nin kendi içine kapalı ve dört duvar arasında çözüm aramasının öyküsü.Yani değişen bir şey yok garp cephesinde. Yeni siyaset üretmek için yol açmayı düşünen yok, şeffaf politika mı? O da ne ki?
Kalan “sağ”lar kampı “Merkez sağı canlandırmak için ne yaparız?” Seçimde yenilgiye uğrayan DP’li 100 kadar eski milletvekili ve parti yöneticisi, hafta başında kampa girip, 2 gün bu soruya yanıt aradı. Beyin fırtınasını bu soruyla sınırlı tutmadı; 17 Kasım’da yapılacak DP Büyük Kongresi’ni de masaya yatırdı. Yeni liderin portresi üzerinde çalıştı. Önce toplantının yapılış şeklini aktaralım. Anlatıldığına göre kamp, bir grup eski milletvekilinin arasındaki sohbet sonucu gerçekleşti. Herkes, bir tanıdığına haber verdi; sonuçta 100′e yakın isim Kumburgaz Marin Princess Otel’de buluştu. Pazartesi başlayıp salı sona eren kampın katılımcılarına gelirsek. Liderlik yapmış veya adı lider adayları arasında geçenler çağrılmadı. Yönetimden ise sadece Genel Başkan Yardımcısı Nevzat Ercan, Teşkilat Başkanvekili Ahmet Uyanık bulundu. Seçim döneminde istifa etmesine rağmen, bağını koparmamış bazı eski DP yöneticileri de katıldı. Ne olacak halimiz? Aktarıldığına göre, ilk gün şu sorulara yanıt arandı: * Seçim yenilgisinin nedenleri ne; yeniden toparlanır mıyız? * Merkez sağda bütünleşme mümkün mü? Biraz nostaljik havada geçen ilk gün toplantısında, herkes eteğindeki taşı döktü. Şu görüş çıktı: “DP birleşmesi, hoşgörü ve uzlaşı adresi olarak yüksek oy alacakken, kişisel beklentiler bizi batırdı; millet de cezalandırdı…” Anavatan’la bütünleşmeye destek gelirken, dikkat çeken bir diğer görüş şöyleydi: “Canlanmamız, AK Parti içindeki gelişmelere bağlı. Zamana karşı tahammül göstermeliyiz…” (tahammül koltuklarda oturarak mı oluyor acaba?) 17 Kasım’daki Olağanüstü Kongre’ye dönük düşünceler de muhtelifti. Örneğin, Nevzat Ercan aceleye getirilmeden ilkbaharda olağan kongre yapılmasını önerdi, “Teşkilatın içinden gelmiş birinin lider olması gerekir” dedi. Bu sözler Ercan’ın liderliğe soyunduğu şeklinde yorumlandı; kongre tarihinin ötelenmesi fikri yer bulmadı. Ankara ve İzmir’de de geniş katılımdı iki toplantı daha yapılması kararıyla kamp bitti. (Umarım bu kamplarda sadece dertleşme ile yetinmezler de aday olan isimler varsa çağırır ne yapacağını sorar ve fikir tartışması yapmayı da keşfederler) Ağar’ın kararı Kampta, üzerinde uzlaşı sağlanabilecek lider adaylarının isimlerinin dahi dile getirilememesi normal. Çünkü, DP’de aday adı çok, soyunan yok. Örneğin, aday olacağı ileri sürülen Genel Başkan Mehmet Ağar … Hemen belirtelim Ağar kesinlikle aday değil. “Ecevit, Baykal, Bahçeli de liderlikten ayrıldı, tekrar geldi; sen de gel” telkinlerine de tepkili: (ne tepkisi acaba?Yoksa DP sitesindeki yazılardan haberi yok mu diye düşünüyor insan) “Kararımı açıkladım, aday olmam. Ar damarım yırtılmadı…” (hatırlarsanız bunu teybe dahil okumuş ve seçim yenilgisisonrası söylemişti ancak geri döndü.Ayrıca Nevzat Ercan telefonda kendisine geri dönmeyeceğim dediğini Ağar’ın ben dahil herkese söyledi.Sonra da bir kağıtla çıkageldi) Adı geçen diğer isimlerin liderliğe soyunamama sıkıntısının nedeni de yaklaşan yerel seçim.(yani benden başka resmi aday çıkamıyor hesaplar eski model çalıştığından sanırım) Geçen seçimde çıkardığı 380′e yakın belediye başkanından bir bölümü ayrıldı; bazıları da AK Parti ile flörtte. Genel seçimde ulaşılan %5′in altında kalma ihtimali de cabası. Her ne olursa olsun, bir organizasyon yapılmadan 100 kişinin “kalan sağlar bizimdir” diyerek DP’nin geleceğini tartışması, partideki dinamizmi göstermeye yeter. (Evet ne olursa olsun bu dinamizm takdire şayan ) Muharrem Sarıkaya yazdı Sabah