Eylül 2, 2007

Sivil Anayasada kadın

Eylül 2 2007Yorum Yok Kategori: Politika

Yeni bir Anayasa hazırlanıyor ve yine kadınlar unutulacak. vatan gazetesindeki haber okullardaki dehşetin küçük bir örneği. Bir çok öğretmen olma ehliyetine sahip olmayan insan suç işlese bile sadece tayinle kendini kurtarıyor. Tecavüze uğrayan kızlar ve çocuklar kalıyor geriye. Bu hükümet samimi ise ömür boyu hapisle mesleğini kötüye kullanarak,pozisyonunu suistimal ederek kadına,kıza ve çocuğa tacizde bulunana veya tecavüz edene ömür boyu hapis vermeli. Bunu kampanyaya çevirelim ve iyilerle kötüleri ayıralım.

. ‘Sivil’ anayasa taslağı neden sivillerden gizli? Siyasiler: Halkı yönlendirmeye çalışıyorlar. Barolar: Dayatmayla sivil anayasa hazırlanamaz. Öğretim üyeleri: Anayasanın hazırlanış süreci de şeffaf olmalı Taslak nerede? AKP’nin anayasa taslağını açıklamayıp bazı maddelerini sızdırması tepkilere neden oldu. CHP ve MHP yöntemi eleştirdi: “Varsayımlar üzerine tartışmalar yapılıyor. Taslağı önümüze getirsinler.” İstanbul ve Diyarbakır baroları da aynı fikirdeydi: “Dayatmayla bu işler olmaz. Bu gizlilik niye?” ‘Demokratik değil’ Hukukçu öğretim üyeleri de gizlilikten şikâyetçiydi. Prof. Kaboğlu, “Hiç de demokratik ve saydam olmayan bir usul izleniyor” dedi. Prof. Gemalmaz, “Bir anayasanın içeriği kadar yapılma usulü de önemlidir” diye konuşurken Prof. Antalya hükümetin kendilerinden görüş istemediğini söyledi. Radikal 4Eylül

Kadın odaklı kalkınma

Eylül 2 2007Yorum Yok Kategori: Politika

Seçim kampanyam süresince tekrarladığım “kadın odaklı kalkınma” projelerime destek veren bugünkü Milliyet’in manşet haberi “48 Mucize Kadın” Anadolu’da ayni modeli başarıyla uygulayan köylü kadınlar da gördüm. Onları ilk kez belgesele çeken oldum. Yıl 1998 ve bugün 2007 ‘deyiz. hala kadınsız siyaset yapan kadınsız protokol uygulayan bir Türkiye var. Kadınlarına güvenmeyen ve önlerini açmayan erkeklerin Türkiye’si asla 3000 dolar geliri geçemeyecek.

48 MUCİZE KADIN Eski resim öğretmeni Semra Demirelli, Düzce depreminden kurtulan kadınlarla birlik oldu. Türkiye’nin bilinen ilk kadın kooperatifini kurdu. Kadın örgütlerini ayağa kaldırdı. Sonuç: 48 kadının artık kendine ait bir evi var Şükran Pakkan Fotoğraf: YURTTAŞ TÜMER Türkiye’yi sarsan 1999 Düzce depreminde dolap altından, taşların arasından yaşama tutunan kadınların karşısına, sivil toplum örgütlerinde çalışan ve kadınları nasıl iş sahibi yapabileceğine kafa yoran Semra Demirelli çıktı. Demirelli, depremzede kadınlarla birlikte çalıştı, Türkiye’nin bilinen ilk kadın kooperatifini kurdu; kadın örgütlerini, bankaları, bakanlıkları ayağa kaldırdı ve kadınları ayda 50 YTL ödemelerle başlayan taksitlerle ev sahibi yapmayı başardı. Cenazede gelişen proje Hikâye, eski resim öğretmeni Demirelli’nin 12 Kasım 1999′daki Düzce depreminden kısa süre önce eşini kaybetmesiyle başladı. Cenazede, “Ben bu acıyla nasıl baş ederim?” diye düşünürken, kayınbiraderi yanına gelip eşiyle birlikte oturdukları evin tapusunun kime ait olduğunu sordu. Evin tapusu eşine aitti. Bu soruya içerleyen Demirelli, o gün “Bugüne kadar çalışmış olmama rağmen ben niye kendi evime sahip olamadım” diye düşünmeye başladı. Sonra sadece kendisi için değil, etrafındaki kadınlar için iş ve ev sahibi olma yollarını aramaya başladı. Kurduğu dernekla, kadınların el işi, yemek gibi alanlarda iş yaparak ekonomik özgürlüğünü kazanmasını sağlayan Demirelli, depremin ardından evsiz kalan kadınların yaşadığı çadır ve konteynerlerin arasında dolaştı. O gün kararını verdi: Bir kadın kooperatifi kuracak, kadınların kendi çalıştıklarıyla ev sahibi olmasını sağlayacaktı. Projeye ilk destek Kadın Emeğini Destekleme Vakfı’ndan (KEDV) geldi. 17 Ağustos 2000′de İş Bankası’yla yapılan anlaşmayla “konut tasarruf grubu” kuruldu ve ayda 50 YTL ödemelerle 200 depremzede kadın üyeliğe kabul edildi. Kooperatifin adı ise fındıkta “denetleme” anlamına gelen “Başak” ve “Burçak” oldu. Üyelik için, ailesinde ev sahibi olunmaması, depremzede ve kadın olması şartı arandı. Arsa bulabilmek için ise KEDV yönetimi ve Demirelli, Bayındırlık Bakanlığı’nın yollarını aşındırmaya başladı. Tek istedikleri Düzce’de aylık ödemeler karşılığında tahsis edilebilecek bir araziydi. Bakanlar değişti, sayısız kez bakanlıkta saatlerce beklendi. Sonunda devlet, kalıcı konut bölgesinden verilebilecek arsa için “zemin etüdü” ve inşaat proje çalışmalarını şart koştu. Bu işlemleri yaptıracak parası olmayan kadınlar ne yapacaklarını düşünürken yardıma İstanbul Teknik Üniversitesi koştu. Üniversiteden hocalar, kadınların ev sahibi olması için hiçbir ücret talep etmeden bölgeye gelip projeleri çizdi. Bu arada yıl 2004 oldu. Birçok kadın, başka yapı kooperatiflerine üye oldu, birçoğu umutsuz olduğu için ayrıldı. Kadın kooperatifinden başka umudu kalmayan 48 kadın ise ortaklıkta kaldı. Devlet, İTÜ’nün planını onaylayınca üç blok ve 48 dairelik alan kadınlara tahsis edildi. Ve bankalarla konut kredisi görüşmeleri başladı. Ancak hayatlarında banka hesabı olmamış, kredi kartı taşımamış kadınlar için asıl çile şimdi başlıyordu. Bu kez imdada yetişen Citibank oldu. Düzce’de şubesi dahi olmayan banka, kadınlara “banka müşterisi olma eğitimi” verdi. Kahraman müteahhit Bu prosedürler yürürken, taksitlerin limitleri yükseldi ve toplanan para bir müteahhitlik firmasına inşaata başlaması için verildi. Firma geçen yılın başında inşaata başladı, ancak düzenli para gelmeyince inşaatı bırakıp gitti. Kadınlar son bir yıldır, “bankaların kredi vermek için inşaatın yüzde 80′inin tamamlanmış olması” şartının üstesinden gelmek için yol ararken, Tahir Temiz isimli bir müteahhitle tanıştılar. Temiz, kadınlara “Ben kendi kaynaklarımdan inşaatın yüzde 80′ini tamamlayayım. Krediyi bu şartlarla çekince bana borcunuzu öderseniz” dedi. 10 yıllık taksite bağladılar En sonunda geçen ay Garanti Bankası kadınlara gereken krediyi verdi. Şimdi kadınlar, 10 yıllık taksitler halinde borçlarını ödeyecek. Evlerin daire başı maliyeti ise yaklaşık 47 bin YTL. Bugüne kadar 10 bin YTL biriktiren kadınlar, bankaya 37 bin YTL borçlanmış oldu. Bu arada, tapu alabilmek için arsa üzerindeki ipoteği kaldırabilmek, devlete olan borçlarını da (kişi başı 18 bin YTL) peşin ödediler. Hatta bu yüzden, röportaj saatinde tarladaki işlerini bile bırakıp gelemediler, “Çalışmamız lazım” diye haber gönderdiler. Kadınlar, tapularına da kavuştu, yakında dişlerinden tırnaklarından artırıp sahip oldukları yeni evlerine ailelerini alıp taşınacaklar. Tarlada olanlar gelemedi Kooperatife üye kadınlanların çoğu fındık tarlalarında çalıştığı için röportaja gelemedi. Ancak, işlerinden izin alan üyeler Melike Yıldırım, Ayla Kileci, Ayfer Çelik, Gülhan Madencioğlu ile kadın kooperatifi yöneticileri Semra Demirelli, Fatma Ayla ve Sevil Ceylan, objektifimize yeni evlerinin önünde ve tapularıyla birlikte poz verdi.

Sayfa 1 / 11