Ağustos 28, 2007

Evlatlarımız

Ağustos 28 2007Yorum Yok Kategori: Politika

İzmir `in Urla ilçesi Balıklıova köyünde kurulan gençlik merkezinde kalan bir Alman çocuğun, eğitimde sorun yaşadığının belirlenmesi üzerine Almanya `dan bir pedagog geldi. Unna Tacheles Gençlik Yardım Kuruluşu Müdürü Sosyal Pedagog Michael Brendt,

Türkiye `de, 8 aydır merkezde eğitim gören Kevin S.`nin, derslerindeki sorunların giderilmesi için geldiğini söyledi. Pedagog, 11 yıldır bire bir eğitim yardımıyla Almanya `daki suça eğilimli çocukların rehabilitasyonu ile ilgilendiğini söyledi. Kendi şirketleri bünyesinde halen 24 çocuğun bulunduğunu ifade eden Brendt, bunlardan 10`unun eğitiminin İspanya , İtalya , İrlanda , Portekiz , Yunanistan ve Türkiye `de devam ettiğini, geri kalan 14`ünün ise ülkesinde eğitildiğini bildirdi. Balıklıova `daki merkezde, suça karışmış çocuklar, demircilik, fırıncılık, marangozluk öğretilerek ve spor yaptırılarak, rehabilite edilmeye çalışılıyor. 2007-08-28 07:05:24 Sabah ‘da bu haberi okuyunca içim sızladı. Almanya’da, Hollanda’da,Fransa’da veya Rodos’ta, Balkanlarda bıraktığımız binlerce çocuğu düşündüm. Yıllarca önce unuttuğumuz çocukları,gençleri ….. Onlar “tek bir” çocuk için pedagog gönderirken biz binlerce çocuk için HİÇ Kimseyi gönderemedik. Bunun vicdan azabını duymayan aydınlar, yöneticiler, konsoloslar, elçiler ve siyasilerle yaşıyoruz. Vicdanı olmayanın milliyeti ve kimliği olur mu? Siz cevap verin olur mu? Rodos’ta babaannem doğdu, evlendi. Babam orada doğdu ve Kurtuluş savaşı sonrası terk ettiler Rodos’u. Yine de Türklerin yaşadığı son ada Rodos. 3000 Türk yaşıyor bugün adada. Hepsi unutulmuş tarihin son sayfaları hüznünde.yalnızlığında. Türklerin çoğu en alt hizmet işlerinde çalıştırılıyor. Çöpçü veya benzeri hizmetlerde var. Gençler artık Türkçe konuşamıyor. Bilmiyor. Konuşmak istemiyor. Türklükleriyle övünecekleri bir yer veya mekan yok. 40 yıl öncesine kadar bayramlaşan ve kocaman bir meydanda buluşan Türkler bugün kültürlerinin bayramları yerine Yunan bayramlarını kutlar olmuş. Aileler gelenekleri bırakmış. Rodos’ta bir Türk konsolosluğu var. Ancak tüm Avrupa’dakiler gibi kültürel etkinlikleri zayıf. Kendi akrabalarımın çocuklarının kırık dökük Türkçesi beni kalbimden vurdu. “kusura bakmayın,hep Yunanla yaşamaktan “ deseler de Osmanlı topraklarında yaşayan dedelerimin bir çok dili konuştuklarını işitmiş kulaklarım üzüldü. Onların yalnızlığına ve bizim hafızsız yakın tarihimize , kimliğimizi elimizden alan yıllarımıza yandım durdum. “Evld-ı Fatihan”dık şimdi kimin çocuklarıyız acaba? Rodos güzel Rodos gemi yanaşırken incecik minareleri hala koynunda saklayan Rodos….. Sadece bir tek camisinde namaz kılınan Rodos. Giritliler yok oldu torunlar şimdi kırık dökük bilgilerle ataların izine düştü. Midilliler kayboldu, Makedonya veya Balkanların her hangi bir noktasından gelenler kültürlerini kaybetti. Boşnaklar kahve içmeyen Türklere hayretle bakıyor “Türk kahve içmez mi?” diye soruyor. 50 yıl olmadan Osmanlı kültürünün kahvesinden çaya geçen Türkler çaydan başka şey içmez oldu. 50 yılda kültürünün en önemli köşe taşlarını denize attı gitti….. Biz ne zaman soydaşlarımıza, akrabalarımıza ve Türk kardeşlerimize sahip çıkacağız? Balık bile kavağa çıktı biz çıkamadık bu işin içinden. Nerede bilimsel araştırmalar? Nerede aile tarihleri?Nerede politik pazarlıklar ve kültürel destek? Nerede?

Sayfa 1 / 11