Ağustos 24, 2007

Faruk Şen yazdı

Ağustos 24 2007Yorum Yok Kategori: Basında

Demokrat Parti’ye yeni lider DP’de halen aday olarak Sinan Aygün, Abdüllatif Şener gibi politikacıların isimleri geçiyor. Buna karşılık İstanbul´da bölgesinde birinci aday olarak DP´ye en fazla oy kazandıran genç ve akıllı politikacı Nevval Sevindi gibi bir kadının liderliğinde DP, konzervatif liberal platformda ismini duyurabilir. Eğer önümüzdeki seçimlerde AKP´ye karşı konzervatif sağ ile sosyal demokrasi ciddi bir alternatif oluşturmak istiyor ise, yenileşmek zorunda, yoksa 75 yaşına girecek Deniz Baykal’lı CHP ve Süleyman Demirel´in önerdiği bir aday ile DP, önümüzdeki seçimlerde yine nal toplar ve AKP tüm Türkiye´nin partisi olarak üçüncü dönemde de tekrar iktidara gelir. Demokrasinin gelişmesi açısından CHP’nin ilk adımı atması gerekiyor. 81 ilde sosyal demokrasiye gönül veren akıllı kişilerin genel merkezi bu konuda zorlayacağından hareket edebiliriz.

Yeni Açılımlar 06.08.2007 / Faruk Şen / Yorum CHP 22 Temmuz seçimlerinde, bu kadrosu ile işi ancak buraya kadar götürebildi ve hiçbir oy artısı sağlayamadan seçimlerde DP´nin yanında ikinci kaybeden parti olarak tarihe geçti. Bu seçimlerin tartışmasız galibi AKP, şimdi halka dostluk sinyalleri veriyor. Ümit ederiz ki; AKP iktidarı Türkiye´de ve dünyada yaşayan tüm Türklerin iktidarı olur ve söz verdiklerini yerine getirir. Gelelim CHP ve DP´nin durumlarına: CHP için, dört yıl evvel katıldığı Sosyalist Enternasyonal´den ihracı için İsveçlilerin önderliğinde bir dosya açıldı. CHP´ye ordu yanlısı ve ulusalcı bir yaklaşım nedeniyle dava açılıyor ve Sosyalist Enternasyonal´ın kriterlerine uymadığı söyleniyor. Bu girişim CHP´ye karşı yapılan bir haksızlık, fakat bugüne kadar CHP de bu konuda herhangi bir girişimde bulunmadı. Türk iç politikası ile uğraşan Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen´nin bu konu ile ilgili kimse ile temasa bile geçmemesi, CHP´nin Sosyalist Enternasyonal´den de ihracını beraberinde getirecek. Genç seçmen küstü CHP´nin en büyük ikinci sorunu da; 81 ilden ancak 5 ilde birinci parti olmasıdır. Seçim sonuçlarına baktığımızda, Türkiye´deki gençlerin artık CHP’ye “hayır” dedikleri ortaya çıkıyor. Genç seçmenlerin oyları AKP ve MHP´ye yöneliyor. İşin diğer ilginç bir yönü de, CHP seçmenin yüzde 42’sinin üniversite mezunu olmasına karşılık, partinin bilime ve araştırmaya hiç önem vermemesi ve seçim öncesi hiçbir dosyayı kamuoyunun önüne getirememesi, anketler yapamamasıdır. Düşünün; akademisyen ve bilinçli bir kitleden oluşan seçmenler CHP´ye oyunu verirken, CHP de akademisyenleri ve bilimi reddeden bir parti yapısı içinde. Okumayı ve üretmeyi sevmeyen CHP´nin önde gelen isimleri Önder Sav, Eşref Erdem ve hakkında bir ok suistimal görüşü ortaya atılan Mehmet Sevigen’den oluşan kadrosu ile Deniz Baykal´ın artık yapacağı en namuslu çizgi, partiyi bu işi yapabileceklerin eline bırakması ve parti içinde ciddi alternatif üretebilecek kimselere yolu açmasıdır. Baykal’ın alternatif nedir CHP´de Onur Kumbaracıbaşı ve Hikmet Çetin gibi yaşları Deniz Baykal gibi 70’lerde olanların tek alternatif olamayacağından hareket edebiliriz. Buna karşılık sosyal demokrasi konusunda kafa yoran Burhan Şenatalar, Avrupa´daki sosyal demokrasiyi çok iyi bilen Ercan Karakaş, Hurşit Güneş, Süleyman Çelebi, Umut Oran gibi köklü sosyal demokratların yanında, Türkiye´de sosyal demokratik çizgiye fikir üretebilecek Osman Kavala, Tavit Köletavitoğlu gibi isimlerin CHP´de artık ön plana çıkması zamanı geldi. CHP’nin, belirli bir kitlenin yönetici olarak güzel odalarda oturup, devletten sağlanan kaynaklarla alınan son model arabalara binip ve geçimini sadece partiden sağlayan kişilerin yerine, artık halk için birşeyler üretmek isteyen kişilerin eline geçmesinin tam zamanı. Bu açıdan da, CHP için en önemli sınav 2009 yerel seçimleri olacak. Bugüne kadar yerel seçimlerde İzmir dışında başarılı olmayan CHP, artık yeni bir kadro ile en geç bu yıl sonundan itibaren İzmir’i kaybetmemesi için harekete geçmesi gerekir. CHP, Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu´nun yaptığı çalışmalarıyla başarılı bir şekilde yolunda yürüyen İzmir’in yanısıra, İstanbul ve Ankara´dan da akıllı adaylar göstererek, belediye seçimlerinde başarı göstermesi gerekecek. Yerel secimlere daha 18 aylık bir süreç var, bu süreç zarfında CHP ciddi bir sosyal demokrat partisi olması lazım, yoksa sosyal demokrat parti tanımını Ertuğrul Günay´ların ağırlını koyduğu AKP´de yavaş yavaş görmek mümkün olacak. Gelelim DP´ye. Demokrat Parti’ye yeni lider DP’de halen aday olarak Sinan Aygün, Abdüllatif Şener gibi politikacıların isimleri geçiyor. Buna karşılık İstanbul´da bölgesinde birinci aday olarak DP´ye en fazla oy kazandıran genç ve akıllı politikacı Nevval Sevindi gibi bir kadının liderliğinde DP, konzervatif liberal platformda ismini duyurabilir. Eğer önümüzdeki seçimlerde AKP´ye karşı konzervatif sağ ile sosyal demokrasi ciddi bir alternatif oluşturmak istiyor ise, yenileşmek zorunda, yoksa 75 yaşına girecek Deniz Baykal’lı CHP ve Süleyman Demirel´in önerdiği bir aday ile DP, önümüzdeki seçimlerde yine nal toplar ve AKP tüm Türkiye´nin partisi olarak üçüncü dönemde de tekrar iktidara gelir. Demokrasinin gelişmesi açısından CHP’nin ilk adımı atması gerekiyor. 81 ilde sosyal demokrasiye gönül veren akıll 6.08.2007

Sağlık

Ağustos 24 2007Yorum Yok Kategori: Politika

Sağlık sistemi düzelmiştir diyenlere…… “nevval hanım maalesefki benim babam kanser akciğer olduğu şüphesi var ne yazıkkı nitelikli doktor ve hekim olmadığından dolayı çoğu kere çaresiz kalıyoruz tedavisi konusunda dahi geç kalınmış daha önceden haberdar olunsaydı diye laflar söylenip duruyor insanı öldüren kanser değil ilgisizlik ve muammada bırakmaları.mersin tıp fakultesi araştırma hastansei babami boş yere 4 veya 5 ay süründürdü o yetmedi özel bir hastaneye götürdük her kafadan ayrı ses geldi kalktık izmire götürdükönc tepecik ardında ege üniversitesi ve karar kılındı kemoterapi ve tekrar mesrine dönüldü ve heyet kurul kararıyla rapor hazırlandı ve üç önemli doktor ilaçların onayına dair imza verdiler ve 1 haftadır tekrardan mersin tıp fakultesine geldik tilkinin döndüğü dükkan gibi ama bu konuları başımızdan geçenleri sağlık bakanlığına bildirmeme rağmen onlar bize bağlı kurumlar değil onlar tıp fakulteleri ve üniversiteler bağlı bir mail geldi ve türkiye cumhuriyetinin sağlıktan sorumlu bakanlığı bana bu maili yazdı ve benim gözümde ülkemin düşüşünü gördüm ve bu ülke bitmiş artık benim türkiye cumhuriyetine güvenim kalmadı çok enteresan bizim ülkede hiç bir sistem oturmamış ve ben 31 yaşındayım bu olaylar sürekli takip eden biriyim dünya gündemi ve lke gündemiyle ilgileniyorum metafizik konularında çalışmalarım var ama anladığım tek şey var insan hayatı pek ucuz ve bu güzelim ülkede yaşama ma rağmen tepki olarak ise geçen seçimlerde oy kullanmadım ve bunu sağlık bakanlığına da bildirdim ama hiç bir şey değişmeyecek oy versemde vermesemde ama ben ülkeme olan inancımı kaybettim. maalesefki hiç bir kurum işlemiyor işliyorsada kaplumbağa hızında işliyor banka hizmetlerine varıncaya kadar.anladığım tek şey var ki oda bu memelket bitmiş ama inancım sağlam ben hep ilahi adalete güvendim benim tek dayanağım o ve babam dualar sayesinde yaşıyor
Gönderim Zamanı: 23-08-2007 12:05:57

milliyet yazdı

Ağustos 24 2007Yorum Yok Kategori: Okuduklarım

SEVİNDİ ÇİLLER’LE GÖRÜŞTÜ
Oluşturduğu “Yenilikçi harekette” ittifak arayışlarını sürdüren Sevindi ise Çiller’e yanıtını aradığı üç soru/öneri ile gitti.
“Siz DP’nin başına geçin, uygun gördüğünüz şekilde beni yanınızda tutun -Kadroları birlikte oluşturalım, beni destekleyin- İkisine de hayırsa, siyasette nasıl bir pozisyon almamı önerirsiniz?”
Çiller, Sevindi ile bir saat kadar süren görüşmesinde, gençlere ve kadınlara siyaset kapısının açılmasının önemini vurguladı.
 

Sayfa 1 / 11