YİMPAŞ mağdurları yazıyor. Seçim zamanı unutulan öyküleri hatırlamakta fayda var.
Sn.Nevval Hanım! Yimpaş sahtekarlığı hakkındaki tarafsız yazınızı büyük bir hayranlıkla okudum. Yazınızın bir yerinde \”Yimpaşa Parasını kaptıranlar öykülerini yazsın ve yayınlayacağım. Bir kamuoyu yaratmak gerekir. Kaç yüzbin insansınız…. Deşifre edin kötüleri.\” diyorsunuz. Bu kapsamda maruz kaldığım duygu ve düşüncelerimi satırlara dökmek inanın mümkün değil. Ama ben yine de dilimin döndüğünce size Yimpaş tarafından dolandırılmam hakkındaki hikayemi aktarmak istiyorum. Yimpaş mağdurlarının feryatlarına kulaklarını tıkamış, ensesi kalın, şiş göbek, dolandırıcılığı ticarete tercih etmiş, sahte din taciri, Yimpaş yöneticileri ve bu yöneticiler kanalı ile sivrisinek misali oradan beslenen kan emiciler her iddaya, feryada, yakarışa, serzenişe kulaklarını tıkasa da, kendilerine yandaş bir kaç medya kuruluşunda gerçeklere kulaklarını tıkayıp, her iddiaya karşılık \”Yok öyle bir şey, Yimpaş kimseyi mağdur etmemiştir, şu yıl, bu yıl yimpaş için atılım yılı olacaktır. inşaallah, maşallah…\” gibi klişe kelimelerle hamasi söylevlerle mağrurları yalanlamaya çalışsa da, işte canlı kanlı bir örnek olarak karşınızdayım, karşılarındayım. Kaldı ki peryodik olarak olağan kurul toplantılarna davet yazılarında Yimpaş yönetim kurulu başkanı Dursun UYAR imzalı muhtelif yazılarda 120.000 (Yüzyirmibin) ortaktan söz edilmektedir. Dilerseniz bu yazıların birer örneklerini size yollayabilirim. Onlar sırça saraylarda benim gibi gariban, mazlum ve zavallı insanların alın teri üzerine bir saltanat tesis etse de, ben mağdur olarak buradayım. Benim gibi mağdur olan Denizli\’de muhkim Bay İsmet KAPUSUZ, (ismetkapusuz@hotmail.com) İzmir\’de muhkim Bay Ömer Faruk DENİZ,(o.f.deniz@hotmail.com) Hatay\’da muhkim Bay Faruk EKİM (ekim_faruk@hotmail.com) ile zaman zaman ortak mağduriyetimiz hakkında görüş alış verişinde bulunmaktayız. Bunlar benim bire bir bildiğim mağdurlardır. Sn. SEVİNDİ Dilimin döndüğünce Yimpaş tarafından maruz kaldığım hikayemi aşağıda arz etmeye çalışacağım. Lütfen sesimiz olun, yanımızda olun, bu haksızlığı hep beraber omuz omuza yenelim. Efendim ben kendi halinde, emeği ile geçinen, bordro mahkumu bir devlet memuruyum, yıllarca dişimden tırnağımdan ancak arttırabildiğim zamanın 1.100.000.000 ( Bir milyar yüz milyon ) TL. tutarındaki paramı Nisan 2000 tarihinde Yimpaş\’ın özel ve kamu TV. kanalları ile çeşitli gazetelerde boy boy ilanen yapmış olduğu reklamlardan ve kurmuş olduğu 0.800.314.7070 numaralı ücretsiz hattan bilgi veren isimlerinin Yahya ÖCAL, Ahmet KOÇAK, Mustafa GÜLEÇ, Bayer DEMİR, Mustafa AKKAN, Ömer GÜNAYDIN ve Mustafa ŞAHAN olduklarını öğrendiğim şahısların \”istediğin zaman paranı da, yüzde 30-40 oranında kar payını da alabilirsin, bize para yatıranları işe alacağız\” gibi vaadlerinden etkilenerek yatırdım. Yazımın başında devlet memuru dediysem öyle kadrolu ve daimi değil emaneten ve sözleşmeli olarak devlet memurluğunu en ağır şartlarda icra ediyorum. O zamanlar sözde zarar etmememiz için güncel para birimi olan mark üzerinden paramızı alıyorlardı. Zaman içinde markın güncelliğini yitirmesi ile yukarda adlarını verdiğim şahıslar telefonlarla yapmış olduğum müracaatlara, paramın Euroya çevrilmesi ile kar payı hariç olmak üzere ana paramın 2.172 Euro olduğunu belirtiyorlardı. Bu şirket için az, ancak benim gibi gariban bir insan için iyi para demekti. Üstelik zaman geçtikçe işimden ayrılmayı düşündüğümde yine yukarda isimlerini saydığım şahıslardan özellikle Bayer DEMİR ve Ömer GÜNAYDIN \”Sen bizim işimize çok yararsın, seni mutlaka işe alacağız, bizden haber bekle…\” gibi umut vaad eden sözleri ile karşılaştım. Gün geldi, ekonomik sıkıntıya düşüp, bayramda çocuğuma bir ayakkabı bile alamayacak duruma geldiğimde, bana bildirilen şirketin 0.354.217.8841 / 8845 / 2480 / 8831 / 8700 / 0.354.212.1805 numaralı telefonlarını aradığımda, eskiden cumartesi günü bile çalışan şirket personelinin artık çalışmadığını, verdiğimiz paraya belge teşkil edecek evrakların hukuki hiç bir geçerliliği olmadığını, şirkette stayjer öğrenci olduklarını beyan eden şahıslardan dolandırıldığımı öğrendim. Zaman içerisinde para yatırmam için bana güler yüz, tatlı dil gösteren ve umut vaad eden hiç bir şahısa ulaşmam mümkün bulunmadı. Binbir külfetle muhatap bulduğum şahıslardan küfür, hakaret ve azar işitme durumunda kaldım. Şahsi çabalarımla öğrendim ki Türk Ticaret Kanununun 405 nci maddesi şirket ortaklarının şirkete verdiklerini geri alamazmış. Hisselerini ancak 3 ncü şahıslara devrederek ortaklıktan ayrılabilirlermiş. Şimdi Nevval hanım, emeği ile geçinen, ekmek derdine düşmüş sade bir vatandaş olarak, bu şirkete para yatırırken kanuni boşluk ve incelikleri bilmem mümkün müdür ? Şirket yıllarca icra ettiği ticari faaliyetlerinin bir sonucu olarak benim hissemi devredebilmesi için üçüncü bir şahıs bulamaz mı ? Normal hayatta bir insan başka bir insana karşı işlerini genişleteceği gerekçesi ile borç para talep ederek, istediği zaman ana parasını kar payı ile beraber geri vereceği gibi türlü vaadlerde bulunarak, parasını alsa, bir zaman sonra da \”kimin yanında bana para verdin, para verirken kime danıştın ?\” gibi abuk subuk gerekçelerle aldığı parayı inkara kalkışsa; bunun adı dolandırıcılık, sahtekarlık, üç kağıtçılık oluyor da, yimpaş\’ın yaptığı ne oluyor ? Üstelik bütün ticari faaliyetlerini ayan beyan sürdürmesine, zarar değil kar ettiğini beyan etmesine rağmen…? Nevval hanım sözde ortak olmama rağmen şahsımı muhatap almayan Yimpaş\’a \”ortaklıktan azledilerek, 7 yıllık kar payından da feragat ederek, sadece ana paramın ödenmesi, şirket kar ediyorsa, kar paylarının, şayet zarar ediyorsa şirketin mal varlığından katılım oranınca istifademin sağlanması yolundaki noter kanalı ile çekmiş olduğum ihtarnameye nihayet şirket avukatı Süleyman YILMAZ imzalı olumsuz bir cevap aldım. Demek oluyor ki şirket sözde halka açılma süreci ve öncesinde Türk Ticaret Kanunu, SPK kanunu vb. yasa hükümlerine malik durumda idiler ve bizim gibi gariban insanları hayalleri ile bu kanunui boşluklardan istifade ederek oynamışlardır. Zaten yapmış oldukları geniş ticari yelpaze içinde bu yasal boşluklarından haberdar olmamaları da beklenemez. Benim anlam veremediğim şey ise, şirketin 2000 yılı başında sözde halka açılma adına yapmış olduğu propagandalar sırasında yetkili herhangi bir devlet kuruluşunun meydanda olmamasıdır. Kıymetli Nevval hanım Aktüel dergisinde Yimpaş hakkındaki yazınız, içimdeki ümit ışığını tekrar filizlendirdi. Ne olur bu dolandırıcılığa karşı sesimiz olun, bizi yalnız bırakmayı. Ne olur bu Ülkenin sahipsiz, mağdruların kimsesiz olmadığını gösterelim onlara… bu vesile ile sizi tebrik ediyor, başarılarınızın devamını diliyor, selam ve saygılar sunuyorum. Mustafa BOZKURT 38300 sayılı Yimpaş mağduru Syın vekilim Yeni aldığım bir bilgiyi sizinle paylaşmak istiyorumÖzürlülere verilen maaşlar icra yoluyla geri alınmaya başladı.Ayrıca t v lerdeki performansınız halk tarafından çok büyük ilgi ile izlenmekte takdir edilmekte.Allah güç ve saglık versin selam ve saygılarımla . SEVİNDİ Yimpaş ve buna bağlı olarak İktidar partisi tarafından uğradığım (ız) zulme karşılık Yasa ve yönetmelikler çerçevesinde yapmadığım eylem, başımı vurmadığım taş kalmadı. Ancak maalesef tek başıma kaldığımdan dolayı bir sonuç almam mümkün olmadı. Çünkü takdir edeceğiniz gibi insanlarımız ‘kaderci’, ‘Buna da şükürcü’… Bu meyanda yazı diziniz içimde artık kaybolan ümit ışığını yeniden filizlendirmiş, Davamda Yalnız olmadığım gibi bir duyguya yol açmıştır.
Sayın Nevval hanım yimpaş yönetimindeki ensesi kalın, şiş göbek, haram yediklerinden dolayı sürekli geğirme ihtiyacı hisseden, Klimalı ve konforlu odalarda saltanat süren, arkalarına bakmadan yürüme yetisini yitirmiş, İktidar parti yandaşlıklarından dolayı sırça saraylarda bir eli yağda, bir eli balda saltanat içinde yüzen ar ve namus kavramlarından bihaber; buna rağmen her fırsatta Allah kelamı, İnşallah, maşallah vecizeleri ile saf Anadolu insanının gözünün içine baka baka yalancılığı, dolandırıcılığı, üç kağıdı mesleki ilke edinmiş Yimpaş sahtekarları insanlarının deyimi ile cevap verdiğiniz “İnşaallah” vecizesini görünce, sebebini bilemediğim bir şekilde ve samimi olarak içimi size dökme ihtiyacı hissettim.
Sn. Nevval hanım, Sizi bağlar mı bilemem ama İmam Hatip Kökenli ve Muhafazakar bir aileden gelmeme rağmen Bu insanlar yüzünden artık ateist bir insan oldum. Mesele sadece para-pul olayı olmayıp, Halisane duygulara sahip benim gibi emeği ile geçinen bir insanın alın teri üzerine kurulan saltanat; Bu zulme karşı kayıtsız kalmak ayrı bir acı veriyor insana… Bu din olamaz, Bu insanlık olamaz ve bu vicdan olamaz ve bu Hak, bu hukuk da olamaz. Hak, Hukuk kavramı mazlumdan yana, ezilmişten yana, mağdurdan yana da değilse o zaman “Örtki ölem!” dönemi o zaman “Kendi Hukuğunu kendin belirle” dönemi başlamaz mı?
Ne olur, inşallah, maşallah vecizelerine sığınmadan, Bu zulme karşı geldiğimiz noktayı ve bundan sonra izlenecek stratejiyi benimle paylaşınız. Bundan hiç şüphem yok ama Ne olur kaleminizi, Nüfuzunuzu ve çizginizi ezilmişten yana, mağdurdan yana, mazlumdan yana kullanınız. Ne olur Karanlıkta bir ışık olunuz.
Sn. Nevval Hanım. Bir tarafta küçük dahi olsa bir yatırımınızın Holding patronları arasında alay konusu edilerek, saltanat sürdükleri ortamda Fakirlikten yana Bayramın gelmesini istememe duygusunu hiç yaşadınız mı? Çocuğunuzun istediği bir ayakkabıyı alamama ezikliğine hiç maruz kaldınız mı? Ay sonuna doğru bakkalla, manavla, ev sahibi ile yüz yüze gelmemek için beyhude bir çaba içinde oldunuz mu? Allah diyemiyorum ama kader hiç kimseyi bu duruma düşürmesin dilerim. Benim Yimpaştaki param daha önce size yazdığım yazıdan da anlaşılacağı üzere Nisan 2000 döneminde 1.100.00YTL iken şimdilerde dalga geçer gibi ana paramın 7 yıllık kar payı hariç olmak üzere 2172€uro olduğu söyleniyor. Bu para Yimpaş için bir anlam ifade eder mi? Benden daha az oranda para yatıran var mıdır? Şerefim üzerine siz temin ederim ki bu miktar Yimpaş için bir anlam ifade etmez, Benden daha az para yatıran yoktur. Ama benden daha çok da mağdurluğunun giderilmesi için yırtınan da yoktur. Zira yapılan zulmü kaldıramıyorum. Zira “Hakkımız aramazsam onunla beraber şerefimi de kaybedeceğime” inanıyorum. Umarım duygu ve düşüncelerimi anlar ve bu yolda en azından bu naciz kardeşinizi yanlız bırakmazsınız. En derin selam ve saygılarımla…