Ekim 4, 2005

Ayhan Aydan

Ekim 4 2005Yorum Yok Kategori: Kadın

Sadece sevdim’ dedi 17 Eylül, Menderes’in asıldığı tarih. Kırılan insanları düşündüm. Herkes Yassıada olaylarında sanık durumdaki Adnan Menderes’i aşağılarken sadece bir kadın karşı çıktı ve onurlu bir duruşla “ben onu sevdim” dedi. İzmirli bu cesur kadın Çeşme’nin sert rüzgarını seven, bugün 80 yaşını geçmiş Ayhan Aydan. Ilıca’daki denize yakın çok sevdiği evinde, sesi şiir gibi, insanın içine işleyen, yumuşak, duygulu, operada sesin rengi dedikleri bir ayrıcalığı olan sopranoydu Aydan Ayhan.

Alınganlık diye bir kurum vardır ülkemizde. Hırsız muhasebeci rolü, sahtekâr kapıcı filmi yapamazsınız. Hepsi ayaklanır. Meslek erbabının tamamı “harika” insanlardır! Bu, doktor, diş hekimi ya da başka meslekler için de geçerli. Bu nedenle iyi ile kötü devamlı aynı sepette olduğundan topluma iyi örnekleri sunamazsınız. Kötü rol modeller aradan sırıtır durur. Alınganlık sadece ahmaklık değil, aynı zamanda dinimizce yasaklanmış en büyük günahlardan. Müslümanlığı cuma namazı ve Ramazan orucuna indirgeyen şekilcilik yüzünden bu bilgilere sahip olmayanların alınganlığı daha korkunç. Cahilin küstahlığı elbette acımasız. “Hiç bilenle bilmeyen bir olur mu?” diye boşuna buyurmamışlar. Alınganlık “ben ne kadar büyük nefse sahibim, kim nefsime laf edebilir” demektir. Neyle övünüyorsun? “Üç günden fazla dargın duran mümin değildir.” der Peygamberimiz. En büyük günah yalanla birlikte gönül kırmaktır. Sizinle yüz yüze konuşma cesareti olamayan bakarsınız patronunuza anlatmış derdini. Tek taraflı dinlemek ne demek? Diğer tarafı kırmak ve gerçeği gizlemek demektir. 17 Eylül, Menderes’in asıldığı tarih. Kırılan insanları düşündüm. Herkes Yassıada olaylarında sanık durumdaki Adnan Menderes’i aşağılarken sadece bir kadın karşı çıktı ve onurlu bir duruşla “ben onu sevdim” dedi. İzmirli bu cesur kadın Çeşme’nin sert rüzgarını seven, bugün 80 yaşını geçmiş Ayhan Aydan. Ilıca’daki denize yakın çok sevdiği evinde, sesi şiir gibi, insanın içine işleyen, yumuşak, duygulu, operada sesin rengi dedikleri bir ayrıcalığı olan sopranoydu Aydan Ayhan. Hapishane yılları sonrası astım krizleri yakasını bırakmayan Aydan teyze zarif ve çok zeki şimdi de. Av. Talat Asal bir kitap yazmış, Tunç Başaran filmi çekecekmiş; filmin adı Başvekil olacakmış. Ayhan Aydan’ı Hülya Avşar oynayacakmış diyorlar. Adnan Menderes’in hayatı bu. Peki, hani Ayhan Aydan’ın hayatı? Biri de “o”nu yazmalı. Adnan Menderes aşkı yüzünden hayatı mahvolan Ayhan Aydan. Hapis, baskı, işkence, astım krizleri, biricik oğlunun çektikleri, ölümü, mesleğini yapamayışı, inzivaya çekilişi… Berin Menderes bir Evliyazadedir, İzmirlidir. Asil bir kadındır, asla Ayhan Aydan için tek bir kötü söz etmemiştir! Çünkü onu bir metres, figüran olarak hiç görmemiştir. Yassıada’daki savunması onu tarihe yürekli bir kadın diye yazdı. Demokrasi tarihine, magazin yerine tarihe! İşte Türk demokrasi tarihini incelerken unutmamamız ve unutturmamamız gereken bir isim daha var! O bir kadın! 1960 ihtilalinin o bulanık, sisli puslu, korkunç günlerinde, kimsenin ileriyi göremediği, DP’lileri tanımamaya çalıştığı, yollarını değiştirdiği, üç maymunu oynadığı, hele Adnan Menderes’ten vebalı gibi kaçtığı günlerde.. Yassıada’da, bu güzel kadına, fiziksel, psikolojik çeşitli baskılar uygulanmış, A. Menderes ‘aleyhine ifade’ vermesi istenmiştir. İşte onu tarihe geçiren direnmesi ve şu ifadesidir: – Hayır! – İstediğim dışında bir şey olmadı, baskı değil, nüfuz.. değil ‘sadece aşk’ vardı. Evet, sevdim… demiştir Ayhan Aydan. Adı gibi erkek kadın çıkmıştır ve söylenenlerden hiç alınmamıştır. Çünkü ne yaptığını bilen bir insandır. Dava tutanaklarından tam olarak ifadesi görülebilir. Aleyhine tek bir kelime, ifade vermemiştir! İleriki yıllarını Çeşme, Alaçatı ve Ilıca’da inziva hayatına çekilerek geçirmiştir. Büyük paralar ve tekliflere rağmen, tıpkı Latife Hanım gibi hiçbir zaman konuşmamış, röportaj vermemiş, popülizmden kaçmış, anılarını ve acılarını salt dostlarıyla paylaşmıştır. Ömrü boyunca para, çıkar, rütbe peşinden koşmayacak kadar güzel bir insandır, kadındır. Boşandıktan sonraki büyük aşkı Adnan Menderes ‘idam’ edilmiştir, kendi yargılanmıştır. Biricik oğlu Aydan Alnar’ı, Ankara Fen Lisesi mezunu, akıllı, dünya güzeli çocuğunu elim bir kazada Londra’da kaybetmiştir. İntiharı denemiştir. Başaramamıştır. Direnmiştir… Bu kadar üzüntüye rağmen, ağır astım hastasıdır, hâlâ ayaktadır, halen Çeşme’de yaşamaktadır. Onu yaşarken hatırlayalım… Alınganlık göstermeden. 02.10.2005 Merhaba. Güzel bir yemeğin tadı ,uzun kalır damaklarda. Baharatları tam kıvamında,ne eksik nede fazla. “Bugün yeni bir gün” Bütünü görerek yazılmış bir yazı. Kısa, fakat eksik değil.Öz. Ruhen ve aklen doydum. Ziyade olsun,ellerine sağlık. Teşekkürler. Saygılar… Merhabalar pek çok yazýnýzý severek okuyorum,fakat 2 Ekim 2005 tarihli yazýnýzda Adnan Menderes’in evlilik dýþý iliþki yaþadýðý haným makbul ,yürekli,mert,asil ruhlu gibi nitelemelerle kutsanmýþ.anlayamadýðým þey þu ki,birþeyin doðru yada yanlýþ oluþunu dinin belirlediðini düþünüyorum ,ve hayatýnýn büyük bir kýsmýnda büyük yanlýþlar yapan birinin yaptýðý bir davranýþýndan dolayý bukadar övülmesi bence çok yanlýþ.acaba Berrin menderes olsanýz nasýl düþünürdünüz! HnadeTok ” Sadece sevdim dedi ” başlıklı yazınızı keyifle okudum. Ayhan hanımı çok güzel ve doğru tavsif etmişsiniz.Hiçbir şeyden çekinmeden duygu ve düşüncelerini ifade edebilmek, nadir kişilerde bulunan yüksek bir haslet. Gözünü budaktan, sözünü dudaktan esirgemeyen insanlar için “babayiğit” ifadesi kullanılır. Genellikle erkekler için kullanılır. Yazınızdan Ayhan hanımın da babayiğit bir hanım olduğunu hatırlamış olduk Muhsin nevval hanım dedim ya hep kadınlarla imtihan oluyorum diye,hep karşıma çıkan insanlara şunu diyorum ben çok zengin bir insan değilim seni lüks restoranlara götüremem,pahalı hediyeler alamam,lüks arabalarla gezdirememve buna benzer şeyler onlardan aldığım cevap hep aynı biz seni ali bunlar için sevmedm senin gönlünün zenginliğiyeter diyorlar tabi ben buna inanmıyorum bana samimi gelmiyorlar fakat öyle şeylerde söylüyorlarki bazen insanın inanası geliyor,biz diyorlar sahte gülücüklerden sahte sevgilerden yapmacık yalakacılıklardan usandık bana senin gibi samimi dürüst sevdimi adam gibi seven bende o hasletler varmı oda tartışılırda bunlardan dolayı seviyoruz diyorlar hatta yanlış anlamayın benim öyle çok sevgilim yok fakat iki sene önce kanserli canımdan çok sevdiğim bir arkadaşım vardı siz beni aramıştınız asmalı konaktaki dizideki bir olay için tam benimle bir saate yakın cepten beni arayıp konuşmuştuk,hatta ben şaşırmıştım sekreterinize numarımı bırakmıştım açıkçası bana geriye dönceğinizi tahmin bile edememiştim sonradan arayınca çok heycanlanmıştım herneyse izmirde öğretim görevlisiydi arkadaşım onon cep telefonunu vermiştim görüşebildiniz mi bilemiyorum bu arkadaşımda mavi şehirde oturur altında son model jip vardır,yaşantısı çok çılgındır hatta öğrenciliğinde debir ara uzun süre kapanmış,F.GÜLEN hocanın kitaplarını okumuş,fakat sonradan da böyle bir yaşantının içinde bulmuştur kendisini,şimdi bende iki senedir küsüm konuşmuyorum kendisiyle,bunları neden anlatıyorum size bu arkadaşım da dahil bir çok arkadaş gurubumunda insanlar benim onlara karşı insalcıl yaklaşımımı hep yanlış anlamışlar ve suistimal etmişlerdir,bende aşağılık duygusu yok fakat bakıyorum karşımdaki insana benden kat kat üstün bende ise çok fazla bir şey yok,anlıyabilirmisiniz bilemiyorum fakat yirmisenelik arkadaşınızın karısı size ben eşmden boşanıp seninle evleneceğim derse ne yaparsınız,hiç beklemediğim bir olay bayan kültürlü seviyeli kariyeri olan birisi yani kısacası ondan hiç beklemiyeceğiniz hatta aklının ucuna getiremiyeceğiniz bir olay ,benim ruh haletimi düşünebiliyormusunuz bunalıma giriyorum evimde hırçın oluyorum,hiç kimseye birşey anlatamıyorum en zor olanda bu işte,sonuç ilişkinizi o kişiyla kesiyosunuz bu sefer evdeki hanım hayrola niye konuşmuyoruz niye küstük gibi sözler duyuyorsunuz tabi bende ikilem içinde kalıyorum,aladtmak ihanet etnek bu kadar basitmi,iki dakikalık bir zevk için daha sonradan bu olaydan sonra çocukların yüzüne nasıl bakabilecek insan ve bir sürü aklınıza gelmeyecek sorular ben hep bu ıkilem içinde yaşadım,beni daha iyi tanıyıp tahlil etmeniz açısında nsöylüyorum diğer hayat felsefem,insanların kalplerini kırmamak,yalan dünya bugün varsanız yarın yoksunuz ölüm o kadar yakın sakp sabancı bile bu dünyada kalmadıktan sonra ben ne yapayım parayı pulu,en büyük zenginliğin sağlık ikincisi huzur,biliyorum çok fazlasıyla başınızı ağrıttım fakat eşime dahi söyliyemediğim şeyleri size söyledim bunuda neden yapıyorum bilemiyorum belkide sanam alemde olduğum için belkide size güven duyduğum içindir,kaderci bir insanım fakat ölüm de bana zor geliyor,yani sevdiklerimin benden kopması beni çok fazlasıyla üzüyor insanın kafası şunu almıyır ençok sevdiğiniz insanı toprağı kazıp içine bırakıyorsunuz sonra çekip geliyorsunuz etfındaki insanlara annesine kardeşlerine eşine bakıyorom derler ya ölen öldüğüyle kalıyor aynen öyle oluyor,herkes belli bir zaman sonra unutuyor fakat benUNUTAMIYORUM her hafta bir elim kandada olsa mezarına ziyaret gidiyorum,ayrıca ben şu anda devre arkadaşları emniyet amiri olacaklar tam onbirseneden beri omirilik felci olan bir arkadaşa bakıyorım,belki kızım selmanın bebekken kirli bezini değiştirmekten tiksinti duymuşumdur faka t ono çıplak banyo yaptırırken hiç bir tiksinti duymuyorum aksine büyük zevkle yapıyorum,düşünebiliyormusunuz nevval hanım dile kolay tam on bir sene kalkamamanın ne olduğunu,üşüme va yanma yı anlıyamadığını,geeçmlerde sordum yalnız kaldığımızda cihan seni hayata bağlayan ne dedim bu arada görseniz sanki o hasta değil biz hastayız o kadar çok hayata bağlı ne dededi biliyormusunuz ne yapayım ali abi yapçak başka çarem yok en büyük hayalim tıp ilerleyecek ben iyi olucam ve emniyette sivil memur olucam ne müyhiş ahayata bağlılık,iki sene önce ona gülhanede ona iki aylık tedevi ayarlamıştım grlince ne dedi biliyormusunuz ali ben o eli ayağı kopmuş gözünü kaybetmiş gazileri görünce halime şükrettim burda filim kopuyor işte,bakın mesela ben çok büyük bir insan değilim fakat geçenlerde kendimden değil fakat büyük bir uğraşı neticesinde oniki bin yuroya tekerlekli sandalye almaya vesile oldum,anlatamam size o duyguyu kendim son model bmv x5 jip alsam o kadar çok sevinmezdim dünyalar benim oldu insanın cihan sen kalk senin yerine ben yatayım diyorum fakat kader işte,sonsözler hep önemlidir sonvurgularda insan nediyecekse onu anlatır annem hep der ali senin en büyük hatan insanlara olduğundan fazla değer veriyorsun bu yüzdende hep kaybediyorsun fakat benim elimde olan birşey değil allah bu duyguları benim içime koyduysa suç bende mi,geçenlerde bir yerde okumuştum bir insana olduğundan fazla değer verirsen ya kaybedersin yada mutsuz olursun buna engel olamıyorum,ben size ne soracaktım neler anlatıyorum,belki içimi size döktüm iyi oldu ha buarada unuttum bir huyumda hani derler ya birisine dua edersin fakat o kişi sizin onon için dua ettiğinizi bilmez en makbul duada bence budur sizde dersiniz ya ben işte okuyucularımın duasıyla tabi allahtanda yaşıyorum,bilmem nekadar doğru olur bunu söylemek ama hastalığınız başından beri sizi hiç ama hiç unutmadım.hep dua ettim hayırlısı yaşamasıysa allahım ono sevdiklerina bağışla dedim,bunları anlatırken bile burnumun kemiklerisızlıyr biliyormusunuz ama sonradan acaba yalaklıkgibi algılarmı diyorım içimdeki seste aslanım ali senin nevval hanımla hiç bir menfaatın yok ki neden diyesin,sevgili değilsin,maddi menfaat yok,çıkar ilişkileri yok oyüzden ne kadar iyi şeyler söylersen söyle seni tatan mı var diyorum,sizinle ilgili son tespitim çok aranılan fakat az bulunablen şahsiyetlerden birisiniz diyorum ayrıca allah biraz değişik olacak ama sizi başımızdan eksik etmesin yeminle söylüyorum biraz boyomdan büyük bir söz söyliyeceğim ama ALLAH korusun size bir şey olsa sevgiliniz 33 gün,kardeşiniz 333 gün,anneniz 3333 gün ağlar fakat ben ömür boyu ağlar ve ömür boyo dua ederim gerçi kimim kimden önce gideceği belli değil ama olursa görürsünüz demiştim derim mezarınıza gelip size bu söylediklerimi hatırlatırım ben önce gidersem onu bilemem bu ülkede kimler unutulmuş,kemelsunallar turgut özallar ama emin olunki sizi unutmayan birisi olduğunu blin ben kendimden çok söz ettim esas sizden yardım alacağım konuya geleyin çok faxzla dallandırıp budaklandırmak istemiyorum bir tek soru soruyorum size EVLİ İNSAN SEVEBİLİR MİSEVDİĞİ KİŞİ EVLİYSE NEYAPAR SELAMLAR SEVGİLER.

AB Yolunda

Ekim 4 2005Yorum Yok Kategori: Zaman

Bugün yeni bir gün

“AB Türkiye’yi sindirme zorluğu çeker” iddiasındaki Avusturya 24 ülkenin kabulüne direniyor. Ne yazık ki, 20. yüzyılın sonunda Avrupa’nın göbeğinde gerçekleşen Bosna-Hersek savaşını içine sindirebilen Avusturya savaş suçlularını koruyor.
 

Sayfa 1 / 11