Temmuz 11, 2004

ANADOLUNUN KAYISI ÇİÇEĞİ

Temmuz 11 2004Yorum Yok Kategori: Kültür-Antropoloji

Malatya , M.Ö. 7000 yıllarından itibaren mağara iskanı ile başlayan yaşamının zenginliğini kayısı çiçekleri olarak kucağınıza döküveren bir kent. Anadolu’ nun binbir rengini, sentezini Malatya’ da önünüze seren bir kültür hazinesi var.
Malatyalı okurlarım ve sevdiklerimle kentte buluşunca derin bir nefesle her şeyi yüreğime yerleştirdim.
Olağanüstü mutfak kültürü, harika çarşı pazarı, Selçuklu’ nun ilk dönem eserlerinden Ulu Camii’ nin görkemi, çarşı mahallesindeki Çarşı Camii kiliseden dönüştürülmüş kocaman bedeni ve elbette kayısı ya da mişmiş.
Evliya Çelebi sebze ve yemişleri öve öve bitiremez zaten. “Dağlarında keremgüv adında kudret helvası olur.Allahın emri ile gökten yağar. Meşe ve Pelit ağaçlarının yapraklarında bulunur Dağlarında pazı,kırlarında ıspanak,lahana ve sebzeleri boldur. 7 türlü ayvası, 20 türlü elması vardır. Dürbül üzümü ve kirazı meşhurdur.”
Çevre konusunda neleri kaybettiğimizi güzel anlatıyor değil mi? Ne güzel doğallıklar kaybolup gitmiş . Gitmekte.
Malatya mutfak kültürünü koruyan bir kent. Malatya Belediyesi “Geleneksel Yemekler Yarışması” düzenleyerek buna öncülük ediyor. Yerel yönetimlerin yerel kültürün korunması ve çevre korumada en önemli etken olduğunu düşünüyorum. Aynı şekilde yerel mimari çok önemli. Malatya evlerinden bir sokak kalsaydı keşke! Malatyalı olmayı çocuklarınıza öğretirken onların birbirinin aynı, kişiliksiz apartmanları mı göstereceksiniz diye düşünüyorum. Malatya Evlerinden bir sokakta, okulda ya da çayevinde oturan çocuk, gençlerin ruh hali elbette , dha farklı olacaktır.
Mutfak kültürü dedim ama hiç söz etmedim. Bana harika kiraz yaprağı dolması yediren hanımlara hayran kaldım.Dut yaprağı, marul sarması, pancar yaprağı, soğan dolması ve Ege’ nin kabak çiçeği dolması…
Ne kadar doğal , sağlıklı yemekler vardı. O değişik Malatya tarhanası çok hoşuma gitti. Pirpirim çorbası, döğme çorbası, keşli çorba… ister soğuk yap yazın iç, ister sıcak sıcak kışın.

Kent kültürüne sahip Malatya diğer kentler gibi erozyona uğramakta. Kültürümüze sahip çıkmak sadece eskiyi olduğu gibi korumak değildir. Binlerce yıldan bugüne bir sentez olarak ulaşan kültürümüz gibi , bundan sonranın sentezini de başarmak gerekiyor.
Malatyalılar kentinize sahip çıkmanın gerekiyor. Ona ruh veren sizin sahiplenmeniz. Burası politikacıların, İller Bankası2nın ya da filanın değil sadece içinde yaşayan insanlarındır. O nedenle Malatya’ nın tarihi, arkeolojisi, ermişleri, Bervanik baskıcılığı, çevresi sizin sorununuz. Malatya’nın maddi ve manevi her şeyine sahip çıkın. O size bırakılmış bir miras. Para etmiyor diye Bervanik baskıcılığına burun kıvıran gencin babası ona bu sevgiyi vermek zorunda.
Bol suların gürül gürül aktığı Malatya tarih boyu Anadolu ve Mezopotamya arasında köprü kenttir. Bugün de bu önemini tekrar ele geçirebilir. Bölgenin sosyal ve kültürel etkinlikler merkezi olarak bir cazibe merkezi oluşturur. Anadolu kültürünü İstanbul’a, İstanbul’ un sanat ve sosyal etkinlik birikimini Anadolu’ ya taşıyabilir. Malatyalılar eminim geleceği görmek istiyor. Gelecek gönül gözüne ve akla ihtiyaç duyar.
NEVVAL SEVİNDİ
 

Sayfa 1 / 11