Kasım 10, 2002

SAMİMİYETİ OLMAYANIN AHLAKI OLMAZ

Kasım 10 2002Yorum Yok Kategori: Zaman

Peru’nun Amazon bölgesinde yaşayan yerliler bedenin ruhun örtüsü olduğuna inanırlar.Solucanın kılıfı gibi bir sargıdır beden. Bedenin içine şeytan girerse ruh kendini savunmaya çalışır.Şeytanı şaşırtmak için ruh birken bir çok olur, şeytan da çalabildiklerini çalar.
Ruhun kendini bir çok ruha bölmesi ,şeytanla savaşmasına karşı yapılacak şey, onun kaçış noktası olan kafanın tepe noktasını kırmızı renge boyamaktır. İçeride kalan şeytanın gücünü yitireceğine inanırlar.

Kişiliği terörize eden, varlığımızı tehdit eden bir düzen “değerlerin kaybı”diye düşünüyorum. Bu değerlerin kaybı her şeyin sahtesinin yapıldığı, sahtesinin sevildiği bir yerde sahtecilik sürecini tetikler.
İşte tam bu nokta bizim kırmızı ile boyamamız gereken tepemiz. Burada samimiyet önemli bir değer. Olmazsa olmaz bir tepe noktası. Samimiyet kapısı açık hazine dairesi gibidir.Orada ne var ne yok sırtına vurup kaçtıysa insan artık samimiyetten söz edilemez.
Yalan yazan, yalan haberi köşesine rahatça konduran insan gazeteciliğe devam ettikçe ve meslektaşları ona hiç bir etik yaptırım uygulamadıkça samimi bir gazetecilik mesleğinden söz edemeyiz. Bir kurumda yönetici yalan dolanla iktidarda kalmaya çalışıyorsa samimiyet çoktan bu kendini beğenmişten kaçmıştır demek. İki kişiyken başka türlü konuşup üçüncü kişilere yalan söyleniyorsa o ilişkide artık samimiyetten söz edilemez. Bir misyona inanıyorum der, onu da rutin bir iş olarak görürseniz samimiyet bir sonbahar yaprağı gibi yere düşer. Ezilir.
Ben bu seçimlerin samimiyetle yakın ilgisi olduğuna inanıyorum.
 

Sayfa 1 / 11